Yakaza

 

Gözlerim uyur, rikkâtli kalp uyanık, şâkir uyumaz

Ruhum sevgiye vecdle açık, ruhum dolaşır uyumaz

Rahmetine susamış gönlüm, özde deli âşık uyumaz

Özlemiş, kanamış vicdanım, Sufi kalp gözü uyumaz

 

Gaflet uykusunda insanlar, nefis ancak ölümle uyanır

Uyanık fitne kavurur, yıkar, derdi zor konuşan  kınanır

Cahil bilmez uçurumda dolanır, garipler rüyada sınanır

Tavan dinlemezse tabanı, o A’raftakiler A’raf’ta uyanır

 

Kimi kalp kırar, kimi kalp yapar, ikiside insanlıkta şahâne!

Yaşatmak için yaşayan ayakta kalır, gerisidir kayıp âvâne!

Davan varsa insansın, yıkık gönüller aşka yabancı virâne!

Candan maldan geçen satın alır nefsini, satmayan divâne!

 

Kalbindeki haşyet ruh zekandır, fıtratın tekce Hak yola uyar

Tuzaklar, tepeler O’nunla aşılır, bilmeyen naif, şeytana uyar

Bozulmamış tabiatın, kimliğin, huyun suyun, o cennete uyar

A’raf’ta simasından belli, kim cennete kim cehenneme uyar

 

Ruhun aydınlık ikliminde berrak, tertemiz tecelli solur, âr arar

Kalbinin saati hamde şükre ayarlı, tevekkülle atar, o aşkı arar

Zâkir olmuş dilin esmanla yanar, inletir garip bülbül gibi bizâr

Yakazaten ruh görüşür, huşuyla kalp dinler, vefalıdır tek Yâr

 

Rüyeti Şîr Fârûk

17 Mayıs 2012

Toronto, Kanada

NOT: 21 Mayıs 2012’de www.herkul.org’da Sizden Gelenler köşesinde yayınlanmıştır.