Aşkı Elif’te gördüm

 

Akıl susunca aşk konuşur, gönül tarafına geçtim

Gönül nedir sorana gönül eri bilir dedim, geçtim

Maruf ile ârife az sözcüyüm, kendimden geçtim

Sanma ki gönülden evlâsı var, ruhsuzdan geçtim

 

İç okuma, kalp huzuru olmadan namaz olmaz

Gönül eder Rabbe niyaz, halka yalvarma olmaz

Gayesiz çile, bela olurda divânede yücelik olmaz

Aranılanın son merhâlesinde arayan âşık olmaz

 

Yüreğim aşk ateşiyle tekce doğruluk konuşur

Dinleyemeyen kabiliyetsize, densize konuşur

Suratsız değişir, Nur sırete, mânâya konuşur

Akıl Sevgiliyi anlatmaktan âciz, boş konuşur

 

Malı kıbleyse canından kıymetlidir, canı yoktur

Az çoğa delildir, paraya tapanın aşkı Hu yoktur

Külhanı ambara yerleştirmenin anlamı yoktur

Aldatan zâlimin kalbi bozuk, dinde yeri yoktur

 

Akıl kişilerin zindânıdır, aşk kısırdöngüyü çözer

Aşk, teklif, plan fakiridir, taşkın gönül dili çözer

Nefsini bilmek kalp işidir, kafa işi değilse çözer

Lütfuyla kahrıyla evirir çevirir kalbi, layığı çözer

 

Kimisi derya kuşu,  kümese sığamaz, girmez

Kimisi evcil hayvan, ormana sığamaz, girmez

Kimisi özgür ruhludur, kafese sığamaz, girmez

Kimisi mühürlü yürekli, aşka sığamaz, girmez

 

Şeriat kadehinden akan ballı süt sarhoşa haram

Kendine tapan nefislere soluduğu nefes haram

Halk doğru sözden sıkılır ister nifak, oysa haram

İkiyüzlülükte hoşnutluk bulanlara saadet haram

 

Gönle açılmadan cihânı feryat figan ağlar gördüm

Rahman’ın rahmet eserlerini tecelli etti de gördüm

Perdeler açıldı da beni göreni, görmüş olanı gördüm

Rabbimin tükenmeyen sözünü tek bir Elif’te gördüm

 

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Kitchener, Kanada

16 Eylül 2012