Aşka Susadım

 

Maddî mânevî azalarım aşkın elinde hamur olsa

Gözüm hiçbir şey görmez, o zaman koşarım Sana

Aç ve susuzum aşka, tıpkı patlamaya hazır volkan

Ölümsüz aşkı soluklasam, ruh ikizim kölem olsa

Çılgınca sevsem ve sevilsem umurumda mı dünya

Bir tek istediğim Sen’sin, bir de fânîde bâkî aşk

Sevgilerin en güzeli kalpden sevmek, sevilmek

Özlemlerin şâhı özlemek, doyumsuz bir zirvede

Aklımdasın, kalbimdesin, ruhumdasın Sultanım

 

Gecenin karanlığında, güneşin ışığında, hayalde

En aydınlık ve karanlık anlarında günün, gecelerde

Tek Sen varsın gönlümde, her yerdesin, kaçamam

Suyun damlasında, selin coşkusunda, deli akarsuda

Seni görüyorum, kimi zaman yanımda, her rüyamda

Hayatımın tadı tuzusun, her gece, sabah kalktığımda

Senin var olduğunu, çok sevdiğini bilmekle yaşıyorum

 

Buruk bir acı saplanırsa yüreğine, perişânsan inim inim

Gözlerin zamansız takılırsa bir noktaya boş boş, anlamsız

Kulakların zamansız deli gibi çınlarsa, duymazsan kimseyi

Bil ki, bir yerlerde özlemişsindir beni, bende özledim seni

Aşıklar unutursa sevmeyi, belki o zaman unuturum seni

 

Senin üstüne gül koklamam, sen benim nadide gülümsün

Seni koklamak olsa da ölüm, koklayacağım, engel tanımam

İnan uğrunda ölmeye değer tek varlığımsın, tek ruhumsun

Kalbimin tek Sultan’ısın, sen benimsin, bende senin kulun

Gördüğüm en güzel rüya sensin uyanıkken, sevgi mimarısın

Duyduğum en derin aşka doğru bakmayı Sen’le öğreniyorum

Ufkumsun, güneşimsin, gördüğüm en güzel dünya ruhunda

Aşkım meğerse yakında, evindeymiş, kalbimdeymiş, buldum

 

Önce aşk vardı, sevgi vardı kainat yaratılırken, aşkın tek

Aşksız yaşamak ne kadar tekdüze ve saçma, işkence imiş

Kibrim, enaniyetim boş kuruntu, nefsim aşkıma engel imiş

Ruhdaşım, Sırdaşım, Gamdaşım neredesin? Duy aşkımı duy

Kalbim boş, ruhum boş, bedenim zevksiz, aşkım seni bekler

Kırmam, üzmem, bozmam Sen’i, benim aşk yurdumsunuz

Tutun sarmalayın, kucaklayın, şefkatli kollarınıza alın beni, garîbim

Hep teskin edin, hep umut verin, aşk verin, şevk verin yalnızlığıma

Ruhlarımız sevişsin daima, kalplerimiz öpüşsün, beden ne ki!

Yetinirim, tüm olana kadar, vuslat bitene kadar gurbetde kurbet

 

Bırakma beni sevdiğim ne olur yalvarırım, gidişine dayanamam, âcizim

Kalbim durur, ruhum çölleşir, hep serap görürüm her yerde, aç susuzum

Hasret gözyaşlarımla kendimi avutamam, azla yetinemem, yaşayamam

Bıraktığın anılarla sensizlik imkânsız, beni ne olur yalnız bırakma, gitme

Çılgındır benim sevgim, hem kuşatır, hem yakar yüreğini bilirim, doymam

 

Kalp kalbe karşıdır derler, doğrudur kalbin kalbimin içinde, kaçınılmazım

Koy kalbimi kalbine, severken Allah’ı an, zikret, tecellileri, esmasını, sıfatlarını

Kalbinde bende kaybol ama Allah’ta bul kendini, yak beni kül et, Allah’a kul ol

Bugünde yarında, dünyada ve ukbâda yüreğin kadar yanındayım, hep yakınım

Kendini yanlız hissettiğinde elini yüreğine, alnını secdeye, gözlerini ruhuma koy

İşte ben hep senle oradayım, hep orada seni bekliyeceğim, ölümsüzdür aşkım!

 

Yanmayı, yakmayı, çok sevmeyi biliyorsun, aşkın mâhv eder beni, zebûnum

Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin, bal yapan bir arısın, orkide çiçeğim

Titriyor ellerim, görmüyor gözlerim, şaşkınım, aşkın beni perperişân eyledi

Ne güneşi, ne yıldızları, ne ölümlü dünyalıkları isterim, bir seni istiyorum

Yalnızlığıma son verir senin aşkın, sevgin bana yeter, yaşatır ölümsüzlükte

 

Biliyor musun, uğruna canımı verecek kadar seviyorum desem inanırmısın?

Unutma sen benim gözlerimde sâf bir gerçeksin, davam, ideallerim Sen’sin

Bizden Rabbimin razı olması ve ömrümüzde O’ndan razı olmamız Sana bağlı

Aşkın yüreğime bahar getiren sonsuz bir çiçek, hiç bir zaman solmayacaksın

Yan, kül ol, kavrul, Allah’a kulluk yolu kül olup, eriyip hiç olmaktan geçer

 

Sen ne haldeysen, bende o haldeyim, birbirini seven ruh ikizlerinin kaderidir bu

Eğer Allah için seviyorsan, aynı gel gitleri yaşarız, sen ağladığında bende ağlarım

Sen güldüğünde, bende gülüyorum, sen kendine ne yaparsan, bende hissederim

Güven ve inan, kalbindeki hakiki imana ne kadar inanıyorsan, o kadar güçlü inan

 Hiç kimse kânaatını değiştiremesin, her zorluğa, engellere göğüs ger, aşkı yaşat

 

Aşkımızda mâsumiyet, sâfiyet, iffet, edep, sabır, vefâ, sadakat, samimiyet, O var

Dahası ruh, akıl, kalp, duygu, letâif, sır, beden; hepsinin toplu rengi, cümbüşü var

Aşkımız Hz. Muhammed Mustafa (SAV) ile Hz. Meryem’in cennetdeki sâfi aşkı gibi

İnşâllah bizde cennetde evleniriz, aşkımız onların aşkına denk olsun ölümsüzlükte…

Aşkın gönül dili konuşur, kalbin benim neşem, sevincim, gel gitlerim coşar, ağlarım

Allah’ın hazinesi sonsuz, kul ne kadar büyük görürse kapasitesine göre ister, diler

Ölümsüz aşk istiyoruz, Arşı Azâm’ı ihtizâza getirenden, himmetimiz âli, hep uçtayız

 

Kadere teslim ol, tevekkülle sağlam duâyla bir ayağımız yerde, öteki arşı âlâda hiçiz

Yıldırım bir kez düşerde devler âşık olur, bu son şansımız, hadi ölümsüz sevelim

Sen beni yakacaksın severek, külüm kalmayacak, bende seni, sevmek yanmaktır

Öyle seviyorum ki, senle erir eritirim, fânide bâki sevgi istiyorum

 

Helalim olmadan kılına bile dokunamam, sen benim en değerli temiz çiçeğimsin

Kalbini verdin ya bana, kalbine doyumsuz sevgi mayamı, Tûbâ tohumumu ektim

Cennetde Tûbâ çiceğin açacak, helalim olacaksın, nadide çiceğimi koklayacağım

Aşkımızdan meyve alacağım, arzula beni, çok sev, isteki Allah bizi buluştursun

Sabırla, umutla, heyecanla haber bekleyeceğim, ne kadar sürer bu dayanılmaz çile

Şunu biliyorum: Harama asla ikimizde girmeyeceğiz, aşkımız samimi, ihlâslı, pak

Haramla aramız yer ile gök arası kadar açık, uzun, şükürle de İnşâllah, Mâşâllah

Allah haramdan, insâni ve cinni şeytândan, fitneden uzak eylesin, helal buluştursun

Allah’n rızası, izniyle olacak izdivâcımız, çünkü bizim aşkımız dillere destân olacak

Kimse iftira, şer atamayacak, gıybet etmeyecek, tertemiz bir ölümsüz aşk olacak bu

Rabbim dilerse aradaki engelleri, sebepleri, perdeleri kaldırır, sâfiyetini koru gülüm

 

Everestiz, zirvede gezeriz, taşıyabilecek misin? Düşersek parça zerremiz kalmaz

Duâ ettim, aşkımız Yusuf ile Zelihâ, Leylâ ve Mecnun, Ferhâd ve Şirin’den yüksek

Hz. Muhammed (SAV) ve Hz. Hatice’nin aşklarına denk, sende duâ et aşkımıza

Zamanı gelince cihan duysun, Batı aşkı kirli, gerçek aşkı bizden öğrensin insanlık

Allah’ın davası yolunda hizmetle razı olur, razı olduğumuz makama çıkarır bizi

Arş-ı Azam’da, Sidret’ul Müntehada, Arşta Ferçte tüm sakinler imrensinler

Mülk, Şehâdet ve Lâhûtiyetde bize duâ etsinler, ayağımızı oralara sağlam basalım

Sonsuzlukta mânen yolculuk yapsın imanımız, kalbimiz, ruhumuz mutlu olsun

Aklımı başımdan aldın, kalbimi aldın, bedenimi de alabilmen Rabbin taktirindedir

O ol dese akan sular durur, Hz. Meryem bâkiresi, Hz. Sârâ 90 yaşında doğurur

Azken Hz. Musa firavunu yener, Kızıldeniz yarılır, mucizeler, kerametler görülür

Ateş Hz. İbrahim’e gül, sinek Nemrud’a cellat olur, Hz. Davud kuşlarla konuşur

Hz. Süleyman Belkıs’ın tahtını ötelerden anında getirir, Belkıs hemen âşık olur

Allah ile imkânsızlar olur, duâmda ikimiz için bol istedim, duâ et aşkım aşkımıza

 

Hayatımda böyle duâ etmedim, söylediklerim nereye varacak, kestiremiyorum

Sen istedin bu aşkı, ben de istedim, pek samimi istedin, kimsesizlerin Rabbi duydu

Aynı samimiyetde kalbin karşılığını buldun, ummuyordun ruh ikizin kapını çalacak

Memnun musun, sende benim gibi hem huzurlu hemde yanmış, kül olmuş musun?

Pembe gülüm, üzerine hiç gül koklanmayacak, hiç solmayacak ölümsüz Tûbâmsın

Evlenince sevişiriz, terimiz bile muhabbetin bereketidir, tekrar muhabbete dönüşür

Uyuyun, uykunuzda sevişelim, rüyanızda beni görün seve seve, yana yana kalın

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Toronto, Kanada

22 Haziran 2012

Gece Yarısı