Aşka Ne Oldu?

 

Gamla dolu gönlüm yandı ne oldu?

Dermansız derdime kim oldu deva?

Aşık usandı, mâşuk yandı da ne oldu?

Perişan oldu dağıldı, yok nefis heva!

 

Pır pır çarpar yüreği kandı ne oldu?

Kıtmîr oldu, köle oldu yalvar yakar!

Ruhuna ruh kalbe kalp oldu ne oldu?

Sarmaladı şefkat oldu yalvar yakar!

 

Kendini Sevgili’de buldu da ne oldu?

Döne döne pervane gibi aklı şaşar!

Aşkına yandı gönlü od oldu ne oldu?

Sağlam dik durur gibi denge şaşar!

 

Terk eyledi teni, o canı da ne oldu?

Kül oldu, kul oldu, ah oldu ruhdaşı!

Dağlara, çağlara sel oldu  ne oldu?

Nâr oldu, zâr oldu, olsa âh sırdaşı!

 

Ölüme güldü, gözyaşı aktı ne oldu?

Sen ben sözü biz oldu, yüzü ak şor!

Arş-ı muazzam titredi de ne oldu?

Nazı niyâzı yoğ oldu, sinede al kor!

 

Güldü ağladı inledi de âşık ne oldu?

Sızladı gönlü mâhv oldu, kâh zehir!

Tecelliler miktarı sevdi de ne oldu?

Rengine cümle âlem boyandı, zâhir!

 

Hoş buldu mâhbubunu da ne oldu?

Yana yana kaldı, yazık imkânsız aşk!

Kendi etti kendi buldu da ne oldu?

Yaktı yandı, elde senâ ölümsüz aşk!

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Toronto, Kanada

21 Haziran 2012