Ayıyı dansa kaldırabilirsin ama; dansın ne zaman biteceğine ayı karar verir! Rus Atasözü

Gerçekte zulümler gizlenemiyor. 86 yaşında, Prostat kanseri, tek bir böbrekle yaşayan ve yüzde  %75 kör olan bu abimiz niye hapiste? Çünkü Tiran Erdoğan, hayatı hayır hasenatla geçmiş Hak dostu Hizmet’in mütevellisi müslümanın hapsedilmesini istiyor.

Rusya’nın gücünü küçümsemeyelim.  Vatan haini ortağı Doğu Perinçek: Cemaate operasyonları başlatan biziz, Erdoğan bize destek veriyor. Tüm domuzlar aynı safta. Hırsızlar polisleri yakaladı Türkiye’de… “MÜSLÜMAN NOEL KUTLAMAZ” eyleminiz bittiyse şimdi sizi “MÜSLÜMAN HIRSIZLIK ve YOLSUZLUK YAPMAZ” eylemine davet ediyoruz.. Sözün Bilmez Bazı Cahil Elinden, Edep Ağlar, Erkân Ağlar, Yol Ağlar.

Hapiste esir tutulan Prof. Dr. İbrahim Cerrah Bey’in annesi FATMA hanımefendi vefat etti. Tüm dostlarımızdan dua ve Yasini şerif bekliyoruz. Sana bunları reva görenler utansın. Fatma ana bunlara dayanamadı. Küçük kızına bile acımadılar. Başın sağolsun. Çok üzgünüm. Güzel insanlar yetiştirmişsin Fatma ana. Hatice anamıza komşu olasın! Ey dost sesim sana ulaşmaz ama ruhun hisseder. Başın sağ olsun!

Yönettikleri ülkelerde baskı ve Zulümle pek çok kişinin ölümünden sorumlu tutulan ünlü diktatörlerin davranış şekilleri ve sözleri değişmiyor.

“Bir şeye niyetlenirken başka bir şey yapacağını söylemek ve sonunda hiçbir şey yapmamak politikadır” Saddam Hüseyin

“Hadi şehirlere inip serserileri öldürelim” Radovan Karaciç

“Kitap okumak zararlıdır” kültür devrimini yapan ve ülkesinde eskiye dair ne varsa Yakıp yıkan Mao..

Ya şevk içinde harâb ol, ya aşk içinde gönül Ya lâle açmalıdır göğsümüzde, yahûd gül.

Kapıların arkasında Bölüşürler pazarı, Çıkarları çatışınca Başlatırlar savaşı.. Vatan millet hep palavra Savaşlar da bahane! Bu düzende tek kural var: Artmalı hep sermaye… Siyasal İslamcı görüşler gerilime, çatışma diline ihtiyaç duyar. Siyasal İslam Düşmanlıklara, gerilimlere dayalı olarak etkisini sürdürmek ister Günümüzde silahlısından, demokratiğine, devrimcisine kadar bütün siyasal İslamcı ekoller batı-ABD-İsrail düşmanlığından beslenir. Siyasal İslam İslam’ı bir nevi “izm”, ideoloji haline getirmek, nutuklara, sloganlara, tepkiselliğe hapsetmektir. Soykırım yapmayı planlıyor ve gündemi nasıl saptıracaklarını şaşırdı bu domuzlar!

Tiran Erdoğan ve Cübbeli Ahmet, satranç düşmanlığında buluştu. 7 yaşımdan oynarım, ortaokul ve askeri lise şampiyonluğum var. Tersim yobazlara! Babam Osman Erbakan’ın TSK’da sağ kollarındandı ama bize 7 yaşımızda satranç öğretti, aile sporumuzdu, 3 kardeşle evde turnuva yapardık hep! Satrançta babamı 12 yaşımda yenmeye başladım, abim Ömer ve kardeşim Fatih’i de hep yenerdim. 14 yaşımdan sonra yenildiğimi hatırlamıyorum. Bakü’de doğmuş 53 yaşındaki Garry Kimovich Kasparov Rus asıllı Dünya Satranç şampiyonudur. 1995’de Kah’taki evini kamp yeri olarak kullandım. Garry Kasparov hakkını helal etsin. Kah’taki evinde dev satranç taşlarını görünce dayanamadım, duvardan atladım, ev boştu. Validen izin aldım. Garry Kasparov, Azerbaycan’dan kaçmıştı ve evi kullanılmıyordu. Dev satranç taşları ile öğrencilerime satranç oynamayı öğrettim elbette! Satranç oynamayı bilmeyen ülke yönetemez, muhtar bile olamaz bana göre! Yavuz ve Fatih satranç oynardı. Mevlana ve Ömer Hayyam uzmanlarıydı. Azerbaycan’da her mahallede bir satranç okulu vardır. Cübbeli Ahmet ve Erdoğan gibi yobazların satranç anlayışını görün, ders alın inşallah!

Doğu Perinçek, Erdoğan’ın dostu nasıl oldu? Bu domuz 25 yıldır listeler yayınlar ve infazlar isteyen bir İslam düşmanıdır. Satranç insanları düşünmeye ve kritik yapmaya sevkeder. Siyasal İslam Batı düşmanlığından beslenir, ama batı yöntemlerini benimser. Milli Görüşcülerin çoğu satranç oynar, nargile ve sigara içerler. Siyasal İslam’ın hemen bütün versiyonları bir düşmana, ötekine ihtiyaç duyar ve kendi kitlesini “ötekine” göre konumlandırır.. Siyasal İslamcı “düşman,tağut,küfür,cihat” kavramlarını pek sever. Ancak bidat olan herşeyi yaparlar. Erkek kız karışık nargilecilere bakın. İslam’ın tezlerinden, ahlaka, yaşantıya dair esaslarından hoşlanır ama asla yapmazlar. Siyasal İslam’ın Esas amacı Batının üstünlüğüne, gücüne İslam’ı referans alarak meydan okumaktır. Söylemleri budur. Aşağılık kompleksiyle Batı üstünlüğüne karşı teoride savaşır Siyasal İslamcı, ancak icraatta hiç yapmazlar. Gösteriş budalası ahlaksızlardır. Gökhan öğretmeni işkence ile şehit eden bu domuzların Türk ve müslüman olmadıkları çok açıktır.

Siyasal İslam Kitleleri imanla, inançla beslemek yerine sloganlarla ayakta tutmaya çalışır. İslam bir siyasal parti ve politika ile aynı çatı altında olduğunda siyasete, günlük politikalara ve politikacıların kısa emellerine malzeme. Bir cemaate vakfa derneğe yardımda bulunanlar onun yönetimine katılmakta ve onu denetlemektedirler. Türkiye’de cemaatler, vakıflar halktan para alıp halka hesap vermektedirler ve tabii bir denetim mekanizması, şeffaflık işlememektedir. Hizmet hareketi kurumları şeffaf idi ve hesap vermeye açık idi. Erdoğan ve ailesi vakıfları hırsızlıkları, tecavüz olayları ve nerede kullanıldığı bilinmeyen bir bakkal işletmesidir. Hırsızlar, polisleri yakaladı ve vatan haini diye gaspçılara yutturdu.Cemaatlerin,dini gurupların devletle kuracakları bağımlılık onların özerkliğini yitirmelerini ve devlete/hükümete bağımlı hale getirir. Hutbeler,vaazlar hükümet politikaları doğrultusunda hazırlanmakta ve bütün Diyanet kurumu camiası gücün ve siyasetin yörüngesine alınmakta! Bu günlerde DİB bir iktidara payanda olmak, eksik gediğini kapamak ve propagandalarına alet olmak durumundalar. 28 Şubat gibi süreçlerde Diyanet camiası dinin emirlerine aykırı işler ve açıklamalar yapmaya zorlanıyordu. Bizdeki sistemde din adamları,imamlar,müftüler, yanlış ve İslam’a aykırı olduğunu bilseler de hükümet politikalarına direnç gösteremezler. Diyanet camiası şu anda hükümetlerin memurlarıdırlar. Devlete, hükümete rağmen bir şey yapmaları mümkün değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın iktidarlardan etkilenmeyecek şekilde özerk olmasına ihtiyaç vardır.

Tarihin her döneminde güç ve iktidar dini ve değerleri erozyona uğratmış yozlaştırmıştır. Gücü ve hikmeti ancak melik peygamberler ve az sayıda seçkin kişi bir arada ve değerleri-dini yozlaştırmadan götürebilmiştir. İktidarlar din ve değerlerin ölçülerini kendilerine göre sündürme, kendi lehine kullanma, çoğu zaman yozlaştırma yoluna gitmişlerdir. Din/değerler siyaset/güç ilişkisinde kaybeden ve kullanılan hep din ve değerler olmuştur. İktidar sahipleri her dönemde din ve değerleri kendi güçleri, saltanatları namına esnetmek, kullanmak istemişlerdir. Sloganlar üzerinden yürüyen İslam anlayışı, Egosuna yenik düşmüş, ekseninden kaymış, dünyevi beklentilere teslim olmuş siyasetçiler üretiyor. Sloganlar üzerinden yürüyen İslam anlayışı, Üsame Bin Ladinler, Eymen El Zevahiriler, IŞID’çılar, El Kaide’ciler üretiyor. Hak ehli devrin sahabelerine hicret düşüyor. Belli ki İslam’ı ve hizmetleri ülkemizde artık yeşertmeyecekler. Tüm ağaçları kestiler.

Müslümanlar son 100-150 yılda Batının ideolojilerini, siyasi mücadele araçlarını, yöntemlerini tercih etti. Tepkisel insanlardan kuru kalabalık oluşturulabilir, ama düzenli bir bütün ortaya çıkmaz. Re-aksiyoner, düşmanlıklarla ayakta kalan kişilerden ideal insanlar çıkaramaz, bir medeniyet kuramaz, olumlu şeyler üretemezsiniz Re-aksiyona dayalı hareketlerle bir husumet, düşmanlık, çatışma oluşturabilirsiniz.  Siyasal İslam bir nevi İslam’ın ideoloji haline getirilmesidir. Söylemlerini düşmana bina etmek, komplocu yaklaşımlara yaslamak durumunda. Maalesef her türüyle siyasal İslamcılar re-aksiyoner ve hep düşmana, ötekine ihtiyaç duyuyorlar. Siyasal İslamcılar Hal ehli insanlar, örnek toplumlar üretemiyor. Sloganlar üzerinden yürüyen,düşmana göre kendini konumlandıran İslam anlayışı kendi tezlerini ortaya koyamıyor.

Umutsuz değilim. Bu süreç milyonlarca dava adamları doğurdu. Kur’an’da bahsedilen başak gibi hepsi dolu ve dolgun. Elbet yarın bizimdir, güneş doğmuş batmış ne gam, istikbal bizimdir…

Clip to Evernote

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi