Aşksızlık Taşa Benzer

Aşkı olmayan sert, sarp taşa, aşk bir güneşe benzer

Taş kalplinin dilinde diken biter, sözü savaşa benzer

Aşkını bulamayan mâşuk, kırık, yaralı serçeye benzer

Kaynayan gönlü muma döner, erir, düşü yasa benzer

 

Ömür geçer, akar su misâli, tez geçen bahara benzer

Yaz ayında öten mevsimlik ağustos böceğine benzer

Hayalleri türlü türlüdür, tuli emeli biten kışa benzer

Hakta karar kılmayan nefis, serapa, susuz çöle benzer

 

Maksûdu didârına çıkan üç yol ebedte menzile benzer

Biri Cennet, biri Nâr, diğeri A’raf’a varır yol, biri benzer

Sultanı bilen erene ihsân yağar da yok olan vara benzer

Seferdeyiz geriye dönülmez, aşk kalbe inen nura benzer

 

Dünyaya gönül veren pişman olur, âhiri hüsrana benzer

Gıybet, yalan, iftira söyleyenin hâli didâr düşene benzer

Veli kulun dili aşkıyla şirinleşir, özü şeker şerbete benzer

Nice peygamberler, evliyalar, alperen aşk ile dosta benzer

 

Nefsine düşman olan yavuz yoldaşa, mert dervişe benzer

Hânûmanı terk eyleyen yâren, ancak Hakka dosta benzer

Aşk ışığı içi dışı kuşatır, aşksızlık ruhsuz  kara taşa benzer

Kalbi kara âdem sesi kargaya, dervişin sesi bülbüle benzer

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Kitchener, Kanada

11 Ağustos 2012