Özgürlüğe kurşun işlemez. Ruhsal devrim, baharın habercisidir!

Özgürlüğe kurşun işlemez. Ölmeden ölenler ölümle korkutulamaz, sinmez. Herkes bu hapisten çıkmadan bende çıkmam diyen yiğitleri anlayamazlar. Belki size ütopya geliyor, ancak sırada 3. dünya savaşı var, milyonlarca insan telef edilecek gözüküyor. Gerekli tedbirleri almamız zorunlu! Putin’i Ortadoksların lideri yapmaya çalışan Alexandr Duğin, Erdoğan’ın diktatörlüğüne Evet desteğine gelmiş. Aklını, ruhunu, kalbinı şeytana satmışların umrunda değil insan ve insanlık…  Varsa yoksa iktidar ve devlet. Erdoğan ve AKP’nin yaptığı en büyük kötülük, insanların ruhlarına helal ettiremeyecekleri, kamu, cemaat, kul haklarını yerleştirmek oldu. Zalimler bir sonbahar yaprağı gibi rüzgara takılıp gidecekler, hiç peşinde koşupta sararan solmuş yaprak aranır mı? Ruhsal devrim, baharın habercisidir!

Evlenecek gençlere ruh ikizini bulunuz diyorum. Abi, ben kaybolmuş çorabımın tekini bulamıyorum, ruh ikizimi nasıl bulacağım, tembelim diyor. Bir erkek için kadınlar ikidir: İyi kadın ve kötü kadın. Ama kadınlar için… Bunun ayısı var, öküzü var, odunu var, kütüğü var, duygusuzu var, ruhsuzu var, kutup ayısı, tilkisi, kurdu, çakalı, kedisi, köpeği var; var da var!

RUHSAL DEVA NEREDE?

Bu yüzyıl ruhsallık asrı, The Spirit, Yüce Ruhun dirildiği bi devir olacak. Ruhu temsil edenler bazı şeylere takılmamalı. Kurumlar geçici araçlar. Cinsiyete takılmış, kıskançlık krizleri yaşayan çiftler halen cismaniyette oyalanıyor. Açık kapıları tek tek kapatın ki, şeytan girmesin, üzerinize şeytanları, ifritleri yollayanlar apışıp kalsınlar. Bana gelen hastalarda ruhumdaki, kalbimdeki üç harflileri kov diyen çok. Bu ilim bende yok. Önce hakkına girdiklerini helal ettirmelidir. Kul hakkına girmiş, cemaat hakkına girmiş, kamu hakkına girmiş müslümanların ruhunda kalbinde şeytanlar ve ifritler temelli yerleşmişler! Kovsan gitmez bu arsız, yılışık üç harfli yobaz münafıklar! Siz onları insan sanıyorsunuz, oysa hayvanlardan daha aşağıda mahluk olmuşlar. Farkında değiller elbette! Biz ıslah edicileriz derler diyor Kur’an. Oysa bozguncu, nifakçılardır.

Emir Sultan Hazretleri, üç harflileri kovma ilmine sahipti. Ancak kovduktan sonra ruhsal terapiye alır, zihinsel ruhsal kapıları kapardı. Terapi hastalarım içinde, kadınlardan özellikle Cinci Hoca’ları Kabe yapmış olanlar vardı. Putlaşmış muska. Allah’a güvenmiyor. Çaresiz! Ruhunda şeytanlara ifritlere davetiye çıkarmış, tüm karanlık kapıları açmış birey, 50 defa Cinci Hoca’ya gitse de hiç fayda etmez. Kovsa işin uzmanları o arsızlar yine gelir! Niye? Onca haklara girmiş, nefsine zulmeden bir zalim olmuşsun. Sana herkes zalim diyor. Zalim değilim demekle olmuyor. Samimi tövbe ve istigfar etmiyorsun, dilin ediyor, hemen aynı günahları işlemeye koyuluyorsun. Yaptığın Hac, umrelerin faydası yok. Namazı şeytanla beraber kılıyorsun. Orucun sadece aç kalmak ve mükellef sofralarda mide doldurmak olmuş. Zekatı, sadakayı gösteriş, verdi desinler diye veriyorsun. Hiç birinde Allah’ın rızası gayen değilse, senin hiç amelin de yoktur. Namazda okuduğun Fatiha bile düzgün değil, melekler seni anlamıyor. Köpek gibi tavuk gibi namaz kılıyorsun, ne zevkin var ne huşu, tadili erkan zaten hak getire. Zikrinde boş, fikrinde. Hamd, sena ve şükür zaten yok, Allah’ın hiç razı değilsin, doymuyor iştahın. Hep bana diyorsun.

Erdoğan’ın yobaz Cinci Hocaları güya milleti terapi yapıyor, muska yazıyor. Ruhlarında, kalplerinde ifritler, şeytanlar cirit atıyorken, tabi ki hiç faysası olmuyor! Dini para için satanlar cukka dolduruyor. 400 TL alıyorlarmış, kopya bir muskaya! Okunmuş bir suya. Oysa her gelene aynı hikayeyi söyleyip korkutuyorlar: Hımmm. Sende 3 musallat, bir büyü, bir kaçta sihir var. Senin akrabaların senin düşmanın… Fitneciler, akrabayı akrabaya düşman ediyorlar. Nereden biliyorum? Dolaştım bu hokkabazları, muska yazdırdım, dinledim, bakayım ne yazıyorlar diye. Koca bir hiç. Bir defa bu Cinci Hocaları cinler çarpmış, gözler fel fecir okuyor. Parada gözü…

Normal her kulda, lümmeyi şeytaniye merkezi kalpte var. Bazılarının kalbi mühürlenmiş, şeytan ve ifritler ruhuna oturmuş, görmemek zor bu tipleri! Yobazım diye bar bar bağırıyor her yanı! Peygamberimiz, Miraç’a çıkmadan önce cerrahi mi, yoksa manevi mi olduğu bilinmeyen meleki bir operasyondan geçti. Şeytani santralı yok. İnsanlarda şeytan telefon eder, kalpler sürekli değişir. Karanlık ruhlar, kurdukları tuzaklara nasıl ulaştığımı hala merak ediyorlarsa, şaşırmak gerekir. MİT’im yok, hassas sensörlerım vardır. Ruhların şifası, tam affetme, tam tevekkül, tam aktif sabır, tam tövbe, temiz ihlaslı niyetledir. Ruhu kara olanları tanımak çok kolaydır. Melek ruh, şeytani ruhu görür görmez tanır, ruhunu kokusu kokuyor. İçteki pisliği dışarıdan hissedilir.

Üstad Said Nursi, hastalıkların yüzde 90’ı abartmaktandır diyor. Takıntıyı, Obsesif Compulsive Disorder’ı anlatıyor. Çaresi tam tevekküldür. Herkes yapamıyor. Hz. İbrahim olamıyor. Ruhlardaki yapının elbette bir haritası var. Bu ilim, Emir Sultan hazretlerinde vardı. Hasan Harakani ve Şeyh Harrani’de ruhu okuyordu. Düz Sufiler bile, keramet göstermeselerde, veli olmasalarda bunu yapabilir. Sadece kasmaması lazım, sade kul olması yeterlidir. Zaman izafidir. Üç beş günlük dünya hayatı için türlü türlü fırıldak çeviren, kumpas kuran, yalan ve iftira mesleği olanlara acıyınız.

Hizmet erenleri, Vecd ihlasına ulaşırsa etemmeyi bulur diye Erbain yapmalarını öneriyorum. 40 günde bulamazsa 80 gün, 120 günde buluyor. Ama afrarsa mutla seyrü sülük güzergahımı mutlaka bulur. Arayan Mevlasını da buluyor, belasınıda. Bela arayan Allah dostlarına çatar. Cami duvarına işiyor. Geçenlerde bir bayan şakirdeye Erbain tavsiye ettim. Transcendence Sincerity’e ulaşırsa meczupluğu sever, dönmez diye endişelerim vardı. Gülen Hocaefendi’nin 50 yılda bize öğretiği vizyon, başkaları için yaşama ideali. İşte cennete dahi gitsek, bunun için geri dönebiliriz. Yine de neden Erbain rehberliği yapmıyorum biliyor musunuz? Bazı ruhların tadacağı vecd ihlasındaki lezzetten geri döneceğinden emin olamıyorum. Vebal alamam. Peygamberimiz sav Allah’ı gördü, konuştu, Miraç’taki vecd lezzetlerine rağmen, insanları bu ebedi hayata hazırlamak için geri dönmüştür. Bizde sahabe kıvamı var mı?

Ruhlarımızdaki yangın, ruhsal bir devrimin doğum sancısıdır. Zalimler, sadece bu işe yarıyor. Ebedi ruhumuzdaki açık kapıları gösteriyor. Ruhlarda travma oluşur mu? Oluşur. Dünyevi tuli emellere hırs, zeka, öfke ve şehvetle sarılmak yanlış bağlılık yapar. Allah, hoşlanmıyor. Şerik istemiyor kalpte. Ruhumu Rahman’a teslim ettim gayri istemem diyen kul istiyor. Ebedi olan ruhta yaraların devasında, ayrımcılık, kibir, kin, nefret ve diğer şeytanın kullanacağı açık kapılar kapatılır. İfrit giremez. Sufi terapi konseptinde kanser yoktur. Ruhunda kanser olmayan fiziken de olmaz. Ruh terapisinde ebedi olanı temizleme amelesi yapılıyor. Madem Allah dost ise başka dosta ihtiyaç yoktur. Ebedi ruhunuzu temizleme, terzilik size düşüyor. Doğduğunuz gibi tertemiz ruh, asıl sahibi olan Allah’a verilmelidir. Emanetini kabz etme gününe dek korumakla mükellefiz. İntihar etmez müslüman. Başına ne gelirse gelsin, ne kendi canına nede başka cana kıyabilir.

Üstad, cismaniyetten çıkın, kalbin ve ruhun derecelerinde seyahat edin diyor. Bu yolculukta son nokta, Sıdratül Münteha’da Birlik makamıdır. İbni Arabi, en büyük sır der Tevhid için. Oysa hepimiz şehadet getirdik mi iman ettiğimizi sanıyoruz. Teslim olduk mu? Teslim tevekkülü gerektirir. İki cihan saadeti bu noktada gizli. Ledünni ilim sadece vehbi bir vergi değildir. İlim dirsek çürütme ve emekler ister. Gülen Hocaefendi, hala günde 150 sayfa kitap okuyor. Biz ne kadar okuyoruz. Günde Peygamberimiz gibi 70 defa tövbe ve istiğfar ediyor muyuz? Onun günahı yoktu ama hep ibadet ve dua ile geçirdi ömrünü. Hepn af diledi Rabbimizden.

Levhi Mahfuz’a İbni Arabi dahi ulaşamamıştı. Ancak Kitabı Mübin ve İmanı Mübin’e ulaşmıştı. 1000 yıllık tarihi periyodu görüpte söyledi! Levhi Mahfuz’da hangi ruhların cennetlik hangilerinin cehennemlik olduğu yazılıdır. Allah’ın kudret kaleminin yazdığını siz oynuyorsunuz. Hayatınızın tiyatrosunda iyi karakterler var, kötüler var. Filmin sonunda hepiyiler kzansın istiyorsunuz? Peki siz iyilerden misiniz? Zalim misiniz? Evet, herkes zalim. Yunus as kadar zalim en azından. Peki, kıyamet henüz kopmadığına göre Peygamberimiz Miraç seferinde cennet ve cehennemde kimleri görmüştü? Demek ki zaman fanusundasınız! Konforlu düşünce kalıplarınızı yıktığım için özür dilerim! Peygamberimiz, Miraç’ta cennet ve cehenneme gittiğinde oraları boş değildi ki! Dolmuştu cehennem, daha yok mu diyordu. Varmış. Görüyorsunuz.

Mağdurlara Kimse Yok mu yardım kampanyasını dahi hem Türkiye’de hem yurtdışında engelliyorlar. Global Zındıka bizimle uğraşıyor, daha anlayamadı bazıları… İnsan fıtratına aykırılık Kur’an’da ve Hadis’te yoktur. Dışarıdan bakalımla olmuyor. Kaç gün kaç ay tüm ihtiyaçlarını bu gariban mağdurların görebilirsiniz ki?! Ne kadar baba ve anne şefkati gösterebilir, ne kadar koca ve zevce olabilirsiniz? Olamazsınız değil mi? Para vermekle bitiyor mu yoksa işiniz? Sahabe kıvamı diyorsanız, sahabeler şehit çocuklarına baktı, dulları ortada koymadı. Yaşlı eşi ölünce genç hatunla evleneyim diye ava çıkmadı. Gençlik bedende mi, ruhta mı dirilik ve gençlik? Hem Ruh yaşlanır mı hiç? Bedeniniz çürüyor. Eski gençlik güzelliğiniz mi kalmadı? Beyhude boşa mı gitti ömrünüz? Nerede tükettiniz güzelim gençliği? Hizmet ederek mi, hezimetle mi geçti?

Nasıl olacak bilmiyorum ama bir şekilde Türk kadınların kıskançlık takıntısı aşılmak zorunda vede tabi erkeklerin saçma namus, kültür anlayışı! Rabbim kız kardeş ve erkek kardeşlerimizi sahipsiz bırakmaz. Zulümlere uğrayan bacılarımıza ne olacak? Yalnız mı kalacaklar yoksa? Bu travmalar tek başına zor atlatılır. Yaşadığım için biliyorum. Yıllar sürüyor. Dost hançerleri düşman tecavüzlerinden daha ağır geliyor.  Travmaları Hizmete düşman olmalarına yol açarsa bunun vebalini kim ödeyecek? Ya dinden imandan uzaklaşırlarsa? Sahabe kadınlardan 5 çocuğuyla bile boşanıp, hemde bekar sahabe ile hemde daha genciyle evlenen var. Bizdeki kültürel kalıplar yanlış gibi! Kim eşini paylaşmak ister? Bu fıtri bir durum. Erkek bu fikre uygun olsa da bayan için çok travmatik bir durum. Çocuklar için de. Keşke kibar batılı müslüman eşler ile evlenme imkanları olsa erenlerin. Veya gittikleri ülkelerde uygun gelinler damatlar bulsalar. Tam tersi de olabilir. Cinsiyetçi yaklaşmıyorum. Travmalar büyüyor. Ortada kalan mağdurlar var. Sahabe örneklerini eşit oranlarda verdim. Hizmet de kocasına mağdur bir dul ve 3 çocuğuna bakalım, al eve getir 2. eş yap, onlara hizmetçilik yaparım diyebilecek 10 hatun bile yoktur. Hoppala nerden çoktı absürt argüman? Tarihten çıktı. Ehli beyt ve sahabelerin hayatından çıktı. İşkembeden çıkmadı.

İbni Arabi’nin yaptığı 38 evliliği araştırdım. Peygamberimiz gibi davranmış her gittiği beldede. Hiç bir evliliği üreme ve şehvet için değildi. İbni Arabi’nin hayatını, kitaplarını, Sufi düşüncesini, teblig tarzını bile bilmeden Diriliş Ertuğrul’da siyasi gaye için istismar ediyorlar. İbni Arabi, Sivas’da Saadettin Konevi 8 yaşında yetim iken dul annesi ile neden evlendi? Konevi’yi büyütüp Mevlana’ya Hoca olması içindi bu. Var mı böyle bir Sufi bugğn? Veya böyle yapsa biri deli derdiniz. Niyeti bozuk, sapık mı yoksa derdiniz. Oysa travmalar buraya doğru sürüklüyor. Ülkemizi 7 düvel işgal etti ama kadınları hapsetmedi, bebelere, dedelere dokunmadı. Fransızlar Antep’de az dokundu, 22 günde kovulmuşlardı. Yunanlar sadece İzmir’de 5 bin kişi katletti. Eğe’de tecavüz edilmedik kadın, kız bırakmadı. Halide Edip Adıvar’a Mustafa kemal Atatürk, bunları ve piç doğana-ları tesbit etme görevi verdi. Gelen raporu okudu ve arşive kaldırdı. Devlet sırrı oldu. Çok büyüktü yıkım. Sadece 200 bin Ermeni yetin vardı. Evlatlıklar başladı. Kendisi de Ermeni yetim kızları evlat edindi. O kadar fazla mağdur vardıki. Travma çok büyüktü. İttahatçıların yıktığı sadece Osmanlı değildi. 1000 asırlık halkların kardeşliği idi.

Bugüne gelelim. Yunan mezalimi gibi, Ermeni mezalimi gibi bir soykırım yaşanıyor. Erdoğan ve AKP’den kurtaracak kurtarıcı bu Yezidleri yöneten Yezidler olduğu için ortada gerçek kurtarıcı yok, sahte kahramana karnımız tok! Ali Bulaç haklıydı: AKP ve Erdoğan, Türkiye başına gelmiş Çanakkale savaşı felaketinden daha büyük bir afet. Bunu şimdi daha iyi anlıyorsunuz. Ancak Süfyanizm ve Zındıka’nın Gladyo yıkım operasyonunda unuttuğu bir husus var: Hizmet camiası. Herkesi Türkiye’de öldürseniz de bitemez, bitirilemez. Kimsenin buna gücü yetmez. Çanakkale savaşında telef edilen 250 bin kişiyi ölüme yollayanlar, bir milletin ölümüne hükmetti. Tüm aydınlar öldü. Aynı senaryo izleniyor.

31 Mart 1909, 2. Abdülhamit’in hal edildiği tarihtir aynı zamanda. AKP, İttihat ve Terakki’nin kopyası, Mahmut Şevki’de Selanikçi mafyadır! Dananın kuyruğu tabi ki kopacak. Ergenekon ve Erdoğan kirli ittifakı çöplük, öldürmede benzer terör oluşumları. Ahmet Altan demiş: Öldürecekler. Net bir tarih ve istihbari bilgi bildiğimden 31 Mart’ı vermedim. Sadece kalbe doğan endişe. Zira tarih tekerrür ediyor, kimsede ders almıyor. Kurtuluş savaşını Allah, İttihat Terakki A takımına ve Mason Bektaşilere nasip etmedi, ama daha sonra toplu gelip yine devlete çöreklendiler Osmanlı’yı 10 yılda dağıtan AKP’nin ikizi olan İttihat ve Terakkici ve Mason Bektaşiler idi. Bugün izdüşümü Erdoğan ve Ergenekon terörcüleri… Ortada temiz niyet yok. 15 bin başörtülü hapis, 100 bin hapis, 1 milyon işini kaybetti. Neden? Siyasi İslamcılar ve laik Ergenekoncu birliği zulümleri, tecavüzleri, gaspları beraber icra ediyorlar.

31 Mart’ta sokağa çıkmayın. Bu tarihi özellikle seçmiş olabilirler. Pisi pisine ölene ne şehit oldu ne kahraman, bok yoluna gitti Niyazi denir. İki domuz güruhun da politikaları kabak gibi meydanda. Yobaz Siyasi İslamcılar ve yobaz laik Ergenekoncular, 15 Temmuz ittifakıyla bittiler! Ne tuhaf ki, yobaz Siyasi İslamcılar da rakipleri yobaz laik Ergenekoncular da birlik olalım mesajı veriyor. İnsanlığı 15 temmuzda elbşrliği ile öldürdüler. Dünya itiraf etti, bunların hiç büyük tiyatrolarını bozmaya niyeti yok. Tüm dünyacematci olmuş bunların mantığına göre. Veya mantıksızlığına göre. Şeriat istiyoruz elbette. Ancak ne yobaz Siyasi İslamcılar nede rakipleri yobaz laik Ergenekoncular bunu sağlama derdinde. Kibir savaşıdır. Güç savaşı yaşanan. Üstad Said Nursi, 31 Mart vakasında şeriat isteyen Hocalar içinde yargılandı. İdam edilmedi, zira gerçekten şeriat istiyordu, yobaz değildi. 31 Mart 1909 vakasının yıldönümü yaklaşıyor. Şeriat isteyenleri idam eden Ergenekoncular dedelerine sadıktır, buna karşı Erdoğan’ın silahlı seferberliğiyle çapulcular hazırlar meydan savaşına. Kan gövdeyi götürebilir. Kansız olmayacak. Ateiler ve tarrakalarla yıka yıka gidiyor iki domuz ekipler. Masumlar ağzı açık izliyorlar.

Cennette cinsiyet olmadığına dair deliliniz nedir? Ibni Arabi’nin eserlerinde ve Semsi Tebrizi’nin Makaalat’inda var. Feministleri bu sekilde mat ediyorum. Bosuna erkek dusmanligi yapiyorlar! Eğer halen Kültürel Müslümanlık kodlarındaysanız bu kumpastan çıkamayız. Genellikle olacakları 3 sene evvelden yazarım. 3 sene sonra bu çizgiye gelir, toplum hazır değil belki bunlara. Erken öten horozum belki de. Birileri kesecek. Risk almayan aydın olamaz derler. Aydınım diye yazmakta akıllı işi değil. Deliyim desem meczupluk dervişlikte esas şartlardan. Deli olmak izafidir.

TÜRK ŞAKİRTLER EVLENMEDEN DE O MAĞDUR AİLELERE SAHİP ÇIKIP BAKAR MI? Görelim bakacak mı o zaman. Fıtrata aykırı hareket etmek Kur’an’a da muhalefettir. Hadiste, sahabe hayatlarında öyle örnekler çok az. Hizmet, aşar bu handikapları umarım. Sorunları bildiğim için yazıyorum. Eşi ve çocukları terk etmiş bir ereni nasıl terapi yapacaksınız? Mesele erkek ve kadın meselesi değildir. Kardeşlerimize aş, iş, barınak ve psikolojik destek imkanları sağlamak gerekir. Gülen Hocaefendi bunu mutlaka düşünmüştür ve bir aksiyon planı hazırlamıştır. Bunları konuşmak erken değil bence. Geçici erkek ve kadın bedenine hapis kalmış, ahireti anlamamış ruhların bunalımları çeşit çeşit, çektiği çileler gözlerde ağlıyor, ebedi ruhu çığlık çığlık! Ebedi Ruhlarınızda cinsiyet olmadığı için cennette sandığınız gibi evlilik ilişkisi de yok. Kaç tane kadın alacağım diye hayal kuran ruhsuzlar türedi! Anlatamadığım o kadar ilginç aile krizleri ve yakışıksız durumlar var ki. Ağlayalım.

250 bin Suriyeli çocuk kayıp! Bu Yezid düzeni kuran Erdoğan ve Yezidlerin Allah belasını tez elden layık oldukları gibi ibretlik versin! Bre müslüman, Suriyeli zavallı kadınların nasıl çar çur edildiğini görmediniz mi? Sahipsiz bırakıldı yüzbinlerce kadın ve çocuk. Suriyeli kadınlarda kayıp. Organ mafyası ve seks kölesi tacirleri eline düştüler. İtalya’dan gelen haberler bu çocukların ne için kullanıldığını anlatıyor. Müslümanlara yanıbaşımızda sahip çıkamadık. Allah, ağır sınav verdi ve Hizmet’i daha aktif olmaya zorluyor. Bu sınavı eğer geçersek Allah, Hz. Yuşa gibi açar önü!

Sahabe kıvamı için sahabelerle ruhsal rezonansa geçmek gerekiyor. Zira hepsi başka bir boyutta yaşıyor, ölmediler. Şehit çoğu. Hissetmek şart Sahabe isimlerini 15 yaşımda şifa olarak gördüm, bir telefon rehberine ezberlediğimi yazıyorum. Telefon rehberimde yaşayan kimse pek yoktur! Musab Bin Ümeyr’in nasıl şehit olduğunu sanki orada imiş gibi anlatan Gülen Hocaefendi, 10 bin sahabenin hayatını size ezberden anlatabilir. Sahabe hayatlarını eğer masal gibi okuyup, bunca yıl Gülen Hocaefendi’den dinlediyseniz, bir yerlerde hata var. Uygulama olmazsa masal olur. Düşünün şehit bir sahabenin eşi Ümmü Selemeyle evlenen Peygamberimiz, 10 Yaşındaki Enes bin Malik’i yetim bırakmadı. Kabri Kıbrıstaki sahabe kadın, ahir ömrüne hicret etmiş. Peygamberimizin çok evliliklerinde gaye davanın devamıydı. Mesala Hayber fethinden sonra Yahudi Safiye ile evlenmesi gibi, sulh gayesi vardı. 25 yaşında evlenen Peygamberimizin 6 çocuğu da 40 yaşından sonra doğuran Hz. Hatice’den olma. Sonraki evlilikleri, şehvet eksenli değildir. Hizmet ve teblig idi gayesi. Hizmet, bu yolun yolcusu…. Peygamberimizin ve sahabelerin çok evliliğinde niyet, neslin devamından ziyade Hizmet idi. Dul kalanlara ve yetim kalan çocuklarına bakmaktı. Kavminin eski örf ve adetlerini tek tek yıktı peygamberimiz. Allah yıktırdı. Olmaz diyenlere aldırmadı. En radikal devrimi yaptı. Biz kim oluyoruz ki…

Bir keresinde Peygamberimizin eşleri, açlık ve yokluktan kazan kaldırdı. Kuran’daki ayetler tüm kadınları ilgilendiriyor. Yatağını ayırmıştı. Hz. Ömer, kızkardeşi Hafsa Sultan’ın da bu başkaldırı da olduğunu sandı ve geldi fırçaladı. Hiç bir anamız boşanmadı ve yokluğua rağmen hanede kaldı. Peygamber hanesinde aylarca kazan kaynamaz, eşleri ve dulların çocukları aç gezerdi. Karnına açlıktan taş bağlayan Peygamberin doymazlarıyız. Utanmıyoruz, ümmetiyiz diyoruz. Onun yaptığınınyapmıyoruz. Niye?Türk kültürel örf ve adetleri izin vermiyormuş!

Kocasına Öküz diyen kadınlara hayranım! Daha süperman diyene rastlamadım. Mükemmel eş arayanlar eşsiz kalır. Hiçbirimiz sahabe olamıyoruz. Peygamberimiz, 18 yaşına kadar kız çocuklarını evlendiriniz diyor ve bu sahih hadistir Nedeni çok. Ahirzamandayız, evlenme işleri de daha da karışık bugün. Onca merasim ve tantana. Gereksiz çoğu. Kolaylık yok, bol bol zorluklar var. Bazı şakirde hanımlar, şakird kocalarının kıymetini bilmediği gibi, bazı şakird erkeklerde pakize eşlerinin değerini bilmiyor. Öküz olmayın! Hz. Ebu Zer’in ilk eşi mükemmel bir sahabe hanımdı. Evlilikleri iyi gidiyordu. Ancak Ebu Zer bir Yemenliyi 2. eş getirince, evi terketmişti. Hz. Aişe, Hz. Ebu Zer’i terk eden kadına, bana eski kocanı anlat dedi. Kadın öyle bir anlattı ki, Hz. Aişe, aptal böyle koca hiç bırakılmaz ki dedi. Doğaldı anamız.  Hz. Ali, Hz. Fatma vefat edene kadar üstüne evlenmedi. Gerçi Hz. Ali, Hz. Fatma’nın yanına 2. eş getirmek istedi ama Peygamberimiz o zaman kızımı boşa dedi. Hz. Fatıma da kabul etmedi. Gerçek bu. Hz. Ömer, Peygamberimizle akrabalık kan bağı olsun diye Hz. Ali’nin kızı Ümmü Gülsüm’ü aldı. 2 evladı oldu ve öldü. Allah, nasip etmemişti. Başka kadınlardan çocukları fazla bilinmez. Hz. Ali’nin Muhammed adlı oğlu Zeydilerde Yemen’de çok önemlidir. Sıcak Arap diyarında kızlar 9 yaşında ergenliğe giriyor, Türkiye gibi ülkelerde 15 ile 18 yaş arasıdır. Hz. Ömer nasıl 9 yaşında kız alırmış denmez bugün. Herşeyi bugünün sapık zihniyetine vuramazsınız.

Gülen Hocaefendi, sahabe kıvamı konusunu daha fazla açarsa ve net örneklerle izah ederse belki bazı kırılmalar yaşanır, hala çok kasıyorlar! Mükemmel sosyal inşaatlar kurmakla demek ki iyi Hizmet olmuyormuş ve Hizmet kurumlarındaki takıntılar sahabe kıvamlarına pek benzemiyormuş! Süfyan korkusunda dul kalan erkek ve kadın erenleri ve çocuklarını kabul etmiyen dedeler, nineler var. Sizin aileniz Hizmet. Artık anlayınız. Loneliness, yalnızlık en büyük psikolojik travmadır. Daha üretken yaşta kapana sıkışıp kalmak, opsiyonlarınızı kullanmadığınızı ispatlıyor. Sahabe kıvamı istiyorsanız, evlilik yaşamınızda onlara benzeyecek. Kadınlar kasmayı bırakacak. Dul kalanlar var, yalnızlık çözüm değildir. Hicret etmek isteyenlere opsiyonlarını anlatıyorum. Allah yolunda hizmet edemediğiniz yer vatan değildir. Talabe yetişmiyorsa çöptür orası!

Son 15 yildir Hizmet davasindaki kardeslerimi sahabelere benzetmekte zorlandigim icin ters laf edip kalplerini kirmis olabilirim. Samimiydim. Terapide opsiyonlar, birey merkezli careler tukenmez deniyor! Sahabe hayatlari bu nedenle cok dogal cozum sunuyor! Bakacaginiz oteki degil! Sufyan, pek cok arkadasimizin cocuklarini yetim ve oksuz birakti. Bu cocuklar bizim. Onlara yar etmek istemiyorsak sahabe cozumleri gerekir! Sufyan Erdogan’in zulmunun kadinlari hedef almasinin bir hikmeti olmali! Belki Bizi sahabeler gibi davranmaya, sahabe olmaya zorluyor Sufyan… Sahabe kadin ve erkekleri, cok kolay evlenip bosanmislar! Savaslarda sehit olan arkadasinin esiyle evlenip cocuklarini evladi gibi buyutmus! Sufyan’in zorunu, zulmunu gorunce 3 cocuguyla sakird esini terk edenler oldu. Acliga yokluga dayanamadi! Tutmaya degmezmis; evlen baskasiyla! Eger Hizmet erenleri Sahabeler gibi birebir hayat yasayacaksa, evlilik hayatlari da benzemeli! Kulturel kodlardan siyrilmamiz sanirim lazim! Sahabe kadinlarina bayiliyorum! Uc bes degisik sahabe ile evlenmisler var. Hic kasmamislar! Adam okuz olabilir, mizaclar uymayabilir! Dogal! Zeynep Bin Cahs gibi evlatliginin kadinini bosatip evlenecek yurek hanginizde var? Zevceler mutsuzsa zorlamanin anlami var mi? Zulmetmeyiniz eşlerinize.

Yobaz laikler Peygamberimizin cok evliligini diline dolamis! Sahabe kadin ve erkeklerinde Turkish takintilar yoktu! Bir kadin kolay bosardi! Namus takintisi yapan Turk toplum kulturunde kocasini sahabeler gibi bir baska kadinla paylasacak bir hatun cikmaz! Dul ve cocuklara bakmaz. Sahabe kivami, 9 yasinda kizi Ummu Gulsum’u Sirf Hz Omer istedi diye gozunu kirpmadan evlendiren Hz Ali olmaktir. Takinti, kasintisi yoktur! Sahabe kivami, cihad meydaninda son nefesini verecekken bir damla suyu yaninda su diyen sehit olacak sahabeye verendir! 4 sahabe su icemedi! Hepsi su vereni ötekine yollamıştı. Hemde savaş meydanında, son bir suyu bile fazla gördü. Yaşatmak için yaşama ideali fotoğrafı işte bu sahnede var. Sahabe kivami nedir biliyor musunuz? Muhacir garibana en sevdigi esini bosayip, evlendiren Ensardir! Isar budur! Mekke’de o muhacir evliydi! Gulen Hocaefendi ile bizim aramizda gorunmez bir ucurum var. Sahabe kivami talep ediyor; eger olamiyorsaniz ruhunuzu teslim edin, ehvendir!

Eger kilici cektiysem, bir sebebi var! Sorun Erdogan, Sufyanizm& Zindika degildir! Topu bir olsa cayimi yudumlarim; sorun kibrin sultanligi! Bu zatlar bana kibirli ve enananiyetli filan diyorlar. İşlerine gelmiyor acı sözlerim… Belki ben çok uyumsuzumdur. Toronto’da 4 bin yabanci tanimisim! Abi, sakirdlik derecelerini sordu. Sana ne dedim ama dinlemedi! Laptopumu ve hardrive’mi sonra yaktirdi Niye olduğunu anladınız. Oysa bunu bana yaptırma diye uyardım. Hocamızı tanıyorum, sizin istişare kararı yanlış dedim ama yine de saygı gösterdim. Gerçi buna zorladı. Evime geldi ve fişleme yapmam için beni zorlamıştı! Gulen Hocaefendi kimseyi fisletmez dedigim abi guya Hocaefendi uzmani! Sen fiziken gorusursun, ben kalben ruhen dedim! Inanmiyorum demisti! Siz bilirsiniz veya ne haliniz varsa görün derim böyle mübareklere. Eskiden bende onlardan bir mübarektim, anlıyorum çok iyi. Sufilikte makamdir; the humilation; asagilanmak gerekir ki sohreti kazibe ve itibar kaygisi yok olsun. Allah seviyorsa, cihan kusse onemsiz! Eski okudugum okullar ve kurumlarin bu Sufi’yi ret edip inkar etmesi; eski dostlarin tanimiyorum numarasi yapmasi, Huzun makaminin ozelligidir. Yalnızlık!

Dilimin 6 yildir kemigi yok; zaten dilde kemik olmaz! 2011’da Kanada abisine dedim, bu Sufiden hoslanmayacaksiniz; eski beni siz öldürdünüz! Boynumu kırdınız. Sonrada sana ne oldu diye soruyorsunuz dedim. Hiç istiflerini bozmadılar, eski tas eski hamam. Ama Allah böyle gitmez dedi. Bu dava hepimizin. Kimsenin babasının malı değil. Mollaların mülkü değil. Hizmet, kimsenin babasının çiftliği de değil. Bu yoldan dönen kalleştir! Hiçbir gercek Hizmet ereni Gulen Hocaefendi’nin dedigi gibi basimizdan atesler yagdirsalarda Allah yolundan asla dönmeyecektir. İşte Meydan, İşte İmtihan!

Clip to Evernote
1 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi