Komplo teorileri cennetine döndük

Ülkemiz, yeniden komplo teorileri cennetine döndü. Kamplaştırma, kutuplaşma, ayrışma dönemlerinde her kesim ötekiler meydana getirir ve komplo teorilerine inanır. Bazıları belkide komplo teorisi değildir ama gerçekler puslu havalarda pekte önemli değildir.

Ergenekoncular hapse alınmasya başlanınca, eski Türkiye’nin komplo teoricileri Kemalistler, dört elle AKP döneminde irili ufaklı 124 kamu kuruluşu yerli ve yabancı sermayeye satılmasına gözümüze sokuyor ve AKP’ye vatanı satmakla suçluyordu. “Kamu kuruluşları sat sat bitmiyor.. Babalar gibi satarız”  diyen eski bir bakanın sözü meşhurdu. Kulaklarımızı tıkadık, birde baktık ki bazı AKP’liler gerçektende devleti değil ceplerini düşünmüşler, AKP ile cemaat çatışınca ortaya çıktı. Dün Ergenekoncu ve Balyozcuları başarılı biçimde cezalandıran AKP savruldu, ülkenin kolluk kuvvetlerini bugün “emniyet ve yargıda cunta var” diyerek hedef yapan, hırsızlığı örtbast eden, “global operasyon” diye hedef saptıran konuma konuşlandı. Nereden nereye sürüklendi.

Uzun zamandır milliyetçi çevrelerde yaygın görüşler bir PKK cumhuriyeti kurulduğu yönünde. Buna göre, bilgi kirliliği içinde Kürt açılımı maskesi altında gizlenen gerçek, İsrail, Irak’ın kuzeyinde ve ülkemizde yürütülen Kürt devleti kurma çalışmalarıyla da yakından ilgili olmakla kalmamış, içimizdeki nüfuz ajanlarını kullanarak son hamlesiyle fitne çıkarmıştır. İsrail’den yaklaşık 150 bin Yahudi,  “vaadedilmiş topraklar”a göç etmiştir; en büyük göç Irak’ın kuzeyine yani sözde Kürdistan’a gerçekleştirilmiştir ve GAP bölgesinde toprak alımlarına hız verilmiş, bölge hızla Filistinleştirilmektedir. İsrail ve ABD’deki Yahudi lobileri Kuzey Irak’taki Kürt aşiret reislerine büyük destek vermektedir. Son aylarda “Dirençadır” adı altında başlayan protestolarla bu bölgede her mahalle arasına militan bir Kürt çadırı kurdurmaya başlayan MOSSAD’ın fitne faliyetleri Türk medyasına hiç yansımamaktadır.

KCK yapılanmasını dört ülkeyi kapsayacak biçimde kuran, KCK elemanlarının dörte birini elemanlarından oluşturan MİT ise, bugünlerde sahte iç düşman üretmekle yoğun. MİT, ülkenin bölünmemesi için gayret gösteren Hizmet Camiasına casusluk davası açarak çakma CIA ve MOSSAD yaftası takmaya hazırlanyor. Resmen ülkemizi Filistinleştirenlere çanak tutmaktadır. Filistin’in bu kadar mazlum haline gelmesinin nedeni kendi topraklarını ve kurumlarını İsraillilere kendi elleriyle satmalarındandır. Ülkemizde de durum bu noktaya doğru gidiyor, ancak hırsız cambaza bak diyerek, halkımızı aptal yerine koyuyor.

Hükümet medyasındaki İlk dezenformasyon aslında komplo teorisi ile başlayalım. Evvela İran ve Irak ile ticarete, ABD ambargosunun delinmesi için altın kullanılmasına hiç kimsenin itirazı yok. Dinleyen kim? “Devletin bankasını ABD ve İsrail cezalandırıyor” diyenler gerçek durumu gizliyor ve CIA ve MOSSAD öcüsü, Yahudi düşmanlığı, nefret ve kin suçu üzerinden camiaya atış serbest emri verdi. Nedense Yolsuzluk ve Rüşvet operasyonu ile gündeme gelen Halkbank’ın yüzde 51’inin borsa da büyük ölçüde yabancılara zaten satıldığını yazan yok.  Halk arasındaki fısıltı gazetesindeki yaygın komplo teorisine göre, 10 milyar dolarlık bir piyasa değeriyle satışa arz edilen bankanın İngiliz derin devletinin sahibi Rothchild grubu Yahudi iş adamlarına peşkeş çekildiğini unutan AKP, ikiyüzlülük yapıyor. CIA ve MOSSAD’ın kucağına kimin oturduğu belli olmasına rağmen, kendi sattıklarını saklamak için satın aldığı medya ile koro halinde camiayı “şamar oğlan” olarak sunuyor ve gerçeği tersinden gösterip kamuoyunu yanıltıyor.

Camia medyasına göre, ülkeyi yabancılara satışlardan aldıkları rüşvetler, komisyonlar ortaya çıkmasın diye AKP’yi bir telaş sardı, daha kötüsü bu tür yolsuzluklara hiç bulaşmamış camiaya atılan iftiralarla, ABD ve İsrail komplo teorileriyle başbakan ve şürakası milleti resmen kandırıyor, uyutuyor. Sıra içi devlet tarafından doldurulan devlet bankaları Vakıfbank ve Ziraat Bankasının halka arzına, yani yabancılara satışına gelmişti, zira ülkede bu bankaları alacak güçte kimse olmadığını bal gibi biliyorlardı Halkbankası operasyonu ile elde kalan son devlet bankalarının da yabancılara sessizce devri askıya alındı.

İkinci dezenformasyon, daha doğrusu komplo teorisi veya gerçek artık neyse, medyanın vatandaşı bilgiden kaçırması ülkeyi bölünmeye, Filistinleşmeye doğru götürüyor. Filistinleştirme ifadesini ilk kullanan eski Genelkurmay başkanı Yaşar Büyükanıt idi ve AKP’nin Kürt politikasını eleştirmişti. Neden böyle demişti? İsrailliler, ülkemizde sahip oldukları taşınmazların yarısından fazlasını AKP iktidarı döneminde satın aldılar. Sadece 19 Temmuz 2003 ve 19 Nisan 2005 tarihleri arasında 23 İsrailli, toplam 47 bin 897 metrekarelik 68 taşınmaza sahip oldu.  İsrailliler, sadece Güneydoğu’daki GAP bölgesinde (Şanlı Urfa’da) 450 bin dönüm arazi satın aldı. Bu satış tapu kayıtlarından gizlendi. Kimse üzerinde durmadı. Acaba İsrailliler, yüz milyar doları aşan bir yatırım sonrasında sulanabilir hale gelen GAP topraklarında sadece tarım yapmayı mı amaçlıyorlar? Yoksa, kendilerine Tanrıdan miras kaldığına inandıkları toprakları mı sahipleniyorlar? İsrail, Filistin’i nasıl eziyorsa, Güneydoğu’da yapacağı da aynı olacaktır. Türkiye kendi domates tohumunu üretemiyor, İsrail’den ithal ediyor. Bunun da ötesinde İsrail, tarım teknolojisinde çok ciddi bir birikime, dolayısiyle üstünlüğe sahip. Böyle olunca da GAP bir milli bir proje olmaktan çıkarak, ‘İsrail’in arz-ı mev’udu’ olarak görünüyor. Gözleri hep oraya dikili… Sürekli olarak, çok önemli miktarlarda toprak kapatıyorlar. Bu yalnızca GAP bölgesiyle de sınırlı değil.

Bu iddiaları doğrulayan pek çok devlet raporu medyaya sızdırıldı. İsrail’in GAP bölgesindeki faaliyetlerini inceleyen bir devlet istihbarat raporunda şu bilgilere yer veriliyor: İsrail’in GAP bölgesindeki emelleri  milattan önce 6.yüzyıla dayanmaktadır. Tevrat’ta Yahudilere “Nil’den – Fırat’a kadar uzanan” bölge  yurt olarak vaat edilmiştir. İsrail vaad edilen bölgeleri ele geçirmek için dünya çapındaki zengin Yahudi lobilerinin desteğinde harekete geçmiş, bölgedeki faaliyetlerine hız vermiştir.  Son 10-15 yıldır GAP bölgesinde etkinliklerini artırmak ve sonuç almak için yüksek bütçe ve uzman kadrolarla çalışmaktadır.

Soros olmadan komplo teorisinin tadı olmaz! Gürcistan’da gerçekleştirilen kadife devrimin mimarı ve finansörü ünlü para sihirbazı George Soros’un eski ortağı, Yahudi kökenli Jim Rogers internet sitesinde ve International Harold Tribune’de yayınlanan bir makalesinde ABD’li yatırımcıları (Yahudileri) GAP bölgesinde arazi almaya çağırmıştır. T-E adlı bir İsrail şirketi, Nisan 2001’den beri GAP kapsamındaki Bozova Yaylak Su Projesi’ne yönelik çalışmalarda bulunmaktadır. Şirketin asıl amacının, toprak analizi yaparak bölgedeki yeraltı kaynaklarının belirlenmesi olduğu ileri sürülmektedir. GAP bölgesinde faaliyet gösteren başka İsrail firmaları da  vardır. Bölgedeki istihbarat birimlerinin başlattığı denetimlerden kaçmak isteyen İsrailli firmalar, yerli ortaklar edinme yoluna gitmektedir.

Pek çok Türkmen ve ülkücü, hatta solcu sitelerde dolaşıma sokulan komplo teoriside şu: Bölgeye gelen Yahudiler, Erbil – Ankava Mahallesi, Duhok, Süleymaniye, Kerkük ve Selahaddin’e yerleştirilmiştir. Kerkük’e yerleşen Yahudiler, eski Yahudi mahallesi ile Arap ve Rahimava mahallelerinde çok sayıda bina ve arazi satın almıştır. Bir Yahudi organizasyonu ise Irak’ın kuzeyindeki faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. Söz konusu organizasyonun Genel İdare Müdürü bir Türk yahudisidir. Organizasyonun Kerkük, Musul, Duhok, Süleymaniye ve Erbil’de büroları vardır. Bu bürolar aracılığıyla inşaat, arazi satın alma yurt dışına insan gönderme faaliyetleri yürütülmektedir. Barzani, Talabani ve İsrail arasında imzalanan gizli bir protokol çerçevesinde on binlerce Kürt Yahudi’nin Irak’ın kuzeyine yerleştirilmesi kararlaştırılmış, o bölgedeki Türkmen ve Arapların ellerindeki gayrimenkullerin satın alınması için Süleymaniye’de bulunan Kürdistan Kredi Bankası’na para transferleri yapılmıştır. Bu banka Kürtlere 5 yıl geri ödemesiz 300 milyon dolar kredi kullandırmıştır.

Başka bir komplo veya gerçek yahut gizlenen bilgi, Konya’nın Karapınar ilçesi Askerî bakımdan stratejik bir bölge ve burada  MOSSAD’a alan açan AKP’dir… Burada uluslararası askerî atışlar yapılıyor. İşte bu yerde  İsrailli işadamları ‘Tarımsal İşbirliği ve Kalkınma Projesi’ adı altında bir çalışma başlattılar. Çalışmayı yürütmek için Karapınar havalisinde 40 bin dönüm arazi kiraladılar. Bu işe aracılık eden ise Karapınar İlçesi Ereğli Belde Belediye Başkanı ile 3 bölge milletvekili… İddiaya göre, İsrail buraya teknoloji getirecekti, ama kimin için, kimin yararına? İsrailliler sadece Ulukışla’da 6000 dönüm kiraz bahçesi oluşturmuş durumda.

Komplo teorilerine yurdun dört köşesinden katkı sunanlar var. Örneğin Kars… Bu ilimizde çok ilginç ve anlamlı, o kadar da korkunç olaylar yaşanıyor. Internethaber’de Süleyman Özışık olup biteni şöyle anlatıyor: Kars’ın başta Digor olmak üzere bazı ilçelerinin sınır köyleri, yabancı ziyaretçiden geçilmiyor. Köylere gelen, Amerikalı ya da İsrailli oldukları söylenen bu yabancılar; ellerindeki tomar tomar paraları, sadece bir imza karşılığında tarla sahibi köylülere dağıtıp gidiyorlar. Cahil ve perişan, parayı gören koşuyor. Bir kağıda imza atma karşılığında -görünüşe göre- havadan 3-7 milyar TL kazanmış oluyorlar. Yabancıların istedikleri ise şundan ibaret: “Tarlanızı her yıl mutlaka ekip biçeceksiniz. Ekip biçmeyenlere para vermeyeceğiz. Siz bunları yapın, paranızı bizden isteyin.” Bu şekilde para alan köylülerin sayısının 3 bin civarında olduğu, sayının her geçen gün arttığı belirtiliyor.

Acaba bu yabancılar hazır bir maddî karşılık istemeden, neden böyle yüklü ödemeler yapıyorlar? Sorunun yanıtını, yabancıların teklifine, “Ne olur, ne olmaz” diyerek yanaşmayan köylülerden öğreniyoruz. Anlattıkları korkunç: Avukatlara danıştık. Altına imza atılan sözleşmede yazılan şeyler, ileride toprağımızın elimizden alınmasına neden olacak. Köylerde bazı evlerin ne tapuları, ne de ruhsatları var. Tarlaların ise, ikisi de yok. Yabancıların imzalattığı sözleşmede, toprakların kendilerine ait olduğu, para alan köylülerin ise işçi olarak çalıştırıldığı yazıyor. Uygun zamanı gelince ortaya çıkacaklar ve “Bu topraklar bizimdi zaten. Bakın, bu toprakları biz işliyorduk. İşçilere para vererek kendi toprağımızı ekip biçiyorduk” diyerek Türkiye’de toprak sahibi olacaklar.

Ermeniler olmadan komplo teorisinin ikna ediciliği olmuyor! Gürcistan Ahıska sınırında bulunan Posof Türközü sınır kapısı, Gürcistan sınırında Çıldır Aktaş sınır kapısı, Nahçıvan ve İran sınırında Iğdır Dilucu sınır kapısı ve özellikle, Ermenistan sınırında bulunan Kars Akyaka sınır kapısı civarında incelemeler yapan Baki Özışık’ın elde ettiği bilgiler, yukardakileri de gölgede bırakacak nitelikte: Sayılan bölgelerde toprakların neredeyse yüzde 20’si yabancılara satılmış! Akyaka’da ise bu oran, yüzde 30’a yaklaşıyor. Sınıra yakın olan ev, arazi ve tarlaların neredeyse tamamı artık yabancı ellerde: Akyaka’nın yüzde 30’u, gayrı resmi olarak şu anda Ermeni toprağı!… Atalarımız boşuna dememiş : Su uyur, düşman uyumaz. Tabii biz de uyuruz, aydınımızla, politikacımızla, yöneticimizle… Ermenilerin Akyaka’da toprak almaya başladığı tarih de ilgi çekici. Alımlar Kars’ta kurulan Türk-Ermeni İşadamları Derneği’nin faaliyete başlamasından hemen sonra âdeta bir patlamayla başlamış. Zaten bu dernek de sınır kapılarının pazarlıksız açılmasını istiyor.

On yıl önce başlayan, son üç yıldır sıkca rastladığım yaygın komplo teorisi veya gerçek Suriye’deki AKP fiyaskosu ile ilgili. Türkiye, Birleşmiş Milletler’in 2003 yılında aldığı “Kara Mayınlarının Temizlenmesi” kararına imza atmış bulunuyor. Antlaşmaya göre; Türkiye’nin Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki illere ait 506 bin dönüm arazide bulunan yaklaşık 638 bin kara mayını 10 yıl içinde temizlenmesi gerekiyor. Bakanlar Kurulu da 27 Haziran 2005’te mayınlı arazilerin temizlenmesi kararını aldı. Karar aynı zamanda arazilerin tarımsal faaliyetlerde kullanılmasının yolunu da açıldı. Bu amaçla ihale şartnamesi hazırlandı. Ancak ihale şartnamesi Resmi Gazete’de yayımlanmadı. Nedeni, kararnamenin gizli ve hizmete özel olmasıydı. İhale Şartnamesi’nde ise “İhaleyi kazananlar, temizledikleri arazilerde 49 yıl boyunca tarımsal faaliyette bulunabilecek” ibaresi yer alıyordu. Olay ilk gündeme geldiğinde, araziler, temizlendikten sonra bölgedeki çiftçilerin kullanımına verilecekti. Acaba arazilerin, çiftçilere değil de, bölgede gözü olan İsrail’in eline geçmesi mi tercih ediliyordu? Öylede oldu. İsrail’in işine yarayan ahmak Suriye politikası ile ikiyüz bin Suriyeli masumun ölümüne, 2 milyonunda mülteci olmasına yol açan AKP, halen biz mükemmeliz havasında, burnundan kibirle kıl aldırmıyor!

ABD’den yayın yapan jonturk.com  başka bir komplo teorisi ile uzun zamandır MİT Müsteşarı Hakan Fidan, AKP ve kirli bağlantılarını tefrika ediyor. Buna göre, AKP döneminde ülkemize 35 milyar dolar sokan, İsrail’in kurucusu ve lobilerinin para babası, önderi Rockefeller grubu ile iş ortaklığı kuranlar AKP kimliği taşıyor, hiç biri camia mensubu değil. Rockefeller Vakfı da Türkiye’nin pilot bölgelerinde Türk gençlerine Osmanlı dönemi azınlık tapularının araştırmasını yaptırdı, ABD’nin Clark Üniversitesi’nde 5 Türk kökenli akademisyene doktora bursu verdi, zira bundan sonra Ermeniler değil Türkler sözde soykırım iddialarını savunacak, yeni Taner Akçamlar üretildi. Araştırma sırasında, gençlerin elde ettiği belge ve kayıtlara el konulması bir istihbarat çalışmasını andırmaktadır. İstihbarat denilen şey de yüzde 90 oranında açık kaynaklardan elde edilmiyor mu? Amerika’daki eski Osmanlı azınlıklarının torunları, ABD mahkemelerinde davalarını açmaya başlamış bile. Amerikan sigorta şirketleri bu davaları şimdiden sigorta etmiş. Hedefleri, Türkiye’den topluca toprak veya tazminat talep etmek. AKP ve MİT uyumaktadır. Ülke bütçesini 200 milyar dolardan 800 milyar dolara çıkardık diye övünen AKP, bu sırada ne kadar rüşvet ve yolsuzluk yapıldığını elbette biliyor ama caiz görüyor galiba!

Yeni Çağ grubu milliyetçileri, su katılmamış Kemalist ve CHP’lilerin dilinde ülke yabancılara satıldı bilgileri sanırım 8 yıldır facebooklarda, epostalarda milyonlaarca insana gönderildi. Baksanız verileen bilgiler doğru, tabi nereden baktığınızla yorumunuz farklı oluyor. Kimisi iyi yapmışlar diyor, kimisi hainler diyor. Stratejik limanlardan, petrokimya tesislerine, elektrik üretim ve dağıtım tesislerine, hatta, Fransa, ABD ve İngiltere’nin bile stratejik olduğu için özelleştirmediği Telekom’a kadar yabancılara satıdı.

Türk Telekom, 3 yıllık gelirine, üstelik üstüne 5 milyar dolar da para verilerek Lübnanlı Hariri Ailesi’nin şirketine altın tepside sunuldu ve elden çıkarıldı. Ülke tarihinde özelleştirmelerin yüzde 80’e yakını AKP döneminde yapıldı. AKP  dönemindeki 41 milyar dolarlık bu özelleştirmeler, 171 milyar dolarlık  bütçe açığının yüzde 23’ünü karşılayabildi. AKP döneminde Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından yabancılara toprak ve mülk satışına kadar hemen herşey özelleştirme kapsamına alındı. 36 kamu şirketinin yüzde 50’den fazla hissesi satıldı. 81 tesis ya da işletme varlık devri ile satıldı, Özelleştirilen kurumlarda 27 bin 365 personel istihdam ediliyordu ve bunlardan 12 bin kişinin  iş akdi feshedildi yani işsiz kaldı.

İşte skandal olan yüksek satışlardan 6 örnek:

1- Türk Telekom: 6.55 milyar dolar (Lübnanlı Hariri Ailesi)
2- Köprü ve otoyollar:  5.7 milyar dolar (Koç-Ülker Grubu)
3- TÜPRAŞ : 4.1 milyar dolar (Koç Grubu)
4- Erdemir: 2.7 milyar dolar (OYAK)
5- Halkbank: 2.5 milyar dolar (Halka arz edildi)
6 Petkim: 2.40 milyar dolar (Socar-Turcas)

Komplo veya gerçek AKP bakın başka neler yaptı. ÖİB, İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş., Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. ile Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş.deki %100 oranındaki hisseyi blok satış yöntemi ile özelleştirmek üzere ihaleye çıktı. 19 Şubat 2013’a kadar teklifler verildi, ihaleler, kapalı zarf içerisinde teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle pazarlık usulü ile gerçekleştirildi.

Son operasyonlar aslında herkesin bildiğini aşikar etti. AKP elitinin yüzde 10 komisyon almadan hiç bir ihale vermediğini dağdaki çobanda beşikteki bebe de biliyor. Halkbank’ın İran ile altın ticaretinde komisyonun yüzde 20’ye çıkarılması sonucu, pek çok AKP kurmayının cebine ekstra yüzde 10 avanta girdi. Star gazetesi ve MİT’in CIA ve MOSSAD’a öalışan nüfus ajanları, kara koyunlarının kullandığı medya cuntası başı Karaalioğluna gönderilen 2 milyon dolar suspayı da rüşvetin mezesi olsa gerek.

Daha önce afişa olmayan, AKP döneminde özelleştirilen aşağıdaki devlet kurumlarında alınan yüzde 10’lar ve rüşvetler artık kimlerin cebini şişirdi ise, şimdi sesleri yüksek çıkıyor. Yolsuzluk ve rüşvetin normalleştiği, toplumsal bünyeyi felç eden bir gangrene, bir kansere dönüştüğü, adeta bir bulaşıcı bir virüs gibi sardığı ülkemizde, yeter artık diyen mert sesi susturma, yok etme, sindirme çabası arsızlığın daniskasıdır. İşte liste:

1-TAKSAN
2-GERKONSAN
3-SEKA Afyon işletmesi
4- SEKA Balıkesir işletmesi
5- SEKA Çaycuma işletmesi
6- SEKA Kastamonu işletmesi
7- SEKA Aksu işletmesi
8- SEKA Taşucu Tersane Alanı
9- SEKA ya ait 4 taşınmaz
10- TZD Sakarya işletmesi
11- THY USAŞ
12- TDi Trabzon Limanı
13- TDi Dikili Limanı
14- TDi Kuşadası Limanı
15- Sümer Holdinge Ait Merinos Halı Fabrikası
16- SÜMER HOLDiNGE Ait ERYAĞ
17- SÜMER HOLDiNGE Ait Adıyaman işletmesi
18- SÜMER HOLDiNGe ait 117 adet taşınmaz
19- KBiye ait 103 arsa, 89 lojman
20- EBÜAŞ-MEYBUZ
21- EBÜAŞa ait 54 taşınmaz
22- TEKEL Kaya Tuz
23- TEKELe ait 30 taşınmaz
24- ESGAZ
25- BURSAGAZ
26- ETi BAKIR
27- ETi GÜMÜŞ
28- ETi KROM
29- ETi ELEKTROMETALURJi A.Ş
30- Çayeli Bakır işletmeleri A.Ş
31- KBi Samsun işletmesi
32- KBi 65 adet taşınmaz
33-DiV-HAN A.Ş
34- Amasya Şeker Fabrikası
35- Kütahya Şeker Fabrikası
36- SÜMER HOLDiNGe ait TÜMOSAN
37- SÜMER HOLDiNG Malatya işletmesi
38- SÜMER HOLDiNG Bakırköy işletmesi
39- SÜMER HOLDiNG Diyarbakır işletmesi
40- SÜMER HOLDiNG Çanakkale Deri işletmesi
41- SÜMER HOLDiNGE Ait 108 Adet Taşınmaz
42- SÜMER HOLDiNG Ortadoğu Teknopark A.Ş
43- SEKA Karacasu işletmesi
44- SEKA Ankara Alım Satım Binası Müdürlüğü
45- SEKA Ardanuç işletmesi Varlıkları
46- TÜGSAŞ
47- TÜGSAŞ Gemlik Gübre San. TAŞ
48- TÜGSAŞ-iGSAŞ HiSSELERi % 100
49- TÜGSAŞ Urfa Depoları arazisi
50- TÜGSAsa ait 23 taşınmaz
51- iGSAŞ Kütahya Gübre Varlıkları
52- TEKEL Alkolü içkiler San. A.Ş
53- TEKELe ait 60 adet taşınmaz
54- TEKEL İnegöl Kibrit Fabrikası T.A.Ş
55- TEKEL Gemlik Sun.ip.Mües. T.A.Ş
56- TEKEL Tuzluca Tuzlası
57- TEKEL Sekili Tuzlası
58- EBÜAŞ Samsun Soğuk Hava Deposu
59- EBÜAŞ Manisa Kombinası
60- EBÜAŞ Manisa Arsası
61- EBÜAŞa ait 101 adet Taşınmaz
62- TDi ANKARA FERiBOTU
63- TDi Samsun Feribotu
64- PETKiM 2adet taşınmaz
65- TEDAŞ 1 arsa, 1 adet trafo binası
66- TEDAŞ 1 adet taşınmaz
67- ATAKÖY Turizm A:Ş
68- ATAKÖY Otelcilik A:Ş
69- ATAKÖY Marina Ve Yat işletmesi
70- SÜMER HOLDiNG Beykoz işletmesi
71- SÜMER HOLDiNG istanbul imar LTD.ŞTi
72- SÜMER HOLDiNG 2 adet Taşınmaz
73- TDi Karadeniz Gemisi
74- TEKEL Kristal Tuz Rafinerisi
75- TEKEL Kağızman Tuzlası
76- TEKELe ait 49 adet taşınmaz
77- TÜPRAŞ 2 adet taşınmaz
78- TDi 1 Adet Taşınmaz
79- SEKA 5 Adet taşınmaz
80- KÖY HiZMETLERi GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Tasfiye Edildi),
81- SSK Hastaneleri (Tasfiye Edildi)
82- SSK Eczaneleri (Tasfiye Edildi)
82- SEKA Kocaeli Fabrikası ve arsası
83-Sümer Holding Sarıkamış işletmesi
84-Sümer Holding Sivas Dokuma Fabrikası
85- Sümer Holding Manisa Pam. Men. A:Ş
86- Sümer Holding Makine Ve Teçhizat
87- Sümer Holding 32 Adet Taşınmaz
88- TÜGSAŞ Samsun Gübre Sanayi A.Ş.
89- Tekel 5 Adet Taşınmaz
90- Araç Muayene istasyonları 1. Bölge
91- DSi ERCiYES Sosyal Tesisi
92-Bayındırlık Ve iskan Bakanlığı ERCiYES Sosyal Tesisi
93- Karayolları ERCiYES Sosyal Tesisi
94-TEKEL Sigara Fabrikaları
95-Sümer Holding Bergama Pamuk ipliği Fabrikası
96-TEKEL Sigara Fabrikalarına Ait Taşınmazlar
97-TEKEL Puro Fabrikaları
98-TEKEL Alkol işletmelerine Ait Taşınmazlar
99- Tercan Ayakkabı işletmesi
100-TCDD Mersin Limanı
101-Adapazarı Şeker Fabrikası
102-Ereğli Demir Çelik Fabrikası
103-iskenderun Demir Çelik Fabrikası
104-Ereğli Limanı
105- iskenderun Limanı
106-Yarımca Limanı
107- Yarımca Porselen Fabrikası
108- Romanyadaki Silisli Sac Fabrikası
109- Divriği Demir Madeni
110- Hekimhan Demir Madeni
111- Kırıkkale Çelik Çekme Boru Fabrikası
112- BORÇELiK
113-TÜPRAŞ
114- PETKiM
115- TÜRK TELEKOM
116- KIBRIS TÜRK HAVA YOLLARI
117- TÜGSAŞ Toros Gübre Fabrikası
118- TÜGSAŞ Tekirdağ, Tarsus, Fatsa Depoları
119- Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş.
120- OYMAPINAR BARAJI
121- ETi Alüminyuma Ait Madenler
122- Emekli Sandığı Ankara Emek işhanı
123- Emekli Sandığı istanbul Hilton Oteli.
124- İzmir Limanı

farukarslanlogo

Clip to Evernote
3 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi