RİSALE-İ NUR’LAR HANGİ ZİHNİYETİN ELİNDE?

RİSALE-İ NUR’LAR HANGİ ZİHNİYETİN ELİNDE?

Sünnet-i Seniyyeye sımsıkı bağlı asrımızın mühim velilerinden Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendiye bağlı İsmailağa Cemaatinin çıkardığı Marifet Dergisi ehl-i sünnet ve’l cemaati savunan ve yetkilileri uyaran ve DİB Başkanı MEHMET GÖRMEZ’i bir hayli eleştiren bir yazı kaleme aldı. İşte o yazıdan başlıklar :

”Kuran İslamı’nın diğer adı da zaten Sn. Diyanet Reisi’nin açıkça beyan ettiği gibi “Kuran’ın her asra tatbik edilmesinde en büyük engel sünnet ve hadistir. “sözü Diyanet İşlerini yöneten kişilerin hangi düşüncede olduklarını apaçık beyan eder. ”

“Sayın Reis’e (M.GÖRMEZ) göre hayızlı kadınların namaz kılmamasını ve tavaf etmemesini sadece bir ruhsat-muhayyerlik olarak görür. Yani ona göre ister namaz kılar ister kılmaz, ister tavaf yapar ister yapmaz.” (bknz. aynı yer sayfa 364,366)”

“Sayın Reis (M.GÖRMEZ) Hanefi kitaplarını küfriyat ve safsatadan ibaret olduğunu (Mehmet Görmez ,Musa Carullah Bigiyef, TDV yayınları, Ankara ,1994 sayfa 188) iddia eden Musa Carullah Bigiyef’in kitaplarını tercüme ve yayına hazırlamaktan geri durmamış ve kitabın yayımlanmasına vesile olan Kuran ayetlerinin bazılarını inkar etmekten geri durmayan Prof. Ömer Özsoy’a teşekkür etmeyi bir vazife addetmiştir.”

 

 ”Musa Carullah’a göre akla uymayan hadisler uydurmadır. (Mehmet Görmez , Musa Carullah bigiyef Tdv yayınları sayfa 82) Diyanet’in çıkardığı Hadislerle İslam Ansiklopedisi’nde de akla uymayan hadislerin uydurma olduğu belirtilmiştir. (DİB ,Hadislerle İslam 1/99) (şefaat, ruyetullah, şakkul-kamer vs.) ”

 

”Musa Carullah’a göre Yahudilik değişmez. İslamiyet ise toplumdan topluma değişebilir.“ (Musa Carullah Kitabı Sünne (çeviren.Mehmet Görmez), Ankara Okulu Yayınları Okulu s.30) ”

”Musa Carullah’ ın peygamberlik anlayışına parelel olarak dinamik bir Sünnet anlayışı vardır; yani ona göre Sünnet Hz. Peygamberle bitmiş değildir. Tarih boyunca islam ümmeti Sünnet-i Hasene vaz’etmeye ehildir ve ümmetin koyduğu sünnetler peygamberin sünneti gibi bağlayıcıdır.” (M.GÖRMEZ)

 

Tüm bu alıntılardan sonra Mehmet Görmez yönetiminde ki DİB’lığına risale-i nur’ların verilmesi tam bir cinayettir. Ve sanki nur talebeleri bu cinayete imza atarak ortak olmuşlardır.

 

Benim acizane kanaatim ve düşüncem Mehmet Görmez Risale-i Nur’lar ile alakalı programlarda onların hoşuna gidecek tarzda konuşma yapmasını çok mahirce yapmakta ve nur talebelerinin sadece gözünü boyamaktadır. İlerisi için dual yaşayan siyasiler arasında yerini almaya şimdiden hazırdır.

 

Sadeleştirme ihtiyacını görmeyen ve gençliğin dil erozyonunun farkına varamayan ve dahi son yapılan araştırmalarda İHL’lerdeki %13’lük 5 vakit namaz kılınışı gerçeğinden (1) bigane kalan nurculuk ile Risale-i Nur’un hakiki talebeliğini birbirinden ayırmak zorundayız. Bir takım kalemşör Nurcu(!)lar tarafından kitleler aldatılmaktadır. Risale-i Nur talebeleği bu gibi virüslerden azade tertemiz vicdanlı ve akl-ı selim sahibidir.

 

Sadeleştirme bahanesiyle Risaleler şu an hadislere ve ehl-i sünnet mezheplerine çok farklı bakış açısına sahip olan ve Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerine 5.mezhep olarak farklı mezhepleri de aldırarak Türkiye’de 1000 yıllık sünni inancı lekedar etmeye azimli bir takım insanların eline tevdi edilmiş gibidir.

 

Çok yakında DİB eliyle Risale-i Nur’ların dili üzerine eleştiriler yapılarak abuk subuk yorum ve teviller yapılırsa şaşırmayın.

 

  1.    2005 yılında Isparta İlahiyatta ki bir arkadaşım sınıflarında sadece iki kişinin düzenli beş vakit namaz kıldığını söylediğinde şok geçirmiştim. Bu insanların şu an bir yerlede ilahiyatçı-Din kültürü hocası veya Cami hocası olabileceğini düşündükçe dehşete kapılıyorum.
Clip to Evernote
4 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi