Aşka  Mecburum

 

Yüreğin yüreğime serildi, aşk düştü

Şıpsevdim, gönlüm sevdana düştü

Gamın derdin üzüntüm başa düştü

Sen doğdun kalbimde iş başa düştü

 

Hoş gördünde geldi, aşkın tecessümü

Hor görmedin beni, bildim tecessümü

Mecburum sana, zira aşkın tecessümü

Sen geldinde doğdu, sevdim tecessümü

 

Mesnevi Nuriye’nde  dizilir kelime ince ince

Müzakereyle okuyana önce aşkı doğdu  ince

Kalbinde eksik vardı, sen yoktun, ey aşkı ince

Neden başkası değilde, sen doğdun kalbi ince

 

Neden bende aşk doğdu, senle buluştu  ruhum

Küllenmiş aşkına kor düştü, senle ol uçtu ruhum

Deli âşıklara bu bile yetmedi de sen geldin ruhum

Dost olarak Allah yeter aşka,  aynasın sen ruhum

 

Hayat hareket ve faaliyettir şevk ise onun matiyyesi

Faaliyet, harekât, zeval  bir tekkemmülâtı tesbihiyesi

Nazarınla vücudu münevverler her bir anı seyyalesi

Vücudu ebtere tekabül binlerce müreccah devriyesi

 

Sanırdım ki  zühd ü takva’yla buldum aşkını ya  Allah

Aşık oldum bir fâniye aşk ile bende oldum  ya Allah

Terk eylesen aşkı neyleyim sabredeyim aşka ya Allah

Celâli vechinle Azim sultânlığında Gâfursun ya Allah

 

Ağardı saçlarım sakalım, yüzüm bembeyaz zülfün yâr

Kim ki seni buldu kendi yok oldu, dost u can baha yâr

Can kulağım sendedir canıma canından korsun ateş yâr

Vücudumda  zerre hücre komadı yoğurdu, sesi sedâ yâr

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Toronto, Kanada

28 Haziran 2012