Patlayana kadar yiyin!

Patlayana kadar yiyin!

 

Yalakalar gemisi kalkıyor, son düdük çaldı!

Koşunuz, havuz medyası taştı taşacak!

Titanik batmadan gurur yarışı var bugün!

Kızıldeniz’de boğulacak orduya yazılma günüdür!

 

Matem yok, ağlama yok, ırkıma yok tasa!

Yurduma doğacak güneş elbet bir gün!

Yarın bizim, zalimin kalbine mühür vurulur!

Tebliğ makamı geçer kalbi Hüda binlerce Sufi’ye!

 

Şehidin, evliyanın kanı ile yoğruldu Anadolu evi!

Beşik idi Havva’ya, anne oldu İbrahim’e koynu!

Yakmadı ateş Nemrud’a inat, korudu Rabbim!

Gül devri yakındır, açtı sinemizde binbir Gülen!

 

Matemim nefsime, kızmam kimseye, taşlamam!

Nereden çıktı bunca gulyabani, şeytan düdükleri!

Oysa sevgi ekmiştik toprağa, toprak olduk güle!

Neredesin ey Mevlana, Yunus, hani Yesevi Ahiler!

 

Şeref, onur tatile çıkmış, matbuatın yüzü kapkara!

Alçak ile namussuz kalmış nöbette, vicdanı satılık!

Ne sağcı, ne solcu kalmış, savunan topçu bile yok!

Namussuz namusluya vurun kahpeye diyen deyyus!

 

Maskeli balo seyranı, sanki 14 çeşit hayvan geçidi!

Cümlesi insanlıktan uzak böğürür, sözüm kalmadı!

Anlamam dillerinden Hz. Süleyman, Davud değilim!

Delil bol, insanca konuşsa koklaşmadan anlaşırlardı!

 

Ne çok ifrit varmış bilmezdim, cinlerden korkunç yüzü!

Ne zaman doldu bunca kin ve nefret, patladı patlayacak!

Lavlar yağacak, tepenize taş, mağmalar boğacak evinizi!

Sövün, küfredin devran sizin, kusun kusmukla yaşanmaz!

 

Her soğan doğranırken gözlerden dökülür onca yaş!

Bir ülke soyulur, dökülmez iki gözünden bir damlası!

Gaflet perdesi Kalın, Fatihlerin Alo Fatihi memleketin!

Emir halifeden günah işlemez Ayetullah, haydi marş marş!

 

Devlet adamıymış, yuh senin suratına tükürseler yazık!

Hizmet et, hamiyet et millete, kim dedi ceberrut efendisin!

Yoksa gayretin istifa et, kamu hakkı elbet boynuna dolanır!

Oy verdiysek hadim bir hadime ol, sen ücretli bir divanesin!

 

Kan damlar gözyaşımdan, kalemde mürekkep kurudu!

Kalmamış bir nebze onur, ülkemde irin akar oluk oluk!

Patladı cerahat, şifası yok, akacak kirler bocanacak başa!

Münafıklar, zalimler, huysuz nice maskeler düşer bir bir!

 

Alimi zalim oldu zulme susar, semeri kitap yüklü şeddeli!

Okumuşu akademide esir, makam tatlı, gitmesin koltuklar!

Sövün sizde aman kurtaracak sizi yığdığınız mal ile mülk!

Kalmadı bu dünya Süleyman’a, sinen Sırtlan kadar pısırık!

 

Karabaş olmuş havlar Metin’i, oysa Nur okumuş sandık!

Nerede kaldı Risale aydınlığı, Ak bir Gündüz idin sen!

Kemikleri sızladı, ruhu incindi üstadın, Nur olmaz sürü!

Talabeyim demek kolay hani nerede mert 10 dava adamı!

 

Firavun nefsi dese: Gülen Rabbim Allah dese öldürün!

Dedi işte duyun, uyanın, yoksa uykuda mısın Nur ehli!

Anladım öldüreceksin Piri Sani’yi Piri Muğam’a rağmen!

Lal kesildiniz, nerede Paksu, Çantacı, Fırın’da mı bulgur!

 

Susun, sakın aydınım demeyin, iyi gün dostu yakışmadı!

Firavun’a sihirbaz bile olmaz sizden, davanız çürük çarık!

Nemrud’a biat esas, ellerinizi ayaklarınızı çarpraz mı keser!

Kıyamet günü söylersin, Vallahi Rabbimiz Bir Adli Mutlak!

 

Toplasan, çarpsan, bölsen yandaş kalemin topu kırık!

Etmez onca padişah soytarısından yarım bir adam!

Necip Fazıl derdi, alçaklık bir seviye, bunlar Çukur!

Çengi oynar Zengi, bilir kendini, maskaradır avarası!

 

Kaleminden çift damlar yazarın, iki damla da kan!

Kara olsa Gülle’n ne yazar, karalar bağlamış namert!

Utan, adını koymuş annen, Mustafa, Ali, Nihal bir su!

Batmış boğazına kadar, villası olan gazeteci eyyamcı!

 

Karı koca Çingene gibi raks eder ROKcu, goygoycular!

Dansöz olsa az kıvırtır, Alçı’dan beter, hepsi çıkarcılar!

Tez bir can’ı bağlasan domuz ahılına domuz  dinlemez!

Makyaj yapsa kurtarmaz ne Bar olmuş evi Canan’ın Las’ı!

 

Tel tel döküldü Tuna’sı, Akyay oldu karayay, güya ziyalı!

Dilini eşek arısı soksun, oldum olası Kekeç bir kekeme!

Doldur keseni, çal kopuzunu sevilmez Sevilay’ın papazı!

Kömür’leşen kalemler, kim tutar çatlayana kadar yiyiniz!

 

Koru’yamadığı Kıvanç duyamadığım Taha’sı battı, gitti!

Akyol oldu Mustafa ile babası, Altaylısı dayanamadı gitti!

İpek’ten bekledim Öz bir Beraat, olmadı Liberal özgürüm!

Midem bulandı, cümlede şiş yanmasın kebap yiyelim havası!

 

Aydın da ne bal kaldı, ne Petek, kiralandı Küçük Cemler!

Tanık bir Ünal var elde kalan, bir Memiş bir Yonca rotası!

Gerisi dümen suyuna beste, çaya, çorbaya atılmış bol tirit!

Ilıca’dan Nazlı ayakta, topu teslim oldu, tası tarağı dolu ifrit!

 

Korkmaz sandığım Tamerler korktu, kimlikleri tarumar!

Aköz’den bayağı öküz çıktı, Dilenci Diler’i taça Ergüvan!

Sütü bozuk Perin ile çek bir numara, ittifak eyledi arsızı!

Yalan dolanın ifşası kalemi olmayan Mağden Peri’ye kaldı!

 

Karaman’ın koyunu sonra çıktı hayret Cengiz fetva oyunu!

Kalmadı vicdan, Selvi boylusu, Tayyar’ı aldı başını gittiler!

Özlem’in Hakan’ın Albayrak yaptılar Serhatca fecaatlerini!

Çakır’ın Mehtap’ında vampirler gezer, ne Hilal’ler batıyor!

 

Taşgetirenler yağgetiren olmuş, bayramın olsun Gülerce!

Kağıttan Kaplan dişi ve erkekler diş gösterir, kime ne bre!

Ah dünyalıklar, vazgeçmek zor, Süfyan oligarşi baskın çıktı!

Yırtıcılıkta vahşileri geçti güya müslüman aydın, şaştı Beşer!

 

Yiğitleri, taşları bağlamışlar, namertler taşlar namusluyu!

Devletten geçinen, müslümanlıktan geçinen lümpen topu!

Sonradan görmüş, keyfi gıcır, görgüsüz olmuş vatansever!

Casus, hain bahane, yiyin patlayana kadar patlasın mideniz!

 

Rüyeti

12 Nisan 2014

Kitcheener, Kanada

Clip to Evernote
1 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi