Nefsim!

 

Rıza ararken yerde  gökte

Gazap peşinde mi koşarsın

Riya, kibir  vurur hep sekte

Samimi kalbe doğru koşarsın

 

Kılmadı Rabbim seni bekçi

Ne cennet ne cehenneme

Kıldı nefsine zebâni bekçi

Rahmeti lâ kıyas anneme

 

Nârda yer araman boşuna

Odunu özü götürür nefsin

Ayıp kusur  araman boşuna

Razıysa marziyâdır nefsin

 

Ene zerresi isbattır tevhide

Tevâzu numarası yaramaz

Vahidi kıyasla çıkar tevhide

Rabbi bulan sevgili aramaz

 

İltifatı, şekeri sever nefis

Şan şöhret mi arzularsın

Dünyaya doymaz ki nefis

Kara toprak mı arzularsın

 

Gösteriş, şekilcilik zirvede

Zevk u sefâya dalar nefsin

Acz ve fakrin oysa zirvede

Aldanır, dalar nireye nefsin

 

Fitneci gıybeti necvâ sanır

Merhameti sonsuza kapalı

Zavallıdır kendini ilâh sanır

Mühürlü kalbi, kulak tıkalı

 

Ebû Zerr’in rağmına da olsa

Tevhidi söyleyen kurtulur

Nefsine, âleme zâlim olsa

Tevbe eden nefis kurtulur

 

Rüyeti Şîr Fârûk

5 Nisan 2013

Brantford, Kanada