Sadık Nur talabeleri ne olursa olsun Tebliği yayardı. Gariplerdi. Kimsesizlerdi. Fakirlerdi. Aşağılanmışlardı. Ancak yılmadılar. Dava bitmez

Allah, bizi niyetimizle yargılayacak, purity of intention bireysel ve global bazda esastır. Niyetinize karışan her bozukluk sınava yol açar. Desires (arzular) ve wordly attachments (Dünyevi bağlılıklar), yani tuli emel, takıntılar davaya engeldir. Kasri emel, Allah’a kul olmaktır.
Bir dostum, senle ortak bir proje yürütsek başımız acaba belaya girer mi diye sordu. Mutlaka girer dedim, korkuyorsan bu yolda yürüyemezsin. Bir eski dostum isim yazma hapse atıyorlar dedi. Atsınlar ki veli evliya bir kul olarak davaya bağlansın dedim. Bu dava başka türlü yürümez. Hakkın Şahsi Manevisi öyle uca bir yükseklikte parıldıyor ki onu ancak ölümden korkmayan veli kullar kaldırabilir, o yolda gariplik esastır. Üstad Said Nursi’nin hayatını okuyun, zalim hakimlere, idarecilere, Rus esir kampında Ruslara dahi boyun eğmemiş, ilmin izzetini korumuştur.

Hz. Musa, şeriatı temsil eder, Hz. İsa Ruhullah, Peygamberimiz (SAV) the hearts of the heart, kalplerin en yüksek kalbidir, yalanla yaşamaz! Zalimlerle pazarlık yapılmaz, Firavun’a Hz. Musa ve Hz. Harun’un yaptığı gibi yumuşak söz söylenebilir ki ortak söze: Tevhide gelsin Karun! Üstad Said Nursi’nin dimdik mert duruşunu anlayamayanlar Gülen Hocaefendi’yi de anlayamaz. Üstad, zalime boyun eğdi mi ki Gülen boyun eğsin?

Çaldıkları masum hayatları geri getirebilirler mi? Af büyüklüğün şanındandır, ancak önce çaldık diye itiraf edin. Kamu soygununun affı hiç yoktur. Çaldıkları Anadolu’nun helal alın terini son kuruşuna kadar iade etmeden ne sulhu ne affı? Özür dileyin attığınız iftira ve yalanlardan ötrü. Ütme veya ütülme meselesi yok kardeşim ortada… Siyaset yok. Şeytanla ortaklık yok. Kibirli Karunların sunacağı yarım sulh, afla işimiz olmaz. Hizmet’in temsil ettiği hayırhahlıktan hepiniz fayda gördünüz. Tam beraat haktır.

Eğer Cahit Tuzcu gibi abilerimizin emeklerini, kardeşlik, samimiyet ve ihlas emanetini yerde koyarsak hayat bize haram olur. Mirasımız budur evlatlarımıza. Bizim nesilden önceki ilk nesil Hizmet abilerimizde kardeşlik, ihlas ve samimiyet gördük sadece. Başkasına yardım ederken para konuşulmazdı. Derdimiz olduğunda dile getirmeye utanırdık, abilerimiz kalp ehliydi, halden anlardı, hemen çare bulurlardı, bizim haberimiz en son olurdu. Kardeşlik Hizmet’in ana ekseniydi yıllardır. Bir derdimiz olduğunda yakın akrabalarımızı aramazdık. Babam annem bilmez hiç, ne derdim vardı! Üstad Said Nursi’yi görmüş, samimi Nur davasında olan talabelerde hiç kibire rastlamadım. Zulüme taraf olana da! Bugün varsa Nurcu değildir!

Rahmetli Cahit Tuzcı abiyi son defa gördüğümü biliyordum. Hakkını helal et dedim. Mübarek eşi ağladı, sen helal et dedi. Biz böyle kardeştik. Bu Hizmet, Cahit Tuzcu gibi kış yaz gece gündüz demeden kendi cebindeki üç kuruş ile hizmet edenlerle yükseldi. Emaneti yerde koymak haram. 15 Şubat 1992’de Çamlıca’da Cahit Tuzcu abinin son iğnesini vurmaya evine gittiğimde gözyaşımız sel oldu. Niye hiç ücret istemedin demişti. Cahit Tuzcu abinin gözlerinin içindeki samimiyete baktım. Sen Gülen Hocaefendi’nin vaaz kasetlerini çekerken ücret istedin mi dedim. Güldü. Böbrek ağrısı bıçak gibi kıvrandırıyordu. Bu mutluluk ona yetmişti. Cahit Tuzcu abimiz İzmir’de ilk vaazı hariç Gülen Hocaefendi’nin tüm vaazlarını o eski teybine kaydederken başkasının tek kuruşunu istemedi. Cahit Tuzcu abiden sadece şunu öğrendim: Tevazu, kibirsiz, garip, fakir bir yaşam, temenna etmemek, beklenti içinde olmamak, sade bir ölüm. Rahmetli Cahit Tuzcu abi ölmeden önce son aylarında iğneleri vurmaya hergün evine giderdim. Gülen Hocaefendinin kasetlerini çeken kahramandı.

Nurun şanlı Avukatı Bekir Berk vefat ederken hastanede yanı başında Gülen Hocaefendi’den başka vefalı Nur talabesi de yoktu. Nur davası bu beklentisizlerindir. Rahmetli avukat Bekir Berk’in ömrü kendi kendini ihbar edip yakalatan veya polislerin yakaladığı Nurcuları savunmakla geçti. Dava kolay mı? Eskiden Nurcular, İslam davası duyulsun diye ilk gittikleri beldelerde sohbet gruplarını polise ihbar eder ve yakalatırdı. Tebliği yayardı. Gariplerdi. Kimsesizlerdi. Fakirlerdi. Aşağılanmışlardı. Ancak yılmadılar.

Üstad Said Nursi’nin 28 yıl memleket hapishanelerinde sürgün olarak dolaştırılması mahkumiyet aldığı için değildi. Tüm davaları kazanmıştı. Ergenekoncular, 30 Ağustos 2000’de Gülen Hocaefendi’ye dava açtırdıklarında 300 sayfalık iddianamenin ilk 100’ünde Nur davası yargılanıyordu. Gülen Hocaefendi’ye açılan ilk davada iddianameyi Adalet Bakanlığı’ndan alıp bir çırpıda okudum, gülmekten koptum, adalet muhabiri şaşırdı. Adalet muhabirimiz Malatyalı Kürt kökenli solcu dostum, ‘komik bir şey mi gördün?’ dedi. Tek kişilik terör örgütü mü olur, savcı salak dedim. Zaman Adalet muhabirimiz iddianameyi okudu, ‘haklısın bu davayı açan savcıyı hukuk fakültesine yeniden göndermek lazım’ diye dalgasını geçti. Adalet muhabiri, salak savcı STV, Zaman, okullar gibi legal kurumları terör örgütü oluşumu göstermiş, anayasa ve kanunları yok saymış dedi.

28 Şubatcıların kibri böyleydi 2000’de. Bugün Erdoğan ve AKP kibri onları yüze katladı. Anayasa ve kanunları ortadan kaldırıp gasp yapıyor. 2000’de açılan davayı dönemin Genelkurmay başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu, 30 Ağustos’da açıkladığında yanındaydım, sigarasını tüttürüp açıkladı! Kıvrıkoğlu’na teypleri gazeteciler uzatırken, kibirle 28 Şubat 1000 yıl sürecek dedi. Davanın altını doldurmak imkansızdı. Çingene buldular! Kıvrıkoğlu’nun gözlerinin içine bakmıştım, söyleyecek laf bulamadım. Sizin 28 Şubatınızı Mekke’ye asılan boykot kararı gibi yerim demiştim! Nur davalarına açılan hiç bir dava ülkemizde kazanamamıştır. 750’den fazla beraat kararı var, her belde ve şehirde! Laikler daha insaflıymış!

Siyasi İslamcıların yobazlığını kullanıyor Askeri Vesayet’in Süfyanizm Heyeti. Erdoğan gibi bir Goril, AKP gibi maymunlar, sözde dindarmış! İslamcı yobazlığına karşı laik Kemalistlerin Hizmet camiasını yok etmek için yobazlığa gereksinim duyması ahlaksızlık, domuzluğun dik alası! Münafıkca ne yapsanız nifak ve kumpaslarınız ayan beyan ortada! Kalplerdeki sultanı söküp atamazsınız. Mevlana’yı yobazlık yok edemez asla! Üstad Said Nursi’nin devamcısı olan Gülen Hocaefendi’de gerekeni istiyor, Hizmet’e tam beraat talep ediyor. Bu davada aşağısı kabul edilmez. 1909’da 31 Mart Vakas’ında Ergenekoncuların dedeleri Said Nursi’yi genç iken de yargılamıştı, beraat etti. Cumhuriyetçiler de beraat verdi. Cumhuriyet’in laik mahkemeleri Üstad Said Nursi’yi hiç anlayamadılar. Şeriat isteyen ama yobaz olmayan mert bir alimdi. Şeriat, adalettir. Üstad Said Nursi de tıpkı Gülen Hocaefendi gibi İslam davasına merdane savundu. Ya idam ya beraat dedi. Hapis kabul etmedi. Özgüre yakışmaz!

Allah’a kul olup özgürleşenler kula kul olmazlar, gayet iyi biliyoruz ki Halife Sultanlık adında gelen başkanlık askeri diktatörlüğün ayak sesleridir. Yargıtay Genel Kurulu Gülen Hocaefendi davasında 2007’de tam beraat verince tebrik etmek için ilk arayan Aydın Doğan olmuştu. Şimdi ne oldu? 2000’de yargılanmaya başlanan Gülen Hocaefendi, tam beraat gelene kadar zımni beraatı kabul etmedi. Hizmet, yarım af ve zımni beraat istemez. Zulümlerin dozajını artırarak boyun eğdirmek ve lütfen af edip sulh sunmak kibirli Firavun ve Karun kültürüdür. Hem suçlu, hem af edecekmiş! Eğer zulüm, işkence ve tecavüzlerle haklı olan dize gelseydi Hz. Hüseyin ve Ehli Beyt dize gelirdi, sahabeler pes ederdi. Hizmette asla pes etmez. Bağımsızlığından ödün vermez. Ölür ama yine teslim olmaz sizlere.

Her kesimden tanıdıklarım var. Haber alamadığım bir kesim yok: Allah’ın lütfudur. İnsan olan samimiyete, iyi niyete, vicdanlı olana konuşur! Toplumsal barış kibir, nefret ve kinle gelmez, yalanlarla, iftiralarla, zulümlerle, işkencelerle hiç gelmez. Travmalar ve intikamlar büyüyor. AKP’lilerin sorgulaması gereken şu: Neden Ergenekon Terör Örgütü, İslam düşmanı Pakruduni Çete, Perinçekgillere mahkum oldunuz? İzah ediniz! Yalanlarla iç savaşa giden 2.5 domuz grup var: Ergenekon Terör Örgütü, Erdoğan Terör Örgütü ve buçukta PKK. Savaşlarda önce gerçekler ölür! PKK’nın Kandil Yönetimi, devlet Abdullah Öcalan’ın öldürüldüğünü açıklamadan hazırladıkları 5 bin kişilik Ölüm Tuğay’ı düğmesine basmazmış! Ergenekon Terör Örgütü’nün elindeki koz PKK. Liderini ne yapmışlar Hasan Uğur Atilla ve Engin Alan anlatsın. Ölüm Tuğayları suçluları arasınlar, masumları, kendi milletinizden insanları boşa öldürmeyiniz.

ETÖ ve Erdoğan, elbette AKP’liler Hizmet camiasının son 3 yıldır hiç bir şey yapmadığını biliyor. Sorunları da bu. Cemaat invisible durumda! Erdoğan ve AKP, Ergenekon Terör Örgütü tarafından köşeye sıkıştırılınca hemen cemaat öcüsüne sarılıyor. Şimdi sulh diye kibirle yaklaşıyor! 15 Temmuz siyasi fahişeliğinin iktidarda güç savaşı olduğunu, cemaatla hiç alakası olmadığını Erdoğan ve üstdüzey AKPliler çok net biliyor. William James, pragmatist ve logical bir Sufi Hıristiyan idi. Konseptleri harikadır. Transcendence lezzete ulaşanlarda, gerçek maskesizdir. Biz Müslümanın ve bizde çıkarcılık yoktur, mantık konusunda ise polemik yapmayız. AKP, Ergenekon Terör Örgütü ile yaptığı kirli ittifakı ve 15 temmuz darbesini saklayamıyor. AB Parlemento Başkanı niye iki darbe oldu diyor? Ergenekon Terör Örgütü’nün Erdoğan başkanlığı geçirince başınıza getireceği laik diktatör ABD’de hazır tutuluyor. Aptallığın sınırı yok mu? 15 yıldır AKP ve Erdoğam tam iktidar olsun diye halk oy veriyor. Silivri’den Ergenekon Terör Örgütü’nü çıkardın, niye eti kediye çaldırdın? Nasreddin Hoca’nın kedi hikayesine döndü AKP. Eğer eti kasaptan kedi çaldı yedi ise kedi 2 okka ediyor, et nerede? Kedi çalmadıysa et nerede?

Kuran’ın, sünnetin, İslam’ın koyduğu ana kaide şudur: Hayat, inançtan, imandan daha önemlidir ve korunmalıdır. Savaşta bile hayatlar korunur. Zulmedilenler daha mahkum bile değiller… Henüz gözaltında olanlar veya tutuklu yargılananlar hakkında mesnetsiz çürük iddialarınız çöplüktür, ve adalet olmayan yerde esir sayılırlar. Yemin bile edebilirim! Şiddetli bir fırtına ile devrilen ağaçlar gibi bir bir, üst üste devrilecekler, toprağa gübre olarak dökülecekler! Diyen Hocaefendi’ye hepimiz sadakta ve amenna diyoruz. Devlete emanet mahkumun teline zarar veren emanete ihanet etmis hain bir munafiktir! Cehennemin en dibinde ebedi yanacaktir! Bahanesi olmaz! Eskiden hapse dusen bir zanli veya mahkumun sagligindan endise etmezdik! Hitler soykirim zihniyetindekiler musluman degil, munafik kopekler! İsrail, sessizce kanser yapip infaz etme teknolojilerini gelistireli 20 yil oldu! Niyet kotu olunca ortada insan kalmaz! Domuzlarin kaynagidır! Magdurlara sessiz bir soykirim yapmak istiyorlar! Hapse dusen devlete emanettir; emanete hiyanet eden munafik! Cehenneme bilet alıyorsunuz. AKP’li bakan ve milletveklleri tabanlarına Hizmet erenlerine zulümleri biz yapmıyoruz diyormuş. O zaman iktidar değilsin, niye oy istiyorsun

The Guardian haberindeki doğru email adresi [email protected]
Mağduriyetler sitesi tüm hukuk ihlallerini duyurmak ve zalime karşı mazlumun sesi olmak için kurulmuştur. http://www.magduriyetler.com

Mağdur mesajlara hergün girin ve okuyun. Böyle insanlık dramına yol açan zalimlere belki daha güçlü beddua edersiniz. Suçlarını örtemezler! Bu hesaplari takip edelim, magdurlarin sesini duyurmaya korkuyorsaniz, insan olarak ne zaman ise yarayacaksiniz! Cismaniyetle hayvanda yasar. Kuzey Kore diktatörünün kardeşi Malezya’da öldürülmüş. Mafyavari bir hayat yaşıyordu, sanırım infaz edilmiş. Diktatörlerin sonu hep acıklı!
Riyakarlık Nedir? Zayıfın menfaati gereği güçlüye yakınlığı yalakalık moduna çıkarmasıdır Ülkede olan biten tam da budur işte! ‘Torontolu akademisyenler Türkiye’nin bilim insanlarını tasfiye etmesini protesto etti’… Hitler rejimini fark etmeyen kalmadı. Mefta devlet öldü! Bir akademisyen yetiştirmek 250 bine mal olur. Ne kadar sıfırlayacaklar? Bugün bir Kanadalı akademisyen Türkiye 5 yılda cehennem oldu dedi. Orhan Pamuk: “Referandumda neden hayır diyeceğimi anlattım, Hürriyet röportajı yayımlamadı diyor. Nobel ödüllü yazara da sansür yapmışlar ha! Laik Atatürkçü değil miydi Orhan Pamuk?

MAĞDURLAR İÇİN NE YAPIYORUZ?

Kim inciniyor ise incinsin.. Bir şeyler Müspet manada yapılmalı ve bütün yollar denenmeli. 300 akademisyen dünyayı ayağa kaldırdı, ya biz? Hepimiz birer günahkarız, bu zulümlere, Zındıka ve Süfyanizm’in hoyratca saldırısına ben de sebep oldum diyen kaç kişiyiz? Tevbe ediyoruz mu? Kaç kişiye daha şahsi referans mektubu yazabilirim? Kanada makamları yakında, yahu senden başka Hizmet erenlerine kefil kimse yok mu derler! Herkesin ruh hali ve kişilik yapısı aynı değil. İman seviyesi farklı. MAĞDURLARA SAHİP ÇIKTIĞIMIZI HİSSETTİRECEK KURUMSAL BİR ŞEYLER LAZIM. Mağdurların bir kısmı çaresizlikten, sahipsizlikten İTİRAFÇI OLUYORLAR.. Bu bir vebaldir: Cesaretleri kırılıyor. Hapishanede kavgalar var! Neden bir platform oluşturup dünyada ses getirecek Uluslararası başvuru girişimlerde bulunulmuyor… Mağdurları koruyan kimse kalmadı mı? PKK’lılar kadar İslam davamızı savunmayacaksak niye yaşıyoruz? İnsan Hakları ile ilgili kuruluşlar entelektüel heyetle ziyaret ediliyor mu? Hukuk çerçevesinde ne yapılıyor. Herkes kendi haline bırakılmış gözüküyor. Avrupa nezdinde neler yapılıyor? Bu kriz, fırsat değil midir? Onca güzel insan boşuna mı okudu? 4-5 dil bilen, yüzbinlerce yüksek eğitim gören kardeşlerimiz neredeler? Ne gibi girişimlerde bulunuluyor? Eğer kendinize benzeyen insanlardan meşveret heyeti kurup, biat kültürüne boğun eğmeyen ehilleri safdışı edecekseniz, nifaklar bitmeyecektir Herkes kendi başının çaresine baksın modu var, tevekkül edelim Allah intikamımızı alsın, bir kurtarıcı gelsin derler de ne bitsin ve nasıl?

Evet, AKP götünde Ergenekon şemsiyesi var. Açarlarsa mefta olan partileri de pırtıları da liderleri de götünde şemsiye açılmış Koreli fahişe olur. AKP’liler kendilerini aldatadursun, gerçekte yaşananlar oldukça farklı. Daha dün iç savaşla boğuşan güvensiz Sırbıstan’a gidiyor Avrupalı turistler. AB üyesi olmak üzere. Türkiye ne oldu? Erdoğan ve Perinçek batırdı. AKP, hacalet içindedir. Kuran ve Hadisler doğru ve yanlışı gösteriyor. Yoksa kimseye cennet veya cehennem bileti kesmeye memur değiliz. 5 yildir askeri darbeyi sivil darbe gorunumunde millete yutturan Askeri Sufyanizm Heyeti mi tehlikede? Olan masum Anadolu gariplerine oluyor Sahabe efendilerimizin isimlerini ve hayatlarini ogrenin; onlarin isimleri ile dua edin lutfen! Agri dagindan cikan Kutlu Sahabeler talebidir! Yakin gelecekte ne olacagini bilseydiniz, bugun memurluktan atılan olmak ve hapse girmek isterdiniz! Nazi SS’leri omurboyu, ukbada azap çekecektir. Yeni Turkiye diye bir hedef yok! Canakkale’de 250 bin insanimizi şehit eden dış güçler. Erdogan ve AKP’yi kullanip toplu kiyim yapiyorlar! Zalimlere el vermeyeceğiz. Asla!.

Clip to Evernote

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi