Kurtar Bizi Kanada

Kanada’ya göçmenliğini bekleyenler, işadamları ve öğrenciler ile ülkeye yeni gelenler için bu bir başucu kitabıdır. Kanada’ya göç etmek, hayatınızın en önemli ve radikal kararı. Kendinizle dürüst olmanız gerekiyor. “Ben niye gidiyorum” sorusunu samimi bir şekilde cevaplarsanız kararınız ortaya çıkacaktır. Eğer çok para kazanmak, zengin olmak, kısa yoldan köşeyi dönmek gibi amaçlarınız varsa Kanada size göre bir yer değil. Eğer amacınız Türkiye’deki her türlü saçmalıktan, trafikten, hava kirliliğinden uzak insanca yaşamaksa, o zaman gidin. Şekilcilik, gösteriş budalılığı, lüks ve israf yarışı, en yakın akrabalarınızın dahi samimiyetsizliği sizi sıkıyorsa, durmayın bir dakika! Çocuklarınıza iyi bir eğitim ve gelecek sağlamaksa, tam isabet doğru bir karar veriyorsunuz. Bu kitapda, Kanada’ya göç tecrübesi yaşamış olanların deneyimlerini, gerçek Kanada’yı bulacaksınız, keşfedeceksiniz.

Kanadam

 CAN ADAMIZ KANADA

Bulundukları ülkelerde yıllar içinde yabancılıktan vatandaşlığa terfi etseler de, Türkler açısından topluluk yaşamının gerektirdiği iletişim ihtiyaçlarının karşılanması önemli bir sorun olarak duruyor. Çevrelerini en önemli araçla, “anlayabildikleri dil ile” algılama ve ifade etme ihtiyacı başta olmak üzere, kültürel kimliğin, özellikle de anadilin korunması ve geliştirilmesi büyük önem taşıyor.

Yurtdışında faaliyet gösteren ulusal ve bulundukları ülkelerde kurulmuş yerel medya organlarımız günlük, haftalık, onbeş günde bir veya aylık tüketilen sınırlı bir bilgiyi aktarıyor. Bu nedenle yaşadığımız ülkelerde edindiğimiz tecrübeleri kitaplara geçirmek zorunlu hale geliyor. Kanada’da Türk gazetelerin temsilciliğini yapmış bir gazeteci-yazar, Türkçe yayın yapan Sunrise dergisinin kurucu editörü, 2004’den beri önce aylık sonra onbeş günde bir yayına dönüşen en etkin Türk toplumu gazetesi Canadatürk’ün Yayın Danışmanı ve yazarı olarak uzun zamandır Kanada’yı tanıtan bir kitap yazmam konusunda yoğun taleplerle karşılaşıyordum. Bu kitapda Kanada’nın gerçeklerini anlatmalı, sosyolojik, tarihi değerlendirmeler yapmalı ve deneyimlerime, anılarıma yer vermeliydim.

Göçmen olarak Kanada’ya gelmek isteyen öğrenci, işadamı, göçmen veya ziyaretçi vizesiyle ülkeyi tanımak isteyenlere yol göstermeliydim. En az bu ülkede 10 yıl yaşamalıydım ki, bu kitap yüzeysel bilgiler içermesin, derin analizlerle süslensin ve bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmasın.

Kanada’nın hem ülkemizde hemde dünyada mükemmel bir imajı var. Kanada’da yaşamak isteyen o kadar çok vatandaşımız var ki, artık onlara cevap yazmaktan yorulup, elinizde tuttuğunuz eseri kaleme almaya karar verdim. Kitabımıza adını veren ‘ Kurtar Bizi Kanada’ kelamını sadece Türklerin ve diğer 200’ü aşkın ülke vatandaşının hayallerinden geçirdiği bir rüya değil.

Buna Amerikalılarda dahil. Kanada, Red-Kit’den kaçan Daltonların sığındığı bir kaçaklar ülkesi olmaktan öte bir umut kapısı, sevecen bir yuvadır. Türkiyede yaşayan herkeste yurtdışı sevdası vardır ama yurtdışına çıkınca bu sefer Türkiye sevdası başlar.

Kanada’ya gelen ilk Türkler Almanya’ya gidenler gibi bir gün geri döneceklerini hayal ettiler 1960′larda. İlk Türkler 1880’lerde Osmanlı vatandaşı olarak geldi. Birinci dünya savaşında savaş stresi yıllarında pek çok Ermeni, Rum ve Süryani Kanada’ya sığındı. 2009 yılında Kanada’da yaşayan ilk gelen Türk 101 yaşını kutladı.

Yıllar sonra 8 Türk Toronto’ya 1955′de geldi. Kanada’ya uyum sağlayınca kendi ülkelerini kanıksadılar. Eğri giden olguları, olayları, uygulamaları daha net görür hale geldiler. Bu sefer Türkiye’ye yeniden uyum sağlama fobisi sardı bünyelerini. Almanya serüveni gibi ikinci, üçüncü nesiller yetişmeye başladı. İlk gelen yüksek eğitimli, çoğunluğu mühendis Türklerdi. İş bularak veya öğrenci olarak geldiler. Kanada toplumu içine karışarak eridiler, Türklerden kendini soyutladılar. Bu nedenle Türk toplumu oluşamadı, yerleşik düzene geçemedi. Çünkü ilk gelenlerin dini inançları zayıftı, Kanada’nın yumuşak asimilasyon politakasına yenildiler. Çocukları artık tam bir Kanadalıydı, Türk gibi düşünemiyor, pek azı müslüman gibi yaşıyordu.

Milliyetçilik damarı ile pek azı Türk toplumu içinde kaldı. 1986′da gelen ikinci dalga Türkler, köylüydü. Nevşehir, Denizli, Konya ve Kahramanmaraş’ın köylerindenTürkler, Kanada’nın vize uygulamadığını duyunca biletini alıp soluğu Montreal ve Toronto’da aldı. Merhum Turgut Özal, Kanada ile karşılıklı vize uygulamasını kaldırdığını nereden duydularsa bu beldelerin uyanık köylüleri toplu biçimde pasaport çıkartıp Kanada’ya göç etmişti. Toronto’ya, Montreal’e inen uçaklar her seferinde 400′er Türk getiriyordu. Kanadalılar Nevşehir’i, Denizli’yi Türkiye’nin en büyük kentleri sanıyordu. Bu seferler aylarca aralıksız sürdü. Gelenler, ömürlerinde şehir görmemiş, güttüğü ineği, ektiği tarlayı bırakıp göç etmişti. Okuma yazma dahi bilmeyen bu Türklerin çoğunluğu ilkokul bile bitirmemişti. Paraları, eğitimleri, meslekleri yoktu, hemen hepsi iltica ettiler. Ekonomik zorlukları söyleyemediler, siyasi mülteci oldular. En altdan biraz üste tırmanırken kültürlerini yaşatma duygusuyla dine sarıldılar. Ama çalışkandılar. İlk Türk sivil toplum örgütleri böylece şekillendi. Camiler açıldı, kültür merkezleri çiçek açtı. Cenazelerin kaldırılacağı bir mekan olmaması, müslüman Türklerin Hıristiyan mezarlığına gömülmesi üzerine Pape ve Gerard’ta ilk caminin alınması için herkes elini cebine attı ve cami 1986’da açıldı. Süleyman Hilmi Tunahan grubunun Fatih Cami 1980’de, Milli Görüşcülerin Zafer Cami 1988’de ve Nevşehirlilerin Mevlana Cami 2000’de faaliyete başladı. Halen El Sabur Mescid olarak Dufferin ve Sheppard kesişiminde faaliyetine devam ediyor.

Eğer bu Türkler iltica etmemiş olsaydı, daha çok vatandaşımız gelebilirdi. Kanadalılar uzun süre uyanmıyabilirdi. Türk Dışişlerine sordular, aldıkları cevap: ‘ Beğenmiyorsanız vize uygulayın’ şeklindeydi. Dışişleri Bakanlığında Mesut Yılmaz oturuyordu. Vize uygulaması başlayınca göç bıçak gibi kesildi.

2000 yılında ve 2001 baharında Türkiye’de başveren ekonomik ve siyasi krizler, tekrar Kanada’ya akını başlattı. 28 Şubat süreci sonrası kendilerini Kanada’da bulan genç, eğitimli, dinamik yeni nesil farklıydı. Bu arada sistemin dışladığı Kürtler, Aleviler, Süryaniler gibi diğer Türkiyeli ‘ küskünler’ ile eğitimli, meslek sahibi göçmenler, Kanada’yı keşfetmekten oldukça memnundu.

Militize, politize edilmiş Kürtlerin Kanada’yı seçmesinin nedeni artık Almanya ve Avrupa ülkelerinin Kürtlerin sahte iltica taleplerini kabul etmemesiydi. Almanya’daki iltica isteklerine yüzde 90 oranında ret yiyen Kürtler, bakir Kanada’yı seçerek kısa sürede oturum haklarını aldı. Kanada sundukları sahte belgeleri ve oynadıkları tiyatroyu, eğer kaliteli yapabiliyorlarsa yutuyordu. Dindarlara baskılardan dolayı Avrupa’yı yıllar önce terkederek Amerika kıtasını keşfedenlerin yerini, dinini, geleneksel kimliğini yaşayamadığı için can vatanı Türkiye’sini ‘ ya terket ya terket ‘ diye ayrılanlar alıyordu. Türk lobisi oluşturma fikri, yeni jenerasyonun göçü ile ivme kazandı Kanada’da. Tabii Kürtlerde, Kürt lobisi oluşturmayı ihmal etmedi.

2000 sonunda Toronto’ya ayak bastığımda Türkiye’den sadece 5000 Türk-Kürt yaşıyordu. Kanada genelinde ise 20 bin Türkiyeli olduğu sanılıyordu. Bugün 20 bin Türkiyeli sadece Torontoda yaşıyor, Montreal’de 15 bin, Ottawa ve Vancouver’da beşer bin olmak üzere altmış binin üzerinde vatandaşımız Kanada’yı 2. vatan edindi.

Kanada’ya geldiğimde Cumhuriyet ve Aydınlık gazetelerinde çalışmış marjinal gazetecilerin çıkardığı Bizim Anadolu ve ABD’de basılıp Kanada’da dağıtılan Zaman gazetesinden başka Türk medyası yoktu. Bir yıl üstlendiğim Zaman gazetesi Kanada temsilciliği ve Toronto muhabirliği dönemimde para ile satılan gazeteden ziyade bedava satılan toplum dergisine ihtiyaç olduğunu gözlemledim. Zira etnik milletler kendi dergilerini aldıkları reklamlarla ücretsiz çıkartarak bedava dağıtıyordu. Rusların altı, Korelilerin on, Filipinlerin bile on üç dergileri vardı. Bu nedenle 2002 Eylül’ünde Sunrise dergisinin ilk sayısını çıkarttık. 3 bin adet basılan aylık ücretsiz dergi Türklerin adreslerine postalanıyordu. Kısa sürede dergimiz bir numara haline geldi ve Türk işadamı olmadığı için reklam alamazsınız denilen sektörde önceleri 3 bin dolar, daha sonraları beşbin dolara varan reklam almaya başladı. 2003 Eylül’ünde tiraj beş bine çıkmıştı. Daha önce Radyo Merhaba’nın ve Pape Cami’nin dergi denemeleri başarısız olmuş ve külliyen zarar ile kapatmıştı. Kürtler bu başarıyı görüp hemen Mezopotamya adlı ayrılıkcı yayınlarını çıkardı. 2007 yılında Yeni Hayat, Tunceli Kürt Alevisi Süleyman Güven tarafından çıkarılmaya başlandı. Hasan Yılmaz ise Sunrise’dan ayrılarak Canadatürk aylık gazetesini Ocak 2004’de beş bin tirajla çıkartmaya başladı. Türk medyasının yeşermesiyle lobicilik hızlandı.

İlk Kanada izlenimlerin oldukça toz pembeydi. Üçüncü dalga ile son yıllarda gelenler, eğitimli gençler ve ailelerden oluşuyordu. Ancak Kanada’daki Türk toplumu oldukça dağınıktı. Yunanlılar, İtalyanlar ve Çinliler kendilerine mahalleler kurmuş iken Türkler lobisizdi, yalnızdı. Kanada, kültür zenginliğine önem veren bir ülke olarak hoşgörü ve tolerans kimliğin bir parçasıydı.

Yinede Kanada kültürüne WASP (White-Anglo-Sakson Protestan) anlayışı hakimdi. Her ülkeden her ırktan insanlara ‘çok kültürlülüğü kaynaştırma programı’ ile doğaçlama yapılıyordu. Bu yaklaşım insanlara Kanada’yı sevdiriyordu. Kimse kimsenin hakkına tecavüz etmiyordu. ‘Sıfır risk ‘ ile paniksiz, stressiz yaşamak, sansasyona, şok kararlara alışmış Türkler açısından oldukça lükstü.

Kurtar Bizi Kanada adlı kitabımda, Kanada’ya göç tecrübesi yaşamış olanların başta şahsımın deneyimlerini aktararak gerçek Kanada’yı anlattım. Tecrübelerinden istifade ettiğim Sunrise Dergisi, Canadatürk yazarlarına, Kanadainfo ve Simit Kokusu network grubuna ve tecrübelerini yazarak gönderenlere teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu bölümleri okuduktan sonra halen Kanada’ya göçmenlik başvurusu yapmaya kararlı iseniz, günah benden gider. Zaten ‘gelmeyin’ diye yalvardığım arkadaşlarım pılıyı pırtıyı toplayıp geldiler, ‘gelin’ diye dil döktüklerim Kanada’ya gelmediler. Bu durum tam bir ‘Türk işi’ algılama sorunu.

Her koyun kendi bacağından asılır demek istemiyorum. Kimseyi zorla göç ettiremezsiniz, kimseye de ‘gelme’ diyemezsiniz. Kanada’yı toz pembe gösterip, acı gerçekleri perdelemek istemedim. Eğer sonuna kadar okumaya kararlı iseniz, resmi prosüdürün ayrıntılarını kitabımı bu web sayfamdan ücretsiz olarak indirip inceleyebilirsiniz.

Kanada’ya göçmenliğini bekleyenler, işadamları ve öğrenciler ile ülkeye yeni gelenler için bu bir başucu kitabıdır. Kanada’ya göç etmek, hayatınızın en önemli ve radikal kararı. Kendinizle dürüst olmanız gerekiyor. “Ben niye gidiyorum” sorusunu samimi bir şekilde cevaplarsanız kararınız ortaya çıkacaktır. Eğer çok para kazanmak, zengin olmak, kısa yoldan köşeyi dönmek gibi amaçlarınız varsa, Kanada size göre bir yer değil. Eğer amacınız Türkiye’deki her türlü saçmalıktan, trafikten, hava kirliliğinden uzak insanca yaşamaksa, o zaman gidin. Şekilcilik, gösteriş budalılığı, lüks ve israf yarışı, en yakın akrabalarınızın dahi samimiyetsizliği sizi sıkıyorsa, durmayın bir dakika! Çocuklarınıza iyi bir eğitim ve gelecek sağlamaksa, tam isabet doğru bir karar veriyorsunuz. Ama unutmayın ki her şeyin bir bedeli var, bunun için çok çalışmanız ve çok mücadele etmeniz gerekiyor. Bu kitapda, Kanada’ya göç tecrübesi yaşamış olanların deneyimlerini, gerçek Kanada’yı bulacaksınız.

Bu kitapda, Kanada göçmeni olmak isteyenlere, öğrenci veya ziyaretçi vizesiyle ülkeyi tanımayı hayal edenlere Kanada’ya gitmenin yolları gösteriliyor. Göçmenliğin, öğrenciliğin onlarca çeşidi ve çıkartılan engelleri aşmanın püf noktalarını ancak burada okuyabilirsiniz. Kanada’da nasıl iş kurulacağını, dil kursuna, üniversiteye, master ve doktoraya nasıl başvurulacağını öğreneceksiniz.

Göçmenlerin yaşadığı sıkıntılarıyla tanışacak ve en belalı mesele iş bulma yollarında yaşanmış tecrübelerden dersler alacaksınız. Bu kitabı okuduktan sonra dünyanın en özgür, en yeşil, en konforlu, çok kültürlü, çok dinli, bol hoşgörülü canlar, cananlar diyarını keşfedeceksiniz.

Kanada’yı Türkçe okunduğu gibi ‘Kan’ ile telaffuz etmek demek hoşuma gitmiyor; bu ülke İngilizce telaffuzun Türkçe okunmasıyla ‘Can Ada’ mız… Eğer mücadele gücünü kendinizde buluyorsanız, yolunuz açık olsun…

Bu sitede ayrıca Kanada Türk toplumu ve Kanada ile ilgili güncel haberleri, yorumları ve analizleri bulabilirsiniz.

Yaptığımız sadece Allah rızası için bir toplum hizmetidir ve kar amacı gütmemektedir.

Toronto, Kanada

Faruk Arslan