Volga’nın Müslüman Türk Ülkesi Tataristan

1740 km’lik yolu göze alıp Kazan–Astrahan vapurlarına binerseniz Hazar’a çıkıyorsunuz. İdil’in diğer bir kolu olan Çulman nehri, Orta İdil bölgesini Ural dağları ve Batı Sibirya’ya bağlıyor. Sibirya’ya ve Orta Asya’ya ulaşım yolları üzerinde bulunması ve yaz aylarında kurulan panayırlar Kazan’ın ticari önemini artırıyor. Volga boyunun dev Türk ülkesi Tataristan 450 yıldır boyunduruk altında olmasına rağmen zengin Türk kültürünü yaşatıyor. Ruslarla uzun süre birlikte yaşamak onları çok sabırlı yapmış. Olaylara, bağımsızlık düşüncesine Kafkaslılar gibi duyguları ve heyecanları ile değil, temkinli yaklaşmayı tercih ediyor, geleceğe umutla bakıyorlar. Eylül 1999’da bir haftalık Tataristan gezimdeki izlenimlerimi aktarayım.

1917′de Bolşeviklerin beyannamesinde yer alan ‘ halklar kendi kaderini belirleyebilir ‘ ilkesinden Tatarlar ancak 1990′da yararlanabildi. Daha önce 1920′de kendilerine lütfen verilen ‘ yetkisiz özerklik’ten federal cumhuriyet statüsüne yükselen Tataristan bugün Rusya’da en geniş haklara sahip tek cumhuriyet. Tataristan’ın statüsü , uluslararası hukukta ‘ en yüksek statü ‘ tanımına en iyi uyan bir örnek olarak gösteriliyor. Savunma ve dış politika dışında Kazan yönetimi tamamen bağımsız. Dış ekonomik ilişkilerinde serbest kararlar alabiliyor.
Tataristan’ın bugünkü nüfusu 4 milyon civarında. Tatarlar, ülkenin nüfusunun yüzde 55′ini oluşturuyor, geriye kalanların çoğunluğu Ruslar. Oysa Rusya Federasyonu ve Türki cumhuriyetlerde yaşayan Tatar sayısı 6 milyonu buluyor.
Sanayi ve kültür şehri Kazan
Başkent Kazan İdil–Ural bölgesinin en önemli kültür ve sanayii merkezi. Ruslar belgeleri yok ettikleri için şehrin ne zaman kurulduğu bilinmiyor. Bugün eski Kazan olarak anılan şehir Kazan’ı ikiye bölen Kazanka ırmağının 45 km yukarısında yer alıyor. Daha sonra şehir Kazanka ırmağının İdil’e karıştığı bugünkü yerine taşınmış. 20. yüzyıla girerken Kazan Sovyetlerin en önemli sanayi merkezlerinden biri haline getirilmiş. Ancak nedense metro inşaatı geç başlamış halen de bitirilemedi. Şehir içi ulaşımda tramvayların ağırlığı var. Tramvay sürücülerinin hepsinin kadın olması ilgi çekici. Son yıllarda özel otomobil sayısındaki artış nedeniyle trafik tıkanmaya başlamış; en büyük sorun ise park sorunu. Tataristan’da kadınlar erkeklerden daha fazla çalışıyor. Asfatlama, inşaat ve sıva gibi işlerde kadınların çalışması dikkat çekiyor.
Kazan, bugünde sanayiisi gelişmiş bir şehir. Sabun imalatı, dericilik, kürkçülük, ayakkabı yapımı, petrol arıtma, uçak, elektronik ve hassas aygıt yapımı ile kimyasal madde üretimi sektörlerini bir hayli gelişmiş buluyoruz. Kazan’ın en işlek caddesi Bauman’da görülen binbir türlü insan manzaraları Paris’i andırıyor. Cadde ortasında resim yapan, garmafon çalan kadınların yanı sıra kitap satan pek çok tezgah dikkatleri çekiyor. Bir deve ve bir eşeği ile turist taşıyan bir Tatar, Kazan’ın Batı görüntüsünü birden doğu’ya çeviriveriyor. Bu cadde üzerinde tam üç tane Türk dönercisi var. Ancak yaptıkları döner bildiğimiz dönere pek benzemiyor. Antalya ve İstanbul adlı dönercilerin patronlarına bakarsanız Kazan’daki tek rakipleri aynı cadde üzerindeki Mc Donald’s dükkanı. Kazan’da üç Türk fırını açan ve günde 6 bin Türk ekmeği satan İdris Arısoy, ” Türk ekmeği lüks ekmek olarak tüketiliyor. 6 satış noktamız var. ” diyor. Eda şirketinin sahibi Arısoy, birde döner dükkanı açmış; işlerini yavaş yavaş büyütmek istiyor. Çünkü hızlı büyüyenler, zenginleşenler mafyanın eline düşebiliyor. Türk iş adamı her zemine ayak uydurmayı başarıyor.
volgafaruk1804 yılında kurulan ve Rusya’nın sayılı üniversitelerinden olan Tolstoy ve Lenin gibi ünlü isimlerinde eğitim gördüğü Kazan üniversitesi, şehire Rusya içinden ve yabancı ülkelerden çok sayıda öğrenci çekiyor. Kazan Üniversitesinin 1825′de inşa edilen ana binası bir sanat harikası. Devlet müzesi, milli kütüphane, opera binası, kültür merkezi, Tatar tiyatrosu, sirk, Mercani , Apanay, Ercim, Bumay camileri, St. Paul ve St. Peter Katedrali, Gorki Parkı, Stalin döneminde konut olarak yapılmış apartmanlar Kazan’da görülmesi, ziyaret edilmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Kenar semtlerde ahşapdan yapılmış evler, 19. yüzyıl mimarisini taşıyan konutlar oldukça nostaljik izlenim veriyor. 300 yıllık binaların bile halen ayakta olması insanı şaşırtıyor. Kazan’ın dışındaki evlerde ve köylerde mutlaka bir ‘ mança ‘ Fin hamamı bulunuyor.
Yeltsin’in burs verdiği Türk öğrenci
Tataristan’da Ertuğrul Gazi Öğretim İşletmeleri tarafından açılmış 7 Türk okulu,1992′den beri yetiştirdiği öğrencilerle adını duyurmuş durumda. 1600 öğrencinin okuduğu liselere girmek imtihanla ; yoğun başvuru nedeniyle kabul sınavları üniversite imtihanı gibi geçiyor. Kazan’daki Uluslararası Türk–Tatar Lisesi’nin Müdürü Mehmet Çetin, Rusya’daki bilim olimpiyatlarında birinci olan öğrencilerini Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin ve cumhurbaşkanı Şaymiyev’in kabul etiğini, Yeltsin’in bu öğrencilerine özel burs vererek ödüllendirdiğini söylüyor. 1999′de dünya ekoloji olimpiyatlarında birinci olan öğrencilerininde aynı iltifata mazhar olduğuna değinen Çetin, bugüne kadar 4 mezun verdiklerini, hepsinin üniversitelere girdiğini vurguluyor.

İslamiyeti kabul eden ilk Türk devleti
İdil–Ural diye adlandırılan bölge bugün Rusya’nın Avrupa kesiminde bulunan eski bir Türk ülkesi. Hunların buralarda 375 yılında görüldüğü biliniyor. Türklerin bu
yörede devletleşmesi VII.–VII. asırda Büyük Bulgar Devleti’nin kuruluşu ile başlıyor.
İdil–Ural’da bulunan Türki halklar ( Çuvaş–Tatar–Başkurt ) Büyük Bulgarları ortak
ataları olarak kabul ediyor. Bölgede 3 Fin–Ugor ( Mari–Mordva–Udmurt ) özerk
cumhuriyeti ve 10 idari bölgenin dışında Rus ve Ukraynalılarda yaşıyor. İslamiyeti resmen kabul eden ilk Türk devleti olan Büyük Bulgar devletini kuranlar bugünkü Tatarların ataları. Bulgar belgelerinde, 921′de Halife Muktedir tarafından İdil Bulgarlarına gönderilen elçilik heyetinde İbn Fadlan’ın katip olarak bulunması bu bilgiyi bize ulaştırıyor. Bulgar Hanı Almış halifeye gönderdiği iki namede ülkesinde İslamiyeti yaymak ve cami inşaası için uzmanlar göndermesini rica ediyor. Bu devlet İslamiyeti kabul etmekle Doğu Avrupa’da Türk–İslam kültürünün temsilcisi oluyor. Ancak bu devlet Moğollar tarafından yıkılıyor, en büyük şehir olan Bulgar 1236′da tahrip ediliyor. Büyük Bulgar devletinin resmi din olarak kabul ettiği İslamiyet gerek Altın Orda gerekse Kazan Hanlığı döneminde en görkemli dönemini yaşıyor. 1391′de Timur’un Altın Orda Devleti Hanı Toktamış’ı mağlup edince zayıflayan 1437′de Kazan Hanlığı kuruluyor. Korkunç İvan Grozni 1552′de Kazan’ı işgal ederek Rus hakimiyetini başlatıyor.
Şaymiyev örnek lider
Sovyetler yıkıldığından beri Tataristan’ın başında bulunan ve 1996′da tekrar seçilen Cumhurbaşkanı Mintemir Şaymiyev’in tüm Rusya müslümanları üzerinde büyük bir etkisi var. Bir yıl önce Moskova Belediye Başkanı,Türk dostu sayılan Yuri Lujkov ve eski başbakan Yevgeni Primakov’la Rusya Anavatan Partisi’ni kuran Şaymiyev, Rusya’da 2000 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Lujkov’un adaylığını destekleyerek müslüman oyları kanalize edecebilecek güçte görülüyor. Rus politikasında 21 yüzyılda Türk ve müslümanların izi, tozu olacaksa bunda Lujkov– Şaymiyev ittifakının büyük rolü olacağı kesin. Tataristan, Rusya kaos ortamında bocalarken akılcı politikalar izleyerek ekonomisini güçlendiriyor, siyasi polemiklere girmiyor. Ancak Şaymiyev, Kosova ve Çeçenistan olaylarında Rusya müslümanlarının gönlüne göre sesini yükselterek, Moskova’dan bağımsız düşündüğünü sık sık gösteriyor. Tataristan’ın Rusya Federasyon’unda refah düzeyi en yüksek toplum olması dikkat çekiyor.

Tataristan Cumhurbaşkanı Mintemir Şaymiyev, Rusya Devlet Başkanı Boris
Yeltsin’in yakın çevresinin adı karıştığı Rusya’ya açılan dış kredilerin Avrupa
ülkeleri ‘nin bankalarında açılan şahsi hesaplarda aklanarak yolsuzluk yapıldığı
yönündeki iddialara kendisininde adının karıştırılmasını sert bir dille eleştiriyor.
Tataristan Petrol Şirketi Tatneft’in Yönetim Kurulu Üyesi olan oğlu Radik Şaymiyev’inde petrol şirketinden zimmetine para geçirdiği şeklindeki suçlamanın iftira niteliği taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Şaymiyev, oğlunun suçsuz olduğunu vurguluyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor : ” Tatneft’in Rusya’nın bir yıldır içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle 900 milyon dolar borcu olduğu doğru. Bu şirkete devlet önceleri çok yardım etti. Şimdi şirket yabancı ülkelere petrol ihraç ederek kendi yağı ile kavrulsun istiyoruz. Tataristan’ın yıllık petrol üretimi 7 milyon tonu düşük kaliteli olmak üzere toplam 25 milyon tondur. Bu miktar şirketin borçlarını ödemesi için yeterli bir rakamdır. ”

Tataristan’ın sembolü : Kul Şerif Camii
Kazan’ın Grozni tarafından alınmasından sonra yıktırılarak yerine kilise yaptırılan Kazan Hanlığı’nın görkemli eserlerinden Kul Şerif Cami, Kazan’ın Kremlin’inde üç yıldır yeniden yapılıyor. Tataristan’ın bağımsızlık mücadelesinin sembolü olan caminin yapımı için tüm Tatarlar seferber olmuş durumda.Tataristan Cumhurbaşkanı Mintemir Şaymiyev’inde 5 milyon Ruble ile bu kampanyaya öncü olmuş. Bu girişimden sonra tüm devlet kurumları ve çalışanları cami için yardımlarını ulaştırmış.Şaymiyev, cami inşaatı ile birlikte halen müze olarak kullanılan Kul Şerif caminin yerine yaptırılmış Vladoveşenskiy kilisesinin restore edilmesine de izin veriyor.
Caminin inşaatını üstlenin İlk Umut Şirketi sahibi Ökkeş Geçer, 1992′den beri Rusya’nın 17 şehrinde toplam 600 milyon dolar tutarında 63 tahahhüt işi yapmış örnek bir Türk iş adamı. Cumhurbaşkanı Şaymiyev’in odasına direk girebilen ender insanlardan. Caminin Tataristan’ın sembolü haline geldiğini ifade eden Geçer, evlenen her Tatar çiftinin mutlaka camiye gelerek dua ettiğini söylüyor. Kaba inşaatı için 3 milyon dolar harcanan caminin toplam 6 milyon dolara mal olacağını belirten Geçer, caminin 2001′de tamamlanarak ibadete açılacağını dile getiriyor. Geçer, aynı anda 1000 kişinin ibadet edebileceği caminin Türk, Tatar, Mısır, Osmanlı, Selçuklu, İran mimarisinin izlerini taşıması için özel bir çalışma yapıldığını ifade ediyor.
Süyümbike Hatun’un hatırası
Caminin ortak müslüman kültürünü yansıtacağını söyleyen Geçer, caminin
ilginç öyküsünü şöyle anlatıyor : ” Kul Şerif cami İslam aleminin ilk 8 şerefeli camisi idi. Kazan’ı işgal eden Korkunç İvan camiyi yıktırmakla kalmadı, caminin taşlarının
Moskova’da Kremlin’in yanındaki büyük kilisenin inşasında kullanılmasını sağladı.
Şehir halkını kılıçtan geçiren İvan, Kazan Hanlığı’nın güzelliği dillere destan son
kraliçesi Süyümbike Hatunla evlenmek istedi. Buna rıza göstermeyen kraliçe
kendini kapatıldığı 7 katlı gözetleme kulesinden atarak intihar etti.Kazan’da bugün de ayakta kalan en görkemli yapıt olan bu kule 4 katlı 53 metre yüksekliğinde, kırmızı tuğlalardan yapılmış. Tatarlar, Süyümbike Hatunu bu cami ile özdeşleştirdi. Cami yerine yaptırılan kilise Sovyet döneminde müze haline getirildi. 1996′nın Ramazanında caminin yapımı için temel atıldı. Ancak Cumhurbaşkanı Şaymiyev proje yükseldikçe yapıyı beğenmedi. Bu nedenle bir çok İslam ülkesindeki camiler incelenerek yeni bir proje çıkartıldı. Kazan valisi Kamil İshakov başkanlığında komisyon oluşturuldu. Türkiye’de Süleymaniye ve Selimiye’yi gezen Tatar heyet bu camileri çok beğendi. Türk mühendis Şükrü Özyıldızcı projeyi hazırladı. Şaymiyev, inşaatın sorumluluğu tarafıma verdi. Ustaları,işçileri Türkiye’den getirdik. Bu cami bizim, Türkiye’nin namusu. Keşke Türkiye’den de bu caminin yapımı için maddi destek sağlanabilse idi. ”
Dinin gerekliliği anlaşıldı
İvan Grozni döneminden itibaren Tatarların Hıristiyanlaştırılması için Ortadoks kilisesi ile birlikte Ruslar baskı yapmaya başlıyor. Ülkede Hıristiyan Tatarlar için ayrı bir tanım kullanıyor. Kreşin denilen bu Tatarları, diğer müslüman Tatarlar ‘ Ruslaştırılmış, özünden uzaklaşmış ‘ bir topluluk olarak görüyor.
Çar döneminde müslümanlara yapılan baskıya rağmen Rusya genelinde müslümanlar 1800′de 1463 eser yayımlatmayı başarmışlar. 2. Katerina’nın müslümanlara yönelik yumuşak politikası sonucu Ufa’da bir dini merkez kurulmasını Başkurtlar olumlu karşılarken, Tatarlar, Rusya Müslümanlarının bölünmesini amaçlayan sinsi bir plan olarak değerlendiriyor. Çünkü daha önce müslümanların dini merkezi Kazan iken bu ağırlık daha sonra Ufa’ya kaydırılmış. Resmi rakamlara göre 1913 yılında Kazan eyaletinde 680 kilise ve manastıra mukabil bin 890 cami mevcutmuş. 1917′de ise 2223 cami ve 3.683 resmi imam bulunuyordu.Komunizm ile birlikte tüm dinlere baskı yapılmaya başlanmış. Ancak yine de Bolşevik idaresinde diğer dinlerin yanında en büyük darbe müslümanlara indiriliyor. Tataristan ve Başkurdustan bölgesinde Sovyetler yıkılmadan önce ayakta kalabilmiş cami sayısı sadece 30 civarında. 1991′den beri ise Tataristan’da yapılan cami sayisi 1000′i geçiyor. Kazan valisi Kamil İshakov başta olmak üzere üst düzey memurlardan zengin iş adamlarına kadar herkes adeta kendi adına bir cami yaptırıyor. Eski kilise ve camiler onarılırken yeni kiliselerin de yapılması dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Şaymiyev’in ‘ Dinin gerekliliği anlaşıldı ‘ sözleri değişimin kilometre taşlarını özetlemeye yetiyor.

Petrol zengini fakir ülke
Tataristan bugüne kadar iki milyar ton petrolünü Moskova’ya vermiş petrol zengini fakir bir ülke görünümünde. Bu teşbih çıkartılan petrol miktarına göre zenginliğin halkın tüm katmanlarına yayılmadığı için yapılabilir. 1990′da 34 milyon ton petrol çıkartılmasına rağmen bu petrol gelirinin çok az bir bölümü Tataristan’a veriliyor. 1991′de sadece bir milyon ton petrol satılmasına izin verildi. Bu nedenle Tataristan’ın dış borcu sürekli büyüyor. Büyük para kazanması gereken Milli petrol şirketi Tatneft’in tam 900 milyon dolar borcu var. Ülkedeki petrol rafinerelierinde yılda 25 milyon ton petrol işlenenebilir, ancak geliri yine ülkeye değil büyük bölümü Moskova’ya gidiyor. Buna karşın dış ekonomik ilişkilerinde bağımsız bırakılan Tataristan, ABD, Çin, Türkiye, İngiltre, İspanya, İtalya, Yugoslavya, Almanya, Polonya, Hollanda gibi ülkelerle ticari ilişki kuruyor. ABD dış ticaretde ilk sırada yer alıyor. Kazan hava limanını inşa eden telekomünikasyon ve küçük petrol işletmelerine yatırım yapan Fransız şirketleri ikinci sırada bulunuyor. BDT ülkeleri eli ilişkiler oldrukça kopuk. Türkiye ile ilişkiler merhum cumhurbaşkanımız Turgut Özal ve Cumhurbaşkanı Şaymiyev’in karşılıklı ziyaretleri ile başlamış. Tataristan’ın dış ticaretinde Türkiye 5. sırada yer alıyor. Tataristan’ın 2000 yılı dış ticaret hacmi hedefi 60 milyon dolar. TU –154, TU–136 tipi yolcu uçakları üreten uçak fabrikasının Tataristan’da olması büyük bir kazanç. Dış ülkelerle Rusya’nın uçak seferlerinin artması fabrikaya yaramış. Yeni üretilen TU–204–200 tipi yolcu uçağı diğer modellere göre daha konforlu, teknik donanımı iyi ve ekonomik.

KAMAZ ekonominin belkemiği
Tataristan’da Sovyetlerin ihtiyacını karşılamak için 1976′da yapılan KAMAZ fabrikasından Moskova’nın pay ve vergi alma işlemi halen sürüyor. Yılda 25 bin kamyon satan fabrika bunun iki binini ihraç ediyor. Yedek parça satışından yılda 75 milyon dolar civarında gelir elde ediyor. Ancak satışlar ve üretim eskiye göre yüzde 100 düşmüş durumda. Çünkü yıllık üretimi 150 bin olan fabrika artık pazar bulmakta zorluk çekiyor. ABD’nin KKR İnvestiya adlı şirketi ile fabrikanın 3.5 milyar dolarlık ortaklık anlaşması bulunuyor. Euro–1 ve Euro–2 modelleriyle Avrupa pazarlarını zorlamaya başlayan fabrika, yılda 10 binin üzerinde kamyonu Avrupa’ya satmayı hedefliyor. İhraç projesine paralel olarak 19 yabancı şirkete distribütörlük verilmiş. Daha çok ziraat ve inşaat işlerinde kullanılan KAMAZ kamyonları gerçekten çok dayanıklı üretiliyor. Böyle bir devasa fabrika hiç bir ülke de yok.
Moskova ile Kazan yönetimi arasındaki en önemli sorun Moskova’nın borçlarını ödememesi. Tataristan’daki askeri fabrikalardan aldığı 96 milyar Ruble’lik silahların parasını Moskova’nın ödememesi nedeniyle işçilerin maaşları verilemiyor. Bu sorun tüm alanlarda görülüyor. Ülkede bulunan 752 kolhoz, 347 sovhoz kollektif zirai kuruluş ve 666 firma teşkilatında büyük sorunlar yaşanıyor. Ancak Türki cumhuriyetlerde olduğu gibi sistem tamamen dağılmış durumda değil. Tayga denilen Sibirya’nın Kuzey ormanları, ülkenin ekonomisinde önemli bir yere sahip. Tayga ormanları Saba ilçesinden başlıyor. Balta girmemiş bu çam ormanlarında her türlü vahşi hayvan yaşıyor. Yüzyıllardır ormanların tabi dokusu bozulmadan özenle korunmuş. Sanayii de kullanılmak üzere ağaç kesilsede hemen yerine yenisi dikiliyor. Ağaç işçiliği , oymacılık, orman işletmeceği, arıcılık fevkalede gelişmiş durumda. Kontrollü kesilen ağaçlar, ‘ kereste fabrikasına , kağıt fabrikasına veya mobilya fabrikasına ‘ gidecekler diye tasnif ediliyor. Tatar köylerinde hayvancılık ve tarım başlıca geçim kaynağı olma özelliğini koruyor. Köylerde son yıllarda başlatılan Tatarca eğitim Tatarların özlerine dönüşlerinde en büyük adım olarak değerlendiriliyor.

Tataristan Din İşleri Başkanı Osman İshakov ,
‘ Dini hoşgörüde örneğiz ‘

Tataristan’da 7′den 77′ye müslüman herkes Eylülden itibaren okullarda, camilerde
Kuran öğrenmek için seferber oluyor. Gerçek laikliği Tataristan uyguluyor. Dini
hoşgörüde Tataristan müslümanları tüm dünyaya örnektir. Kilise, cami ve havra
ülkemizde yanyanadır. Hıristiyan vatandaşlarımızla hiç bir sürtüşme yaşanmamıştır.
Devlet, din işleri birbirinden ayrı olsada devlet 1991′den beri mescitlerin yapımında,
din öğretiminin yanında ve yardımcısıdır. Tataristan’da dini hizmete verilen imkanlar
çoğu Arap ülkesinde bile yok. Devlet dinin gerekli olduğunu anladı. Kim hangi dine
inanıyorsa onu serbetçe anlatmasına izin verildi. Cumhurbaşkanımız Mintemir
Şaymiyev cami yaptırıyor, zenginler, devlet kurumlarında çalışanlar mescitlere
destek veriyor.
Din, mezhep, tarikat ayrımı tartışmasının Tataristan’da yaşanmıyor. Türkiye’den
din eğitiminde yardımcı olmalarını bekliyoruz. Dini eğitime sadece müftülerin, din
adamlarının değil Türkiye’de olduğu gibi herkesin sahip çıkmasını istiyoruz.
Fertlerin dine hizmet etmesi açısından Türkiye’yi model seçtik. Ancak Türkiye’de
son zamanlarda laiklik adına kopartılan fırtınaya bir anlam veremiyoruz. Dine,
dindara bakış açısının soğuması bizleri üzüyor. Din, Hıristiyanlık bile
olsa insanı terbiye eder. Son zamanlarda artış gösteren uyuşturucu , içki
düşkünlüğü başka türü dizginlenemez. Sovyet döneminde 17 olan cami sayısı
Tatar müslümanların gayretleri ile bugün 1000′i aştı. 47 bölgede müftülüğümüzü
kurduk, imamları biz, müezzinleri 76 ildeki halk ihtiyar meclisleri atıyor, maaşlarını
karşılıyor. Bunun olumlu ve olumsuz yönleri var. Halkın maddi durumu iyi değil, bu
nedenle camilerin yapımında devlet kuruluşlarının önemli yardımları oldu. 10
medrese kuruldu, bunlarında 1500 öğrencisi var. Kazan İslam Üniversitesinde
Kuran ve Şeriat fakültelerinde 50 öğrenci okuyor. Bu rakam bu yıl 300′e
çıkartılacak. Türkiye, Mısır, Ürdün, Suriye’den öğretmenler medreselerimizde
çalışıyor.15′i Türkiye’de olmak üzere 40 öğrenci yurt dışındaki üniversitelerde dini
eğitim alıyor. Okullara Ahlak ve Din Tarihi adında din dersi konulmasına muvaffak
olduk. Özellikle Tatarların yaşadığı köylerdeki okullarda din eğitimi başarıyla
yürütülüyor.

Faruk Arslan, Ekim 1999

Clip to Evernote

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi