Ölümsüz Aşk

 

Sen Allah’lasın daim, O’na koşarsın, O’ndan gelenle yolculuk yaparsın

Ölümsüz aşka sefere çıkan özgürleşir, beden ve ruh tek öze, yol yaparsın

Doğar kalbine dosdoğru Hakk, zikreden bir nefesle aşka seyahat yaparsın

Şükre hamde doymazsın, Ben Sen kalmaz, Rabbin evi kalbe yol yaparsın

 

Her bir mevcûdun, uluhiyyet’ten aldığı hisse ve nasîb belli

Kısmeti ancak kendisinin Rabb-i hâssı olan bir isimden kelli

O mevcûdun Allah’a irtibâtı, o isim vâsıtasıyladır; eser belli

Eseri mevcûdun görünen sûreti, hakîkatı bâtın bundan kelli

 

Bilge bir insan olmak isterim, adil bir şekilde kazanan sade kul

Rabbin sunduğu nimetleri gösterişsiz şekilde tüketen şâkir kul

Neşeyle, cömertce dağıtan, civanmert, sağlam iradeli vedüd kul

Huzurla fazlasını arzulamayan, kalbi, ruhu müstâğni sıradan kul

 

Aşığım; ben, sen, biz, siz, onlar, o demene gerek kalmadı

Şükür şehidim ölümsüz aşk var, dünya güzelim kalmadı

Ölümüm yakın dedim, kimse inanmadı, vaktim kalmadı

Son nefesime dek elimdeki fideyi dikerim, vade kalmadı

 

Vasiyetimi yazdım bıraktım bir dosta, eşim, dost inanmadı

Dünyada dikili ağacım yok, mirasımı duyan âhî inanmadı

İsteyene dünyayı ver, bana seni gerek seni, âşık inanmadı

Oyun bitti, rakip şâh vezir girdi aynı kafese, nefis inanmadı

 

İnsanların niyeti neyse, neyin peşinden koşarsa sonuçta ulaşır

Hakka kavuşmayı aşkla dileyen, fânide fenalaşır, Bâkî’ye ulaşır

Rabbin şekerlemeleri Hâlleri kaybolunca hüsrana, korkuya ulaşır

Ya bulunduğu makama ait olamaz kaybolur ya üst makama ulaşır

 

Yükseklerde uçan uçurumun kenarında dolaşır, o Hâlden kurtulur

Önemli olan geçici Hâller değildir, kalıcı olan sonsuz ilimle kurtulur

İlim marifete kapı açar, marifet bilmek, ‘Kendini Bilmek’le kurtulur

Kimisi sabit beklentisini bulur, kimisi sonuna kadar gider, kurtulur

 

Unutma ey nefsim, içinde bulunduğun hâl ve makamın adamı değilsin

Çok daha küçük birisin, ilim dersen ilmin yok sıfırsın, takvâlı değilsin

Sırrı, rüyayı ifşâ edersin ilham perin küser, o giderse  hiç bile değilsin

Derin yüzün yüzleşir, bilemedin bilinmezi, cüz’î aklınla bilen değilsin

 

Tek ses duyarım, Ezelden Ebede yolcuyuz, ümitliyiz elbet nurun yarını var

Duyularım hassas, her kışın baharı, yazın güzü, leylin umut dolu nehârı var

Sesim kısılamaz, iniş bitti, zaman tükendi, çıkış vakti yakın, onca îş’ârı var

İkilik kalmadı, milletimin yıkılmaz imanı, muhkem şi’ârıyla aşk güneşi var

 

Lazım değil dargınlık, dosta selam, düşmanı güllerle sevmeye, yola devam

Malını canını verip Hakka giden yola, aslı özü unutmadan yaşamaya devam

Elinde Kur’an, dilinde o kelam, Rehberin İki Cihan Serveri, salavata devam

Maksadın ölümsüz aşka hizmet, terki terke, Hak dostlarıyla, tek yola devam

 

Ecdâtını dosdoğru temsille, sövene dilsiz, dövene elsiz, ahsız gönülle devam

Dosta düşmana sevgi sunan, ofsuz sözle, haramı helalı bilen, ince yola devam

Şimşek olup yağmur yağdırmaya, âleme kardeşlik muştusuna şevkle devam

Her gönüle kapı açıp, hiç kırmadan yapmaya, insanca ölümsüz aşkıma devam

 

Rüyeti Şîr Fârûk

Kitchener, Kanada

11 Temmuz 2012