IŞİD ve Erdoğan ülkemizi nasıl yıkıyor?

Iraklı Şii lider Ali Sistani, sözcüsü Şeyh Abdülmehdi Kerbalayi, TSK’nin eğitim vermesine karşı çıktı. Amerikalılara neden bugüne kadar hiç kızamadınız? 2003’den beri Irak’ta fail, başarısız bir state var ve bunun sorumlusu Amerikan ve koalisyon işgal güçleri. IŞİD, hapislere atılan zulüm, baskı ve ayrımcılık görmüş Sünni çocuklarla doğdu. NATO, Libya’yı yıktı, IŞİD başarısız kalmış devlet sayesinde IŞİD orada da etkin şimdi. Kaddafi döneminde halk bedava yaşardı, ülke üçe beşe bölünmemişti. Irak ve Suriye’de aşırı geliştirilmiş Baas diktatörlük devleti, işgal ve yıkımlarla şimdi başarısız devlet haline geldiler. Ülkemiz güvenliğini korumak zorundadır. Erdoğan ve AKP, Türkiye’yi başarısız ve aşırı devletci geliştirilmiş bir Baas diktatörlüğüne döndürdü. Gladyo ve NATO için yıkılmaya hazır hale getirdi! Bunu görmek istemiyorlar. Hukuk, adalet, eşitlik ve özgürlüğün kalmadığı ülkede mutlulukta olmaz, yönetemezsiniz.

65 kişi hakkında Gladyo kararı verildi. Cadı avında son nokta bu. Orta Çağ’a dönen Türkiye batttıkca batıyor. Ekrem Dumanlı, İlhan İşbilen, Akın İpek, Suat Yıldırım, Cevdet Türkyolu, Cemil Koca, Şerif Ali Tekalan’ın içinde bulunduğu vatansever, aydın insanlara gözaltı kararı ve yakalama emir, ancak işgal altında olunan bir ülkede olabilirdi. Gladyo zulmü AKP eliyle hızla devam ediyor. İnsanlık çoktan ölmüş demek ki. İzmir’deki Şifa Üniversitesi de kapatıyorlarmış. Hastalara hizmet veren polikliniklerinden ne istiyorsunuz? BBP Genel Başkan yardımcısı Remzi Çayır, “Fail-i meçhulleri cemaate yıkma girişimi zıvana. Cemaat içinde silahlı hiç kimseyi görmedim” dedi. Ortada zaten akıl, mantık, hukuk yok. Müsadere ve gasp ile kul hakkı, Allah hakkı, cemaat hakkı, her türlü günah var. Bu suçların iki cihanda da affı yok…

Bu arada Rus Lider Putin’den çok sert açıklama geldi. İmha ederiz diyor: “İki ayda oraya 214 bin ton askeri yük naklettik” diye Rus savunma bakanı savaşa hazırlandıklarını duyuruyor. TSK’ye soruyorum: Kıyamet savaşından önce mi Gladyo alçaklarını durduracaksınız, yoksa herc ü merc savaşında yıkımı mı bekleyeceksiniz? Yalan dolan ile olmaz beyler ve bayanlar. Genelkurmay ve Ankara, Erdoğan’dan ve karanlık Gladyo’dan kurtulursa Türkiye, Irak, Mısır, Libya, Yemen ve Suriye kurtulur. Müslümanlarla kedinin fare ile oynadığı gibi oynuyorlar.
Biraz geriye uzanıp Irak savaşı ile başlayan yeni dünya düzenine gözatalım. IŞİD’te günahlarını kabul etmeyenlerin gözlerine zulümlerini sokalım. Matrix’in 11 Eylül Kurgusu, Net Kırılma kitaplarım Irak işgalinde söylenen tüm yalanları yakalıyor. Algı ve propaganda ile zulüm atbaşı gidiyor IŞİD bu atmosferde hazırlanan bir kolonileştirme aracıdır. Kolonileşme savaşı yaşanıyor, IŞİD ise oynanan bu oyunda bir koloni oyunu sadece! Erdoğan ise bir kukla! Amerikan medyasının 11 Eylül ile Irak işgali için yazdığı yalanları incelediğim York Üniversitesi’ndeki Sosyolojik akademik makalem de açıkca arsızlar demişim! http://farukarslan.com/english-article/ten-media-lies-about-september-11-disaster/ …

Irak işgalinde gerekçe olarak yalanlar üretilirken Ahmet Çelebi adlı hain başrolü oynadı. Saddam’ın olmayan kimyasal silahları ve El Kaida ile ilişkisi uyduruldu. Rakiplerini Amerikalılara öldürttü ve mafya kurdu. Erdoğan da aynısını yapıyor. Tek farkı Türk halkı onu seçtik sanıyor, konforlu yaşamla muhafazakarlar uyuşmuş, hipnoz olmuş durumdalar.
Iraklı yetkililer kalkmış şimdi Türkiye’ye otur yerinde deyince dayanamadım. Irak işgalinin doğurduğu zulümler Saddam dönemini çoktan geçti. 4 alanda inceledim: 1- Suffering Psychologically, Emotionally, and Physically 2- Human Trafficking, Forced Migration and the Slave Market. Bunlardan da işgalciler sorumludur: 3- Sexual Exploitation, Rape and Forced Prostitution 4- Forced Soldier work, Torture and Detainment in Prison.

Suriye mülteci krizi, Irak işgalinin doğurduğu sonuçları geçti. Birileri Babil’in intikamını alırken, tüm dünya ney dinler gibi dinliyor. Irak işgalinden beri 2 milyondan fazla Iraklı mülteci oldu, çoğu çocuk ve kadın, organ mafyası eline düştü veya seks kölesi oldu. Kim suçlu? Amerikan kontrollü eğitimli tekfirci selefilerin doldurulduğu Bucca hapishanesi IŞİD’in doğduğu yer. Mahkumların yüzde 80’i okuma yazma bilmiyordu. IŞİD’in 8 lideri bu hapishaneden çıktı. Irak’ta 760,000 çocuk, nüfusun 17% si ilkokul eğitimi bile alamadı. ABD kontrollü hapishanelerde tekfirci selefilerin eğitimine terkedildiler. Amerikan işgali sonucu 75 bin çocuğun kamplarda yaşadığı, ayda 25 bin çocuğun travmaya uğratıldığı Irak’tan IŞİD çıkarmak mucize değildir!

Danıştay’ı, Yargıtay’ı, anayasayı, AYM’yi takmayan Erdoğan, AKP yönetimine elbette yeter artık diyecek bir Yavuz vardır. Danıştay, AYM’nin Risalelerle ilgili kararı onayladı. Umarım Nisandan beri keyfî bandrol engeliyle risale neşriyatını engelleyen Kültür Bakanlığı da artık bu keyfîliği devam ettirmekten vazgeçer. Ancak AYM’ye ve Danıştay’a rağmen dersanelerin kapatıldığı orman devletinde, Kültür Bakanlığı’ndan da fazla bir şey beklemeyiniz.
Uluslar arası savaş sorunlarına çocukların korunması ile ilgili Cenova anlaşmasının 4. Maddesini ABD ihlal ediyor. BM’in Evrensel İnsan Hakları Beyannamesine ne oldu? Peki Çocuk hakları, çocukların korunması ile BM maddeleri neden Irak ve Suriye’de açıkca ihlal edilirken, dünya neden ses çıkaramıyor? Irak ve Suriye’de işgal yürütenleri suçlayınız. Açlık, yoksulluk, evsizlik, işkence, mültecilik ve yetimlik girdabında boğulan Müslüman çocukları. Irak ve Suriye’deki devletliği değerlendiren mafya yapıları kadın ve çocukları seks kölesi yaparkeni uyuşturucu dünyasına atarken nerede insanlık?

Save the Children’a göre her sekiz Iraklı çocuktan biri sokakta yaşıyor. 500 bin çocuk zulme uğradı. Sonra da IŞİD nasıl doğdu diyorlar… Iraklı ve Suriyeli çocuklar, tecavüz, zorunlu fahişelik, zoraki çocuk evliliği, cariyelik, seks sömürüsü, şiddet ve bir köle gibi satılmakla yüzyüze. Gaziantep’de IŞİD’in sattığı Yezidi kadınları satın alanlar Türkiye’nin insanları değil mi? AKP ve Erdoğan neredeler, nerede devlet? Hizmet’in masum insanlarını tutukluyor, mallarına el koyuyor, kayyım ile gasplar yapıyor, medyayı susturuyor.

Sırf 2003 ile 2006 arasında Amerikan işgal güçlerinin Irak’ta hapse attıkları çocukların sayısı 2400. IŞİD’i başka yerde aramayın, insan kaynağı budur. Irak hapishanelerindeki Amerikan işgali sonucu Çocuk dramı ile ilgili en ciddi makaleyi York Üniversitesi Sosyoloji bölümde 2010’da yazdım. IŞİD kaynağı Sünnileri Şii Iraklıların ABD, Britanya ve İsrail yönetiminde zulümleridir. http://farukarslan.com/english-article/human-right%E2%80%99s-exploitation-of-iraqi-children/ …

Son 5 yılda silahlanmaya 90 milyar dolar harcamayı ABD sayesinde yapan Suudiler, İsrail ile İran’ın ortaklığı, Suriye’ye barış sunmuyor. ABD ve Britanya, Irak, Afganistan ve Libya’da mevcut devleti de yakıp yıkarak terörün azmasına yol açtılar. TSK, adaleti centilmence sağlamalıdır. TSK’nin Sünni İslam’a büyük bir global saldırı projesi olan IŞİD’i ve türevlerini bitirerek İslam’a büyük hizmet edeceğini düşünüyorum.

Suriyelilerin eskiden bir millet idik, topraklarımız bütündü, nasıl bu hale geldik serzenişlerini kimse dinlemiyor. De Facto bir durum oluşturuldu. Batılılar bir yandan Rusya’ya kızarken, diğer yanda Erdoğan’ın yol açtığı tüm pisliğe rağmen üstünü örtme derdinde. Böyle sorun çözülmez. AKP ve Erdoğan’ın Suriye politikası baştan sona yanlış ve ülkemizi bataklığa, uçuruma sürükledi. TSK bunu tersine çevirmek zorunda kalır, başka yolu da yoktur.
Esad, Suriye’nin büyük bölümüne hakim değil, arkasında Rusya, İran olsa bile bundan sonra da olamaz. IŞİD’i yok etmek için TSK tek şansıdır. Batılı akademisyen ve politikacıların IŞİD diskursunun yanlış olduğunu hayretle gözlemliyorum. TSK ile Rusya masaya oturmak zorundadır. Erdoğan neden IŞİD’in temizlenmesine karşı çıkıyor? Sadece Esad kalacak diye mi? Rusya, S400 ve S300’lerle, yeni Lazkiye üssüyle Esad’ın yanında sağlam yerini aldı. İran, Hizbullah ve Çin’de arkalarında. Rusya, Çin ve İran’ı arkasına almış Esad, Batı’nın Viyana anlaşmasını takar mı? Asla müzakerelerle gitmeyecek, çatışmayla savaşa devam edecektir. 12 milyon Suriyeli evlerini dönmeyi bekliyor. Muhalifler radikal veya ılımlı anlaşamıyor. PYD zaten bunlara katılmıyor. Planlar zira farklıdır. ABD, Britanya ve İsrail, Türkiye’yi kandırıyor. 2 yıldır MİT’in Ahrarü’ş-Şam’ına dikkat diyorum. Riyad’daki Suriye konferansında Ahrarü’ş-Şam çatlağı çıkması sürpriz değil.

En başından beri yazıyorum, Stratfor’un Suriye’yi üçe bölme planı tamamlandı. Şimdi büyük devletler masada artistik pozlarla aldatıyorlar. Dün akşam Wilfrid Laurier Üniversitesi’nde Erdoğan’ı Suriye suçundan kurtarmak için hazırlanan Red Line belgeselini izledim. Özgür Suriye Ordusu’nun dramı da diyebiliriz. Red Line belgeselinin ABD, İsrail ve Britanya’da pazarlanmasına hiç şaşırmadım. Rusya, Çin, Hizbullah, İran, Esad suçlu, Erdoğan ve AKP masummuş! ÖSO’nun ana koordinatörü Muaz Mustafa ve Razan idi. General İdris şu anda Katar’a sığındı. Neden laik Suriye muhalefeti başarısız oldu?

Red Line belgeseli Obama’yı ÖSO’ne destek vermemekle ve Radikal selefilerin Suriye muhalefetini ele geçirmesine gözyummakla suçluyor. Suriye muhalefetini organize için Antalya’da yapılan toplantı ile 2011’de kriz başladı. Belgesel Erdoğan ve AKP’yi korumak için çekilmiş! Bir kere Obama, ÖSO için 500 milyon dolar verdi Kırşehir’de 48 kişi eğitildi, hepsi El Nusra’ya katıldı. Belgeselde bu ana bilgi bile yok. Red Line’da Ağustos 2013’de Guta’da kimsyasal silahı Esad’ın kullandığı iddia ediliyor, oysa El Nusra kullandı ki, kırmızı çizgi aşılsın. Erdoğan, Obama’yı ikna için Nusracıları İHH ile kimyasal silah yolladı, Mayıs 2013’de Beyaz Saray görşmesinde Obama bunun belgelerini Erdoğan ve Fidan’ın önüne koydu. 2 yıldır yaşanan soğuk savaş, AB ülkelerine mültecilerin akın etmesi ve Rus uçağının düşürülmesi ile farklı bir mecraya çevrildi. Maskeler takıldı.

Suriye’ye kimin barışı getirebileceği, bırakın Esadcıları, IŞİD ve birbiri ile savaşan diğer 20 farklı grubu kimin durduracağı bilinmiyor. Suriye krizi konusunda doktora çalışan Suriyeli, ‘Türkiye’de cihadcı grupları desteklemiyorsanız AKP’liler size hayat hakkı vermiyorlar’ dedi. Bunu bilmeyen yok, Kuzey kutbunda dünyadan uzak yaşayan Eskimolar da biliyor. Öte yandan ABD ve Rusya, eğit ve donat programında artık PYD’yi destekliyor. TSK’ya Musul’da Kürt, Arap ve Türkmenleri eğitiyor diye kızanlar saçmalıyorlar. TSK, masadan kovulamaz.
Irak’ı nice yalanlarla işgal edenler Suriye’ye davet ediliyor Red Line belgeselinde. IŞİD zaten Irak savaşının Baas ve tekfirci selefi evliliğinden doğma zina çocuğu. Ebesini izah ettim, malum alçaklar! Anlaşılan birileri gerçekleri saptırmak için belgeseller çekmeye başlamış. IŞİD’in vurulmamasını bile Esad güçlenmesin diye mücadele etmiyoruz şeklinde izah ediyorlar. Yalan. 2016 Kasım ABD seçimlerine kadar Türkiye’yi, TSK’yı oyalıyorlar.

Red Line ekibi güya Londra’ya gitmiş destek bulamamış, Beyaz Saray’dan eli boş dönmüş, ortada Türkiye’de yok. Eee kriz nasıl çıktı peki! Red Line IŞİD’e destekte Suudileri, El Nusra için Katar’ı suçluyor. Yapımcının soyadı Kalın olunca şimşek çaktı. Erdoğan melek rolünde ve ortada gözükmüyor! IŞİD’e onca silahı sanki göndermemiş, petrol ticareti de yapmamış diye sunuluyor. Tüm suçlu IŞİD’i kuran ve petrol ticareti yağan Esad ve Rusya imiş. Bu kadar yalanı nasıl yedirecekler bilemiyorum. Red Line belgeseline inanacak olursanız, muhalifler Türkiye’de kendi kendine amatörce organize oluyordu, kimse onlara silah filan da vermiyordu! Red Line belgeselinde, Çin’in 2012’de Esad rejimine 150 savaş uçağı hediye etmesiyle ÖSO dağıtılmış! Bu iddiaya ilk defa rastlıyorum.

Acı olan gerçek ise, Suriye’ye havadan atılan her bomba radikal gruplara halkın katılımını artırıyor. Kimin attığı fark etmiyor. Öncelikle silahlar susmalıdır. 2011’de Toronto’da Esad rejiminin üst düzey istihbarat elemanı iltica etmişti bir mülakat yapmıştım: Özetle, ‘Erdoğan kafayı mı yedi?’ demişti. Nedenlerini sıralamıştı. Haksız değildi. Esad rejimini Rusya bir KGB ve Polis devleti olarak kurmuştu. Her 7 kişiden birinin istihbarata çalıştığı kara düzende hemen demokrasi bir hayaldi. Erdoğan geldi, ülkemizin 65 yıllık demokrasi mücadelesini sıfırladı. Esad rejiminin hemen çökmesi imkansızdı. Ekonomik ve kültürel entegrasyon sağlıklı biçimde işlerken, Gladyo düğmeye bastı ve Erdoğan’ı kullandılar.

Erdoğan, Suriye’ye demokrasi getireceğiz dedi, ülkemizdeki demokrasiyi yıktı. Diktatör Esad bir haftaya tamam dedi, kendi diktatör oldu. Kimse şu soruyu sormuyor: Erdoğan ile kanka olan Esad’ın Haziran 2011’de arası niye birden açıldı da iç savaş başladı. Kimin emri idi? Esad, Haziran 2011’de Kuzey Suriye’den geçecek gaz ve petrol hattı anlaşmasını imzalamadı, bu proje olursa ülkede hakimiyeti kaybedeceğini anladı. Katar, Gazze, Irak, Suriye ve Kıbrıs gazını AB’ye nakledecek proje, ABD’yi Rus tahakkümünden kurtaracaktı. Bu nedenle Suriye’de 3. Dünya savaşı çıkartmak pahasına tüm akrep, yılan ve kobralar devredeler.

Esad rejiminde 300 bin kişi hapsedildi. 200 bin yaralı var. 7 milyon ülkeyi terketti, içeride en az 5 milyonda ülkesinde mülteci halinde! Esad rejimi tarihin gördüğü en büyük Yezid rejimlerinden. Hafız Esad 1982’de Hama’da 40 bin kişi katletmişti. Bazıları 30 bin, bazıları 140 bin iddiasında, Oğlu Beşar döneminde ölenlerin sayısı 300 bini buldu.

Bu arada Tahşiyeci kumpasının Gladyo için ne kadar önemli olduğu anlaşıldı. Hala vazgeçmemişler. Asıl Nurcu tekfirci Selefi ile aynı kareye giremez. İsrail lobisi şirketleri Amsterdam & Partners LLP ve Fox Rothscild LLP, Gülen grubunu suçlarken, Gladyocu Tahşiye, Mehmet Doğan’ı savunuyor! Erdoğan ve AKP projesini destekleyen isimlere bakın: Amsterdam & Partners LLP ve Fox Rothscild LLP şirketleri. Üstelik 70 milyon dolar vermişler. Para Türk milletinin parası, Türk okullarını Afrika ve ABD’de kapattırmak için veriliyor. Sabah paçavrasının bunların ardında İsrail var algı haberi günü Erdoğan’ın İsrail lobisi Amsterdam & Partners ve Fox Rothscild dava açıyor! Erdoğan’ın arkasındaki İsrail lobisi ortaya çıktı ve Gülen’e ABD’de ‘insan kaçakçılığı’ davası açmışlar. Utanmazlar… http://www.rotahaber.com/dunya/gulen-e-abd-de-insan-kacakciligi-davasi-h573267.html …
3. dünya savaşı çıkarmaya çalışan global çetenin yerli Gladyo ayağını Genelkurmay temizlemezse ülkemizi yıktıracaklar. Müslümanlara bu ne kin ve nefret böyle.

Hz. İbrahim’i yakmak için Nemrud tüm ahaliye odun toplattı. Hizmet için de toplattılar. Mancınıkta tam tevekkül olmadan ateş selam demiyecektir. Üstad Said Nursi, Dost istersen Allah yeter diyor. Allah dost ise tüm cihanın düşman olması beni ilgilendirmiyor. İnsan sandığım dostlar da satabilir. Bu süreçte düşmanların düşmanlığını anlıyorum, bazı dostların vefasızlığını da anlıyorum. Beklenti içinde olmayan zaten vefa ve dost aramaz. Herşeyi sıfırlayan AKP’li Karunlar ve Erdoğan Süfyanı, Deccalizm’in emrinde görevini yapıyor. Onca karakter suikastına ragmen gönüllü uyarma görevime devam ediyorum.

Hazar’ın Kurtlar Vadisi kitabı önsözünde bana bir tek Mossad ajanı diyemediler yazmışım. Onu da bu AKP’li zırzop MİTciler Kabak kodlu MOSSAD ajanı diye dedi. Tekfirci selefi kumpasının birgün ülkemizi de esir alacağını hiç hayal bile etmemiştim. Sufi kültürü olan Anadolu’yu manevi dinamikler korur.

NOT: Uyarı @ofarukarslan halen Gladyo hackerleri elindedir. Foyalarını ortaya çıkaran twitlerimi silmişler. İnanmayınız. ofarukarslan twitter hesabımı geri alamadım. Beni hacklenen hesabımdan kopyalama girişiminde bulundular. Amaçları nedir? Algı yapacaklardır, inanmayınız. Benim @sonsaniyem hesabımdan buraya kopyalayıp takipçilerimi bu benim diye inandırmaya çalışıyorlar. Niyetleri kötüdür. Twitter’dan hesabımı vermiyorlar. Gladyo ile savaştığımızın delilidir. 4 defa twitter’a şikayetde bulundum, hesabımı hiç geri vermediler. Demek ki Gladyo, twitter’a da hükmediyor. Gladyo ekibinin twitter ile beraber çalıştığı böylece ortaya çıkmış oldu. Yazdıklarımı kopyalayıp araya sokuşturacaklardır. Biri hesabı aldığını iddia ediyor. O halde şifrelerimi verir. Kontrolümde olmayan ben ben değildir! Sıradan bir nefer olan Faruk Arslan ile başa çıkamadınız, Hizmet’i bitireceklermiş! Bunlar beni saf veya ahmak sanıyor. Beni kopyalayamazsınız, sıfırlayamazsınız, bu ofarukarslan hesabına Sufiterapi yazmadığı sürece inanmayınız. Politik yazı bu hesapta geri alsamda artık yazmayacağım. Kamuoyuna duyurulur.
Dipnot: Ruslar benim herşeyi bildiğimi ama herşeyi yazmadığımı bilirdi. İHH olayını ve isimleri hiç yazmamıştım ki Ruslar öldürmesin. Can hakkı var. Korkmayın hackerler isimlerinizi Rusları hacklemenize ragmen Ruslara vermem. Ben sizin gibi katil değilim. Bak eski bir isim vereyim. Çeçen lider Cevher Dudayev’in ölümüne yol açma, selefi militan ağı, finansı konusunda İHH Bakü temsilcisi A. Büyükfırat’ı sorgulayacaksınız! Çeçen lider Cevher Dudayev’in öldürülmesine neden olan uydu telefonu MİT hediye etmişti. Elçibey’e diye örtülü ödenekten alıp, İHH sevketti.

Tekfirci selefi akımı, Müslümanları hep aynı yerden ısırıyor, yılan ve akrepten fena sokuyor. Erdoğan’ın toz konduramadığı kaynakları bunlar! Afganistan, Pakistan’da tekfirci selefilerin yaşattığı insanlık dramını yazmaya kitap yetmez. Karaçi’de bugün Alevi Hazar Türkünü katlediyor. Çeçenlerin yaşadığı dramın daha fecisi Özbekistan Fergana vadisinde de yaşandı. Yine tekfirci selefiler, Özbek Mitciler, Suudiler karıştırdı. Bak yine isimlerinizi vermiyorum. Çeçenleri Selefi ateşine atanlar kimler? İHH Tiflis ve Bakü’den militan yolluyor, satılmış Rus generallere Suudiler Londra’da ödeme yapıyordu. Rahmetli Haydar Aliyev, tekfirci selefileri ne yapalım diye bana sornuştu. ‘Hepsini hemen kov, sınırdışı et’ dedim; 1995’de kovdu, kurtuldu. Ortada milli proje yok, 200 milyar dolarlık bir derin soygun var, IŞİD sadece bir parçası; Rusya Suriye’de tahrikle bedel ödetmeye çağırıyor. Putin, Çeçenlerle savaşı sırasında tekfirci selefi terörist olayını çözdü, Rus istihbaratı bu alanda uzmanlaştı; Erdoğan boşa kürek çekiyor. Rahmetli lider Haydar Aliyev, Ergenekon’un kendisini 2 defa devirmeye, 5 defa öldürmeye çalıştığını belgelemişti, Zaman tek güvendiği oldu. Rahmetli Azeri lider Haydar Aliyev ve Türkmenbaşı kimlerin Ruslara satıldığını biliyordu, bir defa bir kaç gazeteciye anlattı, biri de bendim. Yani hepinizi biliyorum. Kurtlar Vadisi hayranları sanal kahramanlarla milli onurun kurtulduğunu, tüm yabancı ajanların öldürüldüğünü sanıyor; oysa aynı hamamdalar! Eğer derin devlet dedikleri, soyguna ortak ekibin ne idüğü belirsiz Kırmızı Kitap adlı çakma anayasası esas olmuşsa, hukuka da gerek yoktur! Rus Lideri Putin’in yüzde 20 Humus kasasına haraç ödemekten sıkılması ve Gladyo’nun IŞİD kumpasını deşifresi, milli sanılan derinleri sarstı. Milli proje dedikleri nerede toplandığı ve harcandığı belirsiz, denetlenemeyen yüzde 20 Humus hırsızlığı ise, buna ben kamu soygunu diyorum. Rus gazında yüzde 20, Akkuyu’da yüzde 60 soygunu gizlemek ve saptırmak için Kurtlar Vadisi’nin kullanılması milyonları yanlış yönlendiriyor. Kur’an gırtlağınızdan din uydurmayın derken yaptıkları zulüm, haksız kazanç, gasp, kamu soygunlarına gerekçe uyduranları kast ediyor olmalı…

Clip to Evernote
2 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi