7. Seans Hamd ve Şükür

7. Seans Hamd ve Şükür

Sufi terapi, öyle bir yolculuk ki, daha yolun başında öfke, panik atak, deprasyon, stres, kaygı bozukluğu ve kronik mutsuzluk gibi problemler yok oluyor. Gelişim ve kendini gerçekleştirme acı, üzüntü, keder ve kargaşa olmadan olabilir mi?

24 Sayfalık PDF Sufi Mektubunu buradan okuyabilirsiniz.

sufiterapinewsletter7Türkçe

Sufilere göre insan bir âlem-i sağîr’dir, mikro kozmostur, zübde-i âlemdir. Akıl, bizi gizli güçlerimizi gerçekleştirmeye yönlendirir, hayatın temel amacını belirlememize yardım eder. Ancak varoluşsal sorunumuzu tek başına çözemez. O nedenle insan gerçek benliğe ulaşmalı, İnsan-ı Kâmil olmalıdır. Ahsen-i Takvîm (yaratılmışların en güzeli) ile Esfel-i Sâfilin (aşağıların en aşağısı) arasında gidip gelen insan, hem bir mükemmellik imgesi barındırır, hem de kopuşla birlikte başlayabilecek bir bozulmaya meyillidir. İnsan, eğer varoluşsal problemini çözmek için, ebedi olanı arar ve kendini aşmak isterse bilincini kurgu, yalan ve idollerden; kalbini de hırs, kıskançlık ve öfkeden temizlemelidir ki Ahsen-i Takvîm’e ulaşabilsin.

Tasavvufta ruhsal gelişimin ilerleme aşamalarını temsil eden makamlar vardır. Her aşama kişiliğin daha mükemmel bir seviyeye dönüşmesine katkıda bulunur. İnsan gelişiminin yedi aşaması ve eşlik eden kişilik gelişim düzeyleri şu şekildedir:

Tevbe: Nefs-i Emmâre
Verâ: Nefs-i Levvâme
Zühd: Nefs-i Mülhime
Fakr: Nefs-i Mutmainne
Sabr: Nefs-i Râziyye
Tevekkül: Nefs-i Marziyye
Rızâ: Nefs-i Kâmile

Mevlânâ; bize hep mükemmel insan reçetesini sunar, güzel huylu, dürüst, çalışkan, alçak gönüllü, hoşgörülü, kısaca örnek ve olgun insan olmanın yollarını anlatır. Özellikle Mesnevî’nin; kendisiyle, yaratıcısıyla ve dış dünyadaki bütün varlıklarla barışık, huzurlu ve mutlu insan olmanın tarifi üzerine kurulduğu açıkça müşahede edilir. O, eserlerinde sunduğu anlamlı fikirleriyle, insanı ve toplumu inceleyip problemlerine çözüm sunan bir düşünür; psikolojik analizleri, olumlu telkin ve ümit aşılayıcı sözleriyle bir yaşam koçu, aynı zamanda bilimsel konularla ilgili olarak söylediği beyitleriyle de gizemli bir bilim adamı hüviyetindedir.

Tasavvuf, adıyla olmasa bile, muhtevâsı ve müesseseleriyle Allah Rasûlü’nün (s.a.v) hayatında ve Kur’an’da vardır. Tasavvufta önemli olan, Hakk’ın rızasını kazanmak, nefsi temizlemek, Allah Rasulü (sav)’nün ahlâkı ile ahlâklanmak, kalbin boş işlerden alakasını keserek İslamî esaslara uygun bir hayat yaşamaktır.  İmam-ı Gazali’ye göre Tasavvuf, ilmin özüdür. Nefsin ağır gelen zorluklarına katlanmak, onun kötü huy ve çirkin sıfatlardan arınarak, Allah’tan başka her şeyi kalpten boşaltarak, kalbi Allah’ın zikri ile süsleyip güzelleştirmektir. Ahiret saadeti nefsi men ve dünyayı terk etmekle mümkündür.

Necip Fazıl ise: “Tasavvuf, İslam ruh ikliminin, su gibi, güneş gibi, ağaç gibi ana unsurudur. Belki de hepsi birden.” der ve ekler: “Tasavvuf, ruhtan gelip akla hisse veren; lakin aklı kendi hissesine asla karıştırmayan ve gayeyi ‘Ne akılla olur ne de akılsız’ diye tespit eden ilahi bir marifettir.”

Sûfi, Allah’a yönelen insandır. Tasavvuf, bir yeniden doğuş sanatıdır. Sufi terapi, bir kimsenin doğallığını yeniden kazanma sürecidir. Sadi Şirazi, Bostan eserinde şöyle der: Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir. Yalnızca bir çeşit Güzel vardır; ama görüntüleri, renkleri, desenleri binlerce çeşittir. Suçu başkalarının üzerine atmak şeytandan beri şeytansıların adetiydi.

Mevlana Celaleddin, Divan-ı Kebir eserinde şöyle diyor:  Ey gönül, işlediğin suçlara, kusurlara karşılık, Hakk’tan özür dilemek için neler düşünüyorsun? O’ndan sayılamayacak kadar lütuflar, iyilikler, ihsanlar, vefalar gelmede, senden de bunca hatalar, kusurlar, cefalar görünmede… Şu içinde bulunduğun tek anlık ömrü bir fırsat bil ve onunla meşgul ol. Ne geçmişle üzül, ne gelecekten kork! 19. asrın meşhur Sûfisi Abdulmecid Hânî ise der ki: Nefsine esir olmaktan kurtulmuş hür insanlar, ibadeti sadece Allah’a şükür için yaparlar. Onların ibadeti ne bir korkudandır ne de bir şey istedikleri içindir. Sûfiler ısrarla vurgular: “Kendini bilen Rabbini de bilir.”

İslam düşünürü İbn Sina (ö. 1037) “Onlar Allah’ı unuttu, Allah da onlara kendilerini (enfüsehüm) unutturdu.” (Haşr suresi, ayet: 59/19) ayetinde buna işaret olduğunu belirtir.  “Çünkü ayette ifade edilen insanın Allah’ı unutması ile kendini unutması arasındaki ilişki, kendini bilmesi ile Allah’ı bilmesi arasında da geçerlidir.”

Allah, kuvvet ve kudretin yalnız kendisinde olduğunu anlatmak için insanların karar verdikleri şeyleri bozar, zıddını meydana getirir. Bazen de kararında azmetsin, yapacağı şeye tamah eylesin diye o kararı bozmaz da sonunda bozar, bu da tembih üstüne tembih olur. Yapacağın işlere iyice niyetlenir, yapmayı kurar, kararlaştırırsın. Bazen bu kararın denk gelir. Gönlün tamahtan düşer, niyetini sağlamlarsın. Sonra tekrar o niyet bozuluverir!

Mevalanadan: Seni tamamıyla muratsız bir hale getirseydi gönlün ümitsizlenirdi, dilek tohumunu nasıl ekebilirdin? Muratsızlık, cennete kılavuzdur. Ey yaradılışı güzel, “Cennet, istenmeyen, hoşa gitmeyen şeylerle, murada nail olmayışlarla kaplanmıştır” hadisini işit! Senin muratlarının, görüyorsun ya, ayakları kırık… ama öyle adam vardır ki bütün muratları olur. Şu halde O’nun tarafından gönülleri kırılanlar, O’nun yolunda O’nun aşkında doğru olanlardır. (Mevlana/ Mesnevi III, 4460-4465)

Endişe ve kaygılarınızı normalize etmek, stres oluşturan faktörleri elimine edip bırakmak, düzeltmek için aksiyon planımız şöyle:

a) Dikkat egzersizi. Otomatik olumsuz düşünce panik atak yapan duygunuzun ikizidir. Bu düşünce oluştuğunda mutlu bir anınızı hatırlayarak dikkati başka bir resime odaklamalısınız. Bunun için zihninizde mutluluk resimleri, imajları hazır hale getirilmeli. Bir kaç tane düşünün.

b) Dengeleme ve bloke etme. Bu yöntemle olumsuz duyguların ortaya çıkışını bloke etme alışkanlığı, olumlu düşünce kazanacaksınız.

c) Yeniden yapılandırma için yeni davranış biçimi oluşturmalıyız. Burada aktif dinleme yaptığınızı diyaloglarda muhatabınıza gösterin.

d) Konuşan insanı çok iyi dinleyin. Onun kurduğu cümleye kendi kuracağınız cümle, vücud dili ile farklı hemen cevap verin. Ona değer verdiğinizi gösterin.

e) Empati yaparsanız sempati oluşacaktır. Konuşma pozitif bir zemine kayar. Dinlendiğini anlayan insan sevinir, olumlu dönüş yapar.

f) Sokrates konuşma tarzı geliştirin. Kendinize özgü pozitif zeka ürünü espiriler, her şeyin olumlu yanını görme, önplana çıkarma.

g) Maruz bırakma yapacağız. Model bir rol oyunu ile sizi strese tabi tutacak ve hep kaçtığınız, kaçındığınız kaygının üzerine gideceğiz.  Kısır döngüyü böyle kıracağız, sonlandırıp, düzeltecek, yerine olumlu farkındalık düşüncesi inşa edeceğiz.

h) Her cuma günü Yasin okuma stresi yok eder.. Ezberlenecek İsmi Azam duası, Yasin’den peygamberimizi (sas) görünmez yapan dua. 3 veya 7 defa okunabilir.

Ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feagşeynahüm fehüm lâ yübsirun

l) Her gün sabah ve akşam aşağıdaki duayı okuyunuz:

Allahümme ma esbaha bi min nimetin ev bi ehadin min halkıke, fe minke vahdeke la şerike leke, felekel hamdü ve lekeşşükür

duasını, gündüz okuyan o günün, akşam okuyan o gecenin şükrünü ifa etmiş olur.) [Akşam okurken esbaha yerine emsâ denir.]
[Bu dua çok kıymetlidir, ezberleyip gündüz ve akşam okumayı ihmal etmemeli.]

Yaptığı ibadetlere rağmen egosu, tarzı ve insan ilişkileri hiç değişmeyen bir insan, ibadetlerin ruhi besin değerinden yeterince yararlanamıyor demektir. Bu ise, ciddi anlamda, bir şeylerin yolunda gitmediğinin ve farklı bir bakış açısıyla gerçekten değişmek gerektiğinin göstergesidir.

 

Faruk Arslan

MSW, RSW, Psikoterapist

Uzman Klinik Psikolog 

Clip to Evernote

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi