Mükâşefe

 

İncitme, incinme gönül

Deme çok iller gezdin

Hâlis u muhlis mi gönül

Ölmeyince ham gezdin

 

Münkirse mürşîdin gönül

Deme neden yolda kaldın

Tut eteğinden kâmil gönül

Zümrüt kalpte dilsiz kaldın

 

Nice hâl eylesin aşkı gönül

Deme kendin ettin buldun

Yan ey Hakka şeydâ gönül

Nefis içre içi mâhî buldun

 

Keşf eyle latifeni ey gönül

Cevâhir-i esrârı sezer oldun

Sakla sînen içre aşkı gönül

Kıymetîn deme irfân oldun

 

Hakîkat deryâsı özün gönül

Deme halk nasîhat bulsun

Emr-i Hakk ise sözün gönül

Fîzândan ol gelsin bulsun

 

Kenz-in lâ-yefnâyadır gönül

Tılsımla vücûdu yara kıldın

Deme kim sorar kalbi gönül

Aç içi kenz-i lâ-yefnâ kıldın

 

Dilde benlik kibirdir gönül

Deme tende varlık aradın  

Sende iylik var etme gönül

Murâdını niyetinde aradın

 

Harf-i mânâya açık gönül

Tercümân Furkân’ı okudun

Zebân-ı ârifân deme gönül

İsm-i Mânâyı zâhir okudun

 

Rüyeti Şîr Fârûk

26 Şubat 2013

Kitchener, Kanada