IŞİDciler batar, Hallac-ı Mansurlar kazanır!

IŞİDciler batar, Hallac-ı Mansurlar kazanır!

İlim, sanat ve edebiyatın koruyucusu Müslüman Samanoğulları devrinde İbni Sina ve Firdevsi yetişti. Hoca Ahmet Yesevi bir ışık oldu erenlere. Hallac-ı Mansur Hicri 244 ( Miladi 858) yılında Beyza yakınlarında bir kasaba olan Tur’da (Farsca Türk) doğdu. Ana dili Türkçe olan bir alperendir. Erdoğan ise, Arap Müslümanlığının en kötü tekfirci selefilerden paralanarak, Hoca Ahmet Yesevi ve Alperen Sufiliğini yıkmaya çalışan bir Yezid’tir. Hoca Ahmet Yesevi, Türk töresi ile gerçek İslam’ın özü tasavvufu bağdaştırdı, evlendirdi, Alperen kültürü doğdu, Arap müslümanlığı yıkıldı. Hallac-ı Mansur’un ilim ve adalet ikliminde İmam Maturidi ve Abdülkerim Satuk Buğra Han yetişti. Karahanlılar ve Samanoğulları müslüman oldular.

Hallac-ı Mansur, Kallaç Türklerindendir; en iyi arkadaşı Ebu Bekir bin Şibli’de Samaralı bir Türk idi. Emevi ve Abbasi zulmünün tesirini yıkmıştır. Hallac-ı Mansur, Türkçe konuşup, 5 yıl boyunca Doğu Türkistan’da 120 bin Türkün müslüman olmasını adalet ve hizmet (samimi ibadet) ile vesile olmuştur. Türklerde adalet ve devlet beraber vardır. Vatan, İslam’ın, Türk töresinin yaşandığı yerdir ve Allah’a tahsis edilir. Vaad edilme gereksiz bir ayrıntıdır. Allah’ın ihsan ve inayeti adalet varsa verilir, yoksa zulümle abad olunmayacağı için temsil ve tebliğ hakkı zehirli güçle verilmez.

Hallac-ı Mansur’da adaleti gören Türkler müslüman oldu, yoksa Emevi valileri ve orduların zulmü ve kılıcını tadarak 150 yıl müslüman olamadılar. Hallac-ı Mansur’un idam cezası ‘Enel Hak’ (Ben doğruyum) dediği için verilmedi. Bir el kitabında ‘birini Müslüman yapmak hac yapmaktan evladır’ yazdığı için zındık olmak ve dinden çıkmakla suçlandı.

Zalim halifeler Hallacı Mansur’u Türklerin müslüman olmasına vesile olduğu için cezalandırıyordu. Savaşçı Türkler cizre ödemezse bela olurdu Araplara göre. Hallacı Mansur hapiste 2 İslam halifesi harcadı. Hapishaneyi medreseyi Yusufiyeye çevirdi. Elleri kolları kesilirken dirilir diye korktular. Hallacı Mansuru susturamayan zalim İslam halifesi onu hapsetmişti. 8 yıl hapiste kaldı. Taviz vermedi. Aracılar halifeyi zulmünden vazgeçiremedi. Erdoğan, Arap Müslümanlarının Mutezile, Eşari, Harici, Vehhabi zihniyetini RABITA, IRCICA, Suudi, Katar paralarıyla Türklere kılıçla sunuyor. Bugün İslam’ı tüm dünyada yayan, kalpleri fetheden Müslümanları hapsediyor. Benzer bir infazı seyre zorluyorlar. Havuz medyası, zulmü teşhir görevi yapıyor.

Hallac-ı halka teşhir için tüm Bağdat sokaklarında gezdirdi. Hallac-ı Mansur; idama getirilirken önce taşlandı, 1000 kamçı vurularak kamçılandı, sonra darağacında asılarak gövdesi param parça edildi. Hallac’ın gövdesinden kesilerek koparılan her bir parçası, her bir uzvu “Enel Hak” (doğruyum) diyordu. Buna rağmen Yezidler inanmamışlardı. Halk, Hallac’ın kafasının kesilmesini seyre zorlandı; ama kesik kafa yine “ben doğruyum” dedi. Tüm olup bitenlere rağmen kafası kesilen Hallacın gövdesi yakılarak külleri suya serptirilmiş, yine de nehrin suları “doğruyum“ diye bağırdı. Hallacı Mansur’ın şehit bedenini parça parça edip ülkenin dört bir yanına gömdüler. Kuran’daki ayeti unuttular, Allah Türkleri adalet için görevlendirdi.

Yezidler ülkemizde korku cumhuriyeti kuramayacak, Türkiye’de civanmertlik ölürse medet bekleyen İslam dünyası kan ağlar. Susmayacağız. Korkusuz insanlar, korkak iktidarların kabusudur. İbni Arabi hazretleri 500 makale ve kitap yazmış, bunlardan 27 tanesini dostlarına emanet etmiş ama geri alamamış. Hırsız ve paraya mala mülke tapan Müslümanlara direndiği için tecrit edilmişti. İlim ehli susmaz. Hallaclar susmaz. Hızır paşa bizi ilga etmeden, açılan kapılarla dosta gidelim Siyaset ehli Yezidlik etmeden, açılan kapılardan dosta gidelim.

Hallac-ı Mansur, Sufi bilginleri Sehl b. Adullah et-Tüsteri, Amr b. Osman el Mekki ve Cüneydi Bağdadi’den dersler aldı. RetHallac, Sufi alim Ebu Yakup el-Akta’nın kızı Ümmü Hüseyin’le evlendi. Süleymen, Ahmet (Hamd), Abdüsamed adında üç erkek, bir kız çocuğu oldu. İslam halifeleri onu asla çekemedi. Hallac-ı Mansur küçük yaşlarda Kur’anı ezberlemişti. Kur’an’ın Batının ve Batınının Batını yorumlarını yaparak Zalim, aşırı milliyetçi Arapların siyasi İslam anlayışını her yerde rezil rüsva ediyordu. Hallac-ı Mansur, 922 de Muktedir’in buyruğu üzerine Bağdat’ta asılarak, uzuvları kesilerek işkence ile öldürüldü. Birde halka taşlatmışlardı. Neden? Sindirmek gayesi ile zalimce idam edildi.

“Seven ben, o sevilen de benim; Bir bedene girmişiz iki ruhuz biz O diye gördüğün benim bedenim Bana bak, onu gör; hep aynı şeyiz!” der Hallac-ı Mansur ve ekler:

“Aşk’ta kılınan iki rekat namazın abdesti ancak ve ancak kanla alınırsa sahih olur!”

Hallac sayesindedir ki, ölümü düğün yani Allah’a varış, sevgiliye vuslat telaki eden anlayış sufi ekollerinin tümüne bir esas olarak girdi. Gerçeği işaretle anlatan Hallac’ı halk darağacına çekti. “Hallac sağ olsaydı sırlarının büyüklüğü yüzünden o beni darağacına çekerdi.” demiş Mevlana Rumi. Aşk darına dost zülfü asmıştı beni yağlı urgan! Doğruyum dedik ya! Yezid eyler feryad ü fiğan! Dininiz darda dost, binlerce Hallaclara kurban! Büyük işler ancak ortak çalışma ile olur. Dara çıkmak bu fena darda Mansur’a düşer. Küllü yer ve Gök Hak olur, Halkla olur. Yezid Hak ile yeksan olur. Ölümü göze alıp buna cehdle azmetmek aşk erbabı için esas. Dar ağacı her şeyden evvel, aşıkların zinneti… Darağacı, aşıkların gelin yatağı, süsü, bezeğidir.

Zalim korkar. Aşıklar her saat darağacına meyleder, çünkü Mansur’u darağacına çıkaran bu alev, aşkın alevidir. Aşkın üst mertebesi dar ağacıdır. Hallac, “beni öldürün ki dirilsin düşüncelerim” dedi. Bu acıların genel adıdır. Hallac bu iztırabı ve acıyı duyan ve yaşayan ölümsüzlerdendir. Tasarrufu devam ediyor.

Miladi 908 de baş gösteren Hanbeli ayaklanmasına katılmakla suçlanmıştı. Sufiler de Hallac-ı kaldıramadı, bolca gıybetini yaptılar. İsnat edilen iftira ve dedikodulara daha fazla dayanamadığından Basra’dan ayrıldı. Maliki kadısı Ebu Ömer Hammadi’nin fetvası ve Abbasi Halifesi Muktedir’in Hallac emri bir siyasi karar ve kurguydu. Bu öz İslam ile çakma kirli siyasi İslam savaşıdır. Hallac’ın baş düşmanı Ebul Hasan Ali b.Ahmet er-Rasimbi tarafından tutuklandı. Sekiz yıl tutuklu kaldıktan sonra Bağdat’a götürüldü. Hallac-ı Mansur’u değişik inançta ve mezhepte kimseler savunmuştur.

Oysa Hallac der ki: “Dini İslam, tavrı sünnet olanım. Bunu gösteren kitaplarım çarşı-pazarda herkesin elindedir. Allahtan korkun da hayatıma kast etmeyin” Bunu dedi hakimlere. Cüzi iradesini siyasileşmiş yargıya karşı sonuna kadar kullandı ve zalimlerin fetvasına direndi. Hallac, en sonunda hakkındaki tüm haksız suçlamalara karşı artık kendisini savunmanın boşuna olduğunu anladı ve kendisini yargılayan kadılara kitaplarını gösterdi. Yasak ettiler kitap ve eserlerini… Bugün kitapları yasaklananlara bakın.

Hainlik ve casusluk suçlaması elbette Halife ve nifakcı bürokratların bahanesiydi. Halifenin mollaları için Hallac’ı asmanın tek yolu dini jargonla buydu. Maliki mezhebine göre Zındıklığın tövbesi kabul olmazdı zira. Büyük bir İslam alimi ve Türkleri müslüman yapan derviş olan Hallacı, şeriata karşı diye yargılayamayan mollalar, “Zındıklıkla “ suçluyordu. ‘Hz. Muhammed (sav) sürekli olarak sufilerin kalplerini yakan sönmeyen bir nur’dur diyen Hallac’a bir “Karmati Papazı” diyen siyasiler birer alçaktı, onursuz, şerefsiz ve epey hırsızlardı. Erdoğan’dan aşağı kalır yanları yoktu.

Bağdat ahalisi Hallacı taşlarken Şibli bir gül atmıştı. Baktı, gülümsedi. Doğru söyleyen Hallaclar taşlanırken bir gül dahi atamayanlar utansın! Şibli’ye dedi ki: “İdam edilip yakılacağım. Benim küllerimi nehire serptirecekler. Nehir zulme susmayacak Allah’a dayanan hiç bir zaman yıkılmaz.” Şibli; Hallac’ı idamından sonra rüyamda gördüm diyor: Allah sana nasıl muamele etti? Dedi ki “Beni bir misafir gibi karşıladı ve bana ikramda bulundu.” Ya zalimleri!

Börek yapan başörtülü bacılarımıza kelepçe taktıran bir Yezid, Müslümanları arkadan hançerleyen bir Tiran var. IŞİD’ten petrol alacak kadar haysiyetsiz, yalancı ve alçak! Ehli Beyte sövmeyi 4 yıl boyunca hutbelere geçirten Yezid, Medine’yi işgal edip 3 gün ahalinin malını ve ırzını helal saymıştı. Müsadere anlayışları budur. Hallac-ı Mansur devri başladı; Yezid halife bozuntularıyla adalet ve doğru konuşarak galip geleceğiz. Doğru olmayan yerde terapi de olmaz. Hallacı Mansur, masumiyet ve adaletle zalim Halifeleri yendi.

IŞİD, Siyasi İslam’ının Süfyan ve Halifeleri batacaktır

Can Dündar ve Erdem Gül doğru söylüyor, Erdoğan yalan söylüyor ve inanmamızı bekliyor. Böyle haysiyetsiz bir yalancıyı tarih az görmüştür. Domuz sütünü içen IŞİD, Taliban, Boko Haram, El Kaida gibi terör örgütlerini destekleyen Batılı koloniciler ve istibaratlar ateşle oynuyorlar. IŞİD’in kontrol ettiği 12 petrol kuyusundan satış yapmasında müthiş bir organize var. Bölgede 350 bin askeri olan ABD peki neden engellemez? IŞİD’i destekleyen örgütler yapısını detaylı biçimde kitaplarımda inceledim. 21 bin yabancı savaşçının kimler olduğu, Irak BAAS katılımı da bellidir! IŞİD’in militan ve finans yapısından, hangi örgütlerin ve siyasi liderlerin destek verdiğine kadar her şey bellidir. Erdoğan böyle saçmasapan algıyla bu defa yırtamaz. Mısır’da Müslüman Kardeşler, Türkiye’de ve dünyada Hizmet camiası, IŞİD projesine karşı çıktıkları için cezalandırılıyor. Erdoğan Gladyo ekibinin kuklasıdır!

Medyayı ve gazetecileri susturmak istemelerinin ana nedeni, koloniciler Ortadoğu’yu IŞİD aracı ile paylaşırken, Türk milletinin uyanmamasıdır. Beni hacklemelerinin ana nedeni de zaten IŞİD günahını yüzlerine vurmamı engelleme, deşifre edeceğimi bilmeleridir! Korkunun ecele faydası yoktur. 4 yıldır IŞİD nedir, ne değildir her detayı yakaladım; delilleri karartma ile Erdoğan’ı kullanan Global ve yerli çete, suçlarını aklayamaz. Arap krallıkları, RABITA, IRCICA, İslam Kalkınma Bankası üzerinden Erdoğan, AKP ve Gladyocu ÖKK çeteye Vehhabi milyar dolarları akıttılar. Arap petrol krallıkları, IŞİD aracı ile Batılı koloniciler ve İsrail ile Türkiye’yi kirletip IŞİD tezgahı kurdular, bu akılsızlık çökecektir.

IŞİD’i finanse eden 40 ülkedeki iş adamlarının kim oldukları ortaya çıkacak, 80 ülkedeki Selefi networkünden militan devşirenler eski Batılı kolonicilerdir. IŞİD, Batılı kolonicilerin Ortadoğu demografi haritaları değiştirmek için kullandığı terör markası, malum milletin zenginleri finanse ediyor. IŞİD’in yok edilmesini engellemeye çalışan Erdoğan, Gladyocu ÖKK çete, artık tasfiye edilmelidir. Rusya ve Fransa ile TSK IŞİD’i temizlemelidir. IŞİD’i temizleyen İslam’a büyük hizmet eder. 34 ülkeyi etrafında topladığını iddia eden Suudi Arabistan,, sorunun asıl sebebi olduğu için terörle mücadelede liderlik yapamaz. İran, El Nusra ve IŞİD militanlarının ilk eğitildiği, Maliki hükümeti ile Irak hapishanelerinden militan devşirten ülke.

30 Selefi, 8 Kürt terör örgütü, IŞİD gibi masum sivilleri katlediyor. Erdoğan’ın sevdiği El Nusra ve AŞİH, en az IŞİD kadar cinayet işledi. Irak ve Suriye’de ılımlı, ılımlı olmayan diye kimse yok. 30 Selefi, 8 Kürt terör örgütü var. Türkmenlere sadece 1 tır mı silah yolladınız? Börek yapan başörtülü bacılarımız mı terörist, yoksa IŞİD gibi eli kanlı çetelere silah militan yollayan Erdoğan ve Gladyocu ÖKK çetesi mi? Rus şirketleri IŞİD’e ortaksa Rusya neden IŞİD petrol tankerlerini vuruyor? Kendi işini baltalamak için mi? Erdoğan’a inanan daha kaldı mı? Demek ki yüzde 1 oyu olan cemaatı yok ettirmeye çalışan, 180 ülkedeki İslami hizmetleri kesmeye çalışan IŞİDci Erdoğan, Gladyocu ÖKK çetesidir!

Erdoğan ve Gladyocu ÖKK çetesi, IŞİD günahını yüzlerine vuranları hapse atmadı mı? Gazeteciler niye içeride? Kimi kandırıyorlar bilemiyorum! Ancak Erdoğan ve Gladyocu ÖKK çetesi IŞİD ve diğer 30 selefi terör grubuna silah ve militan yollandığını ortaya çıkaran herkesi mağdur etti. Erdoğan ve Gladyocu ÖKK çetesi, IŞİD ile petrol ticareti ve militan eğitimi business’i yapmadığını Rusya’nın DAİŞ’e ortak olduğunu savunuyor. Ruslar, belgeleri Koz veya Şantaj unsuru olarak kullanıp hasır altı ederlerse, Suriye’de istedikleri tavizi Erdoğan’dan kopardılar demektir. Türk askerinin Irak’tan, Suriye iç savaşının sonlanmasında BM sürecinde Ankara’nın masadan Ruslar tarafından kovulması, İsrail ile enerji işbirliği savrulmanın şiddetini ispatlıyor. Irak ve IŞİD petrolünü çalıp İsrail’e ucuza satan bir soygun şebekesi elbette kimseyi dinlemez, medyaya susturur, Hallacı Mansurları hapseder.

Sünni İslam’ı kirletme projesi olan IŞİD’e destek veren Erdoğan ve arkasındaki büyük çete, ne kadar güçlü olursa olsun, Müslümanlar bu savaşı kazanır.

Clip to Evernote
6 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi