Şehit Ölümü

 

Garip doğdu, yaşadı, hicreti ve ölümü tam sır işi.

Onsekizinde ölmüştü, ölü diriydi, ölmezdi bir daha.

Korkutmadı, sevdi ölümü, ‘şehadettir’ dedi ulu Kişi.

Film şeridi gibi geçti hayatı, dirildi nurlu ikinci bahara.

 

Hep ölü sandı kendini, yaşarken bir şehit gibi dipdiri.

Hayır ölmedi, öldü öldü dirildi duayla, havf ve recayla.

Ecel bir değişmez ki, pervasız Arslandı, hep diri ve iri.

Ol dedin, son nefesinde döndü, ölmüşken geri semaya.

 

Olmasın hiç  mezar taşı, isimsiz bir garip, yetim gibi.

Ağlamadan oturun üstüne, oku Fatiha kimsesiz gibi.

Kabirde de yalnız, gurbet içinde kurbet, bir garip gibi.

Önderi yetim ve garip, ümmeti  ağlar tıpkı gurbet gibi.

 

Rüyeti Şîr Fârûk

28 Mayıs 1996, Bakü Azerbaycan

 

NOT: Henüz yayımlanmamıştır.