Neo-Tekfirizm, Tiran’ın sonudur!

Neo-Tekfirizm Tiran’ın sonudur!

Tiran’ın ülkemizi Suriye ve Irak’ta soktuğu çamuru, bataklığı, fiyaskoyu akademik kaynaklarla ve gazetecilik tecrübemle yazmaya çalışıyorum. ABD yine keriz arıyor. Türkiye, TSK direnmese Suriye veya Irak’tan bölgeye ordumuzu sokacaklardı. Şimdi de harekata bizzat katılmaktan bahsediyorlar. Bir şeyler dönüyor. Son bir ay içinde Erbil’i ziyaret etmeyen ülke kalmadı. IŞİD’in şu anki halini Almanların 2’nci Dünya Savaşında doruk noktasından inişe geçtiği hale benzetiyorum. Çok fazla cephesi ve düşmanı var. Askeri gücünün yeteceğinden çok daha alana yayıldı ve kaybedecek. Ama düşmanları onunla savaşırken yıpranmamak için diğerlerini bekliyor. ABD, Ruslar daha fazla yıpransın diye Normandiya çıkarmasını geciktirmiş, hatta General Patton’u hızlı gittin diye görevden almıştı. Aceleleri yok.

obamaAnketlere göre, Suudi Arabistan halkının % 90’ından fazlası “IŞİD’in yöntemleri İslam değerlerine uyuyor” diyormuş. Bu doğruysa, Suudilerde karışabilir. İngiltere’de, IŞİD’in kaçırdığı rehinelerin kurtulması için sigorta şirketlerinin tazminat ödemesinin önüne geçecek tasarı hazırlanıyor. ABD Başkanı Obama’nın IŞİD’e karşı savaşmak için istediği 5,6 milyar dolarlık bütçe Senatodan geçecek gözüküyor. Türkiye’nin 2014 savunma bütçesi toplamı 15 milyar dolardı.  Suriye halkını Nusayri zulmünden kurtarmak için Suriye ile savaşı göze alırken, kendi Kürt vatandaşını Marksist-Leninist PKK’ya teslim etmek Tiran’ın bulduğu Kürt Çözüm planı mı?! ABD Ordusu, Irak ve Suriye’deki operasyonları yöneteceği bir Komutanlık kuruyor. (Kara harekatına hazırlık mı?) http://www.washingtonpost.com/news/checkpoint/wp/2014/12/05/new-u-s-military-command-established-for-iraq-and-syria-operations/ …

Irak’ta IŞİD’e karşı savaşan Şii militanlar da IŞİD’le aynı taktikleri kullanıyor;”Esir almak yok, sorgular infaz et” diyorlar. http://m.wsj.com/articles/shiite-militias-win-bloody-battles-in-iraq-show-no-mercy-1417804464?mobile=y …   Şii militanlar, çarşamba günü Bağdat yakınındaki bir köyde 15 Sünniyi öldürüp elektrik direklerine asmışlar; http://english.alarabiya.net/en/News/middle-east/2014/07/30/Iraqi-militias-execute-hang-15-people-police.html … Irak Ordusunun IŞİD’den aldığı yerlerdeki Sünni halkı sürmek gibi uygulamaları (Curfesahr: 70 bin kişi) IŞİD’e yarıyor; http://mobile.nytimes.com/2014/12/06/world/middleeast/sunnis-fear-permanent-displacement-from-iraqi-town.html?referrer=&_r=0 …

Ürdün’deki Selefi ayrışmasından sonra IŞİD, Neo-Tekfircilerin tek adresi olurken, el Nusra Cihadist selefizm’i seçti. http://www.jihadica.com . IŞİD ve El Nusra, tüm dünyadaki Neo-Tekfiristler için bir hub oluverdi. Hala, El Nusra’ya silah göndermek iyi fikirdi diyen AKP’li kaldı mı? Herhalde Tiran biliyordur. IŞİD ve El Nusra elemanları ve komutanların çoğu karizmatik Neo-Tekfir lideri Musab al Zarkavi’nin militanlarından oluşuyor.

Aklı başında alimlerden Şeyh Muhammed Al-Ṭarṭūsī, güya Beşar Esad rejimine karşı savaşan ve Nusayrilere karşı olan Jahbat al-Nuṣra’nın Suriyeli Sünni Müslümanları da tekfir ettiğini söylüyor. Şeyh al-Ṭarṭūsī, Neotekfirist gruplar IŞİD ve El Nusra’nın Müslümanları tekfir edip sonra öldürmekten başka bölgeye bir şey getirmediğini savunuyor. Neo-Tekfirizm ve Salafi-cihadistler ayrışması politik bir mücadele, teolojik değil, nonmilitant, yani askeri yönü olmayan Salafiler (salafiyya ʻIlmiyya) büyük bir zan altında kalıyor.

Kuveytli aklı başında akademisyenlerden Abū Maryam al-Kuwaitī, ‘al-Radd ‘alā shubuhāt Abī Mārīya’ adlı eserinde Neotekfirist yazar Muhammed Salami’nin “Al-Taṣawwur qabl al-ḥaraka” anlayışını sert bir dille eleştiriyor. Çünkü Neo-Tekfrist fikrin teorisyenlerinden Abd Al Salam Faraj, ‘The Neglected Duty’ (al-farīḍa al-ghāʼiba) kitabında yakın ve uzak düşmanları anlatırken,  İslam’ın özü, sözü Sufilere düşmanlığı tekfire vardırıyor, önce  ‘takiyye yapın’ diyor. Neotekfiristlerin diğer fikir babası Abu Muhammad al-Makdisi, Türkiye’de oy kullanan yüzde 95 Müslüman halkı tekfir ediyor, zira laik anayasa İslam dışıymış! Neo-Tekfiri websitesi http://www.twhed.com  al Makdisi söylemiyle çelişen fetvalar da var. İnsanın yaptığı her kanuna, demokrasiye karşı! İslam ile bağdaşmaz fikri Batı’ya pompalanıyor.

Salafi-Cihadist ve Neo-Tekfiristler, ‘kim başındaki lidere asi olarak ölürse cahiliye imanı üzerine ölür’ hadisini politik bir kafayla, kendi ideolojisinde olmayanı ötekileştirme olarak yorumluyorlar. Kimlere karşı tekfir yapılır konusu, al-Makdisi ‘al-Risāla al-thalāthīniyya’ adlı kitabında yazdı. 1960-1980 arası Seyyid Kuṭup, Şükrī Muṣṭafā ve ʻAbd al-Salām Faraj’ın kendinden olmayanı tekfir politikası, rahmetli Erbakan tarafından Milli Görüş’ün resmi dini anlayışı haline getirildi. Oy vermeyene “patates dininden” derdi rahmetli. Tiran, Milli Görüş gömleğini yeniden giydikten sonra, herkese bu deli gömleğini giydirmeye, zorla biata çağırıyor.

Neo-Tekfiristler, Türkiye, Ürdün ve Mısır’ı bile İslam ülkesi saymıyorlar. Türk tekfirciler, yıllarca iktidar kendilerinde olmayınca Türkiye’yi Darül Harb ve küfür diyarı olarak gördüler. Devlet, tağutları, savaşılması gereken şeytandı. Şimdi kutsalları oldu. Oysa ne anayasa değişti, nede laik kurumlar. Neo-Tekfiri’nin konumu, 1950’lerde Mısir’daki Seyyid Kutup ve Şükrü Mustafa’nın 1970’lerdeki “Al-Tekfīr Vel-Hicret” sert duruşuna benziyor. Seyyid Kutup ve Şükrü Mustafa, kendi gruplarının görüşünü kabul etmeyeni tekfir ettiler. Erbakan bu modeli benimsedi. Tiran ise, şimdi AKP ile resmen hepimize uyguluyor.

Ürdün’de bir süredir Salafi Neo-tekfirizm ile Salafi Cihadizm, şekilcilik kıyafet seçimi üzerinde birbirini ve diğer müslümanları kafirlikle suçlamaya başladılar. 2009’dan beri Salafi Neo-Tekfirizm ile Salafi Cihadizm ikiye ayrılmış oldu. Dini otoritenin kullanılması ve halife yetkisi ihtilaf alanları. Bu kamplaşma, Suriye ve Irak’ta IŞİD ve El Nusra ayrışması olarak basına yansıdı. Ürdün hapishanesinden 2008’de al-Makdisi serbest bırakıldıktan sonra Neo-Tekfirizm yayıldı. Hapis arkadaşı Zarkavi, Afganistan dönüp IŞİD’in temellerini attıktan sonra 2006’da Irak’ta öldürülmüştü. Bugün Ürdün’de 2 milyonu aşkın çaresiz Suriyeli mülteci arasında büyüyen Neo-Tekfirizm’in başka bir fikir babası, 1980’lerde Suriyeli Muḥammad Nāsir al-Dīn al-Albānī idi. Neo-tekfirist grubun Cihadist selefilerden ayrışması tamamlandı ve 5. selefi anlayış ortaya çıktı. IŞİD, El Kaida ve El Nusra’yı tanımıyor. Bir Neocon projesi olan ‘Barbar Şiddet İslamı’ devreye sokuldu.

Dört çeşit Selefi çeşidi var, hepsi Kur’an ve Hadis’in özünü temsil ettiğini iddia ediyor, ancak yaşayanı yok. Din, politik söylemleri oldu. Ürdün’de Cihadist Selefi akımına, Abu Muhammad al-Makdisi ve Abu Musʻab al-Zarkavi (d. 2006) önderlik etti, Neo Tekfirizm zorla doğurtuldu. Muḥammed İbni ‘Abd al-Vehhab (1703-1792) ve Muḥammad İbni Suud’u (d. 1765) kullanan İngiliz ajanı Hempfred, Vehhabiliği zorla doğurtmuştur. Roel Meijer’in edit ettiği ‘Global Salafism’ kitabı iyi bir kaynak eserdir. IŞİD olayının temellerini anlamak istiyorsanız, tarihi bileceksiniz. 2. Salafizm akımı 14. yüzyılda Hanbeli ekolünde ortaya çıksa bile, 3. İbni Teymiye yorumu Suudilerle Arap milliyetçisi ve Şii karşıtı haline geldi. Vehhabi zihniyetli Selefi cihadcılar, Ürdün’de ve bölgede artık ikiye bölündü. Neo Tekfirizm akımı, IŞİD üzerinde hakimiyeti tam ele geçirdi!

Vehhabilere alet olan Tiran, Neo-Tekfirizm ile sonunu hazırladı. Türkiye, bu tür bir İslam’ı asla sindiremez. Tiran yanılıyor, Yusuf El Karadavi’ye kırmızı bülten çıkarılmasının sebebi sadece Sisi değil. Şii karşıtı verdiği fetvalarla IŞİD’e desteği! Cihad yanlısı NeoSelefi grupların fetva alimi Yusuf El Kardavi, maalesef Neo-Tekfircilerinde en çok yararlandığı alim oldu. Sorun buradadır. Vehhabi Suudi tarzı Devletçi Vehhabizm, Üsame’nin Cihadist Selefizmi ile Cihad yanlısı İhvancıların alimi Yusuf El Kardavi, Şii karşıtıdır. Şii ve Alevileri toptan İslam dışı görerek katline fetva veren bu ahmak güya selefi gruplara Üstad Said Nursi dersini 100 yıl önce vermişti. Üstad Nursi’ye göre yalancı, takiyyeci, sahtekar politik Şia İslam dışıdır, ehli velayet olan Hz. Ali’yi seven Aleviler İslam içidir. Noktayı koydu.

Neoconlar, Araplardaki ezilmişlik hali ve koyu Arap milliyetçisi Vehhabi Selefi grupların Şii karşıtlığı üzerinden IŞİD ile fitne çıkardılar. Ortadoğu’ya IŞİD ile ekilen fitne, Sünni düşmanlığı yerleştiriyor, Şii ve Sünnileri keskin ayrıştırıyor. Alevi Türkmenleri, IŞİD öldürüyor. IŞİD ile oynanan global kumarın perde arkasında Kuzey Suriye’den geçirilecek bir gaz boru hattı var. 5 milyon insan bu nedenle mağdur edildi. Rusya, Ukrayna krizini kullanarak Avrupa’nın gazını ve petrolünü kesmekle şantaj yapıyor. Alternatif, Katar, Irak, Gazze ve Suriye gazıdır. Tiran ve IŞİD’in Neo-Tekfirizmi, sadece global çok uluslu petrol ve gaz şirketlerinin Müslüman kanı dökerek eğlendiği bir terör oyuncağıdır. Global efendilerine hizmet eden Tiran ve IŞİD zulmü, 5 milyon insanı vatanından etti, bu mazlumların gözyaşı tekfircileri kanlarında yıkacaktır.

farukarslanosmanlilogo

 

Clip to Evernote
2 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi