Hamd u Senâ

Gâyem ne cennet, ne cehennem derdi

Kalbimdeki Allah mutluluk için, aşk için

Huzurda eriyen sonsuzda sıfırın gönlü

Köleliğim ne hediye, ne şekerleme için

 

Azar azar ölürüz bağışlayıcıya doğru

Aşk âşık yok ki, birlikte sevilir Sevgili

Hamd u senâ ve şükre muhtaç kullar

Hiçler, âcizler kimsesizler için Sevgili

 

Nankör insanoğlu ne az uyanır aşka

Kim her hâlûkarda Elhamdûllilâh der

Teşekkür etmek her kulun tek borcu

Pek azı hakkıyla bir Estağfirûllâh der

 

Verdiği nimetleri ne inkâr ne ret eder

Nasıl hamd edeceğini şaşırır her kul

Kalbin tek Sultânı hediyeler yağdırır

Gözü toprak doyurur, doymaz herkül

 

Şükranı bol kula yağar helva bıldırcın

Çok şükür diyenin dar olmaz dünyası

Dinin yarısı şükür geri kalanı bil nedir

Lütfuna şükreden kahrına sabır ağacı

 

Ey Allâhım! Bizi sevdiğin kullara kat

Niyetimizi hâlis, amelimizi ihlâslı eyle

Hakkıyla Sana hamd u senâyı bahşet

Kullukta zirveyi, huşu ve huduyu lûtfet

 

Rüyeti Şîr Fârûk
Kitchener, Kanada
20 Mayıs 2013