Kur’an Tefsiri, mukayeseli okunmalıdır!

Kur’an Tefsiri, mukayeseli okunmalıdır!

Fethullah Gülen Hocaefendi, 40 yıldır sabah namazı sonrası Elmalılı Hamdi Yazır tefsiri okutur. İkindi sonrası ise, sabah Elmalılı’dan okunan aynı ayetler 20′ye yakın tefsirden talabeleri tarafından ayet ayet özetlenir. Bilim dünyası, Gülen Hocaefendi’nin 40 yıldır talabelerine uyguladığı bu karşılaştırmalı tefsir dersi okutma noktasına yeni geldi. Hala okutan da yok. Ülkemizde zaten yok. Gülen Hocaefendi’nin Kur’an tefsiri dersi halkasına 21 yaşında bir kere katıldım. Farklı müfessirlerin görüşleri müzakere ediliyor ve farklı yorumlarda ayetlerin bütüncüllüğü yakalanmaya çalışılıyordu. Gülen, tefsirleri pür dikkat dinler; aktarılan yorumlara anında müdahale eder, katıldı ise ilave açıklamalar, katılmadı ise gerekçelerini sunuyordu.

1991’de şahit olduğum o ders halkası, zihnime kazınmıştır. Gülen’in talabelerine 40 yıldır uyguladığı tefsir dersini evimizde, işyerimizde, mahallemizde, tüm memleketimizde işletebilir miyiz? Evet mi? Allah’ın Müslümanlara okuyun, anlayın ve yaşayın diye inzal buyurduğu Kur’an’ı hakkıyla okuma, anlama ve yaşama çabası, kutsi bir gelenektir. Kur’an’ın mana ve muhtevasının anlaşılması için oluşturacağımız halka ile birlikte birkaç tefsiri birlikte mütalaa edebiliriz ve etmeliyiz. Bu bizim boynumuza yüklenmiştir. İslam, mollalar Kur’an okusun, tefsir ve hadis öğrensin, sonra da onlar uygulasın, biz öğrenmeyelim diye gelmedi.

Kanada’da Wilfrid Üniversitesi Din ve Kültür bölümünde, Kur’an Yorumu dersimde geçen hafta bu konuyu işledim. Lafzı ve Tefsiri Kur’an yorumları, Zahir’e bakar. Batın ve Kalplerin Kalbi yorum Te’vil’e bakar. Fahrettin Razi’nin Kur’an tefsiri, gerçi talabesi tamamını bitirse de, hem müceddid oluşu nedeniyle, hemde devrinde yazılmış tek felsefik ve psikolojik tefsir mahiyeti nedeniyle benzersizdir. Şemsi Tebrizi’nin Makaalatı’ını okursanız bir Batının Batını Kur’an tefsircisi olduğunu anlarsınız, Mevlana’yı neden etkilediğini kavrarsınız. Hüccetül İslam İmam Gazali, Sufileri İslam dışına atmaya çalışanlara karşı çıkmış, Kur’an tefsirinde zahiri mana kadar batına önem vermişti.

Peygamber (SAS) yaşayan Kur’an ahlakıydı, Hz. Ali (RA), yürüyen Kur’an’ım demişti. İbni Arabi’nin tefsiri batının batınıdır; ‘bizim meşrepten olmayan bizi okumasın’ demişti. Haklıydı, buna rağmen okudum elbette! Türkçe 3, İngilizce 3 kitabını bitirdim. Oysa Büyük Şeyhin 500 kitap veya makalesi mevcut, pek çoğu müzelerde sergileniyor bugün maalesef. Tercümeler yeni başladı.

Taberi’nin Kur’an tefsiri mutlaka okunmalıdır. Zemahşeri’den önce yaşamış biridir, hem Sünni hem Şii bölgelerde dolaştı, ayrıntıda süperdir. İbni Kesir’in Kur’an tefsiri, sahabe efendilerimize geniş yer veren ilk tefsirlerdendir, tarihsel, lafzı ve mantıkı örgüsü mükemmeldir; Seyyid Kutup tefsirinden sonra ilk onu okumuştum. Babam Kutup hayranıydı. 20. yüzyıla damgasını vuran diğer tefsir, hem Sünni hem Şiilerin kabul ettiği Seyyid Kutub yorumudur. Bu tefsiri henüz 14 yaşımda okumuştum, şimdi çok eksik buluyorum. Mevdudi ve Kutup, 20. yüzyılın en tartışmalı, politik alimleridir. Cemaatı İslam’ı Pakistan’da kuran Mevdudi, aslında asla müslümanların Hindistan’dan ayrılmasını istememiş, mecburi hicret etmişti. Kutup, 1966’da bugünkü Yezid’e benzeyen güya dindar general Abdülnasır tarafından İhvan’ı Müslim toptan fişlenip, kamplaravalındıktan sonra zalimce idam edildi.

İbni Teymiyye’nin Moğol travması altında yazılmış 13. yüzyıl Kur’an tefsirini Suudi Arabistan’ın anayasa ve Vehhabi ideolojisi yapması, bugün İslam dünyasının en önemli sorunudur. Şiddete dönük selefi yorumları hep Suudi Vehhabi İslam’ından türemiştir. Oysa İbni Teymiye asla böyle yorumlanmasını istemezdi, ahirette davacı olacaktır.

Batı’da tam yüzyıl önce müslümanların Kur’an’ı nasıl tefsir ettiği bilimsel olarak araştırılmaya başlandı. Kronolojik tarihsel yaklaşımla Kur’an’ı okuma teorisi, Theodor Nöldeke tarafından icat edileli bir asır geçti. Bu yönteme karşıyım. Kur’an’daki ayetlerin mushafta dizilişi tarihi iniş sırasına göre değiştirilemez. 1960’ lardan beri bu konuda çalışan Alman profesör Angelika Neuwirth, bu tür okumayı sürdürdü. Kendisi ile 5 yıl önce Toronto’da karşılaştım, Rahman suresini Müslümanlardan daha iyi yorumlayan bir konferans vermişti. Müslüman olmuş sandım. Olmamış, sadece bilimsel yaklaşıyorum demişti bana. Onun talabesi Carl W. Ernst’in ‘Kur’an’ı Nasıl Okumalı: Yeni Rehber’ adlı eseri bilim dünyasında halen saygın konumda bir el kitabıdır.

Gözleri görmeyen bir ama olmasına rağmen inanılmaz çalışmalar yapan Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dr. Mahmud Eyyub’un ‘Kur’an ve Müfessirler’ kitabı, daha değerli bir eser. Geleneksel ve muhafazakar tüm Müslümanlar, kesinlikle Kur’an yorumuna onun gibi yaklaşır. Muhammed Abdel Hakem’in ‘Kur’an’ın Tema ve Stillerini Anlamak’ eseride bir başucu eseridir.

Alman Emilio Betti’nin geliştirdiği Kur’an’ı doğru anlamada mana ahenki, bütüncüllük, romantizm ve vecd ihlası felsefesi, gerçek mana için gereklidir. Ancak müfessiri anlamada, insanlar kapasitesine göre yeniden formüle eder ve kafalarında manalandırma inşaatı kurarlar. Algılama seçiciliği insanlara farklıdır. Akademisyen Abel’in motivasyonel anlama teorisine göre insanlar müfessirin yorumladığı Kur’an’ın kast ettiği manayı yeniden yaşadıkları ortama kurgular. Alman Husserl ve N. Hartman’ın, idealist objective Kur’an tefsiri methodolojisinde ise, ‘insan zihninin diyaliktikle anlama kabiliyeti yeterlidir’ deniyor

Günümüzdeki NeoKant teoricilerine göre, Kur’an’da idealist objektiflik, bireyin tüm ile ilişkisinde Batını yorumun katılmasıyla tarihi dualite engellenir. Alman akademisyenler Kur’an yorumuna Verstehen (Anlamak) ve Erlehen (Yaşamak) perspektifinden bakar. Anlarsan objektiflik artar, hata oranı azalır. Kur’an tefsirleri yorumunda lafzı, tarihsel, subject ve object merkezli yorum teorileri var. Üstadımız Said Nursi tarzı, Kur’an’ın icazı olduğunu ve bir mucizesi bulunduğunu ispatladı, bilim ile din arasında kopuk olan köprüleri onardı, yeniden kurdu. Kalplerin Kalbi Kur’an te’vili, Hakkalyakin iman; bu yorumu ancak Şemsi Tebrizi, İbni Arabi, Said Nursi, Gülen Hocaefendi gibiler yapabilir. Lafzı ve Tefsiri Kur’an yorumları, tefsiri ilmelyakin imandır. Batını yorum aynelyakin ve Kalplerin Kalbi Kur’an te’vili Hakkalyakin imandır. Said Nursi’nin fihristesini yazığı programı hayata geçiren Gülen, aksiyon merkezli hal dili ile bu tefsiri tüm dünyada yaptırıyor. Görmeyen basiretsiz gözlere yapacak bir şey yok.

Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi, Müspet hareket temsilcisi; zahiri aksiyon, çalışma, cehd, şevk ve azimle sundu. İddialı olmadan hep kaçındı. Afaki beklentilerde olmadı, sebeplere hep uydu. Din zahire bakın der. Batını hakkıyla Allah bilir. Akademisyen Ergün Çapan ve Cemal Türk Hoca’nın Yeni Ümit’teki bu yazısı tefsir dersinde Gülen’in Ders ve Tedris Metodu rehber olabilir. http://www.yeniumit.com.tr/konular/detay/fethullah-gulen-hocaefendinin-bilinmeyen-bir-yonu–ders-ve-tedris-metodu

Tefsir dersi nasıl olmalı?
“Kur’ân-ı Kerim’den hemen herkes bazı şeyler anlasa da onu bütün derinlikleriyle kavrayıp ihata edebilmek, bu alanda gerekli donanımı olan tefsir ve te’vil erbabının işidir.” diyen Hocaefendi’nin bu sahada okuttuğu kitaplar şunlardır:

1. Tefsir-i Celâleyn. Celâleddin el-Mahallî (864/1459) tarafından telifine başlanılıp, Celâleddin es-Süyutî (911/- 1505) tarafından tamamlanan ve bu iki müellifin adına nispetle isimlendirilen bu eser, çok kısa ve veciz tek ciltlik bir tefsirdir.

2. Nâsiruddin Abdullah b. Ömer Beyzâvî’nin (685/-1286) Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t-Te’vil (2 cilt) isimli tefsiri. Bu eser daha çok Beyzâvî tefsiri diye bilinir. Kısa, öz, müfessirlerin görüşlerini özetleyen, Kur’ân’ın i’caz ve belâgatinden bahseden meşhur bir tefsirdir.

3. Ebu’l-Fidâ İbn Kesîr’in (774/1341) Muhammed Ali es-Sâbûnî tarafından ihtisar edilen, Muhtasaru Tefsîri’l-Kur’âni’l-Azim (3 cilt) adlı tefsiri. Kur’ân’ın Kur’ân, hadîs, sahabe ve tâbiînin görüşleriyle tefsirinde en önemli eserlerden biridir. Hocaefendi, bu tefsiri değişik ders gruplarına birkaç kere okutmuştur.

4. Zemahşerî’nin (538/1143) Keşşaf isimli tefsirinin mukaddimesi.

5. Seyyid Kutup (1966), Fî Zilâli’l-Kur’ân (6 cilt). Asrımızda yazılmış edebî, sosyolojik, psikolojik derinlikli Kur’ân’ı anlama adına önemli ölçüler veren bir tefsirdir. Hocaefendi bu eseri talebelerine okuturken çoğu zaman gözyaşlarına hâkim olamamıştır. Bununla birlikte Kutup’un tefsirindeki bazı görüşlerine katılmadığını da yeri geldikçe vurgulamış, bu görüşlerin, yaşadığı çok zor şartların tesiri ile olabileceğini söylemiştir.

6. Muhammed Ali es-Sâbûnî (Muasır), Revaiü’l-Beyan Tefsir-i Âyâti’l-Ahkâm (2 cilt). Ahkâm âyetlerini ve bunlardan çıkarılan hükümleri yeni bir üslûp ve tertiple sunan ahkâm tefsiri.

7. Bediüzzaman Said Nursî (1960), İşârâtü’l-İ’caz fî Mazanni’l-İ’caz. Fatiha sûresini ve Bakara sûresini de 32. âyeti-ne kadar tefsir eden orijinal bir tefsirdir. Hocaefendi talebeleriyle bu tefsirin Arapçasını değişik zamanlarda okumuştur.

8. M. Elmalılı Hamdi Yazır (1942), Hak Dîni Kur’ân Dili (9 cilt). Hocaefendi “Arapça’da dahi onunkine denk bir tefsir yazılmamıştır; Hamdi Yazır’ın, kendisinden nakillerde bulunduğu büyük müfessir Fahruddin Razi’nin Tefsir-i Kebir’i bile Elmalılı’nın Hak Dini Kur’ân Dili adlı eserinin çapına erişemez.” (Fethullah Gülen, Kendi Dünyamıza Doğru, s.89) dediği bu tefsiri daha önceden talebelerine özetlettirerek tedris ettiği gibi son zamanlarda tekrar ders kitabı yapmıştır. Şöyle ki Merhum Elmalılı’nın Tefsiri şu tefsirlerle mukayeseli okunmaktadır:

İmam Maturidi-Te’vilâtü’l-Kur’ân, Zemahşeri-Keşşaf, Fah- reddin Razi-Mefatihu’l-Gayb, Beyzavi-Envarü’t-Tenzil ve Esrarü’t-Te’vil, Ebu Hayyan-Bahru’l-Muhit, Ebu’s-Suud-İrşadu Akli’s-Selim ilâ Mezâyâı Kitabi’l-Kerim, Tantavî Cevherî-el-Cevâhir fî Tefsiri’l-Kur’âni’l-Kerim, Seyyid Kutup -Fi Zilâli’l-Kur’ân, Molla Bedreddin Sancar-Ebdau’l-Beyan, Bediüzzaman Said Nursi-Risale-i Nur Külliyatı.

9. İbn Bâziş (1145), el-İknâ fi’l-kıraati’s-seb’ (2 cilt). Bu, meşhur ve mütevatir kıraatleri anlatan bir eserdir. Her Müslüman’ın en azından namazı caiz olacak ölçüde Kur’ân’ı tilâvet etmeyi öğrenmesi gerektiği üzerinde her fırsatta çok ciddi vurguda bulunan Hocaefendi, kıraatlerin bizim vahiy kaynaklı kültürümüzün önemli bir zenginliği olduğuna, bu zenginliğin ihyâ edilmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Ve kendisi teorik de olsa kıraatlerin bilinmesi maksadına matuf, bahsi geçen bu kitabı talebeleriyle okumuştur.

10. İmam Maturidî (333/944), Te’vilâtü’l-Kur’an. Ehl-i Sünnet çizgisinin en önemli akide ve kelâm imamı İmam Maturidî’nin inanç, düşünce ve yorumlarını ihtiva eden bu tefsiri Hocaefendi eline ulaşır ulaşmaz talebelerine okutmaya başlamıştır.
Zikredilen bu tefsir kitaplarına ilâve olarak Hocaefendi, tefsir usulü ile ilgili olarak Muhammed Abdulazîm ez-Zerkanî’nin (1367) Menahilü’l-İrfan (2 cilt) adlı eserini okutmuştur. Bu eser, eski tefsir usulü meselelerini ele almanın yanında günümüzdeki pek çok soruya cevap veren yeni bir üslûp ve yaklaşımla yazılmış çok güzel bir eserdir.

 

 

farukarslanallahlogo

Clip to Evernote
4 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi