Kitap ve Medya Çeviri Hizmetleri

Kitap Çevirisi

Şirketimiz, Türkçe’den ve Azerbaycan Türkçesi’nden portföyümüzde bulunan İngilizce’ye ve İngilizce’den Türkçe’ye kitap çevirisi gerçekleştirmektedir. Bitirilmiş olan ya da halen sürmekte olan kitap çevirilerimiz içerisinde, çocuk kitaplarından romanlara, bilimsel yayınlardan şiir kitaplarına kadar pek çok ürün bulunmaktadır.

Dergi Çevirisi

Yurtdışında ve Türkiye’de yayınlanan dergilerin lisansları alınmak suretiyle Türkçeleştirilerek ve İngilizce olarak yayınlanması basın-yayın dünyamızın son yıllardaki en popüler trendlerinden birisidir. Ancak Türkçe’ye ve İngilizce’ye çevrilecek olan yazıların tercüme edilmesi süreci hem zaman almakta, hem de yayıncı kuruluşa azımsanmayacak bir mali külfet getirmektedir. Şirketimiz, belirli aralıklarla yayınlanan dergilerin bir dead-line sistemine bağlı olduğunun bilinciyle, çevirilecek dergiyi ya da dergi yazılarını zamanında ve gecikmeksizin teslim edebilecek kadro ve deneyime sahiptir. Çeviri hizmetlerimiz kapsamında İngilizce’den Türkçe’ye olduğu gibi, Türkçe’den İngilizce’ye dergi, haber, röportaj ya da dergi yazısı çevirisi yapılmaktadır.

Diğer Çeviri Hizmetleri

Şirketimiz bünyesinde ayrıca, haber, makale, broşür, etiket, web sayfası vb. metinlerle görsel ve işitsel materyallerin de çevirisi gerçekleştirilmektedir.

Editoryal Hizmetler

Editörlük Hizmetinin Önemi

Kitap, dergi, makale ya da mesleki metinlerin hepsi, yazılıp bitirildikten sonra bir ikinci değerlendirmeye gereksinim duyar. Editörler tarafından yerine getirilen bu işlev, yazdığınız belge ya da yayının başarıya ve amacına ulaşması için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Arslan Trading Inc firması olarak, hem Türkçe’de, hem de İngilizce; uzman editörlerim ve ayrıca bizzat Faruk Arslan editörlüğünde sizlere kaliteli ve ekonomik hizmet sunmaktayım. Verdiğimiz editörlük hizmetlerinin açılımını şöyle yapabiliriz:

Editoryal Aşamalar

  • Temel Editörlük: Yazım, dilbilgisi, noktalama ve söz dizimi hatalarının düzeltilmesi işlemidir.
  • Metin Editörlüğü: Metnin ayrıntılı bir biçimde elden geçirilerek tüm yazım, dilbilgisi, noktalama ve söz dizimi hatalarının düzeltildiği; cümle kuruluşları ve sözcük seçimi konusunda öneriler getirildiği; metni daha okunabilir kılan hafif yapısal değişikliklerin önerildiği aşamadır.
  • İleri Editörlük: Metnin içeriğinin doğruluk ve tutarlılığının kontrol edildiği, metnin dilinin ve cümle yapılarının daha derin bir şekilde ele alındığı editoryal hizmettir. Öykü, roman, senaryo gibi metin formlarına en uygun biçimdir. Söz konusu metinlerde, olay örgüsü, karakter gelişimi, arka plan ayrıntıları, diyalogların sahiciliği ve amaca uygunluğu, gerilim ve şaşırtmaca unsurlarının kullanımı gibi unsurlar, editörlerimiz tarafından masaya yatırılmakta; görüş ve öneriler, yazara yazılı ya da sözlü olarak iletilmektedir.
  • Yabancı Dilde Editörlük: Türkçe için gerçekleştirilen ve yukarıda detayları verilen tüm hizmetler, aynı zamanda İngilizce olarakta verilmektedir. Yabancı dillerde verilen editoryal desteğin fiyatı, hangi dilde olduğuna bağlıdır. Fiyatlar ve ayrıntılar için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Kitabınızın Managerliğini ve Pazarlama Ajanslığını Üstleniyorum!

Ülkemizde kitap yayıncılığı, iddia edilenin aksine oldukça kazançlı bir sektördür. Ancak, sektörde faaliyet gösteren yayınevlerinin yeni başlamış ya da henüz isim yapmamış yazarlara ve yazar adaylarına önerdikleri yasal ve finansal koşullar öyle ağırdır ki; geçim kaynağının emek vererek yazdığı kitaplar olmasını isteyen yazarlar içerisinde bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar ünlü olanların dışında hiç birisi, bu olanağı yakalayamamaktadır.
İşte bu geleneksel tabloyu, ürünün asıl sahibi olan yazar ve yazar adaylarının lehine değiştirmek isteyen Arslan Tradin Inc., kitap yayıncılığı alanında  anlaşmalı yayınevleri ile yazarın managerı ve  sorumlu ajansı olarak  direkt temas kurmaktadır. Kendi kitabınızı yayınlamanın yanısıra, başka yayınevleri tarafından yayınlanan yapıtlara çeviri ve editörlük hizmeti vermektedir. Mevcut yayınevlerinin ağır şartlarından kaçınmak ve emek harcadığı eserinin gelirinin tamamına yakınını kendisi elde etmek isteyen bağımsız yazarlar ve yazar adayları için de özel bir fırsat sunmaktadır.

Arslan Trading Inc. tarafından bağımsız yazarlar için geliştirilen özel uygulamanın içeriği ve ücretlendirmesi, yazarın taleplerine göre farklılaşmaktadır. Uygulama kapsamında üç ana paket bulunmaktadır: BİREYSEL PAKET, SEMİ PAKET ve KOMPLE PAKET… Yazarın ek olarak almak istediği hizmetlerin bedelleri, bu paketlerin sabit fiyatlarına eklenir ve son fiyat teklifi oluşturulur. Bu paketlerle ve ek hizmetlerle ilgili daha çok bilgi edinmek isteyenler, frankarslan@gmail.com aracılığıyla bizimle iletişim kurabilirler.

Ücretlendirme

Editoryal, tercüme ve tashih hizmetleriyle ilgili detaylar ve bizim sunduğumuz ektstra indirimli ücretlendirme hakkında bilgi almak için frankarslan@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Kanada’da geçerli olan  proofreading ücretleri  her 1000 kelime için 20 Kanada dolarıdır.($20/1000 words) ve copy-editing ücreti ise, her 1000 kelimede 30 Kanada dolarıdır ($30/1000 words). Tercüme ücreti ise, her 1000 kelime için 100 Kanada dolarıdır. ($100/1000 words). Bu ücretlerle kıyaslanamayacak kalitede indirimli hizmetler sunuyoruz.

Ücretler sadece sertifikalı ve onaylı Kanada doları çeki ile alınır. Kanada içindeki banka hesabından ve başka bir ülkede bulunan banka hesabından transfer yapabilirsiniz. Uluslar arası para transfer ücreti müşteriye aittir. Her iş için kapora alınır. Kapora ve servis ücretleri, Türkiye içinde verilen hesap numarasına da yatırılabilir veya peşin ödeyebilir.

Tahmini ücretlendirme yapılır. İlk haberleşmelerde email üzerinden haberleşme tercih edilir. Lütfen telefon etmeyiniz.   Öncelikli olarak yaptırmak istediğiniz işle ilgili belge, kitap veya çalışmayı gönderin ve işin uzunluğuna ve çeşidine göre fiyatlandırma servisimizden yararlanınız.

İlgili detaylar ve ücretlendirme hakıında bilgi almak için frankarslan@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Önemli Not:

Çeviri Biriminde, sadece İngilizce’den Türkçe’ye  ve Türkçe’den veya Azerbaycan Türkçesi’nden İngilizce’ye profesyonel çeviri hizmeti verilmektedir.

ÖRNEK BİR ÇEVİRİ VE TASHİH ÇALIŞMASI

Deserts and Mountains by Yılmaz Alimoğlu

Bu kitabın İngilizcesini aşağıdaki linkten ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.
http://yilmazalimoglu.com/2011/12/17/free-full-e-copy-of-deserts-and-mountains/

Preface and Introduction

Deserts and Mountains, a 50,000 word novel, tells as expatriate Muslim’s his story of separation from his Christian wife – separation that led to resolving conflicts of religion, culture, and gender.

Ali learns the necessity of both respecting and applying traditional wisdom, while appreciating and participating in the modern world. The story gives hints of his future, and a greater philosophy, from the perspective that he has finally gained on his younger self. On a deeper level, the story expresses, sometimes explicitly, Sufi ideas, particularly of self recognition.

Ali, a native of Turkey, left for political safety. He found work in Canada, married, and had children. His once happy marriage has suffered. He wants nothing more than escape.

He pours out his grief to the sheikh of his dargah. The sheikh tells him, yes, leave for now, but examine ever more deeply the meanings of the separation, and of the journey. Ali resolves to follow the sheikh’s instructions; he begins a journal, a “map of his heart” that grows with his understanding.

He leaves his business and marriage for Turkey. He stays briefly with his parents, in their village. He left there, through years of scholarships, when he was eleven. On the surface, he has idyllic days, but he begins, barely, to confront childhood pain.

He goes to Istanbul to meet a childhood friend. Through his friend, he has a dargah to attend, and work at a bank. Sharia protected the bank from recent failures, reflecting on modern economies.

Ali finds lessons for the modern world in the traditions of his religion. Events also face him with the opposite. Women suffer under arbitrary misinterpretations of Islam; men sin without penalty.

He becomes close friends with a colleague, a woman who has a promising future at the bank. She suffers from the plight of divorced women in Turkey; her ex-husband’s family, and even her own family may threaten her. Forgetting that he set out to rescue his marriage, Ali aims to rescue her. The bank, has strict rules about liaisons between men and women, and cannot allow the appearance of violation. Ali leaves his job for her sake.

Freed from work, he travels. He visits the Acropolis, recalling the enmity of Turks and Greeks, the contributions that both made to civilization, and how both depended on the subjugation of women and slaves. He returns to find his friend hospitalized by an attack from her ex-husband. Ali demands that she leave Turkey; she refuses.

He leaves again. In Andalusia, he visits the Alhambra, and meets Sufis there. These experiences, enter his heart, as a model of how humanity could live in harmony. He returns, determined to persuade his friend to leave, and finds her murdered.

Stunned, Ali travels to his uncle’s home in Germany. He thinks of the tragedies of the last century: world war and genocide. He thinks on Armenians in his homeland; Germany and Jews; then of Russia and China, where even the names of whole ethnic groups disappeared; and Africa today. His uncle takes him there on a charity mission, digging wells for villages in Mali. Ali’s mind continues turning on the conflicts resolving in himself, and the conflicts that seem inevitable in the world.

Ali’s journey culminates with crossing the Sahara desert, where he meets two wandering Sufis, and follows them back to Timbuktu. Ali meets their grand sheik, and takes succor in his company, fulfilling a journey of renewal and remembrance.

Finally he returns to the home of his marriage. His wife begins to tell him how she also has changed. He renews his relationships with the dargah, his company, and his family. New understandings grow through each of them, and he has intimations of his future.

Everyone has dealt with relationships going bad, or clashed with other cultures, or felt frustrated with their inability to influence the world, or battled to practice their faith in the North American mosaic, or simply felt divided in themselves. Ali’s growing resolutions of his own confusions have some word for each of them.

A short presentation on some of the themes explored in Deserts and Mountains

Book Information:
Paperback: 248 pages
Published: April, 2010
Language: English
Format: Perfect Bound Soft Cover
Pages: 248
Size: 5.5×8.5
ISBN: 9781450227582
Product Dimensions: 5.5 x 8.5 x 0.5 inches
Facebook Group: Deserts And Mountains
Cover Design by Ashkan Yousefi

Click to order from Amazon

Click to order from Barnes and Noble

ÇÖLLER VE DAĞLAR

Bir Yılmaz Alimoğlu Romanıdır.

Türkçe çevirisi yeni yapılmıştır, yakında Türkiye’de yayımlanacaktır. Ayrıca Almanca, Portekizce ve İtalyancaya çevrilen roman, bu dillerde de basılacaktır.

Çöller ve dağlar arasında geçen bir dönüşüm yolculuğudur bu roman. Çöller ve dağlar, Türk asıllı bir Kanadalının insanlığın özünü buldukça kendi özüne dönüşünün hikâyesidir.

TORONTO, ONTARIO – Yılmaz Alimoğlu’nun yeni felsefi romanı Çöller ve Dağlar’da doğudan batıya hayatını değiştirecek duygusal, fiziksel ve manevi bir yolculuğa çıkan Ali Doğan karakterini takip edin.

İşi, kariyeri ve ailesinden yana hüsrana uğrayan Ali Doğan, Kanada’da yaşayan bir Türk göçmendir, kendisine kılavuzluk etmesi için manevi yol göstericisine başvurmaktadır. Şeyh Ali’ye kalbindeki savaşı anlamasını, karısından ve çocuklarından ayrı kalmasını, yolculuğunun manasını daha derinden incelemesi için bir seyahate çıkmasını tavsiye ediyor. Ayrıca  Ali’den deneyimlerini bir günlüğe yazmasını, bir kalp haritası tutmasını istiyor. İşte bu günlükten de Çöller ve Dağlar ortaya çıkıyor.

Ali, iki kıtada beş ülkede hayatı hakkında derinlemesine düşünmekten başka hiç bir belirli gündemi olmadan seyahate çıkar ve evini terk eder. Öncelikle yolu Türkiye’deki ailesine düşer, ki bu ziyaret hikayemizin kahramanında karışık duygulara yol açar. Türk Derin Devletinin istihbarahat elemanlarının ve geleneksel kültüre bağlı babasının ellerinde, geçmişinde fiziksel ve duygusal anlamda kötü muameleye maruz kalmıştır. Bir yetişkin olarak memleketine geri döndüğünde uğradığı psikolojik travmaların etkileri ile başa çıkmaya uğraşır. Gördüğü esrarengiz rüyalarla gerçeğe uyanan Ali, hayatını daha derinden incelemek için harekete geçer ve içinden çıktığı kültürel durumu analiz eder, hayatının öneminin  daha geniş anlamlarını araştırmaya başlar.

Ali, hayalinde idealleştirdiği aşkı İstanbul’da bulur ve sevgiyi yeniden keşfeder. Ancak tanıklık ettiği adaletsizlik, eşitsizlik, yozlaşma ve mahrumiyetler, onu aşkından uzaklaştırır ve yeni açmazlarla bir bunalıma sokar. Değişen paradigmalar girdabında fikirsel, yaşamsal, tüketim anlayışı ve kültürel açısından çelişkiler yumağında yaşayan eski vatanında bocalar. Yitirilen güzellikleri bulmak için eski çağ uygarlıklarının izlerini taşıyan Türkiye, İspanya ve Kuzey Afrika’ya seyahat eder. Gözlemleri ve yaşadığı tecrübeler Ali’yi yavaş yavaş tüm insanlığın yaşadığı mücadelelerin doğasında var olan benzerliklerin potasında eritir. Ali öğrendiklerini özümsemeye, kendi hayatı hakkında yeni bir perspektif geliştirmeye ve manevi bir yenileme yaşamaya başlayınca, hikaye de daha felsefi bir tona doğru kayıyor.

Metnin içine dokunmuş pek çok tema mevcut; arkadaşlık, sadakat, hürriyet, seçim ve sonuçları, aşk ve hem aşık olma ve hem de sevilme kapasitesi olan bireyler” diyor Alimoğlu. “Ali’nin fiziksel dünyada yaptığı ziyaretten ayrı olarak, Ali’nin Sufizmin ruhani geleneğinin derinlemesine anlamak için yaptığı bu öze dönüş gezisi, geniş kapsamda tüm temaları içine alıyor.”

Ali ile bir kişinin geçmişindeki zorlukların gelecek için yenilenmiş bir anlayış imkanını nasıl sunabileceğini bu romanda bulacaksınız. Kalbinizin haritasını oluşturmak üzere sizi çıkabileceğiniz meraklı bir yolculuğa çağırıyor; bu olguyu kitabın sayfalarında keşfedeceksiniz.

Çöller ve Dağlar, iç görünüm, güzellik, şairane bir ifade ve manevi gelişimin dikkate değer edebi bir kitabıdır. Bölümlerini sindirerek oldukca yavaş okudum ve böylece lisanın güzelliğini ve metaforların görkeminin tadına varabildim. Bu kitabı okuyunca kendi manevi dünyama yollandım ve bende Ali gibi uzaklara doğru bir tatile hazırlık yapmak istedim. En zengin anıların yolunu açan rutin bir görevdir kendini bilmek ve okumak. Oturup bir solukta kitabı bitirmenizi hararetle öneririm.”

Gazeteci ve Yazar Faruk Arslan

 

Yazar Hakkında:

Yılmaz Alimoğlu Türkiye’de doğup büyüdü ve şu anda Kanada, Mississauga’da yaşıyor. Teknoloji ve bilim dünyasında başarılı bir kariyeri vardır. Kanada’nın en büyük gazetesi Toronto Star için editöryal bölümde kişisel görüşlerini yansıtan yazılar yazmaktadır. Hayatı boyunca felsefeye, psikolojiye ve Sufizm’e ilgi duyan Alimoğlu, hem iş amaçlı hem de insanlığa hizmet için dünyayı dolaşıyor. Çöller ve Dağlar, yazarın ilk romanıdır. Kitabın İngilizce baskısı büyük ilgi görmesi üzerine Türkçe, Fransızca, Almanca ve Portekizce’ye de çevrilmiştir.

NOT: Kitabın İngilizce baskısı ile ilgili yorum ve değerlendirmelerin linkleri aşağıdadır.

http://www.forewordreviews.com/reviews/deserts-and-mountains/
http://www.desertsandmountains.com/2010/11/it-confronts-matters-of-muslimwest-identity-and-it-does-so-bravely-and-without-indulging-in-cliches.html
http://www.desertsandmountains.com/2010/07/book-review-desert-and-mountains-a-novel.html
http://www.amazon.com/gp/cdp/member-reviews/A4HUCXQVW7T82/ref=cm_pdp_rev_title_1?ie=UTF8&sort_by=MostRecentReview#R3C7H5S2NMR3WI
http://www.desertsandmountains.com/2010/07/a-fascinating-journey-of-alienation-seeking-love-and-redemption.html
http://www.amazon.com/gp/pdp/profile/A11CJSO6P2HUG9/ref=cm_cr_dp_pdp
http://muslimmedianetwork.com/mmn/?p=7967
http://www.desertsandmountains.com/2010/07/reminiscent-of-the-journey-in-paolo-coelhos-the-alchemist-with-a-hint-of-elizabeth-gilberts-eat-pray.html

ÖNSÖZ

Bazen insan sahip olduğu güzellikleri ve büyük şansını başkalarıyla paylaşmak için karşı konulmaz bir dürtü hisseder içinde.  İşte beni de Çöller ve Dağlar adlı eserimde Ali Doğan’ın hikâyesini sizlerle paylaşmaya sevk eden şey, kısmen bu dürtüydü.  Bir Türk gurbetçi ve Türkiye ziyaretlerimde bir Kanadalı sayılmamla ilgili kişisel deneyimim sayesinde gerçeği arayan ve dönüşüm geçiren Ali’nin hikayesini temellendirdim. Uzun süren Türkiye gezim, Ali’nin yaşadığı acılardan yararlanmamı sağladı ve başkalarına ayna tutması için teşvik etti.

Batı ülkeleri insanlarının çoğunun bir Müslüman’ın öyküsünü ilginç ve bilgilendirici bulacağını ümit ediyorum. Ali’nin şahsında  bir gurbetçinin yaşadığı ikilemi, acıyı, kayıplarını ve yabancılaşma tecrübesinin aktarımı, Türk okuyucunun ötekini anlamalarına yardımcı olacaktır. Ali’nin hikâyesi, sadece bir kültürden başka bir kültüre adapte olurken yaşananları değil, aynı zamanda öz köküne, yaşam biçimlerine geri dönüş sürecinde yeni bir anlayış geliştirmeye ışık tutuyor. Bu çetrefilli durumlarla karşılaştığında okuyucunun Ali’nin hikayesinde kendinden bir parça bulacağını, kendini onunla özdeştireceğini, zorluklara ve değişimlere ayak uydururken, İslam’ın inanç sisteminin izinden giderek zorluklarla, sorunlarla yüzleşebileceğini umuyorum.

Bir Sufi olarak, İslam dünyasının kültürel ve tarihi gerçekleri ile yüzleşmek zorundaydım. İç sorunlar, ayrılıklar, yoksulluk, eğitimsizlik, ideolojik savaşlar, din karşıtı milliyetçilik ve aşiretçilik, yaşadığımız devirde halen sorunsalımızdır. Belki, öncelikle kendi özkaynaklarımıza, kökenimize dönmeli ve insanlığımızın menbaını keşfetmeliyiz. Böylelikle kendimizi anlama kabiliyetimizi geliştirerek başkalarının etki altında kaldığı faktörlerin bugünü nasıl oluşturduğunu kavrayabiliriz. Daha sonra kimlik krizini yeniden çözümleme olanağı buluruz, ki bizim toplumlarımızda genel olarak elzem olan ortak payda ve değerlerde buluşma hedefine yoğunlaşır, değişim için daha anlamlı adımlar atabiliriz.

Ali sayesinde diğer kültürlere de göz atıyoruz, çünkü yolculuğu onu dünyanın hem sanayici olan hem sanayileşmekte olan çeşitli ülkelere götürüyor. Öykü geliştikçe olaylardan keyif alabilir, yeni fikirler edinebilir ve aynı zamanda da Ali’nin hayatında kendinizi sorgulayabilirsiniz.

Okuyucularımdan benim arzum ve dileğim odur ki, Doğu ve Batı buluşmasında aydınlık köprüsünü ve erdemi keşfetsinler. Farklılıklar insanlar birbirlerine daha fazla yaklaşınca azalıyor. Farklılıklardaki ayrılıklar bizim bakış açımızdan kaynaklanıyor. Bu farklılıklar birbirimiz hakkında bir takım önyargılarda bulunmamıza yol açıyor ve insanoğlu olduğumuzu kanıksamamıza sebep olabiliyor. Hoşgörü, sabır, anlama ve uzlaşma zamanla gelişirse, önyargılar ortadan kalkıyor, kalbimizin ve zihnimizin bağrını açmasıyla kadirşinaslık haline gelebilen karşılıklı anlayışa kapı aralanıyor.

Çöller ve Dağlar, bireyselliğin öneminin altını çiziyor, sağlıklı, düzeyli ve derin diyaloğlar kurmamıza  kendi içimizde, yaşadığımız çevremizle ve ötekinin toplumlarıyla zemin hazırlıyor, yeni fırsatlar sunuyor. Pek çok insan gibi bende mevcut durumumuzla, gelecekte yaşanacak, yaşadığımız çevre, atmosfer ve ortamla yakından ilgileniyorum. Ancak inanıyorum ki, ancak dirayetli ve sabırlı insanlar başarı ile Doğu ve Batı arasındaki bölünmüşlüğü en aza indirgeyebilir veya ortadan kaldırarak daha dostca, barışcıl ve parlak bir ortak gelecek kurabilirler.

Ali’nin hikayesinde, dinler, ırklar, milletler ve coğrafyalar farkı gözetmeksizin daha geniş spektrumda bir okuyucu kitlesini etkileme ve değiştirme potansiyeli bulunuyor. Hepimiz insanlık ailesinin birer parçasıyız. Kendi ailelerimizde de olduğu gibi, aramızda farklılıklar ve anlaşmazlıklar var. Hem dış görünüşümüz açısından farklıyız birbirimizden, hem de düşüncelerimiz, duygularımız, yaşayışımız ve dünyayı algılayışımız farklı. Birbirimiz hakkındaki önyargılarımız ve farklılıklarımız, tanış olunca, tolerans ve anlama çabası gösterince ortadan kalkabiliyor, ve başkalarını takdir hissi içimizde gelişiyor. Silik olsun veya çarpıcı olsun kültürler arasındaki tüm farklılıklarda bizzat gördüm ki, Allah’la yaşantı düzeyindeki ilişkimiz derinleştikçe, bu farklılıkların önemi azalıyor. Farklılıklar insanları birbirlerine daha çok yaklaştırıyor. Bazı dinler ve inanışlar asla ortak paydada buluşmayacak veya hiç çakışmayacakmış gibi görünebilir, ama yine de ortak hedefler doğrultusunda ilerleyince ayrılıklar kaybolacak ve ötekini anlama yetisini perçinleyecektir.

SONSUZ TEŞEKKÜRLER

Muhyiddin İbn-i Arabi’nin yazılarının topluma ve benim ruh yapıma  büyük bir etkisi var, bu etki Sufi felsefesiyle ilgili bir bölümde çok bariz bir biçimde ortaya çıkıyor. Eserlerinden faydalanma imkânı sunan ve İbn-i Arabi’nin büyük eserlerinden bazılarını www.ibnarabisociety.org sitesinde online erişilebilir hale getiren Muhyiddin İbn-i Arabi cemiyetindeki tüm talebelere teşekkür ederim.

Romanı canlandıran diğer araştırmalar, Toronto Üniversitesi’nin sanal kütüphanesi vasıtasıyla yapılabildi. Bu zengin ve eşsiz kütüphane, akademisyen ve öğrencileri, Türk, Afrika ve Avrupa tarihinin önemli olaylarıyla ilgili yayımlanmış eserler sunuyor. Bunun yanı sıra bu benzersiz kütüphane İslam, Hıristiyan, Hindu, Budist ve Musevi mistisizmi kitaplarına ulaşmamı, düşünce yapımın gelişmesine katkı sağladı, romana heyecan sundu.

Kitabın yazılması ve düzenlenmesi sürecindeki öneri ve yorumlarından ötürü okurum ve dostum Janus Daniels’e son derece minnettarım. Kitabın tüm dokusundan, noktalama işaretlerine kadar sunduğu çözüm önerileri paha biçilmezdi; eserimin taslağının hazırlanmasından, baskıya gittiği güne kadar onunla birlikte çalıştım. Seninle çalışmak zevkti, Janus.

Aynı zamanda okuyucum ve arkadaşım Dr. Sabrina Lei’ye, önerileri, yorumları ve son taslakta yaptığı tashihten dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Eserin yazılmasında ilk tavsiyeyi veren, sürekli yazmam için beni teşvik eden, zor günlerimde hep yanımda olan, Türkçe’ye çevrilen romanımda en son tashihi ve düzenlemeleri yapan, Kanadalı Türk gazeteci ve yazar dostum Faruk Arslan’da teşekkürü hak ediyor.

Tüm metnin ilk taslağını okuyup, eserin tamamını Fransızcaya tercüme ettirerek fikir ve görüşlerini bildiren Mali, Timbuktu Baş İmamı Abdurrahman Bin Esseyudi’ye de bilhassa şükranım. Kendisi çok eski zamanlardan kalma ve sahip çıkılmamaları halinde yok olup gidecek el yazması dokümanları toplayıp muhafaza altına alma işini yürütüyor. Birkaç vesileyle Timbuktu’da misafiri olarak bulunduğum ziyaretlerde onunla harika vakit geçirdim.

Dayım Bedri Gezer’e de en samimi, en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Birçok ülkeye birlikte seyahat ettik. O, benim gözlerimi açtı ve insanların sabredebileceği koşullar konusunda aydınlattı beni. İnsanlara yeni bir değer biçmeyi, sahip olduklarımız için yeni bir şükür geliştirmeyi öğretti. Her anın keyfini çıkarmaya alıştırdı beni; çünkü hayat fani ama yine de sürüp gidiyor.

 

Yılmaz Alimoğlu

Mississauga, Kanada

11 Aralık 2011