Müjde! Kitabı Pdf formatında buradan ücretsiz olarak tıklayarak indirebilirsiniz… Faruk Arslan’ın 2006 ile 2011 arasında Canadatürk ve başka medya organlarında yazdığı köşe yazılarını toplu olarak bu kitapdan okuyabilirsiniz…

teskilatiergenekon

Haziran 2007’den beri Ergenekon Terör Örgütü adıyla yargılanan kurumun ilk ve gerçek adı Teşkîlât-ı Ergenekon’dur; Teşkîlât-ı Mahsûsa’nın, elbette Sebataycı ile Mason Bektaşi takımının devamıdır. Ergenekon’u ortaya çıkartma serüvenim 2000 yılı sonlarında başlamıştı ama medya olaya ilgisizdi. 2000 ile 2006 arasında sonsaniye.net de yayımlanan makalelerime sürekli tehditler alıyordum, küfürler ediliyordu. Kanada’da olduğum için ulaşamıyorlardı… Ergenekonculardan gelen onca baskılara rağmen durmadım, duramazdım. Canadatürk’te beş yıldır aralıksız Ergenekon’u yazıyorum, derin devlet ahtabotunun kuyruğunu bir kere yakalamıştım, bir daha bırakamazdım… Onlarca makalem Ergenekon soruşturmasından yıllar önce kaleme alınmıştı. Eski Ergenekon’dan yeni Ergenekon’a geçen süreci anlatıyordum. Kamuoyu Ergenekon ile ilgili hiç bir şey bilmiyordu. Tuncay Güney, onu ortaya çıkarıp, meşhur edeceğim 1 Ekim 2006’ı bekliyordu. Ergenekon’un ne olduğunu ancak bu kitabı okuyarak anlayabilirsiniz…

KİTABIMIZA BAŞLIYORUZ…

Ergenekon 2001′de çıkmıştı; e, sonra?

 TAKDİM

Taraf Gazetesi – Ümit Kıvanç

03.12.2008

Size Ergenekon iddianamesi eklerine göz atarken gözüme takılanlardan bir küçük demet sunayım. Zamanıdır. Tutuklulardan Ümit Sayının CD’lerinden birinde yeralan bir yazı, 2001 Mayıs’ında, Aksiyon dergisinin 336. sayısında, Harun Odabaşı imzasıyla çıkmış bir haberin parçasıdır. Can Dündar ile Celal Kazdağlı’nın kitap ve belgeselde işlediği Ergenekon konusunun çok eksikli olduğundan sözeden bu metinde, örgütün sivil örgütlenmesinin dayanağı olan Lobi belgesi özetlenir.

Bir hafta öncesinde, 30 Nisan 2001′de, “Fehmi Koru Yeni Şafakta Ergenekon’un yeniden yapılanması hakkında yazar. “Hayaller gerçek galiba” başlığıyla. Tepkiler alır. 1 Mayıs 2001′de “Deli saçması sanmayın” başlığıyla bunlara cevap verir: “Sanla ben çıkarmışım gibi, dün, bütün gün, ‘Bu Ergenekon da nereden çıktı?’ sorusuna cevap vermek zorunda kaldım.

Bazısı onu ‘mâlî’ amaçlı bir örgütlenme sanmış; bazılarıysa, MHP’nin iktidarda bulunmasıyla irtibatlandırmış… Oysa, ‘Yeniden kurulsun’ diye hakkında rapor hazırlanan Ergenekon çok kapsamlı, bir partiyle irtibatı bulunmayan, ‘ devleti yapılandırma’ amaçlı bir örgüt.” 6 Mayıs 2001 tarihli Aydınlıkta Hikmet Çiçek, buna tepki gösterir:

“CIA’nın Ergenekon’yaygarasında Fehmi Koru başı çekti. Bütün bunlarla birlikte, piyasaya Ergenekon’ dedikoduları da sürülüyor. (…) Anlaşılıyor ki, ABD Türkiye’de kurdurduğu SüperNATO’ya bu adı koymuş veya bu adın konmasına izin vermiş. …Türkiye ve Türk Ordusu büyük bir tertiple karşı karşıya. CIA, SüperNATO ve MİT şeflerinin işbirliğiyle Orduyu yıpratma kampanyası her alanda sürdürülüyor. Psikolojik savaşta sözde dosyalar ve raporlar imal ediliyor. Ergenekon’ hikâyeleri de bu tertibin bir parçası.” Gerçek Ergenekon diye bir site var (gercekergenekon.4t.com), bu sitenin de “Ergenekon’dan Haberler” diye bir bölümü.

Bu site, “Türkçülük/Turan davasının teşkilatlandığı siyasi parti’nin “Refahyol’dan beter adetâ dövüle dövüle terbiye edildiğini, “Ülkücü hareketin mahzun”, Bahçeli’nin MİT ajanı olduğunu, BBP’nin de “boşluğu dolduramadığını” ileri süren birileri tarafından hazırlanmış. “Perinçek’in Türkçüleri”ni elbette ciddiye almıyor ve “Perinçekgillerin milliyetçi-ulusalcı-tarikatçı sacayağının önümüzdeki günlerde bol bol gündeme geleceğini” iddia ediyorlar. Bu sitede, 2001 dolayında yazılmış olması gereken şöyle bir “haber”, 2008 Ekim’inde hâlâ yeralıyordu:

“ERGENEKONCÜLAR! TOPLANDI…

Sitemize gelen bilgilere göre, eski ‘derin devletin operasyon birimleri ilk toplantısını Haziran ayı içerisinde Akdeniz sahillerinde lüks bir otelde toplanarak yaptı. Yeni oluşumun başında, eski(!) bir MİT daire başkanı bulunuyor. Başbakanlık danışmanlığı da yapan MİT’ci lider, eski teşkilata benzer bir yapılanmaya gidilmesini savunurken, daha üst seviyelerden bağımsız bir organizasyonun kurulmasının ‘rica’ edildiği ileri sürüldü. MİT eski Müsteşar Yardımcısı Mikdat Alpay’ın da bu oluşumda görevlendirildiği ancak, grubun eski elemanlarının Alpay’a güvenmediği hattâ, Alpay’ın da katıldığı bir toplantıya yüzlerinde kar maskesiyle katıldıkları bildirildi.

11 EYLÜL SUİKASTI SONRASI…

Biz ERGENEKONCULAR’ın ulusal olmasını beklerken, 11 Eylüldeki Amerikan kâbusu sonrasında bu ekibin patronları tarafından büyük ölçüde yine ABD’nin hizmetine tahsis edildiği haberi geldi. Uzun süredir harçlık bile alamayan ekibin yeniden düzenli aylığa bağlandığı ileri sürüldü. Sabotajcıların Türkiye’deki uzantılarını takip edecekler ve gerektiğinde, Ankara, bölgede bir savaşın içerisine girmek istemezse ülkemizin de Charly ve Delta alarmına geçmesi için aracılık yapacaklar!!!” Farukarslan.com diye bir sitede yeralan “Regina Kowboy” imzalı bir yazıda, “Derinden koşan Kızılelma soslu yeni Ergenekon!” başlığını taşıyor. Burada hem Gerçek Ergenekon sitesindeki yazıdan hem Taha Kıvanç’ın (Fehmi Koru) köşe yazılarından hem Aksiyonun haberinden sözediliyor. Bu yazı da Ergenekon soruşturmasından önce, 28 Şubat 2006′da kaleme alınmış. Yazıda, Mersin’de iki çocuğun Türk bayrağı yakması ve Trabzon’da bildiri dağıtan TAYAD’lılara yönelik linç girişimi yeni Ergenekon’cuların provokatif eylemlerine iki örnek olarak sunuluyor.

Ergenekon meselesi 2007′de Ümraniye’deki bombalarla birdenbire patlamış değil. “Devleti yeniden yapılandırmayı” amaçlayan örgütten Fehmi Koru ilk olarak 30 Nisan 2001′de sözetti. Çünkü 2 Mart’ta Tuncay Güney gözaltına alınmış ve hem Ergenekon’un bütün aslî belgeleri Güneyden çıkmış hem de Güney ifadesinde akıl almaz ayrıntılar anlatmıştı (165. ek klasörün 38. sayfasından itibaren bu ifadeyi okuyabilirsiniz). Polisin bu ifadeye dayanarak Veli Küçük hakkında soruşturma izni istediğine dair belge de ek klasörde var! Şu anda bütün gazetecilerin sorması gereken soru, 2001′den bu yana neyin niçin yapılmadığıdır. Kim ki bunu geçiştirir, en hafifinden, onun esas işinin gazetecilik olmadığını gönül rahatlığıyla düşünebilirsiniz.

Ümit Kıvanç’ın bahsettiği Regina Kowboyu elbette bendim, yani Faruk Arslan…

“Derinden koşan Kızılelma soslu yeni Ergenekon!” başlığını taşıyan makalem gerçektende Ergenekon soruşturmasından önce, 28 Şubat 2006′da kaleme alındı. Aslında Evreca yayınevleri tarafından Temmuz 2005’de basılan ‘Vadi’nin Şifresi Çözülüyor’ adlı kitabım eski Ergenekon’dan yeni Ergenekon’a geçen süreci anlatıyordu. Kitabevinin daha sonra Ergenekon sanığı olacak Sedat Peker’e ait olduğunu geç öğrendim. Kitabı SEKA’ya gönderdiklerini iddia eden Sedat Peker’in kardeşi Atilla’ya inanmak zorundaydım, kitabı hiç basmayıp beni kandırdıklarını biliyordum. Ergenekon’un ortaya çıkmasını engellemeye çalışıyorlardı, kamuoyu Ergenekon ile ilgili hiç bir şey bilmiyordu. Tuncay Güney daha ortaya çıkmamıştı.

Daha doğrusu benim onu ortaya çıkarıp, meşhur edeceğim 1 Ekim 2006’ı bekliyordu. Haziran 2007’den beri Ergenekon Terör Örgütü adıyla yargılanan kurumun ilk ve gerçek adı

Teşkîlât-ı Ergenekon’dur ve Teşkîlât-ı Mahsûsa’nın devamıdır.

Şimdi Ümit Kıvanç’ın köşe yazısında ifade ettiği meşhur yazıma dönelim…. Bu makalemi ilk yayınlayan aynı tarihte sonsaniye.net adı haber portalı idi. Genelkurmay tarafından izlenen 400 haber sayfası içinde yer alan sonsniye.net Genelkurmay Başkanlığı avukatları tarafından 2007’de mahkemeye verildi. Psikolojik savaşı yürüten özel harp elemanları gerçekleri ortaya çıkartmamızdan rahatsız olmuşlardı. Yazıları andıçlanan yazarlar arasındaydım. Nuh Gönültaş, soruşturma süreci sırasında haber portalın sahibi olarak beni ve yine Kanada’da bulunan Sezai Şen’i gösterdi. Genelkurmay bunu yutmayınca sitenin adı gasteci.com olarak değiştirildi. Benim köşe yazılarıma ise hem sağdan hem soldan, hem askeriyeden hemde Ergenekonculardan gelen baskılar üzerine 2007’de son verildi. Ama ben durmadım, duramazdım. Ergenekon ahtabotunun kuyruğunu yakalamıştım, bir daha bıramazdım…

Faruk Arslan

24 Ekim 2011/ Toronto/ Kanada

NOT: Bu kitapda 2006 ile 2011 arasında Ergenekon’u nasıl deşifre ettiğimi hayretle okuyacaksınız.