Melih Gökçek nereden koşuyor? Mal mısınız?

Melih Gökçek nereden koşuyor?

Melih Gökçek’i yazmayayım diyorum, yine kaşınıyor. Bu adam, 2000’da Zaman ofisimize gelip benim şakirdliği beğenmeyip şakird geçinen biridir. Melih Gökçek’in şakirdliğimi beğenmemesinin sebebi, aleyhinde haber yazmamdı. ‘ASKİ’yi Hizmet için yaptım, sizden daha fazla bu davanın içinde bir şakirdim’ dedi. Bana ne dedim. Melih Gökçek’in ziyaretimize geldiğinde iki oğlunun da Psikolojik danışmanı bacanağımdı. 2 yıl adam etmeye uğraştı. Çok iyi tanır bizleri. Melih Gökçek’in Basın Danışmanı o sırada çok iyi tanınan bir abimizdi. Yanlış yaptın, düzelt yoksa yine aleyhinde yazarım. Affım yok dedim. Melik Gökçek, tam 2 saat beni ikna etmeye uğraştı 2000’de. İkna edemedi. Yahu sen ne biçim şakirdsin, aynı dava adamıyız, düzelt ya dedi. Melih Gökçek, ben herkesi ikna ederim diye çok iddialıydı. Beni edemedin işte dedim. Bu kadar arsız, utanmaz adam hayatımda hiç görmedim.

Melih Gökçek, kendisinin tüm işlerini bildiğimizi biliyor. Böyle bir kamu hırsızını Türkiye az gördü. Erdoğan ile burun buruna at yarışı yapıyorlar. Altı ganyan oynuyor vatandaş. Kumarı oynayan değil elbette oynatan kazanıyor. Melih Gökçek’i en iyi tanıyanlar bugün nedense konuşmuyor. İsim isim sayarsam haklarına girerim. Bu çakalın maskesini neden göremediler? Melih Gökçek, televizyonu batırma noktasına gelince gelip yalvardı, en iyi Haber müdürümüz Alper Tan ile en iyi reklamcımızı zorla almadan gitmedi. Bu adama ne istiyorsa verdik ama doymadı. Melih Gökçek, şakird görünerek; STV, Cihan, Dünya Radyo ve Zaman gazetesinden en iyi elemanlarımızı yüksek maaşlarla çalıyordu sürekli. Gökçek, televizyon kurmuş, reklam almaya bile ihtiyaç duymamıştı yıllarca. Masrafları paravan şirketlerinden cash olarak gönderiyordu. Melih Gökçek’in televizyonunda Reklam Müdürü en iyi arkadaşımdı. Televizyon cash gelen paralarla dönerdi. Reklamla açıklarını kapatmıştı. Melih’in pek umrunda değildi. Bülent Arınç’ta mangalda kül bırakmaz, en iyi şakirdlerden şakirdim derdi. Kızı, oğlu ve mübarek eşi öyledir, ancak Arınç’ı tanıyamadık! Melih Gökçek, bir zamanlar en iyi şakirdin kendisi olduğunu her Hizmet erenine söylerdi. Bana da kötü şakird derdi. Nereden nereye geldik. En iyi şakird olanın ben en iyiyim dediğini hiç duymadığımız için gülüyorduk sadece elbette!

Emin Çölaşan, Melih Gökçek’in yolsuzluklarını yazıp, küfrettikçe gülüyordum. Tüm atışları karanavaydı. Yahu insan bir defa doğru vurur! Melih Gökçek, 2000 ziyaretinde bana 2 saat sırlarını kendisi anlattı. Moskova’nı kendin yaratacaksın, düşman olmazsa zafer gelmez dedi. Melih Gökçek’in paravan şirketlerinde iş ortakları emekli paşalar olduğu için Emin Çölaşan da boşuna uğraştığını biliyordu. Ucuz kahramanlıktı. Ankara’nın en iyi okulları Hizmet’indi. Melih Gökçek bunları kıskanıyordu. Erdoğan’ın deve kini ise 50 yıllıktı. Erbakan’dan geçmişti. Ankara’da diplomasi ve enerji muhabiri olduğum 3 yılda Melih Gökçek’in vukuatlarını sürekli çalıştırdığı arkadaşlarımızdan dinliyordum. Şok olmamak elde değildi, ancak kimse tınmıyordu.

MAL MISINIZ?

Ankara’da Mal mısın diye baba bir söz vardır. Kökeni Arapçadır. Jung’ı okurken gördüm; Goethe Faust’unda ruhunu şeytana satanlar için kullanırmış. Jung, Goethe ile akrabadır, babası da Arapça uzmanı, doktoralı bir rahiptir. Song of Songs’ın Arap kültüründe yeri konusunda 1890’da doktora yazdı. Pandora’nın Kutusu’nu cemaat açmadı, kendileri saldırdı, savaş istediler. Böyle bir fırsatı kaçıramazdım. Zaten 9 yıldır buna hazırlanıyordum. Haramilerin varacağı yer belliydi. Gerekli eğitimi almak için Sosyoloji, Din ve Kültür, Sosyal Work ve İnsan İlişkileri bilimlerinde okudum. 25 yıllık gazetecilik birikimi, uluslararası hukuk, uluslararası ilişkiler ve tıp eğitimi ile de birleşince ortaya  böyle bir savaşçı kişilik çıktı. Sansür ve fren kullanmıyorum. Mazur görünüz. Kibir veya enaniyet taslamıyorum, hiç bir beklenti, çıkar, şöhret peşinde de değilim. Hz. Yusuf, Peygamberimize en çok benzeyen peygamberdi. Ahirzaman erenleri ile trende gidiyor. Elbet buğdaylar nimet, ebabillerde duadır. Elbet zulmün faturası ağır kesilecektir.

Başkanlık ile getirilmek istenen diktatörlük, Erdoğan ve haramileri kurtarmaz. Kaosu derinleştirir. Hesap vermekten kaçmak çözüm değildir. Siyasi yobaz İslamcılar ne kendileri buldu huzur, nede temiz müslümanlara huzur verdiler. Yaşattıkları hayal kırıklığı unutulmayacaktır. 50 yıldır yetişen aydın insanlarımızı haramiler ve zalimler elinden kurtarmak için hicrete iknaya çalışıyorum. İkna etmek epey zormuş! Ergenekoncular AKP ve Saray’ı çoktan ele geçirdi. İbrahim Kalın onlara uymuyor. Veli Küçük’ün Fahri Kasırgası Gökçek ile tepelerinde esiyordur. Cemaatı günah keçisi yapa yapa geldikleri nokta devlet için birbirlerini yemektir. Pasta büyük, ancak bu haramilerin eşitçi paylaşım diye bir kültürleri olmadığını anlamış olmanız gerekir. Siyasi İslamcı yobazların düşman diye savaştığı müslümanlar. Dış güç dedikleri ile gerdekten gerdeğe girdiler. Faturasını cemaat ödüyor. Ancak bu saçma suçlamalar artık modasını, anlamını yitirdi. 15 bin başörtülü olmakla 57 bin kişi hapis, 200 bin kişi işinden oldu.

Molla Sadri Şirazi konusunda doktora yazan İbrahim Kalın, felsefecidir. John Esposito, Vali Nasr, Seyid Hüseyin dostların seni tanıyamıyor. Kimse kimseyi artık tanıyamıyor. Erdoğan, yalan rüzgarıyla herkesin şaftını kaydırdı, münafıklığın zirve yaptığı maskeli balodayız sanki. İbrahim Kalın, kendisini Alanya’da 2 yıl yetiştiren dervişi unutamaz. Samimi müslümandır, aydındır. Hizmet’in diyaloğunda az çalışmadı. Melih Gökçek’in İbrahim Kalın’ı hedef almasının nedeni, sadece CIA raportörü olmasından değil, Saray’da tek kafası çalışan adam olması! 15 temmuz itiraflarında Melih Gökçek, ana itirafçı olabilir. Bu şansı ona vermek lazım. Erdoğan, Perinçek, Cem Küçük, doğruları söylemezler. AKP’lilerin korkudan donlarına yaptığı bu dönem hiç unutulmayacaktır.

Melih Gökçek’in Putin’i Ortadoksların lideri yapmaya çalışan Alexandr Duğin ile ilişkileri, ticari boyutun yanında küçük suçlar kalıyor. Erdoğan ve Gökçek’in farklı kaset şantajı çeteleri var. Hangisi daha zengin? Levent Göktaş, Gökçek’in yanında olduğuna göre Gökçek daha güçlü duruyor. Ergenekon arkasında, Perinçek domuzları ile dirsek temasında çalışıyor. Erdoğan, Melih Gökçek’i yok etmek için sayısız girişimde bulundu. Ancak Erdoğan’ın Sara krizi sırasındaki tuhaf videosunu elinde tutuyor. Cemaatı suçlama kolaycılığı bittiyse gerçeklere bir bakınız. Yalanlarla, iftiralarla yol açtıkları travmalar, vicdanlı her müslüman ve her aydını ve her namuslu bireyi kanser yaptı, kedere, üzüntüye boğdu. Kimse hakkını helal etmeyecektir.

Melih Gökçek, Jung’ın Kurt Adam veya Kadın konseptinde kişilik yapısı vardır, ona benziyor. Erdoğan kaybedince ortaklarıyla yürüyecektir. Erdoğan çıkaracağı iç savaşla yetinmeyecektir. Yenildiğini anladığı anda dış savaş çıkartır. Milyonlarca insanı telef edecek, ülkemizi sıfırladığı yetmedi, toptan yıkacaktır veya dış güçlere yıktıracaktır. Ortada İslam lideri yok, münafık var. AKP’liler bana büyük tiyatroyu olduğu gibi doğru yazdığım için kızıyor. Yahu iki domuz güruhsunuz, elinizden masumları kurtarmak derdimiz. Erdoğan ortakçısı olduğu darbeci askerlerle iç savaşa girip yenmek için kendi ordusunu, silahlı terör örgütlerini kurdu. İç ve dışta kabarandomuzlar savaşında biz sadece aciz, elinden bir şey gelmeyen ve sadece Allah’a sığınan fakir dervişleriz. Seyirciyiz.

Gladyo Yezid düzeni, Erdoğan ve AKP’ye bağlı çalışmıyor. Erdoğan hapsedilse ve AKP kapatılsa bile, 40 yıllık Yezid kadrolarını seçtiler! Perinçek köpekleri meydanı boş buldu, değneksiz köyde bağlı mertleri taşlıyorlar. Namertleri salan Erdoğan, köpekleri de zehirleyecektir. AKP’liler de Erdoğan’ı kasten büyüten darbeci askerlerin perde arkasından zulümleri yapıp İslam ile savaştığını biliyor. Dilsiz kaldınız ve şeytanları geçtiniz yamyamlıkta. Kol kırılır yen içinde kalır derler. Ancak Erdoğan, Gökçek ve bilumum AKP haramileri kol, bacak, göz, kafa bırakmadı, herkesi kırdılar. Bu travmaların terapisi yıllar sürecek, enkaz büyük.

Sayın Bülent Arınç,herşeyi en ince ayrıntısına kadar biliyorsun. Dağ fare doğurdu. 5 yıldır ne açıkladın? Bir tane AKP ve Erdoğan kamu hırsızlığını söyledin mi? Kurulan tekfirci terör örgütleri yanlış diye bayrak açtın mı? Melih Gökçek’in Ankara’yı parsel parsel sattığı çoğunlukla ortak iş yaptığı emekli Ergenekon paşaları. Haramlarına şerik yaptıü 15 temmuz da Ortak darbe yaptıkları bu askerlerdir. TSK’yı da enterne etmeleri sorunu kördüğüm haline getirdi.  Melih Gökçek’in Ankara’yı parsel parsel satmak için proje hazırlattığı Fen İşleri Müdür Süleyman Efendi cemaatından 5 vakit namazlı biri. Neden sessiz kaldıklarını sanıyordunuz? Bülent Arınç, Melih Gökçek’in Ankara’yı parsel parsel kime ve nasıl sattığını açıklayamadı. Yardımcı olayım. Fen İşleri Müdürü kim onun? Ne kadar çaldınız, hesaplamak bile imkansız.

Melih Gökçek’in kibri, Erdoğan’ın kibri ile elbette yarışa girdi. İkisi de haramzade ve Karun servete sahip. Perinçek itleri sorun değil aslında, Hizmet’i bitirsin diye işe alınmış çakallar. Aşırı kibar solcular, liberallar ve özel harbe satılmış MHP’lilerin Siyasi İslam yobazlarıyla başa çıkması mümkün değildir. Çok yeşiller. Melih Gökçek’in rakiplerini yenmede hiç bir etik kuralı yok. Turgut Altınok bilir Keçiören de ne yaptığını. Bunları zamanında yazamadık. Murat Karayalçın kibar adamdır. Bir gün telefonla beni aradı.12 maddelik Türkmen planı yazmıştım. Dışişleri bakanlığı yaptım, şokum dedi. Murat Karayalçın, Türkmenleri koruyan bir planı Dışişlerine kabul ettiremedim. Bu plan kimin diye sordu. Söyledim. Tahmin etmiştim dedi. Melih Gökçek epey funny adamıdır da. Murat Karayalçın ve Doğan Taşdelen’i nasıl mat ettiğini anlatmıştı. Gülmekten yerlere yatmıştım. Rakipleri epey Aptallardı veya saf diyeyim kabaca!

Perinçek, AKP içindeki F’cileri tasfiye etme planında aksama var diyor. Saldıray Berk projesini uygulayan Erdoğan’a hele hesap sorun siz! Ne olduğunu gayet iyi biliyorsunuz. AKP’liler çocukları adam olmadıysa, neden suçu Hizmet’te arıyor? Eğitimde dünya lideri olmuş bu cemaat, her millete eşitci eğitim sundu. Siz bunun dahi çakallığını yaptınız. Size iyilik yapanlara zulmettiniz. Baştaki başçalan ve başmünafıkın yalanlarına, iftiralarına bilerek kandınız. Aldatılmadınız, hep aldattınız. Dünyevi çıkarlar ahiretten önce geldi, Allah’ı unuttunuz.

Hizmet’i suçlayanlar şapkayı önlerine koysun, hele bir düşünsün. Çocuklarınızı terbiye edip, size saygılı olsunlar diye erenler uğraştı. Melih Gökçek’in 3 yıl basın danışmanı, 3 yıl reklam müdürü olmuş iki arkadaşımın hatıralarını anlatayım mı? Gökçek ne mal hepsi biliyor. 2013’de Gökçek, 2 oğlunu adam etmek için 2 yıl gece gündüz ter dökmüş bacanağımla bir gün lokantada karşılaştı. Elini zorla sıktı. Sonra İpad’ından başını kaldırmadı! Eşi ayıpladı ama adam hep böyle. Melih Gökçek, belediye başkanlığı filan yapmıyor, sürekli sanal dünyada yaşıyor. Eşiyle yemekte bile sanal düşmanlarla savaş halindeydi. Bacanak, işte kalite bu, ne yapabilirdim diyor.

Ankara’da en büyük ihaleler TSK’da döner. Melih Gökçek, bu ihalelerini ortaklık kurduğu Ergenekoncu paşalara aldırıyordu. Keyfi gıcırdı! Ergenekon derin devleti bitirdiğimizi sandığımız yıllardan çok evvel Melih Gökçek, zaten bu paşalara paravan şirketlerini yönettiriyordu. Melih Gökçek’in Hizmet’i Moskovası düşmanı ilan etmesi önerisi, iş ortağı olduğu emekli Ergenekoncu paşalardan geldi. Erdoğan beğenmişti. Saldıray Berk projesini 2008’de bile bile satın aldı, Hakan Fidan bu nedenle 2009’da MİT müstaşarı yapıldı.

Erdoğan’ın başbakan sıfatıyla 2009’da MİT’e yolladığı ilk emir mektubu 4800 Hizmet mütevellisinin terör örgütü üyesi diye izlenmesidir. Erdoğan, Hizmet’i zorla terör örgütü saydırma münafıklığına 2009’da başladı. Terör örgütü yapılması için gerekli delilleri oluşturun dedi. Erdoğan’ın MİT’e yolladığı 2009 emrinin kopyasını İstanbul’da elde edip, Ankara’da Samanyolu Kolejine geçtim. Erdoğan gel hocam diyecekti. Samanyolu’ndaki Türkçe olimpiyadına geç kalmıştım.Cebimde 20 davetiye var, Kanada mütevellisi kapıda kalmış. Bana güvenirlerse olacağı bu. İstanbul’da gariban birinin işini görmek daha sevaptı. Uçağı kaçırdım. Otobüsle vardım. Davetiyeleri de kapıda bekleyen gariplere verdim. Münafık Erdoğan’ı dinlemeye zaten pek istekli değildim.

Yolda gelirken taksici Hanifi Avcı’yı anlattı. Bu adamlar hep beni mi buluyor? Kim olduğumu bilmiyor. Mösyö, iki çocuğunu cemaatte okuttu. Satışa getirmesi planlıydı. Çıkışta Kanada mütevellisi fırçaladı. Niye geç kaldın? İçeri girmişiniz ya dedim. Halim bey gülüyordu, onun herzamanki hali, yine yapacağını yaptı. Kimbilir kimin derdini görüyordur. Çıkışta bir büyük abiyle karşılaştım. Erdoğan’ı öve öve bitiremedi, başbakan arkamızda dedi. Güldüm. MİT’e yolladığı ‘terör örgütü yapın’ mektubundan bahsettim. Bana inanmadı. Uzun sürede de anlattıklarım ve yazdıklarım komplo teorisi diye küçümsendi, veya yazıyorum diye en hafif tabirle deli muamelesi gördüm. Hiç aldırmadım. Zulüm yaklaşıyordu. Beklenen bir durum yaşadıklarımız aslında. Şaşıranlara şaşıyorum. Boşuna beni susturmaya çalışmayın ey dostlar ve düşmanlar! Çok büyük travmalara yol açtınız. Suçlu ayağa kalk dense ilk ben ayağa kalkarım. Ancak gerçek suçluların ayağa kalkacağını sanmıyorum.

Clip to Evernote
5 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi