Aşk’ın nişâ

 

Halveti bilir Hakk’a celveti,

Şâkird hilletle bulur devleti

Halka sunmaz nefsi, izzeti,

Müteheyyiç ruhtur sür’ati

 

Rabbe rızaya teveccüh yolu,

Kalbinde aşk’ın nişânı vüs’ati

Ukbâ’ya dönüktür şevk yolu,

Fakr-i olur mihneti, müs’avati

 

Vech-î rahmete aşina anlar aşkı,

Cümleden nefhâ olur Anka kuşu

Zât-ı esmâya âşık anlar dil-i aşkı,

Cihânda ikilik birde ol Hüdâ kuşu

 

Hânümanı yıkık virânedir âşık

Gönlü hazine, niyazla kıl huşu

Serhoş olmadan sekrândır âşık

Meyli mestâne, duyar ol huşu

 

Yanan istemez hûr u gılmâ

Zühd ü takvâda hârı vefâkâ

Nice mâsivada sorar gılmâ

Eyleme Yâr’i cüdâ ol vefâkâ

 

Akıl mantık durdu, dil-i kalbi aşk

Ezelden ebede berduş cihângâ

Ar, namus, izzet, şöhrete yok aşk

Bağ bostâna bigâne ol cihângâ

 

Aşk ehlinin olmaz nâmı, nişâ

Kimi nââd nerrâd olur nâ-Hak

Zâlimin adı öfke, şehvet nişâ

Halk içinde dildâr olur ehl-i Hak

 

Kimi şâdân kimi irfân nişânı yok

Halk içinde Hakikat erbâbı cânlar

Hiçbir bahane bulmaz isyânı yok

Cümle ariz amik cevâhir ol cânlar

 

Tûl-î emel sönerse kasr-ı emel doğar

Sünnete tabi aşkı hayâta kıl Gülistân

Yerde gökte melekler zikrine doğar

Bülbülün Şeydâ’dır âlem ol Gülistân

 

Keşke kibir dili kesik ola keşke lâl

Zulmete teşne dili âh u vah nişâ

Aşkla bâkî hayâta aksa âb-ı hayâ

Ölmeden evvel ölür ol aşkın nişâ

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Kitchener, Kanada

12 Aralık 2012