Dervişe Ne Gerek, Ne Gerekmez!

NOTE: This art is taken from  Salman Khattak with permission, web site is

http://salmankhattak.net/blog/2010/08/27/the-whirling-dervish/

Eğer sade derviş isen cümle âlem bilsin gerekmez

Yola girene mal u mülk, şöhret, âr, benlik ne gerek

Şudur budur diyene kırılma, arada ağyar gerekmez

Derviş sövene dilsiz, dövene elsiz, gönülsüz gerek

 

Sultanlar sultanını buldun ise kula kulluk gerekmez

Hiçlikten başka sermayesi olmayana kibir ne gerek

Bin yıl namaz kılan bir gönül kırsa dervişlik gerekmez

Kimse kimsenin rızkını yemez, dervişe hamd gerek

 

Dünyâyı seven onca yârenin derviş olması gerekmez

Küllî serveti, terki terketmiş erene lâ mekân ne gerek

Şeyhi şeytan yolcunun Hakk’a âşık olması gerekmez

Derdine sabretmeyen yolda kalır, kalpte Dost gerek

 

Aşk pazarında yanan özü bîzâr, cân u cihan gerekmez

Dost’un evinde gözyaşı pınar olur, didişmek ne gerek

Aşıkların işi âh u vah,  zâr olur, bağ u bostân gerekmez

Nice ermiş dervişe kalbi, gönlü mekândır, Habib gerek

 

Kendi  kusurunu gören dervişe kimsenin aybı gerekmez

Bir nesneye sevgi duyan gâfil kalır, aşka rüşvet ne gerek

Dört kapı kırk makamda kırk bin hâlde müftü gerekmez

Himmeti âli ruha hem Rab, hem Fahri Muhammed gerek

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Kitchener, Kanada

11 Ağustos 2012