Aşk-ı Mârifete Ayna

 

Kalbimin ufkunda ışıksın aşkınla bir tanem

Hatalarıma rağmen vefâlısın, yıkıldı sanem

Varlığınla üveyklendi ruhum, sıfatda senem

Ölümsüzlükte buluşalım, sonsuzlukla birem

 

Cennete, dünyaya sığmadın, sığdın kalbime

Ârifim mârifetine, aşkın doldu acılı kalbime

Âcizim tecellini zikre, yazık üzgün kalbime

İnsanlık kulluğunda doğdu neşeyle kalbime

 

Kelebekler gibi özgürüm, ruhumdasın cennet

Emrine amâdeyim, dünyam, ukbâm ola cennet

Her dâkika, an ve boyutta buldum seni cennet

Yeni hikmetlere âşık ağlar, güler, kalbi cennet

 

Fakrla kalp gözünü açan aynalarda koca hiçim

Aç sonsuz, tükenmez hazineni, istemez tok hiçim

Kibirli, cimri zengin fâkir, zengin gönlüme hiçim

Adınla kredinle dolaşırım her yerde, Sen’de hiçim

 

Çağlayan olur gözyaşım, içte pek cezbeli sessizlik

Hırıltılı şelâleyim, ormanda esen rüzgâr sessizlik

Okyanusda Reng-i Hüdâ, sibganda boya sessizlik

Dokunsan yağmur olup yağan, deli dolu sessizlik

 

Yandım bir kere Od’una, karşı konulmaz aşkına

Kavuşana kadar yoksunum, o kutsal dâvâ aşkına

Sarhoşum içtikce susayan, sâfî pâk kevser aşkına

Bir işaretine kurbân, kirpikten kalbe şevk aşkına

 

Kuru dudaklarıma damlat iksirini, dilerim Pîrlik

Şartsız uyarım Sevgili’me, ayrılıkta sürgün Şîrlik

Gerçek evime dönene kadar yok hiç düzen dirlik

Canım, kalbim arzular Sübhân’ı, gâye tek birlik

 

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Toronto, Kanada

10 Haziran 2012

NOT: 18 Haziran 2012’de Herkul.org’da yayınlanmıştır.