Hakikâta Dost

 

Hakikat bir çiçek kadar zarif ama boyun eğmeyecek kadar güçlüdür!..

Hayat geçer, ömür biter, süre dolar, vade tamam olur, Allah güçlüdür…

Beklenen hep geç gelir; geldiği zaman da insan başka yerlerde olur…

Bizden geriye kalacak olan mazlum karşısında sevecen duruşun olur…

 

Ben başkasını düşünerek yazarım, sen üstüne alınarak okursun, nefis batırır…

Bir öpmede bir sapakta batma, bazen küçük bir delik, koca bir gemiyi batırır…

Ya tutulacak kadar yakın ol, ya da unutulacak kadar uzak, kalma hepten ırak!

Büyük acılar çekenler, imanın değerini bilirler, yanlış hesap Bağdat kadar Irak!

 

Kız evladı rahmet, erkek evladı nimettir der Hâtemül Enbiya İki Cihan Serveri…

Allah nimet için sorgu-sual eder, rahmet için ödüllendirir, olursun sen ukbâ eri…

Lodosun fırtınanın şiddeti ne olursa olsun; martı sevdiği denizden asla vazgeçmez!

İnsanlar, güller arasında hep diken arar, dikenli güllere şükretmez ama vazgeçmez!

 

Gerek yok her sözü laf ile beyana… Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayan isterim…

Sessizim, durgunum… Sadece dinlediğim şarkılarda, türkülerde kaybolmak isterim…

Siniyorum, oturuyorum bahçede masamın kenarına, kendi evimde evsiz mülteciyim!

Kimsem olmadığından değildir yalnızlığım; kimsesiz olduğumdan tenha mülteciyim!

 

Yalnız olduğumu hissettiğim anda en büyük dostum Rabbimdir, en iyi, gerçek dost!

Bilmek başka, bulmak başka, O’nunla dost olabilmek bambaşkadır, yeterli bir dost!

Kısmet etmiş ise Mevlâ; el getirir, yel getirir, sel getirir, binbir musibetten çıkar hayır…
Kısmet etmez ise Mevlâ; el götürür, yel götürür, sel götürür, yağ ile balda yok hayır…

 

Başkası olmam kendim olurum, çünkü hayat başkası olmak için çok kısa, sermaye az!

Aşkı bilmiyorum, tekamül eder has niyetim, gönlüm hakikâta dost, ilmim, irfânım az!

Rabbim affet, hidâyet lûtfet, gönlüme, kalbime, ruha kur tahtını, her halime hükmet!

Hamd ile sena ederim celal-i vechinle azim sultanlığına, nefse  aşk u merhamet  lûtfet!

 

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Kitchener, Kanada

21 Temmuz 2012