1000 yıl sürecek 28 Şubat’ın sonu: Çingene kral, babası Karargah’ı asıyor! (mu)?

1997’de başlayan 28 Şubat’ın 20. yıldönümü bugün. Rahmetli Erbakan, 28 Şubat aslında Hizmet cemaatını yok etmeye yönelikti diye itiraf etmişti. Eski Erbakancı Babamla 2009’dan beri  Altınoluk’ta komşu oldu ahir ömründe. Umarım dertleşip, yaptıkları yanlışlara tövbe etmişlerdir. Tövbe ve istigfar, son nefese dek yapmamız gerekendir.  AKP’ye oy veren dış düşmana, hırsız haramilere, teröristlere hainlere oy veriyordur dedi Erbakan ölmeden önce. Allah günahlarını af etsin, ölmeden önce güzel bir uyarı yaptı, öyle gitti. Bu nedenle Allah’ın belkide takdirini kazandı. Namaz kılan ilk profesördü,  bir dahiydi. Bugün Askeri Vesayetçilere okkalı bir cevap vermek gerekir.

Gülen Hocaefendi güzel tanımlama yapmıştı 15 Temmuz için: Çingeneyi Kral yaparsan önce babasını asar! Ey Karargah babası sen, Çingene belli! Çingeneyi kral yapan Karargah, şimdi rahatsız olduğunu söylüyor. İnanalım mı? 10 bin başörtülü masum hapiste, milyonlarca mağdur var iken! Kimse Erdoğan’ın babasının kim olduğunu bilmiyor. Karargah bu oyunlarla Evet’i geçirip Put’unu tepemize asmadan yazalım. Babası Karargah’tır. Çingene mi babası Karargah’ı asacak, yoksa babası olan Karargah mı Çingeneyi asacak diye toplum merakla bekliyor. Dişini sıkmış, diş kalmadı. Ellerinizle büyütüp, önünü açtığınız, nice canlara, mallara kıydığınız Çingeneniz babası olan Karargah’ı asmaya karar vermişse suç bizim mi? Cemaatı suçlayıp çamura yatanların hepsi bağlanmıştır. Özür değildir.

Büyük Tiyatro’nun nasıl bittiğini Aralık 2013’de yazdım: Hz. Musa’nın Asa’sını taşıyan Salih Zat, Firavun Süfyan’a baş eğdirir, diz çöktürür. Büyük Tiyatro’nun nasıl biteceğine karar vermek yine Karargah’a düşüyor. Ya Herrü ya Merru. Ya Herc ü Merc ya makuliyeti yapıp zulümlere son. Ancak Büyük Tiyatro’nun yazarı ve suflörü Karargah, bu sondan memnun değildir, ve alkışlayan maymunlar dışında herkesi hapsedip zulmediyor! Yeşil Sarıklı, kahverengi cüppeli, çarıklı Zat, Salih Zat’ı da Süfyan’ı da, Maymunları da, olacak zulümleri de gördün, sen yazacaksın dedi. Aslında siyaset yazmama yeminim vardı, o sırada Sufi Terapi tezimi yazıyordum. Yeşil Sarıklı, kahverengi cüppeli, çarıklı Zat, Kılıcı verdi. Yeşil Sarıklı, kahverengi cüppeli çarıklı Zat, sana kimse dokunamaz, Ebu Dücane seni koruyacak, bu emanet kılıç zaten ona ait, senindir dedi. Ben kalem ehliyim, kılıçla işim olmaz desemde, Yeşil Sarıklı, kahverengi cüppeli, çarıklı Zat güldü. Şu Bülent Arınç’tan kesmeye başla dedi! Bülent Arınç Salih Zat’ın Süfyan Gorilini dize getirmesini görmesine rağmen arsızca gülüyordu! İkiye kestim. Yine güldü. Dörde kestim, güldü. Yeşil Sarıklı, kahverengi cüppeli, çarıklı Zat, işte bunların en iyisi bu kadar arsız demek istemişti. Kibirleri yüksek. Şımarıklar. Kes kes kaleminle, o bir kılıçtır, zalimleri keser sadece. Büyük Tiyatro bitti Karargah! Yapacağınız tüm rezalet ve kepazelikleri de yaptınız. Daha ötesi yok. Sabırlıyız. Kıyamete kadar keserim yoksa. Kalemim elimden ancak mezarda düşer inşallah.

Çingene ve babası Karargah arasındaki tiyatronun sonuçlarını yaşıyorsunuz. Kimse güvende değil. Güveni yok olan gammazcı toplum çürütüldü. Karargah’ın Büyük Tiyatrosunu seyirci olarak izliyorum. Gerçi Yeşil Sarıklı, kahverengi cüppeli, çarıklı Zat, 14 Aralık 2013’de  işte böyle göstermişti! Gaybe inanmayanlara boşa anlatıyorum ama olsun, Allah’a ve ahirete imansız bari gitmesinler.

Karargah’ın Yaşar Güler’i, Mehmet Dişli’isi, Zekai Aksakallı’sı böyle ucuz açıklamalarla kurtulamaz. Erdoğan’i Hitler, AKP’yi Nazi yaptınız! Saldıray Berk’in 28 Şubat’ı 1000 yıl yaşatma planını Erzincan’da hazırlatan sanki Karargah değilmiş gibi suçlama yapıyor. Batırdınız ülkeyi! Ülkeyi iki hırsız, cani ve tecavüzcü güruh; Erdoğan ile haramilerine, Perinçek ile vatan hainlerine teslim eden sen değil misin ey Karargah! Boğazda boğazını AKcanilere kestirdiğiniz Harbiyeli Murad’ın bir kılı etmez Erdoğan ve Perinçek! Sevgili Karargah TSK’nın üçte birini kestiniz. Yetmedi mi? Karargah’in gunahlari ve veballeri, Erdogan ve AKP’den az değil! Perinçek domuzlariyla TSK’da güven, disiplin mi kalir? Hırsızlar! Siz çok iyi bilirsiniz.

Ne aleme verdi huzur ne kendi gördü huzur, yesin onu ehli kubur. Karargah ile Erdoğan ortaklığı zararları Afganistan’a kadar ulaştı. Türk okulu yerine Taliban ha! Havuz medyası Karargah’ın elinde maymun. Fırat’ın suyunu kestiklerini okuyamıyorsunuz. Enver, Talat, Cemal gibi kör sağır döğüşe götürüyorlar. Fırat’ın suyunu kesmeniz Rusya ile savaş demektir, biliyorsunuz değil mi Karargah! Orduda savaşacak moral bırakmadınız. Akçakalları yollayın savaşa. Bir işe yarasınlar bari. Zaten ahirzamanda çakallar kurtcukla ölür.

Bir ordu dusunun ki nice emeklerle cok iyi yetistirdigi mensuplarini sirf dinine bagli diye kumpas kurup kovsun! Guven biterse TSK’da biter! Kendi ordusuna darbe yapan Karargah, 28 Subat 1000 yil surecek inadiyla kimse ile savasamaz! Allah korkusu olanlari TSK’dan attiniz darbeci! 15 Temmuz sonra TSK’nin ucte biri budanip, disiplin, guven duygusu, hiyerarsi yok edilip, hak hukuka tecavuz edilirken Karargah neredeydi? Erdogan ve AKP, ulkemizi tekfirci selefi terorizmin merkezi yaparken uyuyan Karargah, Turkiye’yi korumak ve kollamakla gorevli degil miydi? Karargah dediginiz yer Genelkurmay baskanini dahi dunku cocuk gorur! Ihtiyar generaller emekli olmazlar, askeri hiyerarsi mefta olana kadar!

10 bin masum basortuluyu hapse attiran sadece Erdogan’in kini, AKP’nin gasp hirsi degil! 28 Subati 1000 yil yasatmaya azmetmis ihtiyarlar! Ucuz kurtarici kahramanlik tepkisine karnimiz tok Karargah! Diplomasiz Erdogan’iniz illegal cumhurbaskani, 1 Kasim secimini hileli yapan sizdiniz. Neden AKP kazansın istediniz? Erdogan ve AKPlilerde kafa, beyin, akil varmi ki Saldiray Berk’e hazirlattiginiz Nifak Planlamasini yapsin Karargah? Siz kimi kandiriyorsunuz? Karargah’a aldansaniz, milyonu gecen insana adaletsizlik yapan ve zulmedeni sadece Erdogan ve AKP sanirsiniz! Ne deseniz onu yapmiyorlar mi? Ataturk’un kurdugu Cumhuriyeti 15 Temmuz 2016’da Erdogan ve Perincekle yikan Karargah, rahatsiz olmaya karar vermis! Gec pismanlik care mi?!

28 Subat 1000 yil surmeyecek Karargah! Erdogan itinizi ve zombilere donen AKP’nizi ne yapacaksiniz bilemeyiz! Bu maceraperestlik calismiyor! Karargah’in Nifak Planlamasi, ulkeyi Erdogan ve AKP eliyle coktan ucurumdan asagi atti! Enkazi kaldirmakta zor, meftalari saymakta imkansiz! Karargah, ulkemizin gelecek 40 yilini Erdogan eliyle caldiriyor? Dis dusmana davetiye cikardiniz,Firat’in suyunu kesmeyi Rusya savas algilar. Karargah’ta hazirlanan Psikolojik Harp ve Tecavuzle karsi karsiyayiz! Akcanilerin gasplari ve cinayetleri onlarin verdigi cesaretin urunudur. Hicbir sey yapmiyormus gibi mefta numarasi yapan Karargah hepimizi cildirtmak mi istiyor? Turkiye’nin 40 yilini yikan sanki tek Erdogan mi?! Yeter Karargah yeter! Turkiye’yi de, TSK’yi da yiktiniz! Niye enkaz var diye aglamaya hakkiniz yok! Cingene kabadayinizi alin da gidiniz!

Yazik Karargah yazik! Yedi degil 70 maddede saysaniz Saldiray Berk domuzu ve Karargah’ta hazirlanan darbenizi biliyoruz! Medya maymununuz! Vah Karargah vah! Desteklediginiz Canavar Hitler gozumuzu oydu! Evet demiyecegiz diktatorluge! Bu devirde gizleyemezsiniz yediginiz haltlari! Say say bitmez. Ah Karargah ah! MGK kararlari ile nifak saldiniz! Iskenceleri yapanlarinizi tek tek sayalim mi? Milletini ic dusman sayan siz degil misiniz? Sevgili Karargah! Akcaniler ve Akdomuzlar, sizden cesaret alarak eskiyalik yapiyor! Mavi ruyanizdaki Canavar, Polat Alemdar olup zehirledi! En normal insanin Askeri istihbaratin yuruttugu psikolojik harp, iskencenin her turlusunden dengesi bozulur! Hapi yutan millet, rahatsiz olan siz ha! Anadolunun masum evladinin vicdani kaniyor, adalet mezarda agliyor; bebeler annesiz babasiz agliyor. Evet ciksin diye Karargah rahatsizlandi. Domzuluğun bu kadarına pes doğrusu!

Ne kadar aydin insan varsa aclikla? evlatlarina ekmek sut goturememekle imtihan ediliyor! Erdogan ve Karargah’in ortak darbesi kanatiyor! MGK istedigi gibi at oynatiyor; utanmadan Hurriyet ile Erdogan’i kanka yaptilar; bir de rahatsiz mi olmuslar! Anadolu evladi rahatsiz sizlerden! Yeter artik magduriyet edebiyati ile Erdogan ve AKP’in oy devsirdigi! 10 bin basortulu hapiste! 200 bin aydin isini kaybetti. Zulum zirvede! Karargah rahatsiz filan degil, Erdogan ve Perincek ile Islam’i, Kuran’a, basortusune actiklari savastan memnunlar! MGK karari aynen uygulaniyor. Yandaşların Hürriyet’e saldırmasına bakmayın. Hayırlar yükselirken can simidi gibi yapıştılar. Bravo Hürriyet. AKP seninle gurur duyuyor. Asker başörtüsünden rahatsızmış masalını halka yutturabilirlerse, halk en gür sesle “evet” diyerek yeni bir 15 Temmuz zaferine koşacaktır! Hayır dedi diye Orhan Pamuk’u sansürleyecek kadar mesleğe ihanet eden Doğan grubunun zavallı hali. Kimse güvenmiyor! HAYIR önde gidiyor… Hande Fırat devrede… Karargah rahatsızmış!!! Danışıklı döğüşle mağduriyet numarasını bu Halk bir daha yutmaz…  Çünkü erler ve öğrenciler hala tutuklu. Çünkü adalet yok. Çünkü vicdan yok. Çünkü gözyaşı var, Çünkü acı var.

SOSYAL SOYKIRIM VAR

Sosyologların çaktığı tanımlardan hiç diktatör ve Yezid düzeni kurtulamaz. Bilinçli olarak terminoloji üretiyorum. İcadım olduğunu söylemem! Yaşadıklarımız Goffman’ın Sosyolojik konseptlerine daha çok uyuyor. Bir tiyatro var. Önde ve arkada duranlar, birde seyreden alkışcı kitle. Sosyolog bilimci, vecdin Hıristiyancasını bulan William James ve Antropoloji’nin babası Greetz favorilerim. Mircaeu Elida, Romanyalı dahidir. Din ansiklopedisini yazdı. Sosyoloji’ye teori kazandırmış beyin insanların hayat tecrübeleri akademik kariyerden daha ziyade önplana çıkar. Sayısız örnek verebilirim. Karl Marks, 24 yaşında doktorayı bitirdiğinde akademide iş bulamadı. Engels ile 10 yıl fabrikada çalıştı. Sosyal inşaat mühendisliği Yezid düzenleri, aykırı sesleri sevmezler, ancak hep onlar kazanır uzun solukta. Soyologlarda akademik kariyerden önce orjinal düşünme ve cesaret önemli. Durkheim’in doktorası yok. Naomi Klein’de üniversite 4’ten terktir. Devir çok disiplinli bilimlerle çalışma devri. Tek bir bilimi bilip ömür boyu yatanlardan bir iş çıkmaz. Burdada var, 50 yıl ders verir, boş… Doktoradaki arkadaşım dün isyan etti. Ya Sosyoloji, Psikoloji var, Social Work var, Din ve Kültür, Uluslararası Hukuk, Politik Bilim de var! Emek gerek okumaya, dirsek çürüttük ise Rabbimizin davası için, nefsimiz için değil.

Sosyolojiye vakıfım elbette. 10 yıldır aralıksız okuyorum akademide. Okuyup yazmadığım konu pek az kaldı. İlim ile medeniyetsizleri yeneriz. Sorunun failleri meçhul değil. Karargah’ın kirli askerleri ile Erdoğan, AKP zalimleri işbirliği halindeler. Sebep güç, sonuç ise Haramilik! Sosyologlarda tanım ve terminoloji önemli. Konsepleri iyi çakarız. Sorunu teşhis etmeden sebep sonuç ilişkisi kurulamaz. Sosyal Soykırım var. Buna dilsiz şeytan olanın akibeti meçhuldur.

ZULME SUSANIN AĞZINI AHİRETE BAĞLARLAR!

Nur Talabelerinden biri zulümlere sustuğu için öldükten sonra melekler kabirde ağzını kapadılar! Sadık rüya! Biz susmayacağız, beklemesinler. Bistami der ki küçük esma yoktur. Bazı Sufilerce en azameti denilen Zül Celali vel İkram Süfyan ve Zındıka kesimi toz, un ufak etmeye yeter. Ya Hannan, ya Mennan. Cehenneme giden ihtiyarı kurtaran bu isimlerin yüzü suyu hürmetine Yarabbi. Süfyan ve Zındıka’yı hak ile yeksan eyle. Tek bir salih kul, cin ve meleğe bildirmediğin isimlerin hakkı kuvveti için zalimleri perüperişan eyle, peren peren böl, parçala, dağıt sisi Yarab! Sıdk, samimiyet ve sadakatla ismi azam dualar ismi azam etkisi gösterir. Kalbin, ruhi gönlün dua ettiğinden ırak ise, bağde harabul İstanbul olur. Sıdkı edayla rahmet arşında dualarımızı hüsnü kabul görenlerden eyle. Tövbe ediyorum ki samimi, sadakatlı ve vefalı dualar Hak katına çıksın inşallah. Hepimiz zalimiz ve günahkarız. Hiç bir insan, cin ve meleğe bildirmediğin isimlerin yüzü suyu hürmetine Yarabbi. Vechi Celalinle Azim sultanlığında kimsesizleri güldür Yarab! Kitabında zikrettiğin ve kimseye bildirmediğin her ismin hürmetine Yarabbi. Kuran’ı kalbimin baharı, gözümün nuru eyle. Gamımı hüznümü gider. Allah’ın esma-i ilahiyesi sınırsızdır. Ben bais-i fakirim, Sense düşkünlerin elinden tutan dediniz mi hiç? Karşılığında bilinen isim yoktur. Diliniz gönlünüze tercüman değilse ismi azamların hepsini sıralasanız, Allah dilinizin bağını çözmeyebilir. Farkında olmadan gizli kapı çalın, elber açılır birgün. Cibali Babaları yenmek zorundayız. Kalben dili çözün. Ben muztar-ı muhtacım, muztar olanların ızdırarını gideren de Allah’ım sensin dersin, ya Farice’l-hemm, ya Kaşife’l-gamm.

ZULÜMLERDEN KÜÇÜK BİR DEMET

Sadece Hizmet’e yönelik değil Karargah’ın kurduğu Yezid düzeni ve Süfyan Erdoğan diktatörlüğüne Hayır diyen herkes Sosyal Soykırıma uğruyor. Çukurova Üniversitesinde ihraç edilen akademisyen intihar etti.  FIKRA GİBİ OLAY!  Evi sık sık aranan mağdur diyor ki: “bundan sonra birşey arayıp da bulamazsam sizi arayıp soracam, malum evdeki her eşyanın yerini iyice bellediniz”… Polisler eşkiya olmuş, diplomaları suç unsuru diye topluyorlar.

Susanlar nasıl bir zulme susuyorlar, örnekler verelim. Ankara Güdül’de açığa alınan Komiser Mutlu Çil, intihar etti. Bartın’da Komiser Yardımcısı Muhammet Mertoğlu canına kıydı. Neden? Benden şüpheleniyorsunuz diye onuruna yediremedi. Karabük’te 23 yıllık polis memuru Zeki Cezayirlioğlu, beylik tabancasıyla kafasına sıktı. Çorum’da Sungurlu İlçesi’nde görevden alınan ortaokul Müdürü Ergülü Yıldız, kendini asarak yaşamına son verdi. 47 yaşındaydı. Polis memuru Hasan Hüseyin Can, ailesi evde yokken bunalıma girdi ve beylik tabancasıyla intihar etti. 46 yaşındaydı. Dr. Orhan Çetin,  İzmir’de görev yaptığı hastanebin 10. Katından atladı. Terör örgütü suçlusu gösterilmeyi içine sindiremedi. Çukurova Üniversitesi Araştırma görevlisi Mehmet Fatih Tırai, barış imzacısı olduğu için görev süresi uzatılmadı, travmaya girerek yaşamına son verdi. Tutuklular, eşleri üzerinden baskı kurularak itirafçılığa zorlanıyor. Eşlerine tecavüz etmekle şantaj yapıyorlar. Aç susuz bırakılıyorlar. Yakınları veya eşleri zziyaret edince onları da hapse alıyorlar. Yalnız kalsınlar, ölsünler, travma geçirsinler, intihar etsinler diye daha pek çok iğrençlikler yapılıyor. Yazmak kul hakkına girer. Bebeğini emzirmesine izin verilmeyenler, evladı yetimhaneye gönderilenler, aklını yitirecek kadar işkenceye tabi tutulanlar var. 50 bin öğretmen mağdur, işten atıldı, hapis ve çocukları aç susuz kimsesiz bırakıldı. Denizli’de Hilal C. öğretmenin suçu okulda öğretmenlik yapmak. İki küçük çocuğu var. Eşi de tutuklu. Torun sahibi 70, 80 yaşlarında dedeler ve nineler tutuklu. Tek suçları Hizmet’i sevmek, hayır ve hasenatta bulunmak, fakir çocuk okutmak, Afrika’ya kurban göndermek, zaman abonesi olmak, Bank Asya’da hesabı bulunmak. Suç olmayan ne varsa hepsi suç sayılıor Yezid düzeninde. Bunları sadece AKP yapmıyor. Karargah, ÖKK askerlerini görevlendirdi. Hapishane’den bir Hocamızın umut dolu hediyesi.

Elleri maharetliymiş (kuşlar el çizimi)…

Ankara Üniversitesi doktora öğrencisi Maliye bakanlığında Mühendis N.E 672 KHK ile mesleğinden oldu. Şimdi Ankara ve çevresinde boya yapıyor. Mesaj atmış: Ankara’da Eğitim seviyesi yüksek kişiden itina ile boya badana yapılır. Ankaraya yakın şehirlere de gidilebilir. 677 ile ihracim ogretmenlik ve mühendislik bitirdim istanbulda boya işleriniz itina ile yapılır 05446410598. Şaka değil bunlar. Ekmek almak için ter döküyor bu garipler.  Master doktora derken boyacılık yapmaya çalışan bir akademisyen bu. Hakim ve savcı iken evlere temizliğe giden hukuk mezunları da var. 85 yaşında %88 engelli, bakıma muhtaç raporu olan dede hapiste. Mağdur çocukları diyor ki çizdikleri resimde: Ya biz büyüklerimizi gözümüzde fazla büyüttük, ya da onlar ellerinde büyüttüklerini elin söylediklerine tercih ettiler… İnsanlık ölmüş, İslam’ın mezara girişidir. Denizli’de! Babaları tutuklanmış yavrucaklar, anneleri de tutuklanınca sahipsiz kaldılar. Nerdesin ey hümanizm! Lösemi, görme kaybı yaşayan Eşi hamile iken tutuklanıp cenaze aracı ile doğuma götürülen A.M öğretmeni de görmüyorsun… Kaç gün oldu bilmiyorum “Büyük kızım Ayşenur’un intihar etmeyi düşündüğünü” öğreneli… ” diyor gerçek bir hayat hikayesinde başörtülü bacımız. Ağlamak istiyorsanız, işte size bir sürü neden. Özel kuvvetlerde yurtdışı görevimden zorla getirildim 6 gün ellerim, ayaklarım, gözlerim bağlı işkence gördüm diyen var, ormana götürülüp eşii getirip burada tecavüz ederiz denilenler var. Kalp hastası, prostat kanseri. Gözleri yüzde 25 civarı görüyor ve tek böbrekli. 3 heyet raporu var. Buna rağmen tutuklu… Ergenekoncular Kuddisi Okkır’ın kanserden ölmesini yıllarca yazdılar. Bu mağduriyetlere uğrayan insan değil mi? Veya Ergenekoncu olunca daha mı kıymetli oluyordu?

BU ZULÜM DEĞİL DE NEDİR..! Kütahya’da ÜÇÜZ çocuklarından bir tanesi %98, diğeri %78 engelli, anneyi gözaltına aldılar. Dua bekleyen baba! 1 ve 5 yaşlarında kızları var. Anne gözaltına alınarak İstanbul’dan Balıkesir’e götürülüyor. Kendisi de gözaltına alınabilir. Antalya’daki cezaevleri toplama kampına dönüştü. 15 kişilik koğuşlarda 47 kişi adım atacak yer yok! Keyfi tutuklamalar sonucu ortaya çıkan manzara bu. Hitler rejmi, soykırım kampları gibi. Haksız biçimde tutuklanan A. Ş. isimli öğretmenin yaşadıkları vicdanları yaralıyor. Doğuştan Wolff Parkinson White hastası. Bir iyi, bir kötü haber var. Karargah, Hizmet erenlerini askere almıyor, 1 yıl erteleme yapıyorlar. Bedelli ile yapsınlar, gelmesinler diyor. Askere almama kriterleri ne bilmiyorum. Hizmet insanlarını donunun rengine kadar fişlemişler. Oysa Hizmet’te ne üyelik var, ne giriş çıkış! Mağdur mesajlarını yayınlayan arkadaş, dertleri, sıkıntıları, zulümleri okuya okuya kendi kendine konuşmaya başladı. AKP’liler sağır dilsiz!

Oscar ödülleri verildi ama Topal Domuz çiyan Çıbanbaşı ile Süfyan Goril’ini unutmuşlar. 15 temmuzdaki performansları Oscar’a aday olmalıydı. Süfyan’ın Mehdi ordusunun nerede batacağı bellidir. Akçakal, Akdomuz ve Akeşkiyalarını alsın götürsünler, ülke pisliklerden kurtulmuş olur. Dört bin askerle Rakka’ya giriyorlarmış.

KİMSEM KİMİM!

Sade bir dervişim. Allah’tan başka kimseden korkmam, kimseye biat etmem. Doğruları 5 metotla yazarım. Kanada’da eğitimini almış, 1000 saat stajını hastanede tamamlamış ve kayıtlı psikoterapistim. Eski gazeticiyim, 40 kitap yazarıyım. Çok üzülüyorum. Hint Bollywood filmi ÜÇ APTAL’ı mutlaka seyredin. Kasıntı, takıntılı insanları ikna ve terapide zorluk çekiyorum. Altın, çöpe düşsede altın! Bazıları sıddikiyetimden, vefamdan, sadıklığımdan şüphe duyarmış. Salih Zat’a sorun. Şikayet edenleri bir cümlede haşlayan, dervişi tanıyor. Başkasının derdiyle dertlenmeyen, hüzünlenmeyen, karşılıksız yardım etmeyenler heart based knowledge yolunda ilerleyemez. Tezimde şiiri var! İlham, hads, tahattur, hatırlama ve ruhsal analoji, kalbi bilgiye ulaşma metorlarıdır. İbni Arabi ustamızdır. Gözlerine baktıklarım konuşur! Sufi terapi tezim Kalbin Zümrüt Tepeleri’ine 80 gün Erbainle kalbe yolculuktur. 80 İngilizce şiirle akademik yazıldı. http://scholars.wlu.ca/etd/1634/ 

Ulkenin her tarafi ve insanlari tel tel dokuluyor! Ucundan azicik gosteriyorum, oysa enkaz cok buyuk! Devlet ve millet iflas etmis durumda! Daha bildiklerimin yuzde 20’sini bile yazmadim. Bu nedenle SUSKUN diyorum; siz konusunca neler olacagini az cok hesap edip anlayabilirsiniz! Mesela Fatih’deki yolsuzluk dosyasindan belgeli sadece 3 haber yazdim, 50 olabilirdi. Actiklari mahkemeyide kapattilar; tirsak korkak hirsiz! Harbiyeli arkadaslarini bogazda bogazlatan domuz komutanlarini da, bogazlayan Yobaz Siyasi Islamci canileri de, yobaz laik ekibi de unutmaz! Ordumuzu Harbiyemizi felc haline getiren bu Gladyocu domuz soylari hesap verecek! Fitil fitil burunlarindan getirilecek! Azinlik kesim bunlar. Akp’ye göz yaşartıcı bir mağduriyet gerekli, bu yolda herşey mübah. Çakma Muhtıra tutmayınca yeni yollar deniyorlar ve deneyecekler! Bülent Ecevit, Cem Karaca, Barış Manço, Mehmet Ali Birant yaşasaydılar şu anda cezaevindeydiler. 50 bin tecrübeli öğretmenin bir gecede haddini bilmez bir despot tarafından işsiz bırakılmasının alkışlandığı bir cehalet ülkesinde Hanzala adlı IŞİD teröristi Ankara’da konferans veriyor. Başka delile ihtiyaç var mı?

 Bu seytanin dudukleri olmasa kendimizi zinde tutamayiz; teyakkuz bir Sufi makamidir! Huzun de oyle! Allah bizi domuzlar guruhundan eylemesin. Itibar, san sohret takintin mi vardi ey Sufi! Senin uzerine simarik alaycilari yolluyorum ki ezsinler onu! Hamdolsun ki epey alaycim vardir! Alay edenleri okuyunca aklima hep Rabbimizin ayetleri geliyor! Zihnin ruhun kalbin otomatik tepkisi! Ayetler gozumun onunden seritle geciyor. Sen alay edeni gordun mu diye Rabbimiz soruyor! Bol bol gorduk! Yetim hakki yiyeni gordun mu? Gorduk! Veyl onlarin haline ki ates bekliyor! Kuran mealini smart phone veya iphonedan app indirip surekli bari dinleyin! Zalimlerin alaycilarin akibetleri bellidir; iman zalimden cikar! Namaz kiliyorsa zalimler, okuduklari ayetlerin manasini demek ki bilmiyor; Kuran girtlaktan asagiya inmiyor! Yatip kalkiyor putperest gibi! Simarik domuzlari defe koyup calsak, domuz derisinden defte olmaz! Hirsiz ugursuz zinakar surusu zulumleriyle ovunuyor! Belaya davetiyedir! O kadar fazla haram yemisler ki ne yazsak domuzlara viz geliyor! Simariklar utanmadan birde alay ediyor! Kuran’da 20 ayet var bunlar icin. Anadolu TOPRAĞI bu zulmü taşımaz titrer… Bir FASIKLAŞMIŞ KAVMİN HELAKINA ŞAHİTLİK YAPIYORUZ DİYE ENDİŞELİYİM… Allah’ım tez zaman da suçsuz yere yatan kalbi güzel yüzü güzel bu kullarını beraat ettir… Onlar bizim herseyimize el koysada kul olmamızı degıstıremezler, bu yeter bıze….. Mazlum ve Mağdurun sesi olmak ne güzel.. Ya Zalimin sesi olanlar onların vicdanları sönmüş. Olanların hiç bir değerle açıklanabilir bir yanı yok. Aralarında vicdanını olanlar varsa zulüm bizdense ben bizden değilim deme vaktidir. Bir cezaevi mektubu – YENİ ASYA http://www.yeniasya.com.tr/kazim-gulecyuz/bir-cezaevi-mektubu_424851 …

Mart 2016’da Perincek’in Vatan Partisi kurultayi videolarini izleyin; zeybek ile Yasar Okuyan Turkculugun de canina okuyorlar! Guc savasi bu. Bana meczup diyenler varmış! Mevlana’ya, Yunus Emre’ye zamanında Bediüzzamana da demişlerdi. İşte böyle bu yalan dünya, kimine göre meczup oluruz, kimine göre garip. Kendileri her türlü pislige bulastiklari için temiz pak nezih olana tahmmülleri yok. HOCAEFENDİ’nin topuğuna, yetişemezler, kılıolamaz bu seviyesizler! Özal, yüzde 99 mason olan Ankara bürokrasisine teslim olmadı. Erdoğan, bunca dindar bürokratla masonlara teslim oldu. Aradaki bariz fark bu.  20 kurumdan Karun kadar maaş alan adamlara ahlak, namus, insanlıktan bahsediyoruz. Tabiki sövüyorlar. Canını al ama haram kazancını almayın! O kadar çok beleş maaş alan var ki, bu embesillerden kurtulmak çok zor olacaktır. Gülen Hocaefendi, hiç kimseyi utandıracak bir şey yapmadı ve yapmaz. Bunu 50 yıldır anlayamayanlar sadece çıkarcılık ve çakallık yapıyorlar! Gladyo’nun AKP ve Erdoğan ile ittifakanı görmek neden zor geliyor? Bir Kerbela sendromu yaşıyoruz ki kimse farkında değil. Bunlar insan olabilir mi? Mahkemelerde işkence, baskı ve zulüm gören hiç kimse susmayacak. Kanla kurduğunuz iktidarda başkanlıkta boğulacaksınız: Kızıldeniz’in budur! Siyasetiniz batsın. Zulüm ile abad olan bir firavunu tarihte hiç duydunuz mu? Böyle bir İslam medeniyeti yok. İnsan olmayanlar hayvanlardır! Eğer bir kıyas yapmak gerekirse, Hz. Hüseyin’i şehit eden katil Yezid’in sahabe kadınlara tecavüz edip, sahabeleri öldürmesi kadar kötüler. Yunanlar bile Anadolu’da bu kadar mezalim yapmadı. Fransızlar Antep’de bir bacımıza sataştı, şehri cehennem ettiler dış düşmana. Gövdeye girmiş bu kurtcuklar sinsi, göremediniz maalesef.

Clip to Evernote

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi