Firavun ile Derviş

 

Yetmiş iki millete bir gözle eşit bakmayan

Hakikâtın kafiri, şerrin dik âlâsı evliyasıdır

Şeriatımız Kur’an’a kâinata düz bakmayan

Halka mârifet satar, yalancının evliyasıdır

 

Gönül pasını silmeyen, kalbi dili bir olmayan

Yüreğine Hak aşkını koymayan âşık mıdır?

Aklı, fikrî, canı, ruhu, içi ve dışı bir olmayan

Kendi kendini bilmeyen Hakk’a âşık mıdır?

 

Adanmış ruh olan kişi, hubbu câh ne bilmeyen

İlim, irfan Rabbin aşk kitabıdır, sevgi deryasıdır

Müştâk kulun ihlâs işi,  gözyaşı dinmek bilmeyen

Menzili soran eren kişi, hiçlikte varlık deryasıdır

 

Alperenlerin huzurunda toprak olup gül bitirmesen

Aşk kılıcını kuşanıp, cümle âleme kılıç çalasım gelir

Hak gönlünün zikri vird ü ezkârı olup aşk bitirmesen

Kibir girer eve, Firavun ile Hâmân, şeytan olasın gelir

 

Derviş sırrı gizlidir, arştan ferçe uçup yeryüzüne inmese

Gülen yüz kan ağlar, dünya Rüyeti Şîr Fârûk’a zindandır

Halk öğüt dinlemez, Mesih ile Mehdi bir olup pîr inmese

Her nefis Deccal ile Süfyan olur, nefis firavuna hayrandır

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Kitchener, Kanada

06 Ağustos 2012