Rusya’ya satıldıklarını söylemekten çekinmeyen Perinçek, nasıl vatan kahramanı oluyor, haydi izah ediniz?

Yalan dolanı bırakında gerçekleri kabul edin, zira bunca nifaklar sonunda milyonlar ölebilir. Erdoğan, ÖKK’yi tamamen kendine bağladığında Perinçek ekibinin yapıp Erdoğan’a rol verdiği 15 temmuz tiyatrosunda roller tersine değişebilir. İsmail Hakkı Pekin, Saldıray, Çetin, Engin ve Perinçek’in Mart’ı bekleyeceğini sanmıyorum. Erdoğan ÖKK’yı değiştiriyor, Tayyiban ÖKK kuruyor. İki tarafta kendi çıkarına olanları savunuyor, işine gelmeyenlerde suçu öteki üstüne atıyor. İki domuz ekibinde ortak düşmanı Gülen Hocaefendi ve Hizmet erenleri. İki domuz grupta aşırı kirlenmiş vatan hainleri ama vatan haini diye vatan kahramanları suçlanıyor. İki nefret ve kin odaklı grup savaşı. Kemalistler ve Siyasi İslam. İç savaşçılar ÖKK için savaşıyor! Cyber-Warrior’un kurucusu G.Şanlı, Ay Yıldız Tim’in kurucusu Mehmet İsmail Telli’yi fena patlattı. İki grup  şimdi “Kim FETÖcü” kavgasına tutuştu. Nifakları kendilerini de vurmaya başladı. Cadı avı işte böyledir, Allah belalarını en fazla medet umdukları yerden vurarak verecektir.

Rusya’ya satıldıklarını söylemekten çekinmeyen Perinçek, nasıl vatan kahramanı oluyor, haydi izah ediniz? Atatürk’te Ruslardan destek aldı derseniz Dr. Rıza Nur’un hatıratını okuyunuz derim. Türkiye nasıl ileri gidiyormuş, bu domuza biri anlatsın… Atatürk’ün arkasına sığınan Atatürk düşmanları bunlardır, TSK’dan Atatürkçüleri de attılar, hemde cemaatcı damgası vurarak… 40 yıldır Gladyo’ya çalışan İngiliz ajanı Perinçek, Gladyo’yu temizledik diyorsa, herc ü merc yaşanıyor demektir. Yalancı dansözün tekidir. PKK liderine gül verende bu alçak, Kıbrıs’taki TSK gücüne işgalci diyende bu domuz. Vatan kahramanlarına nefret duyan Ermenidir. Türkiye’nin sadece ekonomi notu değil diğer sicili de hiç bu kadar kötü olmamıştı. İltica mahkemelerinden yüzde 90’ın geçmesi buna delildir. Perinçek de Erdoğan gibi Türkiye iyiye gidiyor diye Kemalistlere narkoz verip uyutuyor. İki narkozcu da domuzdur. Kemalistler Atatürk düşmanıyla işbirliği halinde ama sorun yok ha!

Büyük tiyatronun sonu çok kanlı bir iç savaştır. Ortada cemaat hiç yok, sadece konu mankeni ve günah keçisi. ÖKK savaşı koptu, derinleşiyor! 15 Temmuz tiyatrosunun ortakları İsmail Hakkı Pekin ve Erdoğan arasında çatışma ÖKK üzerinden çıktı. Özel harbi kontrol eden diktatör olur! İki domuz ekipte diktatör olmak istiyor. Erdoğan, başkanlık yoluyla, Perinçek ekibi Atatürk modeli Kemalizm ile yobazlıkta zirvedeler! Topunun canı cehenneme, zalimlerin yurdu orasıdır. Yüzde 1 oyu bile olmayan Vatan Partisi programı aynen uygulanıyor ve halkın iradesi çalınıyor, AKPliler cepleri derdindeler.

İsmail Hakkı Pekin, Erdoğan’ın Özel Harbe 700 Tayyiban alıp, 220 bin kişiyide almaya hazırlanmasından sonra Erdoğan ve AKP’den iktidarı kanlı almaya çalışıyor! İsmail Hakkı Pekin, Saldıray Berk, Çetin Doğan, Engin Alan, Çevik Bir, Doğu Perinçek ve daha bir kaç domuz paşa daha Türkiye’nin eksenini Rusya’ya ve Şangay’a kaydırdı. Batı dünyasından kopan Türkiye insanlıktan, hukuktan ve medeniyetten de koptu. Zulümlerde tek suçlu Erdoğan değil.

Ergenekon sanığı Eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı İsmail Hakkı Pekin, 15 Temmuzun asıl organizatörü, Rus ayağını Perinçekle kurdu. Vatan hiç çekmedi vatanı kurtarma fahişeliği ile insanlarımızı katledenlerden çektiği kadar. İsmail Hakkı Pekin ve Erdoğan, 15 Temmuz ortağıdır ve cemaat sosu katmak için devlet memurlarını top gibi kullanmışlardır. 1 Temmuz’da Adil Öksüz tutuklanmış, Akıncılar üssüne konmuş ve Kasım 2015’de kayım atanmış Kaynak Holdıng’den Öksüz’e haberi olmadığı araba satın alınmıştır. Gözaltına alınan Kaynak ve Sğrat çalışanları darbe oluyor diye TRT’ye darbeci bu ekip tarafından götürülmüş ve orada tutuklatılmıştır yeniden. TSK’de yapılan operasyonda isimleri 14 ay önce savcılığa vermişlerdi. Bugün Perinçek’in 15 temmuz darbecileri patronlarından İsmail Hakkı Pekin, Aydınlık’taki makalesinde açıkca özel harp birimlerini Erdoğan’a kaptırırsak vatanı kurtaramayız diyor!

Sufi kalbiyle ruhuyla bu ahirzaman nifakına reddiye yazıyor. Hizmet ve erenleri de bu tiyatroda yok olduğu için masumdur ve zulümler görüyor. Erdoğan’ın diktatörlüğü mü Perinçek’in 15 temmuz darbecileri mi iyi derseniz, ikisi de kötüdür. İkisi de cehennemdedir. İkisi de nifakçılar! Perinçek eğer iç savaşı kazanırsa 15 Temmuz sonrası OHAL ile elde ettiği üstünlüğü 4 Mart 1925’deki Takrir-i Sükûn Kanunu gibi devlet kararı yapar ve resmileştirir. İç savaşı Erdoğan kazanırsa Akmilis ve Osmanlı Ocakları, gerçek darbeci Perinçekcileri keser. Perinçek kazanırsa idam ve katliamlar yaparlar ve kan gövdeyi yine götürür. İki durumda da kanlı bir çöküş yaşanıyor. Cumhuriyeti beraber yıktılar ve beraber cehenneme doğru koşuyorlar. Karışmayalım.

1925 tiyatrosudur yaşananlar! Zira Atatürk Serbest Partiyi “Fırka itikad-ı diniyeye hürmetkârdır”maddesiyle isyanı tahrik ettiği iddiasıyla Ankara İstiklal Mahkemesi’nde kapattı. Perinçek ekibinin hedefi de AKP’yi kapatmak, Erdoğan’e öldürüp tanrılaştırmaktır. Mart’taki iç savaşı 15 Temmuz Perinçek darbecileri kazanırsa, AKP kapatılır. Gerekçe çok ama Perinçek ‘İslama saygılı’ diye kapattıracaktır. Erdoağnizm’i kurmaya görevli Perinçek değildir, Süfyanizm’in ismi kirlenmemiş Bilgin Balanlı paşasıdır. Malatya Alevisi Ergenekeoncudur.

1925 sonrasında basına sansür gerekçelerini Perinçek ve Erdoğan kullanıyor. Kapatma kararlarında kıstas “muhalif olma” idi. Vatan batırıldı ama haka kurtardık yobazlardan diyorlar. Yobaz dedikleri Türkiye’nin son 50 yılda her kesimden yetiştirdiği en aydın, demokrat ve liberal insanlarıdır. Cemaat öcüsü ve damgası ile oluşturulan nifak rüzgarında gayeleri güç elde etmektir. Yaşananlar 1925 ile 1942 arasına çok benziyor. 1925 sonrası Tevhid-i Efkâr, İstiklal, Son Telgraf, Press de Soir, Aydınlık, Orak Çekiç, Sebilürreşad ve Vatan gazeteleri kapatıldı. Bugün kapatılan gazetelerin hepsi geçmişte olduğu gibi diktatörlüğe karşı çıkan aydınlardı. Tek muhalif parti “Terakkiperver Fırkası Şubelerine Baskın”ları içine muhalif torbasına giren herkes sokuldu, vatan haini diye çoğu hapis, işkenceden geçirildi ve çoğu idam edildi. Kaçabilenler kaçtı veya resmi sürgüne yollandı.  Süfyanizm Heyeti, Atatürk sevgisini abartıp tanrılaştırdığı gibi Erdoğan’ı abartılı sevgiyle kasten büyütüp AKPlilere taptırdı. Kemalizm, Erdoğanizm yapıldı. İdeoloji fark etmiyor, köle yapmak için insanları, mutlaka bir izmi kullanacaklardı.

4 yıl sürecek dendiği halde 1929’de OHAl uzatıldı ve daha sonrası da OHAL sürekli uzatılırken, Çankaya’ya hapis Atatürk, amaç istibdat değil, “milletin ve cumhuriyetin yüksek menfaatleri” diyerek sonsuz güvenini kazandığı halkı oyalıyordu. Tıpkı Erdoğan gibi. Takrir-i Sükûn Kanunu bölgesel 1925 Şeyh Sait isyanı üzerine çıkarılsa da tüm muhalifleri idam etme, sindirme, korku pompalama taktikleriyle yok ettiler ve böylece cumhuriyet devrimleri için dikta kullanılmıştı. Süfyanizm paşaları, Atatürk-İsmet Paşa-Fevzi Paşa triumvirasına karşı çıkabilecek en önemli lider kadroyu siyasi bahanelerle tasfiye etti. Bugün muhalif kesimleri kapsayan ihraç ve tutuklamalar Tek Parti CHP devrini aratacak durumda! İngiliz ajanı Perinçek ve Süfyanizm devredeler! 1923’de Cumhuriyet’e ve ilk TBMM’ye kimse itiraz edemezdi. Ancak 2. TBMM’de seçim yok atama vardı, bakanların 15 tanesi Mason Bektaşi İttihatçılardı. İslam’a dğşman idiler ve yobazlıktı din onlar için. Darbeyi yapan kılıfını 1925’de de hazırlamıştı. Eğitimden orduya, sağlıktan maliyeye çeşitli icraatlar zorbalıkla yapıldı, vatan güya böyle kurtarıldı!

1925 sonrası öyle cadı avı yapıldıki kurtuluş savaşının kahramanları, 1926 çakma İzmir suikastı ile hain yapıldı, ipte suçsuz sallandırıldı. Cavit bey en fazla acıdığım isimdi. Raut bey ve Kazım Karabekir’i Attaürk zor rica minnetle ipten aldı. Yetkisi azdı ve nerdeyse yoktu aslında. 1925-1929 yılları bugün olduğu gibi Meclis devre dışı kaldı, muhalif siyaset ve basın sert tarzda susturuldu, OHAL ile radikal devrimler art arda yapıldı. İtiraz eden öldürüldü. Haksız suçlamalarda kendini hapiste buldu ve yargısız infazlarla Kel Ali lakaplı hakim Altemur’un babası infaz kararı aldı. Kılıç çekilmişti Perinçek’in dediği gibi, kimseye acımadılar. Yine Perinçek’in dediği gibi o zamanda tüm İslami tekke ve tarikatlar kapatıldı. İdam kararları ile Kürt muhalefetine önemli bir darbe indirildi. Kürt kimliği ve ahalasi yok sayıldı, halen sorun çözülmedi. Kürt isyanları bundan sonra çıkamadı ama PKK isyanı aydın solcularla çıkarıldı. Tunceli’de Seyit Rıza ayaklanınca Atatürk ve CHP, 50 bin kişiyi sürdü, kaç kişi öldürdü halen sırdı. 247 kişiyi 15 temmuzda öldürmek bu ekipler için sinek, tavuk öldürmek gibi bir şeydir. Ergenekon sanığı general: Türkiye adım adım savaşa gidiyor. Mart’ta alev alev, terörü yazmak yasak! http://sonsaniye.ca/index.php/2017/02/01/ergenekon-sanigi-general-turkiye-adim-adim-savasa-gidiyor-martta-alev-alev-ama-teroru-yazmak-yasak/ … via @SON SANİYE

Lozan’da İngilizlere söz veren İsmet Paşa hatıralarında Takrir-i Sükûn Kanunu ve İstiklal Mahkemeleri gibi vasıtalarla rejimi kurduk diyordu. Şimdi Lozan’ın gizli madddesini uyguluyor bu vatan partisinde toplanmış vatan hainleri. İngiliz darbesi, Atatürk devrimi diye halka yutturuldu ama bugün yutacak bir nüfus yoktu ülkemizde. Veya öyle sanıyorduk. AKP narkozu Perinçek’in işine yaradı. O zamanlarda Atatürk büyüsü vardı, Mecliste muhalif ses duyulmadı, basın tamamen Ankara güdümüne girdi ve kamuoyundan bir tepki gelmedi. Erdoğan büyüsü yapanların kimler olduğunu anlayabildiniz mi? AKP ile savaşmıyoruz, Zındıka var arkada.

İngilizler 1923’de söz aldıkları devrimleri yapması karşılığında muhalifleri temizletti. Basın, yargılamasız Bakanlar Kurulu ile bir bir kapatıldı. Bugünde durum aynı. Gerçekleri halk duymasın diye medya bırakılmadı. Geçmişte kurtuluş savaşı kahramanları İngilizler tarafından hain sayıldı. Kimlerdi? Kazım Karabekir, Ali Fuat Paşa, Rauf Bey ve Refet Paşa. Bugün Hizmet erenleri hain sayılıyor, yani gerçek vatan kahramanları. Lozancı İngilizlerin 2023 planı ile AKP’nin hedefleri, Perinçek’in hedefleri birbiri ile yüzde yüz örtüşüyor. Türkiye federasyon olacaktır. Erdoğan ve Perinçek, dış güçlere değişik kollardan bu sözü verdi. Hangi grup kazansa aslında dış güçler kazanmış oluyor. Bu nedenle Hizmet, iki domuz gruba da karşı savaşıyor. Vatan haini grubu Vatan Partisi, Perinçek nifakçıları, ülkeyi sıfırlıyorlar. Tarihimizi bilmeyen ve inkar edenler olanlara anlam veremiyor. 1. Cumhuriyeti kuranlarda İngiliz ajanlarıyla irtibattaydı, bugün İngiliz ajanı Vatan Partisi ve etrafına toplananlar aynı gücün borazanıdır. Perinçek’in 15 temmuz darbesiyle gelen OHAL ve KHK’lar neyi gösteriyor. “İrtica, isyan ve asayişi bozma” gerekçeleriyle olağanüstü yetkileri alınca insanlık ve hukuk sona erdirildi. İngiliz ajanı Perinçek, İstiklal Mahkemesiyle etrafa korku salarak Müslüman Türk Anadolu halkını, hatta gazetecileri sindirmeyi başardılar. Perinçek, Türkiye ileri gidiyor diyor ve Erdoğan ile dağıtıyor. Dün Takrir-i Sükûn, Bugün OHAL [Dr. Serdar Efeoğlu] – makalesi enfez.

Öte yandan Reuters, habercilik yapmalarına engel olan Trump’a Türkiye gibi basın özgürlüğü kalmayan geri kalmış bir ülkeden bile haber geçiyoruz demiş. Erdoğan Süfyan ama daha kötüsü devrede. Deccal Trump, pandoranın kutusunu açtı [Adem Yavuz Arslan] http://sonsaniye.ca/index.php/2017/02/01/trump-pandoranin-kutusunu-acti-adem-yavuz-arslan/ … via @SON SANİYE

Süfyan o kadar ortalığı karıştırır ki ifsad olan toplumu diktatörlükle idare etmeye çalışan ve soyu sopu bellirsiz biri olduğuna göre kimdir! Büyük Süfyan Erdoğan olduğu için kıyametin kopmasındaki 10 alametten biri daha çıkmıştır. Süfyan, dahileri ordudan idareye tüm insanların başarılı işlerini hep kendine mal eden kibirli bir Karundur, siyasi zekası nifaka çalışır. ‘’Kur’anın sönmez bir nur olduğunu bütün dünyaya haykıracağım’’ diyen Üstadın yolunu izleyen Hizmet, imanı cihanda aksiyona ruhla dönüştürdü. Süfyani Deccal devlet başına geçince şahsında pek hârika bir iktidar bulunduğunu övücüler,duyurucular tarafından yaydırır-propaganda ettirir. O İslâm Deccalı, Zındıka ve masonların komitelerini aldatıp arka çıkmalarını-işbirliğini kazandıklarından dehşetli bir iktidar zannedilir. Süfyan ve Deccal, Yahudinin İslâm ve Hıristiyan aleyhinde şiddetli bir intikam besleyen gizli Zındıka komitesinin yardımını alır. Tanıdık mı? Elbette Erdoğan’ı aynen tarif ediyor hadisler ve üstadın yorumları. Şek ve şüphe yoktur.

Süfyan, öyle dehşetli bir anarşistliğe meydan açar ki, o vakit o insanlar gayet şiddetli bir istibdaddan başka zabt altına alınamazlar. Süfyan, cebrî bir serbestiyet ve ayn-ı istibdad bir hürriyet (hürriyet diyerek baskı rejimi-idare sistemi kurması) anarşistliğe yol açar. Süfyan’ın nifakları aileyi bozar, hürmet ve merhamet gibi nurani zincirleri çözer; hevesat-ı müteaffine bataklığında, birbirine saldırtıyor. Siyaset yoluyla yenilmez Süfyan. İslâm Deccalı olan Süfyan belli, şeriat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) ebedî bir kısım ahkâmını nefis ve şeytanın desiseleri ile kaldırıyordur. Zira Süfyan’ın elinde devlet vardır. Öğretmenleri kendine tarafdar eder ve din dersleri ilmi–eğitim sistemini rehber edip yayıma şiddetle çalışır. Süfyan, nasıl alimleri fetvacı yapar? O zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder. Süfyan’da başka padişahlar gibi kuvvet ve kudret, kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi saltanat gücü olmadığı halde zeki siyasetçidir! Bu nedenle zaten Gülen Hocaefendi’ye Süfyan iftirası atmaları yapışmıyor. Dış güç iftiraları da kendilerine yapıştı.

Süfyan, nasıl meftun eder ve aldatır? Hadîs ihtar ediyor. İsraf eden ona esir olur, onun dâmına (tuzağına-avucuna) düşer diye haber verir. Süfyan israfı teşvik etmekle, şiddetli bir hırs ve tamaı uyandırarak insanların o zaîf damarlarını tutup kendi emrine alır diye hadîs uyardı. Süfyan, İslam ahlakını, Kuran ve Hadisin doğru ahkamını şeytanın fitneleriyle kaldırır, toplumda maddî ve manevî ilişkileri bozan nifakçıdır. Süfyan, müsriftir, sarhoş ve sersem nefisleri başıboş bırakır. Ve çok âlimler ona tâbi’ olacaklar. http://sonsaniye.ca/index.php/2017/02/01/sufyan-musriftir-kuran-ve-hadisin-ahkamini-seytanin-fitneleriyle-kaldirir-toplumda-maddi-ve-manevi-iliskileri-bozarak-serkes-sarhos-ve-sersem-nefisleri-basibos-birakir-ve-cok-alimler-ona-tabi/ … via @SON SANİYE

Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır. Safları sıklaştırın çocuklar, bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır. Narkoza devam. El-Bab: Erdoğan’ın büyük zafer planı ve yıkılan hayaller [Konuk Yazar: Göksel İlhan] http://sonsaniye.ca/index.php/2017/02/01/el-bab-erdoganin-buyuk-zafer-plani-ve-yikilan-hayaller-konuk-yazar-goksel-ilhan/ … via @SON SANİYE

Trump’ın Erdoğan gibi ABD’yi 2 yılda boka çevireceğini umanlar memnun. Özgürlükler sorunu cihanda derinleşiyor, Sufi olmanıza da gerek yok aslında. Sıradan bir kul bunları fark edebilir. Sufi sade bir kuldur ve Süfyan’ın nifakından kurtulması sayesinde bunları size anlatıyor. Sufi için hava hoş, Allah’a Hizmet ettiği her yer vatandır. Patagonya’da aykırı düşünen tüm bireyler yüce lidere ihanet eder ve hapisi tadar. Teslim olunan Rus konseptine göre NATO ve AB gibi kurumlar birer terör organizasyonu olarak Okyanusya (Türk) toplumuna kabul ettirilecektir.

Delirmemiş, aklı başında tüm vatandaşlarımız, aydınlarımız, demokratik değerleri benimsemiş dostlarımız bu çılgınca koşuyu durdurmak zorunda. George Orwell’in Hayvan Çiftliği aşıldı, Orwell’in ‘1984’ adlı romanında Okyanusya’sında gibi: Lidere biat etmeyen haindir, zindanı boylar! Düşünce polisinin kapımıza dayanması, çocuklarımızın muhbirliğe zorlanmasına, çift düşün tekniği ile beyinlerin yıkanmasına ramak kaldı. Hocaefendi karanlık ve sinsi planları ters-yüz ve tuz-buz etti.. Milyonlarca aydın insanız, korkmuyoruz ve haklı olduğumu biliyoruz. Bu iki domuz ekiplerin çatışmasını keyifle izlemiyorum, üzülerek masum insanların ölümüne sebep olmalarından dolayı kızıyorum. Bazen kurunun yanında yaşta yanar derler. Süfyan’ın nifakı zamanı ölenler kendi halis niyetine göre dirilir. İmanı varsa cezasını çektikten sonra cennete gidebilir. Ancak Süfyan, kendisini takip edenleri öyle vebal ve günahlara sokar ki cehennemden çıkmaları çok uzun zaman alabilir. Kafir ve münafık olanlar için ise cehennemden çıkış yoktur.

Clip to Evernote
Yorum Yok

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi