Kudsi Hadis: “İhlas benim bir sırrımdır. Onu kullarımdan sevdiğim kimselerin kalbine koyarım”

Gülen Hocaefendi hatırlar, 1992 yazı ziyaret ettiğimde en fazla Çevre Hizmet’ini merak etmişti. Neler yapıyorsunuz diye anlattırdı. Bayıldı. Çevre Hizmeti ne miydi? Tanrı Misafiri diye tanımadığımız insanların kapısını hafta sonları çalıyorduk Azerbaycan’da. Hiç geri çevrilmedik. Çevre Hizmet’indeki o gençlere ayda sadece 50 dolar burs verirdik, onu da Tanrı Misafiriyiz diye gittikleri evlerdekilere hediyede harcardı. Çaresizlik ve ümitsizlik müslümanın kitabında, imanında yazmaz. Dervişlik bizim asıl mesleğimizdir. Yunus Emre gibi gönüllere aşk sunar erenler.

Çevre Hizmet’ni şu nedenle anlatıyorum. Hizmet erenlerini durdurmak mümkün değildir. Bir tane okulumuz kalmasa, çorba içer yola devam ederiz. Çevre Hizmeti ile bir tane Türk okulu binası ve öğretmen yok iken, 55 üniversite öğrencisi ile 30 şehirde devlet okullarında sınıflar açtık. Çevre Hizmeti, Azerbaycan’da bir tane bile okulumuz yok iken hizmetlerin temeliydi. Üniversitede okuyan 18 ile 21 yaş arası gençlerdi onlar! Çevre Hizmet’inde görev hem öğretmenlik hem dervişlikti. Azerbaycan’ı bu nedenle 3 yılda 40 defa karış karış dolaştım, ayak basmadık yer yok. Herkesin böyle olması vacip değil elbette. Her birey farklı kişilik yapısında. Övünmek fahirlenmek değil mesele, her bireye saygı kültürü lazım.

Gerçi Çevre Hizmet’inde açılan resmi Türk okullarından 10 kat fazla talabeye ders yapıldı. Hemde üniversite mezunu olmayan tecrübesiz gençlerle yapılmıştı bu ihlaslı açılım. Çevre Hizmet’inde görev alan gençlerin şakirdlik durumu da ilginçti. Urfalıya sordum, baban şakird mi? O ne demek ki, babam ayakkabıcı dedi. Gülen Hocaefendi, bu yola çıkarken, Edirne’de yıllarca aynı insanlarla canan sohbeti yaptı. Artmadı. Destek verenin eğitimi, konumu önemsiz gördüm hep. Bugün milyonu aşkın eğitimli insanımız var iken Süfyan’dan korkmak anlamsız. Korkanın kaşığı kırılsın.

Çevre Hizmet’inin evliyası rahmetli Adil Soral kardeşimizdi. Onun hidayetine vesile olduğu öğrenci, insan sayısı ancak Geylani ile ölçülür. Adil Soral bana kızardı, bu gençleri fazla zorlamıyor musun diye! Kendisi asker gibi zahidane eğitim yapardı. Güldüm. Bana bunu diyene bakın ki hepimizi toplasan onun vesile olduğu ihlaslı hizmetlerin ayak topuğuna yetişemezdik. Çevre Hizmet’indeki o gençler şimdi 40 yaşını geçtiler. Elhamdülillah bir tane Hizmet’i satan olmadı. Hizmet’in lezzeti ruhlarına işlemişti. Herbiri farklı coğrafyalarda, farklı konumlarda. Tanrı Misafiriyiz diye kapısına gideceğiniz değişik din, kültür, ırk, dilden insanlarda civanmertlik ölmedi, hiçbir ülkede hayır diyen yok. Cihanda Tanrı Misafiriyz diye kapısını çalacağımız çok insan var. Bunun için herhangi bir makama, maaşa, okulada ihtiyacımız yok. Vallahi yok. Hocaefendi’nin dediği gibi ekmeğimizi taştan çıkartırız, Hizmet devam eder.

Üstad Said Nursi, aşırı cesaret ve gıbta damarını tahrik etmek ihlası bozar diye endişe etmişti. İhlası etemme lazım ki, ihlası zedelemesin. Kibirliler ihlası etemmeye ulaşamaz. Şeytan bu nedenle kibirli ilim sahiplerini dahi aldatır. Tuli emel peşindeki kibirliyi kolay kandırıyor. Allah’ın emir, istek ve ihsanları dışında herşeye kapalı ihlası etemme. Sırf Allah rızasını düşünme, sadece Allah için ibadet etme, ondan yardım dile ve samimi ilticadır. Yani Fatiha suresi. İhlasta Hakkın rızası talep edilir, yapılan işlerde, riya, gösteriş, menfaat ve şöhret gayesi güdülmez. Hizmet araç olmaz, gaye saf Allah rızasıdır. O razı ise, cihan küsse ehemmiyeti yok.

Peygamberimiz (sav) Hz.Cebrail’e ihlas nedir diye sordu. Allah’ın Hz. Cebrail’e verdiği cevap şuydu: “İhlas benim bir sırrımdır. Onu kullarımdan sevdiğim kimselerin kalbine koyarım”… İhlası etemme, bir kalp hareketi ve ruhani bir davranıştır, yapmacık değil. Bazen ihlas ile söylenmiş bir tek kelimeyle kurtuluşa erersin. Bazen bir insanı irşad, cihanı irşattan değerlidir.

“Bir şey karışıklıktan arındığı zaman, temiz olur. Saf ve temiz hareketlere de ihlas denir” (İmam Gazzai, İhya u’ulumi’d-din, IV, ş 379).

Sadece Allah’ın rızasını gözeten halis insanlar, samimi mert, özyüreklidir. Arapça ihlas, ibadette safiyet, temiz sevgi ve yürekten bağlılıktır. Kur’an, “Yaptıklarımızın mükafatı bize, sizin yaptıklarınızın cezası da size aittir. Biz ona özümüzle bağlanmışız” (el-Bakara, 2/139) ayeti ile ihlası izah ediyor.

Hizmet, İslam davasına irşatta bir araçtır, amaç tebliğdir. Araç eğer amaç olursa Allah’ın safi temiz niyeti temizlemek için ağır sınavlar göndermesi kaçınılmazdır. Kimin eliylebunu yapmasının hiç ehemmiyeti yok. Erdoğan veya bir başkasını zalim kılıç olarak kullanacaktı. Nasibimize bir Goril düştü ve peşindeki maymunları. Süfyan ne kadar zulmederse zulmetsin, bu zulümler Hizmet’in misyonunun daha hızlı yayılmasını sağlıyor. İlla ki binaya, okula muhtaç değiliz. Namertlere karşı mert ve cesur olmak zorundayız. Onların davası batıl, bizim davamız Hak yolu. Onların yaptığının İslam’da hiçbir yeri yok. Civanmertliği dirilme niyetim yanlış anlaşılmamalı. Şan şöhret makam mansıp mal mülk veya herhangi bir itibar beklentisinde değilim. Eğer böyle gizli bir niyetim varsa, Allah beni bu emellerimle ağır sınava sokar.

Zulümlerin varacağı yer, sosyolojik bir patlamadır. ÖKK domuzları, bu toplum patlamaz diyorlardı. Civanmertlğin ölmediğini Hizmet camiası gösterdi. Eğer katkım olduysa bunun ecrini sadece Allah’a havale ettim, insanlardan hiç bir şey istemem. Muhsin Başkan, 10 yıl önce ilk bayrağı açan cesur kahramandı. Yolsuzluk, haramilik, gasp, tecavüzlerini açıkca dile getirdi. Ruhu şad olsun. Onun mirasını korumak boynumuza borçtur. Muhsin Başkan’ı Erdoğan’ın neden suikastla infaz ettirdiğini sanırım artık anladınız. Mustafa Destici gibi biat etmez, ölene kadar savaşırdı o mert insan. Gladyo’nun kim olduğununilk farkeden teyakkuz ehli gizli bir evliya idi. Teyakkuz müslümanın bulunması gereken makam. Su uyur, İslam düşmanları uyumaz. Erdoğan, İslam düşmanlarının bulduğu en edepsiz at, domuzdur.

Aydın Kürtleri de aydın Türkleri de ikna etmek için yıllardır çabalıyorum. Size ne yaptığımın yüzde birini anlatmıyorum. Hep şaşırıyorsunuz! Süfyan siyasetinin maalesef yüzde biri ile bile tanışmadınız. Faşist köpekler, milliyetçi Türkler ile milliyetçi Kürtleri ayrı ayrı kullandı. İç savaşta kullanacak, birbiri ile kavga eden bir toplumda huzur filan istemiyor. Sulh asla istemez. BBP ve Alperen Ocaklarını kullanmalarına engel olmaya çalıştım. Nifaka teklif götürdüklerini vazgeçirdim. Ancak o olmasın, bu olsun yaptılar. Sadece MHP değil BBP ve Alperen Ocakları da Erdoğan ile ÖKKcı şeytanların eline tamamen geçti. Kürtlere zulmü, bu ırkçılara yaptırtıyorlar. Aşırı ırkçılık virüsünün her iki ırkta iyileşmesi lazım, yoksa Süfyan öldürtecek.

Erdoğan’ın vatana ve millete yaptığı tekfirci terör eyaleti ihaneti, başkanlık referandumundan sonra eyalet sistemi diye sizlere açıklanacak. Neden masum Müslümanlara zulüm yapılıyor, ama eli silahlı ve kanlı tekfirci teröristlere dokunan yok diye artık şaşırmayı lütfen bırakınız! Erdoğan’ın kurdurduğu çok sayıda tekfirci terörist örgütlerinin başkenti Antep. Devlet yapısı kuruldu. Kilis ve Hatay civarı bunlara verilir. Global bir kumpasla karşı karşıyayız. TSK bile salakları oynuyor. Erdoğan, Suriyeli mültecilerin gelmesinden memnun. İsyancı Kürtlere karşı koz olarak bulunduruyor ki bu Askeri Vesayet darbecilerin ana planıdır. Ancak bu plan aynı zamanda ülkemizi yokmaya götüren zombi virüsüdür. TSK, elbet birgün uyanacak, hatasından dönecektir. Gladyo’dan TSK kurtulmadan, hiçbirimiz Süfyanizm yobaz atlarından kurtulamayız.

4 milyona yaklaşan Suriyeli mültecilere bugüne kadar Erdoğan ve ardındaki şeytanlar 11 milyar dolar harcadı. BM bile para vermek istemiyor. 300 milyon dolar verdiler, gerisini yollamadılar. Erdoğan, sabıkalı bir terörist. Erdoğan, Türkiye’yi önce Pakistanlaştırdı, şimdi ise Afganistanlaştırıyor, Suriye’deki yıkımın kopyası ülkemizde yaşanacak. Geç kalmayınız. Hicret edin diye yazıyorsam, bu açık hava hapishanesi haline gelen Türkiye’den çıkmanız içindir, hicret edilen ülkelerdekilere yardım etmem. Süfyan’ın korkutma oyununa gelipte Hizmet mahalinizi, hicret ettiğiniz ülkeyi terk etmeyin. Hiç bir okulumuzu kapatamayacak bu İslam düşmanı. Kapatsa bile bu yolun sonu değil. Çevre hizmetini bu nedenle özellikle vurgulamak istedim.

Almanya, Türkiye’ye Suriyeli mülteciler için söz verdiği 6 milyar dolardan vazgeçti. Neden? Erdoğan’ın tekfirci terörist yetiştirmesindendir. Erdoğan, kurdurduğu tekfirci terör örgütlerine artık Suriyeli çocukları aldırıyor. Perinçek domuzları da bunları iç savaşta yeneriz diyorlar. Nah yenerler! Erdoğan’ın MİT ile kurdurduğu 5’ten fazla tekfirci terör örgütü var. Militan bulma sıkıntısı yok. Fakir Türk ve Kürt çocukları satın alındı. MİT, Adıyamanlı fakir çocuklar için ailelerine 5 bin dolar ödedi ve tekfirci terörist yaptı, kullanıyorlar. Maaş ödüyorlar militanlara. MİT, terörizmin merkezi oldu. MİT, Hitler Gestopası gibi toptan temizlenmeden çıkış yolu yok.

AFAD denen kurum tam bir afet. Sivil toplum örgütleri Suriyeli mülteci kamplarına giremiyor. Sokmazlar. Zira Erdoğan’ın siyasi projeleri var. 26 Suriyeli mülteci kampında 260 mülteci arasından Erdoğan Süfyan’ı tekfirci terörist yetiştiriyor. Hem ideolojik eğitim verdiriyor, hem fakir çocukları alıyorlar. Suriye’deki savaş için değil, iç politikada kendi çıkarları için kullanacak. Suriye, öyle bir yıkıldı ki 50 yılda yeniden kuramazsınız. Kimse geri dönmez, zaten geri dönmeye hayatları için kaçan insanlarıkolay kolay ikna edemezsiniz. Yezidizm global düzeyde. ABD ve Rusya ortak hareket ediyor. PYD ve YPG kullanılıyor. Erdoğan aradaki aptal.

Hiç bir mülteci, Türkiye’de 10 yıl yaşasa bile kalmak istemiyor. Suriyelilere özerk eyalet verecek Süfyan. Şam’da namaz kılamadı ama Şam’ı ülkemize taşıdı. Hala bunları göremeyenlere sağır dilsiz veya zombi deyiniz, bedenlerinde ruhlarında bulaşıcı bir virüs var ki düzelmeleri kolay değil. Hipnotizma, sihir, büyü, ne derseniz deyiniz, cinnet geçiriyorlar. Erdoğan’ın Suriyeli mültecilere vatandaşlık verme hamlesi oy avcılığı için. Oysa yıllardır Türkmen Suriyelileri eziyorlar, Araplar makbul. Yıllardır, 1991’den beri gelen milyona yakın  Irak’tan gelen Türkmen mültecilere bile statü vermediler. Siz anlatsam hikayelerini ağlarsın. Sadece Ahıska Türklerine özel kanun çıkartıldı. Türkiye mülteci sistemi mültecilere vatandaşlık vermiyor. Evlenip, 3 yıl sonra ispat edenler hariç. Erkeğe zorluk çıkartıyor, kadına değil. Erkek egemen zalimlik budur.

Süfyan korkusuyla bulunduğunuz ülkede telaşa kapılmayın. Bekarsanız, yerli gelin veya damatla evlenin, çoğu ülkede kalıcı statü alıyorsunuz. Bunları nereden biliyorum? 2002’de Sosyal Service Worker koleji bitirdim ve işim gelen mültecilere yardım etmekti. Binlerce hikayem vardır. BM Asylum Seekerların Türkiye’de başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. İyi Anadolu insanlarımız olmasa devlet zalimlik yapıyor. Anadolu insanımız onlara iş verdi, ekmek verdi. Bu iyilikleri asla unutmuyorlar. Devlet ise hep kazık attı. Türkiye’de BM’de Asylum Seeker olan bir mülteci için çok çileli bir hayat başlar. Hergün karakolda imza attırıyorlar. Cash çalışıyor garibanlar. İnsan muamelesi yapmıyor devlet. Köle gibi esir gibi bakıyorlar maalesef.

ABD bile Türkiye’nin faşist mülteci düzenini düzeltmeyeceğini yıllar önce anladı. İran’dan kaçanlar için Ankara ve Van’da BM özel ofisi var. Türkiye’nin çok zalim bir mülteci sistemi var. Oldukça ırkçı ve faşist. Erdoğan ve AKP, hiçbir tarafını düzeltmedi. Siyasi çıkar için kullandı. Kanada, Avusturalya veya AB standardında göçmenlik ve mülteci kanunu çıkartmaya hiç niyetleri yok. Maalesef insanlarımız yanıbaşlarında gariban yaşayan Afganlı, İranlı, Iraklı ve Suriyelileri yıllarca görmediler. Allah, görmenizi sağlıyor.

BM’nin Asylum belgesi, ancak 3. ülke sizi conventional refugee olarak kabul ettiği zaman başka ülkeye pasaportsuz travel documentle götürür. BM’en Asylum Seeker belgesi alıp ülkemizde çalışan milyona yakın İranlıları 38 yıldır görmediniz mi? Ülkemizde 5 yıl, 10 yıl bekleyen vardı. Mağdur insanlara yardım edip hayata hizmet etmek zaten Hizmet camiasının hayat prensibidir. Düşmanlarımız, kini, nefreti ve ölümü simgeliyor. Bir müslüman ülkede hapisteki arkadaşımız oraya düşen başka müslüman aydınlara Hizmet’i anlattı. Hala duymayan demek ki kalmış. Buluyorlar. 3. dünya ülkesinde hapse düşmek pek fun değil tabi. Arkadaşımız gardiyandan bir telefon satın alıp BM yetkililerine ulaşmış, bravo doğrusu! Süfyan Erdoğan’ın hapse attırıp mağdur ettiği yurtdışı ülkelerindeki kardeşlerimiz daha şanslılar! BM yetkililerine yakınları hemen ulaşsın. Ülke ismi vermeyeyim. Bir Müslüman ülkede hapse atılan arkadaşımız, hem BM tarafından asylum kabul edildi, hem Peygamberimizi rüyasında gördü. Allah’ın sevgili kulu.

Süfyan, para ile satın aldığı bazı ülkelerde bazı arkadaşlarımızı hapse attırdı. Zulmettiği, dünyayı bize dar eettiğini zannediyor ve bundan keyif alıyor. Oysa bu zulüm mağdur olanara yeni bir kapı açtı. BM, Asylum işini hızlandırdı. Erdoğan’ın arkasındaki dünyanın en zengin şeytanları sonuçta kaybedecekler, onlar için birgün GO HOME levhaları yazılır ama evleri olmayacak. Perinçek ve domuzları, Erdoğan ve domuzlarını yenemezler, kendileri de biliyor. Onların görevi başkaydı. İşbölümü var aralarında. Şerefsizler. Piyasada nifak salıyorlar, devlet kaymağı savaşından asla vazgeçmeyecekler. Perinçek’in son 40 yıldır bu kaçıncı kaostan düzen çıkarma planıdır, saymak bile zor. Aynı yerden sokulan müslümanlar yılanı, akrebi daha tanımadı mı?

Erdoğan ve harami domuzlarının söylediği tek kelimeye dahi inanmayın. Arkalarına İslam düşmanı en büyük çeteyi aldıklarını çoğu da biliyor. Erdoğan, ne içeride nede dışarıda kimsenin kendisini deviremeyeceğini bildiği için tüm ahlaksızları hoyratca yapıp TSK ile de dalga geçiyor. Süfyan, Zındıka ve İslam düşmanlarıyla işbirliği halinde.Azılı İslam düşmanı Flynn’a rüşvette gördünüz gibi 530 bin dolar rüşvet verebiliyor. Hizmet erenlerinin belkide bulunduğu ülkede kalması Allah rızası için daha iyidir. Bu nedenle hemen çoluk çocuğun selameti diye ayrılmayınız. Bazıları paniğe kapılıp hemen Batı ülkelerine geçmeye çalışıyor. Bu nedenle ABD ve AB, tedbir almaya çalışıyor. Mülteci akınları hızlanıyor. BM ofislerinize pasaportunuzun süresi dolmadan önce başvurmanız gerekiyor. Süresi geçince zorluk çıkartıyorlarmış. Mülteci çeşitleri vardır. Eğer BM Asylum Seeker başvurunuza seçtiğiniz güvenli ülkelerden biri cevap verirse o günün şartlarına bakarsınız. Bugün telaşa kapılmayınız.

Süfyan, hadislerde kütük diye geçiyor. Akılsız, terbiyesiz, edepsiz Rüveybida, boş konuşmaktan başka işi olmayan hatiptir. Bugün diplomasız bir Topçudur da diyorlar. Eğitimli insanlardan intikam alıyor. Kin ve öfkesi şeytandan fazladır, meleklere kibrinden secde etmeyen şeytan gibidir. Süfyan’ın elçilik ve konsoloslukları, Süfyan gibi yetişmiş insan, beyin gücümüzü bozuk para gibi harcamak isteyen akılsız, Hitler adamları oldular. Salaklıkları diplomatları savurdu.

Allah’ın rızası için Hizmet yollarına çıkıp Hicret edenlerin çoğu ölmeye gittiler, dönmeye gitmediler ki! Türk pasaportu da vacip, farz değil. Panama gibi bazı ülkeler BM ile anlaşması olmasına rağmen Asylum Seeker’lara çok ileri tarihte dosya inceleme tarihi veriyor. Acelemiz yok ki. Süfyan’ın acelesi var. Kolay bir başvuru ile alacağınız BM Asylum Seeker belgesi, size Hizmet ettiğiniz ülkede pasaporta ihtiyaç olmadan oturma, çalışma izni verir. Bazı ülkelerde yerel uygulamalar değişiyor. Gnel olarak BM’den Asylum Seeker olmak hemen mülteci olduğunuz anlamına gelmiyor. Adaysınız. Güvenli ülkeler başvurunuzu inceleyecek, bu zorlu süreç yıllar sürebilir. İspatlamanız lazım ki devletten neden baskı, zulüm, zorbalık görüyorsunuz. Hitler döneminde de Naziler ülkeden kaçan veya yurtdışında bulunan muhaliflerin pasaportlarını uzatmadı. BM Asylum Seeker sistemi, ta oradan geliyor. Milyonlarca insan ülke değiştirmiş, zulümden saklanmış veya kendine yeni hayatlar kurmuştu. Kuramayanlar zaten öldüler.

BM Ofisine başvuru online bile yapılabiliyor. Bulunduğunuz ülkede Asylum Seeker belgesi aldıktan sonra orada legal kalırsınız, beklersiniz. Süfyan’ın elçilik ve konsoloslukları pasaportları uzatmayarak Cenevre ve BM anlaşmalarına uymuyor. BM ofisine başvurun, Asylum Seeker olun. Islam dusmanlari tum kinleriyle tepiniyor! Geri zekalilar! Aydin insanlari ne kadar magdur ederseniz edin, elinde Nur var; hidayet sunuyor! İslam düşmanına rüşvet veren İslamcılar, hiç bir milli, manevi, dini, kültürel değer bırakmadı. Bir davaları olmadığı kesin de, dertleri ne? Dertleri bu dünyada cenneti bulmak, bu gaye için yapmayacakları fırıldak yok. Ne tuhaf Yahudilerin dini ideolojisi de böyle düşünüyor. Cennet ve cehennem bu dünyada Yahudile için, ahirete inananları çok azdır. Siyasi İslamcı yobazlar, Yahudi batıl inanç yolundan giden firakı dalledir. Fatiha suresinde hergün okuyorsunuz, Allah’a bizi doğru yola ulaştır, dalaletev sapanların yolundan değil. İbni Arabi, Somuncu Baba gibi evliyaların ismi azamları Fatiha’dır. Hergün dl ile okumakla demek ki olmuyor. Kalben ruhen iman, ihlası etemme ile okumak, amel etmek gerekiyor. Gülen Hocaeefendi’nin Fatiha hakkına Mülahazalar kitabını okuyun. Sırları var.

Clip to Evernote
8 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi