IŞİD’in gölgesinde toplanan şer ittifakı!

IŞİD’in nasıl ortaya çıktığını en başından irdeleyelim. Irak diktatörü Saddam Hüseyin, 1 milyon insanı öldürerek bir Baas diktatörlüğü kurdu. Ona kimyasal silahları satan Amerikan firmalarıydı. İsim isim bunları 2004’de basılan Matrix’in 11 Eylül Kurgusu kitabımda yazdım. 2003’de ABD Irak’a fazla savaş yapmadan girdi, Saddam’ın Baas eliti ABD ile anlaştı, 350 bin asker hayalet oldu, uçtu, buharlaştı sanki. Neden? Saddam’ı yalan dolanlarla yıktıran Londra’daki Irak Ulusal Konseyi Başkanı Ahmet Çelebi ile Erdoğan arasında ciddi benzerlikler bulunuyor. Her ikisi de rakiplerini Gladyo’ya yok ettiriyor. Kirli emeller peşindeki Derin Amerikanlar, İsrailliler, Britanyalılar bu görevi seve seve yapıyorlar…

IŞİD’in kökeni, insan kaynakları ve yönetimi Irak Baas partisi ve haksız Amerikan işgaline uzandığı için sorunun çözümü kolay değildir. IŞİD’in doğduğu 10 Irak hapishanesi 13 yıldır Amerikan, İsrail, Britanya kontrolündeydi. İşkence yapmayı bilenler mahkumları da tanıyorlardır. 8 IŞİD liderinin Amerikan Bucca cezaevinden çıkması tesadüf değildir. 2005 ile 2010 arası Bucca’da kalan sözde IŞİD Lideri Ebu Bekir El Ömer Bağdadi kod isimli şahsın, Irak işgali öncesi İslami ilimlerde doktora yapmış sessiz sakin biri olduğu biliniyor. IŞİD, Amerikan işgalinin mağdur ettiği Sünni toplumu içinden hapsedilen çocuklara tekfirci selefilerin eğitim vermesi ile oluşturuldu.

IŞİD’in 30 bin askeri Baas partinin eliti, askeri, istihbaratı tarafından görevlendirildi. Öldürmekle insan kaynakları tükenmiyor tabi ki! IŞİD’in 20.760 savaşçısı tekfirci Selefi networkünün 80 ülkedeki bağlantılarından geliyor. Ölenlerin yerine konacak hazır çok adamı var. O halde IŞİD’in bitirilmesi haksız Irak işgalinin sonlanması ile yakından alakalı. Kukla Şii Nuri Maliki hükümeti IŞİD’in doğmasında baş suçludur. Irak’ta 2014’de Maliki hükümetinin seçimle devrilip Ebadi hükümeti kurulurken, IŞİD’i destekleyen Sünni aşiretler yönetimde yüzde 40 post kaptılar.

Havuz medyası, algı merkezi, Erdoğan’ın IŞİD ve türevleri ile hiç ilgisi yok propagandasıyla nereye kadar Türk kamuoyunu aldatabilir ki? Tekfirci Selefilere militan ayarlayan networkte rol alan Erdoğan, AKP, İHH, THY, bu kötü niyetli projede aldatıldım dese de inanmayınız! Eski BOP Eşbaşkanı Erdoğan’nın IŞİD, El Nusra, El Ahrarı Şam ve diğer selefilere 2 bin tır silah (İran, 4800 tır iddiasında) yollaması yırtığı yama tutmaz. MİT inkar ettiği halde MİT adıyla tekfirci selefilere silah ve militan taşıttıran Erdoğan, gazetecileri ve medyayı susturmakla yırtamaz!

1.5 milyar müslümanın yüzde 99’ı IŞİD’e karşı, Sünni İslam’a ihanet projesi görüyor. Erdoğan ve AKP, yüzde 1 içinde yer alacaksa kaybederler. Bunu anlamak için gazeteci veya akademisyen olmanıza gerek yok. IŞİD’i Batı’dan intikam aracı gösteren global şebeke müslüman bile değil. Ancak Suudiler, Katar, Erdoğan’ın desteklemesi pek çok müslümanları kandırdı ve katılmalarını sağladı. Kayıt yaptıran aile ve birey sayısı, halen katılanlardan 10 kat fazladır. IŞİD’ten Batı çıkarına İslamfobi çıkartmaya çalışan, Müslümanları tehdit gösteren discourse çöküyor. IŞİD ile savaş İslam ile savaş değildir. IŞİD ile ilgili konuştuğum Edmonton’daki Arap Baharı konferansında Batılı akademisyenleri sunduğum bu farklı discourse ile çok şaşırttım.

Maalesef İslam dünyasında IŞİD’in emperyalist kolonicilere karşı cihat yaptığına inandırılmış, çok cahil, fakir, çaresiz Müslümanlar dünyanın her yanında fazla miktarda var. Endonezya’dan Yemen’e IŞİD’e militan sağlayan tekfirci selefi networkünü araştıran akademisyenlerle irtibattayım, hepsi IŞİD’ın bir ihanet projesi olduğu konusunda hemfikirler.

Tahran’ın koruduğu Gülbeddin Hikmetyar ve tekfirci selefi militanların Afgan üretim merkezi ve uluslararası Selefi networküyle Erdoğan neredeyse 40 yıldır yakından ilişkilidir. IŞİD’in Alevi Türkmenler ve Şii Arapları öldürmesi Fars derin devletini sevindiriyor. Çakma Molla rejimi ayakta kalıyor. Farslar despotca Şiilik politik aracını egemenlik ve nüfuzunu artırmak için kullanıyor. Dini yaşamak diye bir dertleri, düşünceleri yok.

Üstad Said Nursi’nin ehli velayet Alevi’yi İslam içine alıp, ehli siyaset Şii’yi neden ehli necat görmediğini Farsları görünce anladım! İran’a düşmanlık yaparken nüfusun 25 milyonunun Türkiye’yi canı kadar seven Türk olduğunu unutmayın. Azeri kelimesinden nefret ediyorlar. İran’da gerçek Muhafazakar Caferi dindarlar Türklerdir, Farsların dinle imanla pek alakası yoktur. Tahran’da evlerde yaşam Paris gibidir.

Tahran’da 2000’de ilk gittiğimde ilk öğrendiğim şok bilgi, devlet bürokrasisi, istihbaratı ve polisi yöneten Farsların Şii bile olmadığı idi. Din umurlarında değil. Pazar ve ekonomi Türklerde, devlet Farslarda, paylaşımı böyle yapmışlar. IŞİD ve El Nusra militanlarının ilk İran’da eğitildiğini söylersem belki kumpasın boyutunu anlarsınız. Ama bu örgütler Şii öldürüyorlar diyebilirsiniz! Zaten bu sayede İran mazlum, mağdur rolü oynayarak etkinliğini artırıyor. TSK’nın Erbil ve Musul’da Kürt, Arap ve Türkmenlere askeri eğitim vermesine tepkinin Tahran, Hizbullah, Maliki ve Muktedir Sadr’dan gelmesi manidardır. IŞİD, haksız Irak savaşının çocuğudur. Bu sorun işgal tam bitmeden çözümlenemez. Türkiye, elbette kendi güvenliğini korumak zorundadır.

Şimdi tekrar soralım: IŞİD kimin işine en çok yarıyor? Müslümanların, Suriyeli ve Iraklıların olmadığı kesin. Bu kumpasa onay veren kimlerdir? Hem dünya medyasında hem ülkemizde medyada haber ve yorum karartması olduğu için aslında ne olduğunu, IŞİD aracını tam öğrenemiyorsunuz. Irak ham petrolünü asıl satın alan Teksas’daki petrol rafinerileridir. IŞİD bahanesiyle Irak rafinerileri bombalarla işlemez hale geldi.

Irak’ın fiilen üçe bölünmesi Türkiye, Ortadoğu’yu istikrarsız hale getirdi. Sünnilerin ağır ezilmesi, Baası etkisizleştimesiyle IŞİD aşama aşama hapishanelerde doğdu. Abu Garip cezaevi skandalını dünya kamuoyu çabuk unuttu. Maalesef Türkiye, Irak’ta işgal sonrası yaşanan intihar bombacılarına kayıtsız kaldı. Blackwater güvenlik şirketi IŞİD’in neresindedir? Iraklı Sünni ve Şiileri birbirine düşüren ve iç savaş çıkartarak Müslümanı Müslümana kırdıran şebekeden bahsediyorum. IŞİD olayını çözmek için Irak işgali öncesi Amerikan Enron şirketine, işgal sonrası yaptığı 30 yıllık petrol imtiyaz anlaşmasına bakınız. Bu anlaşma metnini benden başka yayınlayan da pek olmadı.

Bugün İran, Irak, Suriye, Yemen, Mısır, Libya ve Türkiye’de aşırı geliştirilmiş istihbarat ve polis devletleri, aslında başarısız devlet, devletsizlik var. IŞİD’i en güzel mühtedi Fransız Nadia döndüğünde anlattı: Kuran okumuyorlar, namaz kılmıyorlar. Tek anladıkları seks ve adam öldürmek! Görünüşte IŞİD’le tüm dünya savaşıyor, aslında kimse savaşmıyor. Kurtların sessizliği, özellikle İsrail’in tepki vermemesi ürkütücüdür.

IŞİD petrolünün satış noktalarından biri Basra körfezi. Aracı firma ile Katar ve Bağdat yönetimi ortak. Ruslar ve ABD’lilerde olayın içindeler. Türkiye’deki IŞİD petrolü alıcıları bunu Ceyhan’dan İsrail’e satıyor. Kürt petrolü de Ceyhan’dan İsrail’e aynı firmalarca satılıyor. IŞİD petrolü denen Irak petrolü; bunu satan aracı firmalar Bağdat yönetiminde bulunuyor. Satın alanlar Türkiye, Ürdün, Suriye, Kürdistan. İsrail ve ABD nasıl aldığını gizliyor.

Havadan Irak ve Suriye hedeflerinin vurulması daha fazla sivilin ölümüne ve ülkenin yıkılmasına yol açıyor. Nefreti artırıyor sadece! Havuz medyası Rusların IŞİD ve PYD dışında tüm Esad muhaliflerini vurduğunu iddia ediyor. Rakka’yı o zaman cinler, uzaylılar mı vuruyor? Eğer IŞİD sorununu samimi ve ciddi olarak çözmek istiyorlarsa, terörün kaynakları kurutulmalıdır. Zulümler, ayrımcılık, şiddet ve baskılar aşırı tepkiler doğurdu. Amerikalıların Ortadoğu’da kurduğu yeni kanlı düzen, Rusya ve Çin’in çomak sokması ile Erdoğan’ı ve IŞİD’i de kullanışsız hale getirdi. Bayır Bucak’ta savaşan Çeçenleri Erdoğan’ın Ruslara sattığı iddia ediliyor. Muhsin Yazıcıoğlu’nu Gladyo timlerine satan Yalçın Topçu ne demiş: Bayırbucak Ankara’nın kilidi… Onun için mi PKK’lıların olduğu Kobani’ye değilde, Türkmen sınırına duvar örüyorsunuz?

Bu kirli senaryoda en fazla mağdur olan, ekmek parası için çırpınan polis, asker, öğretmen ve Doğu’nun PKK yanlısı olmayan mazlum Müslüman Kürtleri oldu. Diyarbakır Sur’dan insanlar kaçıyor, dün top sesleri duyuldu. AKP’nin sözde barış sürecinde PKK tarafından özgürce yığılan 80 bin silahlar patlıyor, can alıyor. TSK isyanı bastırmakta zorlanıyor. Cizre ve Silopi’de yaşayan Müslümanlar iyi bilir: Son altı ayda bu bölgeye Irak’dan getirilen, şeytana tapan Yezidi Kürt sayısı inanılmaz miktarda arttı. Türkiye kamuoyunu Paralel masalıyla uyutup, Müslümanlar arasında ikicilik, kin ve nefret tohumu ekmek, dadece Siyonist-Haçlı-Acem’e Hizmet olabilir. Millet “istikrar olsun” diye AKP’ye tekrar tek başına yetki verdi. Ama sanki terör, zulüm, ekonomik çöküş, diplomatik iflas istikrar kazandı!

Irak işgal edilirken Türk Genelkurmayı ve Dışişleri Pentagon ile ters düşmüştü. Net biliyorum, zira Ankara’da diplomasi ve başbakanlık muhabiriydim; epey brifing aldım çeşitli devlet kurumlarında. Ankara bürokratları, Washington’u ‘Pandora’nın kutusunu Irak’ta açmayın, yoksa kapatamazsınız’ diye uyardılar. 5 Ekim 2000’de görüşmeye gazete ofisimize gelen, derin Amerikalıların Ankara CIA istasyonu başkanı Martin Lawrence ve Jesse Bailey, açıkca ‘Genelkurmay onaylamıyorsa Erdoğan’ı getiririz, sivil yönetim ve demokrasi ile sorunlarımızı çözeriz’ dediler. Engel olacak gücümüz yoktu. Bilmek sadece sizde travmayı, üzüntüyü artırıyor. Türk toplumu, 2007 ile 2011 arası Ergenekon, derin devlet, kirli bağırsaklar temizleniyor diye yemlenirken, Erdoğan ile derin Amerikalılar yeni yapıyı kurmuştu. Oysa Erdoğan’ın önündeki engelleri, en başından beri Amerikan Yahudi Kongresi, lobisi Pentagon ve CIA üzerinden yerli işbirlikçileri ile ustaca kaldırdılar. Siyasi bir parti ve devlet olmayan Cemaatı suçlamak ve günah keçisi yapmak tam bir göz bağcılığıdır. Cemaatın bir gücünün Türkiye’de olmadığı son 2 yılda anlaşılmadı mı? Güç sahibi bellidir.

Bush yönetimi Irak’in işgali konusunda acımasız ve ısrarcıydı. Amerikan medyası tek ses haline getirilmiş, savaş aygıtına malzeme taşıyor ve yalanlarla algı yapılıyordu. Öyleki Amerikan kamuoyunun yüzde 92’si Saddam ile El Kaida lideri Üsame bin Ladin’in ortak hareket ettiğini düşündüğü anketlerde çıkıyordu. Kanadalılar uzun aylar boyunca sokaklarda ABD’yi protesto ettiler. Irak işgali konusunda ters düşen Kanada’nın Liberal Başbakanı Jean Chretian, halkın iradesi arkasında olmasına ve 2000 seçiminde yüzde 72 oy almasına rağmen 3 ayda istifaya 2003’de zorlandı. George Bush’a Moron demişti. İstifa etti ve Liberalleri yolsuzluk dosyaları ile vurdular. 3 milyar dolarlık yolsuzluk skandalına karışan Ekonomi Bakanı Paul Martin’in, ayrılan Chretian’dan sonra Liberal lideri ve başbakan olması, Liberallere üst üstte üç seçim kaybettirdi. Kanada’da Liberallerin hızla yıpratılması, Evangelist Harper’ın 2006’dan 2015’e kadar ülkeye zulmetmesi Irak ve Afganistan’ın diyetiydi! 9 yıllık karanlık dönemden sonra 19 Ekim 2015’de Kanada’da liberallerin dönüşü muhteşem oldu. Başbakan Justin Trudeau, 2 ayda ülkenin bozulan imajını düzeltti. Irak ve Suriye’den de çekildi. Bu ne anlama geliyor?

KASIM 2016’daki ABD seçimlerinde Neocon Cumhuriyetçilerin kazanmaması TSK’nın izleyeceği tavra bağlıdır. Erdoğan ve IŞİD’i bitirirlerse Demokratları kurtarırlar. Donald Trump’ın müslümanlara kin ve nefret konuşması ardından alel acele Kasım 2016 seçiminde safdışı bırakılması, Kanada’da Justin Trudeau’nun, liberallerin son bir haftada acilen kazandırılması ne demektir? ABD’de aklıselim devrede olabilir. Müslümanlara IŞİD kumpası, tezgahı kuranların başında paralanacaktır. O zaman görecekler, ‘GO HOME’ levhaları kimin için yazılacak, onlara çok acıyacağız. Petrol, gaz, maden ve silah mafyasının adayının Kasım 2016 ABD seçimlerinde kazanmaması, dünya, Ortadoğu ve Türkiye barışıyla yakından ilgilidir. Bu yaşlı dünyanın torunlarınıza miras bırakacak kadar ömrü kaldığını sanmıyorum. Üç kuruş dünya malı, makamı için kavgaya, yalana, iftiraya değer mi? Ahiretinizi kaybediyorsunuz.

Global Deccalizm Tiran ile Cemaate saldırdı; lakin cemaat bir siyasi hasım hiç olmadı. Cemaat’ın baştan beri tek ve yeğane amacı Allah rızası için çalışmaktır ve bu kıyamet kopsa değişmeyecektir. Olası bir savaşta Türkiye hangi noktada bulunacak? Erdoğan’ı TSK derdest etse bile, ok yaydan çıktığı için hangi pozisyonu almalıdır. TSK ne yapacaktır? ABD’de şu anda bir iç mücadele var, 2016 da galip gelen dünyadaki dengeyi değiştirecektir.

Rusya, Çin, ABD ve hatta Fransa bile nükleer güç olduklarından birbirlerine vurguluyor. Suriye’de satranç oynanıyor, global savaş çıkarsa şampiyonu olmaz bunun! Bu süreç Allah’ın rızasını, ahireti kazanmak için yapılan bir mücadele. Büyük yıkım savaşı olabilir, ne olursa olsun, 40 yıllık altın devir yaşanacak, sonrası Müslüman kalmayıncaya kadar sürecektir. Şahsen Global Deccalizm ve Süfyanizm’in harakiri süreci olarak görüyorum yaşananları. Süreç, sadece Erdoğan’ın siyasi mevta olması demek değildir. Hak-batıl çatışmasıdır. Dünyayı terk edenler ahirette kazanacaktır. İdeolojik ve dava olarak Siyasi İslam projesi olarak AKP ve Erdoğan zaten bitti. Zulümle abad olan görülmemiştir. Ellerindeki dalların birer birer solması, sadece bunu anlamayan ak-koyunların olayı fark edemeyişinden, oysa durum net ortadadır. Müslüman, terörist, yalancı ve hırsız olamaz, kul hakkı ve Allah hakkı çiğneyemez.

Suriye’deki çıkarları mevzuunda elinde güç olmayan Erdoğan, IŞİD günahına bulaşarak bu karanlık adamlara çok büyük kozlar verdi. Ve onlar da tepe tepe kullanıyorlar. Erdoğan aklı sıra uluslar arası masada racon kesti bir Kasımpaşalı olarak. Ama Racon ancak yüreği, bileği olan mert ve onurlunun yapacağı bir iştir. Ayranı yok içmeye … Bu nedenle İsrail ile olan ilişkileri de, IŞİD’le olan ilişkileri de Tiran’ın sonu olacaktır. Ne demişler: El atına binen tez iner… Erdoğan’ın elinde ne Şangay, ne Putin, ne Çin, ne İran, ne Suud kaldı! Dış politikada 2002’ye döndük: Tezkere sözü verdiği günleri unutmayın. Ülkemize NATO ve Amerikan askeri getirecektir.

Osmanlı’yı 10 senede yıkan İttihatcıları iyi inceleyin ve bu yıkıma 33 yıl engel olan 2. Abdülhamit’e şapka çıkarın. Kavga ederek saltanatı sağlamlaştırmak Eski bir Pers planıdır… Bu sebeple TSK savaşa sokulacak. Gelişmelere birde bu pencereden bakalım. Erdoğan’ın oğlu Bilal’i ve kendini kurtarmak için satmayacağı hiç kimse yok. IŞİD için Rus Lider Putin ile gerçekten anlaştıysa Kürdistan’ın kurulması önündeki Cerablus koridoru engeli de kalkmış demektir. Kerkük, Musul, Telafer gitti, Halep, Hama, Humus, Azez gitti. Şimdi de Bayır Bucak Türkmen dağı gitmek üzere. Türkmenlere elveda, demek ki İsrail’in çok arzuladığı zayıf kukla devlet Büyük Kürdistan artık kuruluyor. TSK’ya bekçi rolü verilmiş durumda, Gladyo boynuna doladığı kemendi çıkartamazsa ülke ve millet olarak ağır bedel ödeyeceğiz. En başından beri IŞİD, bir Pers ve İsrail Projesidir… Bu projenin özü ehl-i sünnet cemaatleri kriminalize etmektir. Bu gerçek er veya geç ortaya çıkacaktır. Baas ve tekfirci Selefi evliliğinden frenkeştayn çıkarmak zaten şeytanlara yakışırdı.

Osmanlı son dönemde Mason Bektaşiler elinde Enverland olmuştu, şimdi Tayyibland oldu. Aynı yıkım projesi devrededir. Bunun daha kötüsü, ülke içinde terörist gruplar cirit atıyor. Emniyet diye bir şey kalmadı. Kıvılcım çakıldığında iç, dış karışacaktır. Aslında foyaları ortaya çıktı. AKP’li namaz kılanlar, halen komplo teorilerine sarılıyorlar. Ülkeyi komplo manyağı yaptılar! Camiayı “Yahudi Sosuyla” toplumun önüne atacaksın; sonra gidip Yahudi avukatla Camia’ya savaş açacaksın. Pakraduni kumpasını yüzde 49.5’a yedirdiler. Kurtlar Vadisi seyredenler oynanan tiyatronun tam tersinin gerçekte yaşandığını ne zaman anlayacak? Yetmedi mi Polat Alemdar? Daha ne kadar daire alıp, keseni dolduracaksın? Arkasında Siyonist klikler, karşısında alkışa durmuş düşüncesiz yığınlar. Yahudi avukata gelince; normaldir kan bu, çeker. Düşmedik maske kaldı mı? Bu ülkede çok kripto var çok. En tehlikeli ve sinsileride, dindarlık kisvesi altına saklanmış olanlarıdır. Hepsinin maskesi daha da düşecektir. Ahir zamanın dehşetli nifak ve fitnesi bu olsa gerek. İkna ediyorsun adamları, sonra dünya nimetlerine tav oluyorlar. Suat Yıldırım ve Reşit Haylamaz Hocalara yapılan zulüm, meseleyi açıkça ortaya koyuyor. Siyonist kripto Pakraduniler azdıkça azdılar. Dolu dizgin saldırıyorlar, hayasızca sürüyor akın…

Sinek gibi görüyorlar bizi, aslında kulaktan girdi içeri sinek, Nemrud’un başını taşlara vurup sineği öldürmesi yakındır! “Ey Nemrudu gözle zor görülen bir sinekle deviren Kudret! Senin kudretin asla yenilmez. Kuvvetin nihayetsizdir. Kuvvetinle sars onları” Mağlup, aciz olduğumuzu kabul etmemiz bir duadır; Kimsesizlerin Kimsesi o zaman imdata gelir, zalime haddini bildirir. Mahşer günüde şahitlik edeceğim, dünyada da şahitlik edeceğim inşallah. 3 seneye yakındır anlattık, dinleyen bir avuç çıkmadı. Dünya yıkılsa, bir kişi bile kalsanız, İslam davasını devam ettirme yolunda yılmamak şiarımızdır. Yolumuz sıratı müstakimdir.

“Bu insanlar ne azlıkla üzüldü, ne zulümle eğildi. Hak her zaman garipti, kıyamete kadarda garip olacak. Garipleri sevindir Allah’ım”. Hz. Nuh’un (as) Kur’an’daki bu ismi azam duası hergün okunmalı, mümkünse rüku ve secdelerde söylenebilir. Tam zamanıdır:

Rabbî innî mağlûb! Fentasir Ya Erhamerrahimin! Rabbenâ innâ mağlûbûn! Fentasir Ya Erhamerrahimin!

Hürriyet’in Ankara bürosuna kurşun sıkıldı ve Hürriyet PENGUEN yayınına geçti. Kendi gazetesine sıkılan kurşunu haber bile yapamıyor. Yazık sizn gazeteciliğinize. Hürriyet’i de sindirdiler, ülkede kimin koyun kimin zulüm karşısında cesur, mert ve dimdik olduğu ortaya çıkmış oldu. Allah’tan korkmadıkları kesin ama galiba Ruslardan korkuyorlar. Gladyo arkalarında olmasa böyle nobran olamazlardı.

Kanada’da zulüm, baskı, ayrımcılık, ırkçılık, kin, nefret suçları hemen cezalandırılır. Türkiye’yi üzülerek izliyorlar. Yolsuzluğu ortaya çıktı diye Cemaate etmedik zulüm bırakmayan Erdoğan mı, yoksa zulümden kaçan Suriyelilere kucak açan, Medine’de Peygamberimizi karşıladıkları ilahi ile mültecileri karşılayan KANADA başbakanı mı daha insan acaba? Kanada’da 7 yaşındaki kız çocuğu okula başörtüsü ile gidebilir. Namaz kılmak isteyene devlet okulunda oda sunuluyor. Türkiye’de başörtüsü zulmünü Gezi olaylarında köşeye sıkışmasaydı, Erdoğan’ın kaldırmaya hiç niyeti yoktu. Buna büyük başarı diyorlar… Yalan dolanla Münafıklıkta zirveyi zorluyorlar…

Allah’a havale ediyoruz…

Clip to Evernote
1 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi