GÖKTÜRK: YENİ ERGENEKON

GÖKTÜRK: YENİ ERGENEKON

AKP ile Cemaat arasındaki cedelleşmeyi örgütleyen çete yeni Ergenekon: Göktürk yapılanması tüm iç ve dış şebekeleriyle fitne çıkarmaya abanıyor. Kamuoyunda uzun zamanımızı alan ERGENEKON örgütlenmesinden sonra fazlaca dillenmeyen bir konu var: ERGENEKON’un yerini alan GÖKTÜRK örgütü. Buda nereden çıktı, daha öbürü ortada dururken diyeceksiniz ama ben yazalı iki sene oldu. Buyurun okuyun:

http://www.farukarslan.com/genel/ergenekon-olmadi-gokturk-verelim-yeni-yazim/

Ergenekon yapılanmasının kabuk değiştirdiğini ve yeni bir isim aldığını ilk defa burada yazdım. Patent hakkını tescil ettirmek için de açıkladım: Ergenekon’un yeni adı Göktürk’tür. Deşifre olmamış yeni isimler ve kadrolarla donatılan yeni derin devlet, yapısı içine artık alnı secdeye gelen muhafazakarları ve Kürtleri de alıyor. MİT’deki karakoyunlar, Türkleşmiş unsurları yöneten dine uzak Çerkezler yine işbaşında! MİT Müsteşarı Hakan Fidan yeni yapı ile uzlaştı. Artık dinle, azınlık ve etnik yapıyla barışık yeni sistem, gelecekteki en büyük tehdit olarak cemaatı gösteren araştırmalar, projeler hazırladı, başbakana sunumlar yaptı. Yeni ismin babası ve teorisyeni Encümeni Daniş-i ve projeyi onaylanan Milli Birlik Komitesi’ni kutlarım. İktidar ve muktedir olduğuna kendisini kaptıran AK Parti’ye de “çakma Göktürk”le uğurlar dilerim! 7 Şubat krizini hazırlayan ve truva atı olarak sahneye koyan MOSSAD ve New York merkezli çete ödülü hak ediyor. İçimizdeki kara koyunlar ancak bu kadar pespayeleştirilir ve kendi halkına karşı kullanılabilirdi. Ülkemizin ve insanlarımızın hayatını bu tip örgütlenmeler karartıyor…

Zeki Arslan veya twitterdaki adıyla Aras Dağlı adlı eski bir askeri istihbarat subayının izlenimleri ve tesbitleri şöyle: 2004 yılından sonra ERGENEKON’un bir kısmı bu adı çıkmış eski ERGENEKON tayfası ile olayın çok gitmeyeceğini anlayınca özellikle AVRASYACILIK yapan kanat, ERGENEKON’un diğer ABD, İNGİLTERE, ALMANYA, İSRAİL bağlantılı kanadı ilk önce 2005 yılında gizli bir operasyona giderek kendi içlerinde tasfiye sürecine girdi. Olayın önemli olan ekonomik boyutundaki dağılımı bu gurubun elinden her şekilde alarak yeni bir sistem kurdular. 2006 yılında CUMHURBAŞKANLIĞI şeçimleri öncesi çeşitli Danıştay, Hrant Dink katliamı gibi olaylara büyük imza atarak özellikle AK Partiyi herşekilde tasfiye etmek için uğraştılar. Çünkü AK PARTİ sistem olarak onlara tamamen ters bir zihniyetin, en önemlisi ekonomik kaynaklarının DEVLET İHALELERİNDEN alacakları pay ve diğer tüm gelir kaynaklarının önüne geçiyordu.

ERGENEKON yaptığı tüm operasyonlarda başarısız oldu ve AK parti 2007 Temmuz seçimlerini kazandı. ERGENEKON OPERASYONLARINA başlayıpta tahmin etmedikleri şekilde gözaltılar başlayınca şaşırdılar, paniklediler. Operasyonlar çok ciddi manada devam edince, bu operasyonlar içinden belirli guruplara ERGENEKON’un BATI tarafından sızmalarla bazı makamlar konusunda yeni anlaşma yaptı. Yeni bir versiyon derin yapı oluşturmak için çeşitli konularda pazarlık yapılarak anlaşmaya varıldı. Anlaşmada eski yapıda ismi çıkmış kimler varsa sonuna kadar gidilmesi kararı alındı. Ancak bu esnada da yeni oluşum için anlaşan taraflar çok modern yeni OSMANLI sistemi modele uyacak görüntüde ve tarzda bir yapılanmaya gittiler. Yapılanma tamamen hukuku ve legalite görümünü alarak onun üstünden iş yapılacaktı.

Kirli hareket dediğimiz operasyonel hadiseleride modern tarzda götürecek dünya normlarına uygun olacak yeni Göktürt yapısı, özellikle devletin içinden gelen eski yapıyı yeniden yapılandırdı. ABD ve İSRAİL ile yakın ilişkili olan MİT ve EMNİYET, TSK’dan emekli olmuş kimselerde bu yapının en geri planına ombudsman olarak oturtuldu. Geride kendileri, ilerde hücreler halinde yapılanmış, özellikle de bazı İslami camiaların gurupları içinden seçilmiş insan yapısı ile güçlendirildi. Yeni şekle sokulan bu yapıda tetikçi gazeteciler devşirildi, sağ medya ele geçirildi ve fitne çıkarnaya hazır duruma getirildi. Çeşitli devlet içindeki kurumlarda da uzantıları revize edilerek yeni bir hal aldı. Bu yeni yapıda, hem muhafazakar İslami milliyetçi kesim, hemde laik kesim olarak ortak bir çalışma konsensusu tesis edildi. Yeni ad olarakta GÖKTÜRK ismi koyuldu.

Burada yapının BEYİN merkezi akıl İNGİLİZ idi. ABD sermayeside her zamanki çeşitli Siyonist yapılarda bulundurulan yüksek meblağlı emtia ile ekonomik gücü destekledi, AK partililerin büyük inşaat ihalelerinde paraya doyurulması ve göbekten yapıya eklemlenmesi için zemin hazırlandı. Tabi ki, ön açacak ilk hadiseleride en çok korktukları bu yapılanmayı tam manası ile öğrenince önünde durucak kişi merhum MUHSİN YAZICIOĞLU oldu. Merhum öyle bir kaza görünümünde NATO Özel Harp timi operasyonu ile suikastle ortadan kaldırıldı ki, ulusalcı oylar bölünmesin, milliyetçilik mezeleri olsun! Daha sonra, bu yapıyı çabuk farkedebilecek bazı kimseler komplo, şantaj ve yine kazalarla ya ortadan kaldırıldı veya da diğer senaryolarla itibarı çizildi. Bir çok kimse bertaraf edildi. Bazı istihbaratçı ve bazı polis şeflerinin intiharı ve şüpheli ölümü böyle bir yeni yapının oluşumuna karşı olduklarını gösteriyordu.

Yapı şöyle ki, bazı çok önemli uluslararası alanda kıymetli olan eski yapıdan gelen TAPINAK ŞÖVALYELERİ mensublarından bazılarını da kanunlar karşısında bile küçük cezalarla kurtardı. GÖKTÜRK yapısının önümüzdeki yıllarda en büyük hedefi, Türkiyede bir kaos ortamı ile birlikte coğrafyamızda gelişecek olaylarla BATI’nın ve İSRAİL’in direktifleri doğrultusunda TÜRKİYE’yi bölmek için mücadeledir. Karanlık kurulları düzenli olarak toplanıyor ve tamamen fitne çıkarma üstünde çalışıyorlar. Unutmayın, bu sefer GÖKTÜRK olayının içinde önemli olan, pek çok muhafazakar, dindar, milliyetçi görünüm önde geliyor.

Milli bir derin devlet kurabilmenin tek reçetesi, geçmişte yapılan hatalardan ders almak, aşırı ırkçılıktan arınmak ve tam bağımsız olabilmektir. Muhafazakar Türkmen ve Oğuz Türkleri, asırlardan sonra ilk defa son otuz yıl içinde eğitimli, kültürlü hale geldi ve bürokrasiye, yani devlete talip oldu. Hrant Dink suikastının ardındaki yeni Ergenekon’u, yani Göktürk’ü ıskalarsanız, fitne devam eder.

Mahkemenin adaletsiz Dink kararını bozması ve yeniden yargılama süreci iyi takip edilmeli. Bu dava, “Ergenekon olmadı, Göktürk verelim” diyen  derin yapılanmanın ne kadar güçlü olduğunu ortaya çıkaracak. Üzücü olan, İslam’da ters olan, ama aynı aşırı ırkçı zeminden beslenen muhafazakarların bu oyuna gelerek, kin ve nefreti ‘milli çıkarlar’ diye satan şeytanın avukatlarına inanması, makam ve güçlerini devam ettirme adına kuvveti hakka tercih etmeleri.

Hükümet ile Cemaat arasındaki krizi pompalayan karanlık yapı üzerine gidileceğine günah keçisi olarak cemaatın cezalandırılmak istenmesi ve cemaata operasyon sinyali verilmesi, Göktürk’ün planlarının tıkır tıkır işlediğini ispatlıyor.

farukarslanosmanlilogo

Clip to Evernote
1 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi