MPP Tony Ruprecht: “Gülen, hepimizin kahramanıdır”

Ontario Eyalet Liberal Milletvekili Tony Ruprecht, 1981’den beri Ontario parlamentosuna seçilen çok tecrübeli bir politikacı ve bilim adamı. 1985’de Ontario’nun ilk Engelliler bakanı oldu. Göçmen ve Çok Kültürlülük bakanlığı yaptı. Ontario’da iktidarda olan McGuinty hükümetinde Sağlık ve Sosyal Servis Kanunu Komitesinde yer alıyor. Doktorasını Uluslararası İlişkiler alanında yapan Ruprecht, Nebraska, Brandon ve en son York üniversitesinde dersler verdi. Akademik çalışmasını, Kanada ile ABD ilişkileri ve Amerikan Kongresi’ne sunulan vergi reformu konusunda yazdı.1990’da ‘Toronto’nun Çeşitli Yüzleri’ adlı kitabında Toronto’nu hayatına etki yapan 67 etnik toplumu inceledi. 4. baskısı Mart 2005’de gerçekleşen eserin, son baskısı Haziran 2011’de basıldı. Türkiye kısmına tarafımdam katkı sağlandı. Türk toplumuna yeni baskısında geniş yer veren Ruprecht, bu yıl Ontario Eyalet Parlamentosu önünde düzenlenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Bayrak Çekme Törenine hem öncülük hem de evsahipliği yaptı. Türk dostu olarak bilinen Ruprecht ile Davenport’daki ofisinde gerçekleşen röportajın ilgi çekeceğini umuyoruz.

Haziran 2009'da Ankara'da Dışileri Bakanı Ahmed Davudoğlu ile

Ontario Parlamentosuna sunduğunuz kanun çalışmasında, yabancı ülke diplomalı, eğitimli mesleklerin ve becerilerin haksızlığa uğradığını belirtiyorsunuz. Bu bariyeri nasıl ortadan kaldırmayı düşünüyorsunuz?

Tony Ruprecht: Bu Liberal partinin seçim vaatleri içinde vardı. Doktorlar, hemşireler, mühendisler pek çok meslek grupları zor durumda. Kanada dışında aldıkları diplomalarının denkliği, mesleki tecrübelerinin geçerli kılınması sağlanmalı. Göçmenlere ayrımcılık yapılıyor. Diplomalarını tanımıyoruz, bu nedenle yeniden okumak zorunda kalıyorlar. Hem zaman hem para kaybı, hem de bu insanlara eziyet.

2006’da McGuinty hükümetinin kabul ettiği ‘Bill 124-The Fair Access to Regulated Professions Act’ piyasada çalışmıyor. Yeni ne gibi çözüm öneriyorsunuz?

Tony Ruprecht: Çalışmıyor değil mi, haklısın. Bu nedenle pratik çözüm üretmeliyiz. Denklik nasıl oluşturulur, ayrımcılık baskısından yeni gelenler nasıl kurtarılır buna yoğunlaşmalıyız. Haksızlığa maruz kalan bu insanları iş dünyasına kazandırmalıyız.

Evet ama kanuna rağmen sistemi tıkayan, 32’den fazla güya regule edici meslek kuruluşu derneğinin bizzat kendileri değil mi?

Tony Ruprecht: Doğrudur, sayıları 38’dir. Hangi mesleğin nasıl sisteme gireceğinin kurallarını onlar belirler, bağımsız çalışırlar. İki çözüm yolu var. Mesela mühendislik veya muhasebeciliği ele alalım. O kadar çok sınav vermek zorundalar ki, yeniden okusalar daha iyi. Birinci uygulanan yöntem şu: Nereden aldın bu diplomayı diyoruz. En başta aldığı eğitimi yok sayıyoruz. Denkliğini alması için önüne öyle imtihanlar koyuyoruz ki, geçmesi imkansız. İkinci yöntem önerim şu: Pilot projeler yapalım, imtihanları geçmeleri için kurslar hazırlayalım. Böylelikle kolaylıkla geçerler. Yoksa kendi başlarına kesinlikle bu sınavları veremezler.

Peki yabancı doktorlar ve hemşireler için verilen sözler tutulacak mı?

Tony Ruprecht: En mağdur kesim onlar. Halbuki doktor ve hemşire açığımız var. Özel sınavları ancak dört yılda verebilirler. Toronto’da rekabet fazla. İş bulamayınca pratisyen olamıyorlar. Çözüm önerim, sınav sayısının azaltılması ve yeni gelen göçmen doktorların Ontario’nun uzak uçtaki kuzey bölümünde istihdam edilmeleri. Bir kaç yıl orada çalılşsınlar, sonra gelsinler.

Bill 38 olarak bilinen tüketici haklarının daha iyi korunması ile ilgili hazırladığınız kanun teklifi hangi sorunumuza neşter vuruyor?

Tony Ruprecht: Meselenin birinci yanı, tüketici kimlik hırsızlarına karşı korumasız. İkincisi, çoğumuz kredi notu veren kurumlar tarafından sömürüldüğünün farkında bile değil. Mesela ev kiralamak istiyorsunuz, başvuru formu doldurdunuz, özel bilgilerinizi verdiniz. Sizin kredi notunuzu yokladıklarında krediniz yoklandığı için notunuz düşüyor. Her başvuru olumsuz yansıtılıyor. En basitinden Kredi kartı, Loan, Mortgage başvurusunda dahi bu yapılıyor. Notunuz iyi değilse daha da batırılıyor. Böylece daha fazla faiz size mortgage aldığınızda ödettiriliyor. Gelişmiş Batı ülkelerinde, Avrupa’da sistem bu şekilde suistimal edilmiyor. Kanada’daki tüketici uygulaması haksızlığa yol açıyor.

Yaşlanmayı geciktirme, uzun genç kalma konusunda yaptığınız çalışmalarınız ilgimi çekti. Bunun bilimsel yanı var mı?

Tony Ruprecht: Siz henüz gençsiniz, böyle bir derdiniz olmayabilir. Kanada’da yaşlı nüfus artıyor. Yaşlanmanın hızlı veya yavaş olması insanın kendi elindedir. Vücudunuz üzerinde negatif enerjiyi ve etkilerini azaltmalısınız. Her hücre, düşünceniz üzerinde casusluk yapıyor. Vücudunuz ile ruhunuz, dimağınız ve duygularınız arasında çok güçlü bağlantı vardır. Çok güzel bir dimağ, sizi çok farklı, mükemmel bir insan yapabilir. Güzel düşünürseniz güzelleşir, gençleşir, sağlıklı olursunuz. Sizi hasta yapan, yaşlandıran zihniniz ile vücudunuz arasında doğru iletişimi kuramamanızdandır.

Modern teknoloji her derde bir deva buluyor bugün..

Tony Ruprecht: Her şey teknoloji değil. Son model teknolojiler dahi sağlık sorunlarına çare bulamıyor. Yaşam stilinizi, hastalıklar kapmadan, kalp ve şeker hastası olmadan önce değiştirmek zorundasınız. İçki ve sigara içmeyeceksiniz. İyi uyuyacak, az yiyecek, bol spor yapacaksınız. Etten uzak duracak, sebzeler, yeşil yapraklı sağlıklı gıdalar alacaksınız. Dengeli bir hayat için başka ne yapmalıyız? Tony Ruprecht: Doğu’nun düşünce okulu felsefesine hayranım. Duygularınızla her zaman etkileşim halindesiniz, bu nedenle stresin kontrolü çok önemlidir. Karamsar, karmaşık, olumsuz, gürültülü fikirler sizi hasta yapıyor. Küçük meselelerde dahi negatif düşünürseniz sağlığınızı bzoarsınız. Vücuduyla irtibatlı olan sağlam bir düşünce sistemine sahip bir dimağ, bağışıklık sisteminizi çaresiz hastalıklardan korur. Bu bir çeşit hasta olmadan önce koruyucu hekimlik. Biz Allah’ın yarattığı mahluklarız. İbadet, vücudunuz ile ruhunuz, zihniniz arasında ilişkiyi kurar, yardımcı olur. Bilim bunu ispatlıyor. Düşünceleriniz ibadetinizle değer kazanır. Pratik ibadetle dengeyi bulursunuz. İbadetsiz yaşam düşünülemez. Allah’a yakın olmak hayatınızda çok önemli bir husustur.

Kanada Kültürlerarası Diyalog Merkezi (CIDC) ile 22 Haziran ile 2 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’de bulundunuz. Yemeklerimizi beğendiniz mi?

Tony Ruprecht: Türk yemekleri gerçekten bir harika. Et, kebap çeşitleriniz mükemmel ama ben en fazla sebze yemeklerinizi sevdim. Bizim böyle yemeklerimiz yok. Kanadalılar hep et ve patates, ‘Fast Food’ yiyor, sağlıksız besleniyor. Kimlerle görüştünüz, en çok hangi kentlerimiz hoşunuza gitti? Tony Ruprecht: Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Toronto Üniversitesinde okumuş bir milletvekili ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ile görüştüm. İstanbul, Kayseri ve özellikle Konya’yı çok sevdim. Konya’da Mevlana ve Sufi Mevlevi gösterisine bayıldım. Küçük camilere dahi girip oranın havasını teneffüs etmekten zevk aldım.

En fazla etkilendiğiniz husus ne oldu?

Tony Ruprecht: Türk insanı çok sıcak, misafirsever, dost düşkünü, cana yakın. En çok dikkatimi çeken husus, insanların birbirini desteklemesi, dertleriyle dertlenmesi ve samimi biçimde ilgilenmesi oldu. Toplumu ayakta tutan bu manevi değerdir. Kanada’da biz bu değeri kaybettik. Biri sokakta yanıbaşımızda ölse, ilgilenmiyoruz. Benciliz, kendimizden başka kimseyi düşünmüyoruz. 1970’lerde gittiğiniz Türkiye ile bugünü karşılaştırdığınızda ne fark görüyorsunuz? Tony Ruprecht: Türkiye çok değişmiş. İki sosyal haraket gözüme çarptı. Bir grup Türkiyeli hızla moderniteye ulaşmak istiyor. Diğeri, çok acele etmeyin der gibi frene basıyor. İnsanlarla yanyana oturup sohbet ettiğimde çok şeyler öğrendim. Koşulsuz modernite peşinde olanlar, dini, geleneksel değerleri toplum hayatından, Türk kültüründen tamamen söküp atma taraftarılar. Bunlar hiç bir şeye inanmıyorlar. Dini ve geleneksel kültürü Türk toplumundan dışlarsanız, Kanada gibi olur çocuklarınızı kaybeder, onları sanal internet dünyasına kaptırırsınız. Modernlik diye fazla özgürlük verdik, bugün çocuklarımıza sahip çıkamıyoruz. Para, Allah haline geldi. Kanada toplumunda değer erozyonu yaşanıyor. Türkiye çok şanslı. Moderniteye çabucak varacağım diye dini ve geleneksel kültürü atmak isteyenlere direnen, filtre koyan, frene basan bir sosyal haraket var. Türkiye’de kanun koyucular onları dinlemeli.

Bu sosyal haraketin ve önderinin fikirlerinin Kanada’da çoğalması faydalı olur mu?

Tony Ruprecht: Bu haraketin lideri Fethullah Gülen benim kahramanım. Geleneksel kültürel değerlere sahip çıkan, bir başkasıyla ilgilenen, diğer insanları düşünen biri o. ‘Ruhumuzun Heykelini Dikerken’ kitabını okudum, bayıldım. Aynı, paralel düşünceleri savunuyoruz. Ruhumuzu oluşturan bir değer sisteminden bahsediyor. Onu kaybetmemek ve toplumun dengesini korumak için gayret ediyor. Bir ülkenin temelini oluşturan aileye, bireyin birbiri için çalışmasına büyük değer atfediyor. İşte onun başarısı burada yatıyor. Sanal değil gerçek dünya barışı için çalışıyor. Gülen’in ideali, tüm dünyanın son şansıdır. Tüm manevi ortak değerlerimiz ölmeden, yıkılmadan, ona Gülen gibi sahip çıkmalıyız. Birbirimizin yardımına koşmalı, barışı, hoşgörüyü, karşılıklı anlayışı toplumda tesis etmeliyiz. Gülen, hepimizin kahramanıdır. Hepimiz onun takipçisi olmalıyız.

NOT: Tony Ruprecht. 31 yıllık politik yaşamının ardından 6 Ekim 2011’de yapılan eyalet seçiminde milletvekili adayı olmayarak siyasi yaşamını sonlandırdı. Ruprecht’in yakında ömür boyu senatör olarak Kanada’nın Üst Senato’suna Kanada Başbakanı Stephen Harper tarafından atanması bekleniyor.