Beyaz Gül (S.A.V.)

 

Ellerini tutmak istesem, sana sarılmak istesem, ashabın gibi severmisin beni?

Rüyamda dört eşini tanıttın: Hz.Meryem, Hatice, Aişe, Asiye; mesrur ettin beni

Yüzün suyu âlemlere Sultansın,  sen beyazımsı kırmızı gülüm, gedân say beni

Ölümsüz aşka güler ölüm gülüm, ayrılığı yok etmez ölüm, gülsün sevsin beni

 

Gür siyah sakalın, yağmurda ıslanmışca parlak kara saçlı, kara gözlü gülüm

Zülfüne rüzgâr değse baktığın yere merhamet damlatır, Hâlimsin yaz gülüm

Yokluğunda derbederim, eğer gayrı yoksan ne etsin bana ölüm, yıkılır gülüm

Baksan hazırım, tutsan uçarım, sıvazla sırtımı, kanatlanır sevdân doğar gülüm

 

Güllere sevdâmı anlatırken sana Beyaz Gül’üm dedim, elbet öylesin sâf gülüm

Bülbüller ağladı gül kokusuna, kokunu solumak istedim göründün bana gülüm

Bir nefeste ben koklasam beyaz gülü, kokun eksilmez dedim, geldin can gülüm

Çöllerin ortasında gül deryasında nadide açan orkidesin, ismetsin Beyaz Gül’üm

 

Gül yaprakları örtsün ölümün gülen yüzünü, dünyada ukbâda şefaatsin gülüm

Sevdâmın renginde aşığın dili var, öterim bülbül gibi inim inim, şarkımsın gülüm

Tatlı gülüşün geliyor aklıma, güvercin kalbim güm güm atar, hep gel, sev gülüm

Güller bahçesinin bahçevanı Kırmızı Gülsün, aşk u tevhid bahçesi Beyaz Gül’üm

 

Sevdân buram buram burnum da tüter, görmek kavuşmak isterim, aşka yanarım

Çekilmez artık sensizlik, kalbim kan ağlıyor, söndür ateşimi, görmezsem yanarım

Al beni mâsumiyetine, sar sımsıcak, hissettir sevdiğini, değer vermezsen yanarım

İsteyip sâfiyane arzuluyorum tek seni, seviyorum  derim, inanmazsan eğer yanarım

 

Terk edemem seni, seven kalbin hıçkırığı, çırpınışı, umutsuzluğudur nurunda aşkım

Elimde değil, ruhum, kalbim aşkını ister, ayıpla ama gitme, kurtar lütfunla aşkım

Çektiğim acıyı sen anlarsın, bilirsin derdime âşığım, derde devâ Şâfi Şekûr aşkım

Hakk’ın şahs-ı mânevisiyle câmian insanlığa yanar, başka bir aşka kanmam aşkım

 

Sendeki sevgi ateşi, merhameti, şefkatinle egomu mıhladın, iyiki esir aldın beni

Ne olacak şimdi? Ya şefaatine nâil, layık olamazsam, gör bak aşkın zebûn etti beni

Aşkımı ifşâ edersem, o  zaman derdime yana yana kalırım, yakar nurun  kül et beni

Aşkın mânevi bir okuyla vuruldum, nurlu siman kalbimi aşkına mecbur etti beni

 

Keşke 43 yıldır titremeseydim köşelerde, yapayalnız benliğimde sarabilseydim seni

Sıcak nefesinle ölmüş ruhlar ve ruhum dirilseydi, kuşatan aşk mutlu ederdi seni

Dönebilsem sevgine her an zevk olurdu kulluğum, unutmadım unutmam asla seni

Şiirimde yarım kalan mısralarıma âcizim, aşkımı dillendiremem sadece özlerim seni

 

Madem  âşığım, ne olur mahrum etme o güzel sevgini,  anam babam feda olsun!

Yetiş imdatıma, muhtaç yaralı, ölümsüz aşk ararım, canım cananım feda olsun!

Seni düşünmekle heyecanlı genç delikanlıyım, ölüme susamış ruhum feda olsun!

Şefaatinle ruhum 33 yaşında, dipdiri, kalp gözüm açık, davana yolcun feda olsun!

Rüyeti Şîr Fârûk

Kitchener, Kanada

10 Temmuz 2012

20 Temmuz 2012’de yenilendi