Avamın semasını dolama diline ey derviş yoksa nefsi derdine düşersin

Havasım der kasılır, Hak yola ulaştım sanır egona doğru sema edersin

Aheste revlik eyleme ey derviş yoksa Hak kervanından cüda düşersin
Şeytan vermesin sana teşviş bir keman kaşa kendini zebun edersin

Bilmez de yardan gizlersen halini o dem yârını kaybeder ağyar eylersin
Sakın unutma nefis denen zalimi yoksa sofrana şeytanı sağki eylersin

Rıza yoksa gönlünde zikrinde fikrinde dünyayı kendine maksut eylersin
Yetimin rızkını elinde tut her dem yoksa zalime varidatını taksit eylersin

Bir lokmayı kendine haram edip bir hırkaya sırtına giysen de giymesen de
Marifet ufku yoksa eğer sende kendini cahile cühelaya rüsva eylersin

Ağyarla düşüp kalksan her dem çağırsalar seni işrete gitsen de gitmesen de
İlim irfan ister dünya denen bu diyar yoksa işreti kulluğa tercih eylersin

Başında baykuş tünemiş Sarayı hamamı viranedir bunlar desen de demesen de
Ne viraneler var bağrında hazine saklar, sen de hazineye kalkar virane dersin

Sözüm sanadır ey derviş bu yol erkana riayet ister, sen uysan da uymasan da
Sövene dilsiz dövene elsiz gözsüz gönülsüz olmazsan sen Muradına eremezsin

Ahmet Mevlana tarafından yazıldı. . | SIZDEN GELENLER

NOT: Bu şiirin sadece ilk beyiti bana aittir, kalanı Ahmet Mevlana adındaki şair dostumundur. Avamın seması ile havasın seması arasında arasında ne fark olduğunu soran Sufi derviş dostuma, en başta  kendini beğenmiş nefsime ve egosu yüksek hizmet erlerine acizane nasihattır.