Yeni Kitab

Sufi Farkındalık Terapi

Sufi Farkındalık Terapi

Kanada’da ne iş yaptığımı pek çok okuyucum merak ediyor. Bu yazıda çalıştığım akademik tez konusunda bilgi vereceğim. Psikoterapi alanında ‘Varoluşçu’ teoriler maalesef teorik düşünceden pratik hayata pek geçirilememiştir. Bunun tek istisnası, Budizm’den doğan Yoğo Terapi’dir. Ruh, beden ve kalp birlikteliğine dayanan Yoğo Terapi ile ortaya çıkartmaya çalıştığım ‘Sufi Farkındalık Terapi’ arasında benzerlikler var. Ancak aynı değildir. Her ikisi de‘Bilişsel Davranış’, ‘Bilişsel Farkındalık’, ‘ Diyalektik Davranış’ ve ‘Kabullenme Taahhüt’ terapi yöntemlerinden faydalanırlar. Nefsi terbiye etme ve safi haline kavuşturma hedefinde Yoğo Terapide yedi çakralı engel ve çözümleri varsa ‘Sufi Farkındalık Terapi’de de nefsin yedi mertebesi bulunuyor. Bencil nefisten razı olan ve razı olunan nefse doğru evrilmemiz şarttır.

Kapitalizmin çarkları arasında ezilen nefisler firavunlaşma tehlikesi yaşıyor. ‘Ego’ dediğimiz benlikler kabarıyor. Brantford’da Children Aid’s kurumunda çocuk ve kadın koruma görevlisi olarak staj yaparken ‘Çözüm Odaklı Terapi’ yöntemini kullanıyorduk. Statford Hastanesi’ndeki stajımda ise hastalar üzerinde Kanada genelinde geçerli olan‘ Brief (Kısa) Terapi’ kullanıyoruz. İki terapi yöntemide ucuz ve az masraflı olduğu için Kanada devleti tarafından tercih ediliyor ve sübvansiye ediliyor. Piyasada parası olan orta seviye ve üst gelirli Kanadalılar, psikolojik sorunlarını çözmek için terapistlere ücretini ödeyip 6 veya 8 haftalık ‘Bilişsel Davranış Terapi’hizmeti alıyor. Sigorta firmaları yukarıda bahsettiğim devlet destekli en ucuz terapi metotlarının masraflarını karşılıyor. Ne zaman biteceği belli olmayan ‘Anlatım Terapi’si son zamanlarda popüler olsa da sigortacılar karşılamıyorlar. Bazı özel firmalar, bazı sigorta şirketleriyle ‘Bilişsel Davranış Terapi’ masraflarını karşılama konusunda anlaşmalı. Yüzlerce terapi teorisi, binlerce terapi tekniği var, ancak piyasada bunlar daha sık kullanılıyor.

Özet olarak verdiğim bu bilgilerden sonra üzerinde iki yıldır uğraştığım oldukça yeni ve orjinal olan ‘Sufi Farkındalık Terapi’sine geçebiliriz. ‘Mesnevi Terapi’, bu yöntemi kullanır. ‘Sufi Terapi’ olarak dünya genelinde yaygınlaşmasına rağmen mantar gibi çoğalan Yoğo Terapi ile kıyaslarsanız, fazla uzmanı bulunmuyor. Unutulmaya yüz tutmuş bu metotla depresyon, stres ve anksiete sorunlarına çare bulunabileceğini savunuyorum. Teorikten pratiğe geçirilmiş etkin uygulama teknikleri geliştirmek temel amacımı oluşturuyor. Bu gayeme ulaşabilmek için on haftalık terapi seansları modeli hazırlıyorum. Doğrusunu isterseniz tezimi yazma aşamasına gelmek kolay olmadı.  Onbin sayfayı aşan akademik düzeyde psikoloji ve psikoterapi makaleleri okudum, onbeş ders aldım, onlarca kitap bitirdim, pratik uygulamalı sahada çalıştım. İki yılda iki yüz Türkçe, seksen de İngilizce Sufi şiir yazdım. Son yıllarda bilimsel metotlar içine giren Otoetnografik araştırma yöntemimde şiiri araç olarak kullandım. Sosyal yenilik yapabilmek için şiirin gücüne inanıyorum. Çünkü doğrudan kalpten gelen kalp odaklı terapi sistemi yazıyorum.

Kültürel, manevi, ruhsal hassasiyeti olan terapi yöntemleri psikoterapide artık önem kazandı. Benlik terbiyesi almadan psikoterapistlerin başarılı olacağına kimse sektörde inanmıyor. Tarafsız kalabilmenin imkansız olduğu ortaya çıktı. Bilinçli varlık olan insanda vicdan ve insanlık değerleri önplana çıkıyor. İncinebilirlik, savunmasızlık, hasar görebilirlik, saldırı ve tenkide maruz kalma, terapistlerin zafiyetlerinin farkında olabilme erdemine göre şans olabildiği gibi, farkında olamamak hastaya zarar da verebilir. Bu nedenle Sufi Farkındalık Terapi’nin hedefindeki mükemmel insan olabilme zirvesi önem kazanıyor. Kendi kendine temizlenme, kişisel farkındalık, özeleştiri, kendini hesaba ve muhasebeye çekme terapinin ana hedefleri.

Birazda tezimi oluştururken kullandığım bilgi toplama sistemim hakkında bilgi vereyim. Öncelikli kaynak olarak dört ciltlik Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Kalbin Zümrüt Tepeleri’nde eserinden yararlandım. İkinci kaynak olarak bilimsel araştırmalarda objektif bulunmayan subjektif bir araştırma metodu deneyerek kendimi kobay olarak kullandım ve kendi üzerimde kişisel gözlemler yaptım. Sufizm literatüründe ‘Erbain’ denilen iki adet kırk günlük kendini temizleme sürecinden geçtim. Dünyevi ortamdan uzaklaşarak kendi içine dönme olarak tanımlayabileceğim ilk kırk günlük erbaini Kanada’da Kitchener’da yaptım ve İngilizce kırk şiir yazdım. Kanadalı tez hocalarım iki kültürlü birey olduğumu gözönüne alarak Türkiye’de de erbain yapmamı talep ettiler. Kıyaslayabilmek için kırk günlük ikinci erbaini Ramazan sırasında Gebze ve Alanya’da geçirdim. Oruç tutup, hatimle teravih kılıp, dünyevi arzulardan tecrit olup, ağyara gözümü kapatarak İngilizce kırk şiir daha yazdım. Yazdığım toplam seksen şiirde işlediğim konseptleri Kalbin Zümrüt Tepeleri’nde tesbit ettiğim yüz yirmi ana konsept içinden seçtim. Sufizm terminoloji konusundaki bu eşsiz eser, ilk defa böyle bir akademik çalışmada kaynak olarak kullanılıyor. Aksiyon odaklı, kalp merkezli terapi çıkartmak için ideal bir yapıt.

Yogo Terapi’de ‘Mantra’ denilen zikir yöntemi Sufi Farkındalık Terapi’de de kilit noktayı oluşturuyor. Tarihsel olarak Sufi dergahlarda genelgeçer kabul gören ve vazgeçilmez kaide olarak tüm dervişlere verilen ödev olan 19 adet zikri seksen gün boyunca yüz veya iki yüz defa çektim. Her bireyin kendi üzerinde tecelli eden Rabbimizin esmayı ilahiyeleri vardır, bunları farkederse gelişim sağlaması daha hızlı olur. Bu yöntem aslında Sufi yolda ikincil bir metottur. Bireyi kamil insan noktasına çıkartan ve zirvede tutan Kur’an ve Sünneti Seniyeye uymasıdır. ‘Seyrü Sulük’ denilen manevi yolculukta en parlak bireyler bu iki sağlam kaynağa yapışanlardır. Ruhani yolculukta hedef, Allah’tan gelip, Allah’a yönelmek ve Allah’la her daim beraber iç içe, içinde olmaktır. Hadisi Şerif’in beyanıyla mealen diyecek olursak, Rabbimiz zaman ve mekandan münezzehtir, kainatta hiç bir yere sığmadı ama kalbini temizleyen kulunun kalbine sığdı. Kainatın mayası sevgidir, merhamettir, rahmettir, bu nedenle Rabbimizin rahmeti gazabının önündedir, af edicidir, bağışlayıcıdır, sonsuz ikram sahibidir. Yine Yoğo Terapi’de ‘Meditasyon’ diye yere göğe sığdırılamayan terimin Suficesi tefekkürdür. Altmış yıllık ibadet yerine geçen bir saatlik tefekkür, terapimizin dört ana noktasından birisidir. Tefekkürde gaye, hergün Rabbimizin kainatta yerleştirdiği tecellileri temaşa edebilmek farkında olabilmek, keşfedebilmektir. Kalbin ve ruhun tecellilere açık olması için kirlerden arınması gerekiyor. Sonsuz sayıdaki tecelliler kalbe doğdukça insani özellikler dirilir ve temizlenen nefis gelişir.

Seksen konseptin bağlandığı dört ana kategoriden ikincisi şükürdür. Her halukarda şükür ve hamd edebilme saadetine kavuşan nefis yedi mertebeli nefiste yukarı doğru tırmanır. Üçüncü esas kategori ise, sabırdır. Sabreden kul muradına erer. Pek çok çeşit sabır var, öfkeli iken takındığımız tavır, sabır derecemizi belirler. Dördüncü ana kategori, ihlaslı halis, temiz niyettir. Amellerimiz, dünya ve ahiret hayatımız, niyetimize göre şekillenir. Pek çok hadis kitabı, peygamberimizin ‘ameller niyetlere göredir’ kelamını birinci hadis olarak verir. Niyetini tashih etmeyen bireyin hep negatif, olumsuz düşünceler bunalımında kıvranması kaçınılmazdır. Sonuç olarak, pozitif, olumlu düşünce sistemi, Sufizm’in ana merkezinde yer alan bir olgudur. ‘Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır’ felsefesine dayanır. Herşeyde bir hayır, bir hikmet vardır, ilk bakışta kötü gözükenler aslında iyidir, herşey iyiye doğru çevrilir. Bu yeni terapi yöntemi bireylerin ihtiyacına cevap verirse, Sufilik modernitede hayat bulacaktır.

farukarslanallahlogo

 

Clip to Evernote
10 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi